KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/1235 Esas
- Karar no
- 2025/101 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2021/589 Esas - 2022/214 Karar
- Tarih
- 28/03/2022
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.678 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil firma tarafından başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, borçlu larafından yapılan itirazın haksız ve takibi sürüncemede bırakmak kaslı ile yapıldığını, davalı ile müvekkil şirket ... Mah. ... Cad....
Gebze-Kocaeli adresinde bulunan mecurun 1/2 oranında maliki olduğunu, bu taşınmazın taraflarca davalının organik bağ içinde olduğu dava dışı ... San. ve Tic.
Ltd, Şti.'ne 25.03.2021 tarihli sözleşme ile kiralandığını, taraflar arasında varılan mutabakat ile taşınmazda bulunan bir kısım menkul malın bedeli karşılığı davalıya satılmasına karar verildiğini, bu doğrultuda davalıya satılarak teslim edilecek mallar ve bu malların bedeli belirlenerek malların fillen davalıya teslim edilmiş ve yetkilendirilen ... ve ... imzası ile bu durumun tutanak ile imza altına alındığını, bu tutanağa göre, tutanağın 10. maddesinde elektrik motoru 10.500,00 TL, tutanağın 15.maddesinde 1.000 ft adblue 2.000.-TL, tutanağın 16.maddesinde makara boyası 18.000.-TL,
tutanağın 17.maddesinde Tiner 1.600.-TL. bedel ile davalıya satılacağı ve teslim edildiği düzenleme altına alındığını, tutanakta bahsi geçen menkul mallar fiilen davalıya teslim edildiğini, belirtilen ve davalıya teslim edilen mallar için 67.07.2021 tarih ve ... numaralı ve 37,878.00.-TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından 37.878,00-TL bedelli fatura ödenmediğini, davalı tarafından teslim alınan malların için düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını,
ancak müvekkili adına başlatılan takibe davalı tarafından hiçbir dayanak gösterilmeksizin kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, müvekkilin davalıdan faturaya dayanan alacağı takibin başlatıldığı tarih itibariyle 37.878,006-TL olduğunu, bu sebeple davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın kötü niyetli olması ve alacağın da likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket adına, dava konusu malların ...'A teslim edildiği belirtildiğini, kira sözleşmesinın davacı ile ... şirketi arasında düzenlendiğini, oysa ki davanın müvekkil ...
Metal şirketi aleyhine açıldığını, husumet itirazının herzaman ileri sürülebilir bir itiraz olmakla en başta husumet itirazında bulunduklarını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ...'ın müvekkil şirketin temsilcisi olmadığını, bu sebeple davacı yanca sunulan teslim tutanağı müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkil şirkete dava konusu malları teslim almadığını, dosyaya sunulan faturaya müvekkil şirket süresi içerisinde itiraz ettiğini ve faturayı iade ettiğini, dosyaya sunulan mutabakat mektubu ile,
iddia olunan bakiyede mutabık olmadığımız bildirildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 28/03/2022 tarih ve 2021/589 Esas - 2022/214 Karar sayılı kararında; " Mahkememizce yapılan yargılama , taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında arasında ticari ilişki ve buna bağlı olarak faturaya ve cari hesaba dayalı ilişkisinin bulunduğu, taraf şirketlerin ticari defterlerin usulüne uygun olduğu, tarafların lehine delil olarak kullanılabileceğinin anlaşıldığı,
davacı şirketin dosyaya sunduğu ticari defterlerine takip konusu alacağın işlendiği yapılan bilirkişi incelemesi ile sabit olup, davacının alacağına dayanak olan faturanın davalıya tebliğ edildiği, faturanın mükerrer kesildiği açıklaması ile itiraza uğradığı, söz konusu faturanın karşılığı olan malın alınmadığına ilişkin bir itirazın bulunmadığı, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş ise de davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığına ilişkin bir itiraz ve dosya kapsamında buna ilişkin bir delil bulunmadığı,
dosya kapsamında davacı tarafından sunulan makine kabul ve teslim tesellüm tutanağının karşılığında fatura konusu malları almadığına dair savunma ve ispatta bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafın dava konusu menkul malların satılmasına ilişkin düzenlenen faturalardan dolayı davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla,
düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu faturadan dolayı alacağının bulunduğu tespit edilmiş davanın kabulüne karar verilerek asıl alacak likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (7.575,60-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesi dava konusu uyuşmazlıkta görevli olmadığını; görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, görev itirazının davanın her aşamasında ileri sürülebilen ve mahkemece de resen nazara alınabilecek bir durum olduğunu; dava konusu uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığını.
Bu sebeple görevli mahkemenin Sulh hukuk Mahkemesi olduğunu; ilk derece mahkemesinin görev itirazını nazara almayarak yargılamaya devam ettiğini; dava konusu hükmün usul açısından yasaya aykırı olduğunu, Husumet itirazının davanın her aşamasında ileri sürülebilen ve ilk derece mahkemesince de resen nazara alınabilecek bir durum olduğunu, dava dilekçesinde, dava konusu malların müvekkili ... şirketi adına, ...'A teslim edildiğinin belirtildiğini; davaya konu kira sözleşmesinin ise davadışı ... şiketi ve davacı ... şirketi arasında düzenlendiğini;
fakat davanın, kira ilişkisi dışındaki müvekkili ... şirketi aleyhine açıldığını, bu sebeple dava müvekkili ... şirketi aleyhine açılamayacağını; husumet itirazında bulunduklarını, ilk derece mahkemesinin husumet itirazını nazara almadığını; bu yön itibariyle kararın usule aykırı olduğunu, ... isimli bir yetkililerinin, çalışanlarının olmadığını, dava dilekçesinde, davaya konu tutanakta malları teslim aldığı yönünde ismi geçen ... isimli kişinin, müvekkili ... şirketinin temsilcisi veya çalışanı olmadığını, bu hususun ilk derece mahkemesine de arz edildiğini;
bu hususta ticaret sicil kayıtları nezdinde araştırma yapılması talebinde bulunulduğunu; fakat ilk derece mahkemesinin bu yönde hiçbir araştırma yapmadığını; ... isimli kişinin attığı imza nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu, dava dosyasına davacı yanca sunulan teslim tutanağının müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini; müvekkili şirkete karşı üçüncü kişi konumunda bulunan şahsın attığı imza nedeniyle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin bu yön itibariyle de araştırma yapmaksızın karar verdiğini;
fakat kararın bu sebeple esas açısından yasaya aykırı bulunduğunu, İnkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kabul manasına gelmemek üzere; ortada likit/muaccel bir alacak olmadığını; alacağın varlığı yokluğu teslim şartının ispatına bağlı olduğunu; bu sebeple dava konusu uyuşmazlıkta inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini; yerel mahkemenin bu yönüyle de esas açısından yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, arz edilen nedenlerle resen nazara alınacak sair sebeplerle; istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşınır satış sözleşmesine istinaden tanzim edildiği iddia olunan faturalara dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı yan; davalı ile 1/2 oranında paylı malik oldukları fabrika binasının, içindeki bir kısım makineler ile birlikte, dava dışı ... Şirketi'ne kiralandığını, ayrıca fabrika binası içerisinde bulunan makinelerden bir kısmının da davalıya satılması hususunda anlaşıldığını, kira sözleşmesinin hususi şartlar kısmının altıncı maddesinde dava dışı ... Şirketi'nin yapacağı tüm işlemler bakımından bu şirketi temsile dava dışı Av. ...'ın yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, ...
Şirketi'nin aynı zamanda davalı şirket ile organik bağı bulunduğunu, bu nedenle ...'ın davalı şirketi de temsile yetkili olduğunu, dava dilekçesine ekli makine kabul ve teslim tutanağının 10, 15,16,17 maddelerinde yer alan ürünlerin davalıya satılıp teslim edildiklerini, teslim tutanağında davalıyı temsilen ...'ın imzasının bulunduğunu, davalıya bu ürünler için tanzim edilen fatura bedelinin ödenmediğini, başlatılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürmüştür.
Davalı yan; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının kira sözleşmesine dayandığını görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı teslim tutanağında imzası bulunan ...'ın davalı şirket temsilcisi veya çalışanı olmadığını, bu tutanağa dayalı alacak talep edilemeyeceğini, takip konusu faturanın itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, tutanak ve fatura konusu malların davalı tarafından teslim alınmadığını, nitekim davacının bu faturaya dayalı gönderdiği hesap mutabakatına, bakiyede mutabık olunmadığı,
davacıya borç bulunmadığı şeklinde cevap verildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraf deliller toplanmış, kira sözleşmesi, mal teslim ve kabul tutanağı, takip dosyası, fatura, tarafların ba-bs formları, davacının hesap mutabakat talebi, davalının mutabık olunmadığına yönelik cevabı, faturanın iade edildiğine dair noter ihtarı dosya arasına alınmış, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış; taraflar arasında faturaya ce cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğu, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği, faturanın mükerrer kesildiği açıklaması ile itiraza edilerek iade edildiği, fatura konusu malın alınmadığına dair itiraz bulunmadığı,
davalının makine kabul ve teslim tesellüm tutanağı karşılığında fatura konusu malları almadığına dair savunma ve ispatta bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu menkul malların satılmasına ilişkin düzenlenen faturalardan dolayı davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, davalının taraf olmadığı kira sözleşmesi bakımından husumetinin bulunmadığı, mal teslim ve kabul tutanağında ismi yer alan ...'ın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı gibi, davalı çalışanı da olmadığı, bu konuda araştırma yapılması taleplerinin değerlendirilmediği, bu tutanağın davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, davanın reddi gerektiği yönündedir.
Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 07/07/2021 tarihli satış faturasına dayalı olarak, 37.878,00-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının takibe yasal sürede hem yetki hem de borç yönünden itirazda bulunulduğu, duran takibe karşı hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, davacı ile dava dışı ... firması arasındaki kira sözleşmesine dayalı olarak değil, dava dışı şirkete kiralanan fabrikada bulunan makine ve emtiadan bir kısmının kira kapsamı dışında tutulup davalıya satışının yapılması hususunda tarafların anlaştığı ve takip dayanağı faturaya konu edilen bu makine ve emtianın davalıyı temsile yetkili ...'a teslim edilmesine rağmen, bedelin ödenmediği iddiasına dayalı olarak dava açılmış bulunduğuna göre,
diğer ifade ile uyuşmazlık kira sözleşmesinden değil varlığı iddia olunan satış sözleşmesinden kaynaklandığına göre davalı yanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduklarından, usulüne uygun bir takip başlatılmış olması özel dava şartı niteliğindedir. Dava şartları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınırlar.
Davalı tarafından hem borca itiraz hem de cevap dilekçeleri ile icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olup, mahkemece icra dairesinin yetkisine yönelik davalı itirazın yerinde olup olmadığı, takibin usulüne uygun olup olmadığı, buna göre özel dava şartı noksanlığı bulunup bulunmadığı değerlendirilmek gerekirken, bu hususta olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması hatalı olmuş, kamu düzenine ilişkin bu husus dairemizce re'sen nazara alınmıştır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, takip ve dava konusu 07/07/2021 tarihli 37.878,00-TL bedelli satış faturasının, davalı tarafından defterlerine kaydedilmeyip iade edildiğinin, davalının bu faturayı 2021 yılında alım olarak da beyan etmediğinin, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun ve davacının kendi defterlerine göre davalıdan fatura tutarı kadar alacaklı göründüğünün tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmesinin davalı ile yapılmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşme davacı ile dava dışı ...
Limited Şirketi arasında bağıtlanmış olup, kiranın kapsamına dava dışı firmaya kiralanan fabrikanın 1/2'lik ksımında bulunan makine ve ekipmanın da girdiği, nitekim sözleşme ekinde kiralanan makine listesinin de bulunduğu, sözleşmede, bu sözleşmeye taraf olmayan davalıya fabrikada bulunan mallardan bir kısmının satışının yapılacağına dair bir kayıt bulunmadığı görülmektedir. Sözleşme tamamen davacı ile dava dışı kiracı firma arasındaki kira şartlarını düzenlemektedir.
Sözleşmenin altıncı maddesinde, " Tüm bu süreç esnasında ... Limited Şirketinin yapması gereken işlemler yönünden yetkili ve sorumlu Av, ... olup, ... Metal A.Ş. nin yapması gereken işlemler açısından yetkili ve sorumlu ...'dır.
Tüm Makinaların, ocakların, bilgisayar ve santral'in çalışır vaziyete geldiği hususunun tespitini bu iki taraf fabrikada bir araya gelerek teyit ve tespit edecekler, çalışır vaziyetteki makinaların, ocakların, bilgisayar ve santralin teslim-tesellüm belgesi tanzim ve imza ederek teyid edeceklerdir. TSE belgesinin alımı ve masrafları ... Metal A.Ş.'ye aitir. Diğer belge ve izinlerin alım yükümlülüğü kiracıya sittir. ... Metaj TSE belgesi için ...
Metal'in görevlendirdiği kişiye vekâlet verecektir. Kiracı, .... Makineler için Teslim ve Tesellüm Belgesini ( Ocaklar Hariç, Ocaklar için ayrıca Teslim- Tesellüm hazırlanacaktır.) imzaladıktan sonra TSE belgesi başvuru sürecinde üretim yapacak ve üretim günlerinin kirasını ödeyecektir. Kira kontratının imzalanmasından sonraki maddi manevi her türlü sorumluluk kiracıya aittir.
Ocaklara ait son teslim-tesellüm belgesinin tanzimi ile birlikle, TSE belgesinin Kiracı şirket tarafından alındığı tarihte kira sözleşmesi başlamış olacaktır. Son Teslim-tesellüm belgesinin imzalanması ve TSE belgesinin kiracı şirket tarafından alınması halinde 1 adet Banka Teminat Mektubu mal sahibi ... Metal A.Ş. yetkililerine yediemin ... tarafından teşlim edilecektir.
Taraflar arasında Makinaların teslim tesellümü veyahut TSE belgesinin alınmasında herhangi bir problem çıkması ve bunların mümkün olamaması halinde kira sözleşmesi yürürlüğe girmeyecek olup 1 adet Banka Teminat Mektubu kiracı şirkete iade edilecek," düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sözleşme haricinde tarihsiz bir adet "Makine Kabul ve Teslim Tesellüm Tutanağı" başlıklı belge sunulduğu, bu belgede 21 kalem makine techizat ve ürünün ve satış bedellerinin sıralandığı, tutanak altında teslim eden yetkilisi sıfatıyla ..., teslim alan mülk sahibi ve yeni kiracı yetkilisi sıfatıyla ...'ın imzasının bulunduğu,
teslim tesellüm tutanağında yer alan, 10.500,00-TL bedelli elektrik motoru, 2.000,00-TL bedelli 1.000-litre adblue, 18.000,00-TL bedelli makara boyası, 1.600,00-TL bedelli 11 teneke tiner olmak üzere toplam 32.100,00-TL bedelli dört kalem emtianın, KDV dahil 37.878,00-TL bedelli takip ve dava konusu faturaya konu edildiği, işte davacının bu dört kalem ürünün davalıya satılıp teslim edildiğini ileri sürdüğü, uyuşmazlığın da bu faturaya konu ürünler bakımından taraflar arasında bir satış ilişkisi bulunup bulunmadığı fatura muhtevasının davalıya teslim edilip edilmediği hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Davacının tek taraflı fatura tanzim etmiş olması, fatura muhtevası ile ilgili taraflar arasında satış sözleşmesi kurulduğunu ispata yeterli olmayıp, sözleşmenin kurulduğunu ve bu sözleşmeye istinaden tanzim edildiği belirtilen fatura muhtevasının davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Bu faturanın davalı yana gönderildiği, ancak mükerrer fatura itirazı ile davalı tarafından davacıya noter marifetiyle iade edildiği, davacının davalıya gönderdiği 14/10/2021 tarihli hesap mutabakatı başlıklı belge ile 30/09/2021 tarihi itibariyle davalının davcıya 37.878,00-TL borçlu göründüğü hususunda mutabakat talep ettiği, davalının 15/10/2021 tarihli yazı ile 30/09/2021 tarihi itibariyle davacıya borçları bulunmadığının, 14/10/2021 tarihli belgede yer alan tutar bakımından mutabık olunmadığının bildirdiği, dosyaya mübrez delillerden anlaşılmaktadır.
Davalının aşamalarda istikrarlı olarak, teslim tesellüm tutanağında imzası bulunan ...'ın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı gibi davalı çalışanı da olmadığını savunduğu, dosyaya mübrez sicil kayıtlarından ...'ın davalı şirket ortağı veya yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, davalının tek ortağı ve yetkili olan dava dışı ...'ın, aynı zamanda dava dışı kiracı ...
Şirketi'nin de üç ortağından ve ve yetkili müdürlerinden biri olduğu görülmekte ise de, ...'ın dava dışı ... Şirketi'ni dahi yalnızca davacı ile yapmış olduğu kira sözleşmesinin uygulanması sürecinde ve kira sözleşmesi ile sınırlı olarak temsile yetkili kılmış olduğu, davalı ile dava dışı ... Şirketi'nin iki ayrı tüzel kişilik olduğu ve ...'ın ... Şirketi'ni kira sözleşmesi ile ilgili olarak temsile yetkili olmasının, davalı ...
Şirketi'ni de temsile yetkili olduğunu ispata yeterli olmayacağı, buna göre mahkemece ...'ın davalı çalışanı olup olmadığının SGK'dan sorulması, gerekli görülmesi halinde davalı şirket ortağı ve yetkilisinin bu hususta istivcap edilmesi, buna göre taraflar arasında fatura muhtevası ürünlerle ilgili satış ilişkisi kurulup kurulmadığının, kurulmuş ise, ...'ın davalı şirket adına ürün teslim alma yetkisi mevcut olup olmadığının, buna göre fatura muhtevasının davalıya teslim edilip edilmediğinin değerlendirilmesi,
tarafların yemin deliline dayandıkları da gözden kaçırılmaksızın, tüm deliller izah edildiği şekilde eksiksiz toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı yanın istinaf başvurusu bu bakımdan haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına,
dosyanın karar doğrultusunda mahkemesine iadesine, kaldırma sebeplerine göre davalının inkar tazminatına yönelik istinaf sebebinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1235, K. 2025/101, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama