İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1973 K.2025/1089

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1973Karar2025/1089Tarih26 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.415 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Haziran 2025
Dosya no
2022/1973 Esas
Karar no
2025/1089 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/686 Esas- 2022/502 Karar
Tarih
16/05/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.415 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'nin 12 adet “ince tel örme makinası” cinsi emtianın davalı ... A.Ş.’ye satışı ve üç ayrı nakliyat ile teslimi hususunda davalı taraf ile anlaştığını, bu doğrultuda müvekkilince ilk dört makinenin bedeli olan 70.000 Avro için 27.05.2019 tarihli ... numaralı faturanın düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, anılan anlaşma ve fatura uyarınca davalının emtia bedelinin yarısını faturanın teslimi ile,

kalan yarısını ise nakliyeden hemen önce müvekkiline ödemesi gerektiğini, davalı tarafın faturada yer alan şartlara uygun olarak faturayı teslim almasını takiben emtia bedelinin %50’si olan 35.000 Avro tutarını fatura karşılığı peşin olarak müvekkiline ödemişse de, makinelerin nakliyesinden önce ödenmesi gereken bakiye 35.000 Avro’yu ödemediğini, müvekkilinin ise iyi niyetli bir şekilde davalı ile arasındaki ticari ilişkiye güvenerek emtianın nakliyesini gerçekleştirdiğini ve dört adet makinenin davalıya teslim edildiğini,

müvekkilinin davalı ile arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde anlaşılan şartlarda emtianın teslimini gerçekleştirdiğini ve böylelikle gerek fatura gerekse Türk Borçlar Kanunu madde 234 uyarınca davalının bedel ödeme borcunun muaccel olduğunu, müvekkiline fatura bedelinin bakiye kısmı için ödeme yapılmaması üzerine bakiye tutara ilişkin 09.08.2019 ve 28.08.2019 tarihli ihtar yazıları gönderilmişse de davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, bu nedenle 23.12.2019 tarihinde noter kanalıyla da ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın söz konusu ihtarnameye de cevap vermediğini,

alacağın tahsili için 17.07.2020 tarihinde Çatalca İcra Dairesi’nin ... numaralı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosyadan tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafından 27.07.2020 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, İİK md.67 gereği, alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

davacı tarafından sözleşme sartlarının gereği gibi ifa edilmediğini, bu sebeple davacının müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, somut olayda, siparişe konu ürünün montajının teknik ve özellikli bir işlem olduğunu, bu nedenle satıcının anlaşmalı olduğu bir yetkili servis aracılığıyla ve bizzat satıcı tarafından sağlanan bir hizmetle montaj işleminin gerçekleştirilmesi gerekmekteyken satıcı tarafından iş bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, bu sebeple de davacı tarafından sözleşme şartlarının gereği gibi ifa edilmediğini,

davacı tarafından sözleşme konusu edimin tam olarak yerine getirilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını beyanla her türlü, karşı dava, talep, tazminat, cezai şart, alacak, faiz, şikayet ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, esas yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 16/05/2022 tarih 2020/686 Esas- 2022/502 Karar sayılı kararında;"Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var.

Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir).

Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)Dava dosyamızda alacak iddiası konusunda davacı üzerinde,

gerekli hizmetin verilmediği hususunda ise davlı üzerinde olup taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.İddialar doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup yapılan inceleme neticesinde davacının yabancı firma olması nedeniyle defterleri incelenemese de uyuşmazlığa konu 35.000 EURO alacağın davalı defterlerinde davacıya borç olarak kaydının bulunduğu,

bu haliyle davalı defterlerindeki bu kaydın bir nevi borcun kabulü olduğu davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı iddiaları bakımından ise teknik bilirkişi marifetiyle yaptırılan inceleme neticesinde davacının davalıya sattığı makinelerle alakalı ticari teamüllere göre teknik hizmeti vermesi gerektiği fakat teknik hizmet verdiğini ve montajını yaptığını ispatlayamadığı, bu hizmetlere denk gelen bedelin 800,00 EURO olduğu,

davalının bu kısım yönünden davacıya borçlu olmadığı ve bu bedelin tespit edilen asıl alacaktan mahsubunun gerektiği, bu durumda davacının mahsuplaşma neticesinde davalıdan 34.200,00 EURO alacaklı olduğu anlaşılmış, işlemiş faiz yönünden davacının ihtarnameye dair tebliğ suretini taraflarca getirilme ilkesi gereği dosyaya sunmaması nedeniyle işlemiş faiz talebi ve tespit edilen asıl alacağın likit olduğu kanaatine varılarak asıl alacak üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyeti ile tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE.

Davalının aleyhine yapılan ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin asıl alacak miktarı olan 34.200,00-EURO üzerinden aynen DEVAMINA, Asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde Devlet Bankaları nezdinde EURO cinsinden açılmış kısa vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesince satışı yapılan tel örme makinelerinin kurulumunun müvekkili tarafından yapılması gerektiği, bu bakımdan kurulum hizmetine denk gelen 800 Avro bedelin müvekkilinin alacağından mahsubu yönündeki kararının kabulünün mümkün oladığını, 08.02.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yerinde incelemede dava konusu makinelerin davalı şirket çalışanları tarafından kurulmuş olduğunun tespit edildiğini, bu hususta üçüncü kişilerden herhangi bir hizmet alınmadığı gibi herhangi bir masrafın da yapılmadığının öğrenildiğini,

davalı tarafından makine montajına ilişkin bir masraf yapıldığına dair dosyaya herhangi bir makbuzun da sunulmadığını, montaj bedeline ilişkin 800 Avro bedelli hesaplamanın neye istinaden yapıldığının anlaşılamadığını;Satışı yapılan ürünlerin montajının davalı şirket çalışanları tarafından yapılmış olmasının, davacı müvekkili şirket tarafından yapılması gerektiği iddiasını tek başına dahi çürüttüğünü, başka bir deyişle bizzat davalı çalışanları tarafından dahi montajın gerçekleştirilebilmesinin, kurulumunun yalnızca müvekkilince yapılması gerektiği yönündeki ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu gösterdiğini,

ortada olmayan bir alacağın müvekkilinib alacağından mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki hükmolunan bu montaj bedeline ilişkin dosyaya herhangi bir delilin de sunulmadığını, beyanla anılan nedenlerden ötürü İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca 800 Avro bedelin mahsubu yönünden kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sözleşme sartlarını gereği gibi ifa etmediğini, bu sebeple davacının müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, taraflar arasında kurulan sözleşme uyarınca davacı tarafından sözleşme şartlarının gereği gibi ifa edilmediğini, müvekkili ile davacı mal teslimi konusunda anlaşmış ise de;

davacı tarafından müvekkili şirkete sözleşmeye konu ürünlerin gereği gibi teslim edilmediğini, bilirkişisi tarafından yapılan incelemede; ince tel örme makinasının montaj, kurulum ve ilk defa çalıştırılmasının teknik bilgi ve tecrübeyi gerektirmekte olduğu ve üretim için ince ayarların yapılmasının zorunlu olduğu,

makineyi satanın montaj, kurulum ve ilk çalışmasını yaparak ve çalışma eğitimini vererek veya bu konuda teknik servis hizmeti veren 3. kişilerden hizmet satın alarak makinayı teslim etmesi gerektiğinin tespit edilmesinin ardından, servis bedelinin 800 Euro olarak hesaplandığını;Bilirkişi tarafından eksik hesaplama yapıldığını, makinelerin sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edilmemiş olması ve müvekkili şirket tarafından üretim kapasitesini attırmak gayesi ile satın alınan makinalarda üretim yapılmamış olması sebebiyle de müvekkili şirketin zarara uğradığını, yine ayrıca mahkeme tarafından atanan bilirkişinin tekstil mühendisi olduğunu,

bu kapsamda her ne kadar dava dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu makine örgü makinesi olarak niteldiriliyor ise de; basit manada bir örgü makinesi olmayıp teksil işi ile yakından uzaktan herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını;Davaya cevap dilekçesinde beyan edilmiş olunduğu üzere müvekkili şirketin kardiyoloji alanlarında faaliyet gösterdiğini, ürettiği ürünler kapsamında anjito kateterin üretim sürecinde kullanmak üzere söz konusu makineyi sipariş verdiğini, bu sebeple de hazırlanan raporun sektör bilirkişisi tarafından hazırlanması gerektiği aşikar iken, bu konuda yapılan itirazlara itibar edilmeksizin eksik,

hatalı rapora istinaden hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;Somut olayda defter kayıtlarının incelendiğini, işbu durumun yeteli inceleme yapılmadığının bir göstergesi olduğunu, yapılan mezkur incelemede taraflar arasında davaya konu hukuki ilişkinin varlığını ve nitekliklerinin ispatlanamadığını ve tam anlamı ile ortaya koyulamadığını, bilirkişi tarafından defter incelemesi neticesinde işin yapıldığı veya malın teslim edildiği sonucunun çıkmaması gerektiğini, defterlerin bir karine olarak cari hesap ilişkisinin kaynağını gösteremeyeceğini, somut olayda durum tespiti için sözleşmesel ilişkiye bakmak gerektiğini,

zira ticari hayatın gereklerine göre işbu durumun detaylıca irdelenmesi gerektiğini.

Taraf defterinin incelendiği mali bilirkişi tarafından bilirkişi yetkisini aşarak teknik bir inceleme yerine hukuki değerlendirmelerde ve hukuka aykırı tespitlerde bulunduğunu, 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda huzurdaki davanın temelini oluşturan bu hususla ilgili hukuki değerlendirmelerde bulunulduğunu ve raporun 6100 sayılı HMK’nın 279. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olduğunu, bilirkişinin hukuki değerlendirmede bulunmasının kanun hükmüne aykırılık olarak değerlendirildiğini,

bilirkişinin bu hukuksuz tavrının objektifliği konusunda taraflarını şüpheye sevk ettiğini beyanla İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hem esastan hem de usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı ile toplam 12 adet makinenin satışı konusunda anlaştıklarını, ödemenin, yarısı peşin ve yarısı teslimden önce olacak şekilde yapılacağını, davalının ilk dört makine bedelinin yarısını ödediğini, makinelerin teslimine rağmen kalan yarısını ise ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının sözleşme şartlarına uygun şekilde ifada bulunmadığını,

sözleşme uyarınca sipariş konusu makinelerin montaj ve kurulumunun davalı veya yetkili servisi aracılığıyla yerine getirilmesi gerekirken bu işlemlerin yapılmadığını, dolayısıyla davacının alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Taraflar arasında, davacı tarafından düzenlenen fatura konusu makinelerin davalıya teslim edildiği, davalı tarafından ise bedelin yarısının ödenmediği konusunda bir ihtilaf olmadığı,

zira davalı tarafından cevap dilekçesinde, davacı tarafından edimin ifa edildiğinin ancak gereği gibi ifa edilmediğinin iddia edildiği ve herhangi bir ödeme savunmasında bulunulmadığı, kaldı ki mali bilirkişi tarafından davalının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, davalının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 35.000 EURO borçlu olduğunun tespit edildiği,

uyuşmazlığın, taraflar arasında, davacının, makinelerin satış ve teslimi yanında montaj ve kurulum işlemlerini de yapacağı konusunda bir anlaşma olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dosyada mübrez satın alma sipariş formu dışında taraflar arasında imzalanmış yazılı bir satım sözleşmesi bulunmadığı gibi söz konusu satın alma sipariş formunda da davacının, makinelerin satışı ve teslimi dışında montaj ve kurulumunu da yapacağına dair bir kayıt bulunmamaktadır.

Montaj ve kurulum işlemlerinin davacının edimi kapsamında olduğuna dair başka bir delil de sunulmamıştır.Davalı tarafın sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğinden bahisle TBK'nın 113. maddesi uyarınca talepte bulabilmesi için, öncelikle davacı tarafın, makinelerin satışı ve teslimi dışında montaj ve kurulum işlemlerini yapmayı da üstlendiğini ve bu işlemleri yerine getirmediği için sözleşmeye aykırı ifada bulunduğunu ispat etmesi gerekir.

Yalnızca satım konusu makinelerin montaj ve kurulum gerektiren özellikte olmaları nedeniyle, davacının satış dışında bu işlemleri de yapmayı taahhüt ettiği veya bu işlemlerin yalnızca davacı veya yetkili kıldığı kişilerce yapılması gerektiğinin kabul edilmesi mümkün değildir.Kaldı ki Mahkemece atanan bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede, makinelerin kurulumunun davalı tarafından yapılmış olduğu ve çalışır vaziyette oldukları tespit edilmiş, davalı tarafça dosyaya montaj ve kurulumun üçüncü kişilere yaptırıldığı ve karşılığında bir bedel ödendiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır.

Buna göre Mahkemece, davacının makineleri teslim ederek satım sözleşmesinden doğan edimini gereği gibi ifa ettiğinin kabulü ile tüm bedele hükmedilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda farazi şekilde tespit edilen montaj ve kurulum ücretinin bedelden mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuş, bu minvalde davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu ise haksız bulunmuştur.Öte yandan icra inkar tazminatının ancak Türk Lirası olarak hüküm altına alınması mümkün olup Mahkemece,

takip tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden alacağın TL'ye çevrilmesi ve bulunan değer üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, doğrundan EURO alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Her ne kadar davalı tarafça bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş ise de, kamu düzeninden olduğundan Dairemizce re'sen nazara alınmış ve karar bu yönden de kaldırılmıştır.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2022 tarih ve 2020/686 Esas, 2022/502 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,3-Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 35.000 EURO üzerinden İPTALİ ile takibin asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere fiili ödeme tarihinde Devlet Bankaları nezdinde EURO cinsinden açılmış kısa vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek faizin işletilmesi suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hüküm altına alınan alacağın %20'sine tekabül eden 54.795,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

4-Karar ve ilâm harcı olan 22.276,26 TL harçtan peşin alınan 4.224,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.051,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 4.224,82 TL peşin harç, 1.644 TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.923,22 TL harç ve yargılama giderinin yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 52.176,88 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 10-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,11-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 22.276,26 TL nispi harçtan davalı tarafından istinaf aşamasında peşin yatırılan 5.448,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.827,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan

tahsili ile davacıya verilmesine,13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,14-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1973, K. 2025/1089, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1973
Karar No
2025/1089
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1973 K.2025/928
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1978 K.2025/898
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1984 K.2025/877
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1985 K.2025/906
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1986 K.2025/967
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1987 K.2025/1075

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.