İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1986 K.2025/967

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve 2021/5 Esas - 2022/477 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/1986Karar2025/967Tarih19 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.100 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2022/1986
Karar no
2025/967
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/01/2021 (Dava) - 18/05/2022 (Karar
Numaras ı
2021/5 Esas - 2022/477 Karar
Dava
İtirazın İptali
Bam karar tarihi
19/06/2025
Karar yazım tarihi
19/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.100 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve 2021/5 Esas - 2022/477 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça 01.08.2016 tarihli kira sözleşmesinde ödenmeyen kira bedellerine ilişkin İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9655 E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olup, ödeme emrine itiraz edilmiş ve takip durdurulmuş olduğunu, bunun üzerine İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1498 E. sayılı dosyası ile davacı şirkete karşı itirazın iptali davası açılmış olduğunu, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1498 E. sayılı dosyasında görülmekte olan itirazın iptali davası kapsamında tarafımızca;

taraflar arası akdedilen kira sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olmadığı,Türk Ticaret Kanunu'nun 395. maddesi uyarıncalaraflar arası akdedilen kira sözleşmesine ilişkin şirket genel kurulunda alman herhangi bir karar bulunmadığından taraflar arası yapılan işlemin batıl olduğumıun ifade edilmiş olduğunu, davacı şirketin, dava komusu kira bedellerine ilişkin takas-mahsup taleplerinin ileri sürülmüş olduğunu, bu kapsamda, davacı şirket ortağı olan ...'ın davacı şirkete borcu bulunmakta olup, söz konusu borç karşılığında, işbu davaya konu kira bedeli borcunun takas beyanlarının sona ermesi gerektiğini,

...'ın şirket ortağı olduğu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 329. maddesi gereği davacı şirketin borçlarından davalının sorumluluğunun bulunduğu, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ilgili dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup 10/09/2020 tanzim tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketin, ...'tan 383.861,50 TL alacaklı olduğu; ...'a ise 7.500 TL asıl alacak, 97,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.597,40 'TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğu,

söz konusu dosyaya sunulan 16/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda da, davacı şirketin 2019 yılı ticari defter kayıilarına göre, davacı şirketin karşı taraftan toplam 1.186.682,86 TL alacaklı olduğu, buna karşılık 802.821,36 TL mahsup yapıldığı ve şirket alacağı olarak 383.861,50 TL bakiye kakdığının tespit edilmiş olduğunu, Davacı şirketin bilirkişi raporunda ...'tan alacaklı olduğu tespil edilmiş olup, tespit edilen 383.861,50 TL şirket alacağından,

yine bilirkişi raporunda tespit edilmiş olan davacı şirketin ...'a olan 7.597.40 TL borcu ülerek 376.264.10 TL üzerinden ...'a karşı İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9707 E. Sayılı dosyasıyla genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatılmış olduğunu, Söz konusu takibe borçlu tarafın itiraz ederek lakibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu ve davacı şirkete olan borçlarını ödemekten imtina etmekte olduğumu, davacı şirket tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğu ve ...

Arabuluculuk Bürosu'nun 2020/121913 numaralı arabuluculuk dosyası, anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, ileri sürerek; davanın kabulüne, davalı borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, likit borca haksız itiraz eden davali borçlu aleyhine alacağın 4020'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmedilmesine,

icra ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek avans faiz (9.410,00 TL yıllık) ve değişen oranlardaki faizi ile fazlaya dair faiz aranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklı kalmak tizere davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, müvekkili ...'ın bilgisi, onayı, muvafakati doğrultusunda yapılmayan davacı şirket tarafından tek taraflı olarak davalı aleyhine yapılan borçlandırıcı işlemlere dair davacı şirketin aleyhe olan ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "...davacı şirketin 2016 yılından itibaren tüm genel kurul kararları, 01/08/2016 tarihli kira sözleşmesi getirtilerek gerek SMM bilirkişi, gerek akademisyen bilirkişiden davalı ...'ın kira sözleşmesinde, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ve TTK.

Uyarınca yönetim kurulu üyelerinin işlem yapma yasağı olduğu ve şirketle herhangi bir hukuki işlem yapılabilmesi kanunda getirilen düzenleme ile şarta bağlandığı ve işlemin geçerliliği için genel kurul izninin aranıp aranmayacağı, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesine ilişkin şirket genel kurulundan alınan herhangi bir kararının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen bu anlamda geçerli bir sözleşmenin olup olmadığı, TTK.

329 ve davalının şirketin hem yönetim kurulu hem de temsilcisi olduğu beyan edilmek suretiyle amme alacaklarının tahsili hakkındaki kanunun mükerrer 35. Maddesi de irdelenmek suretiyle İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9707 takip dosyasında takip tarihi itibariyle ve İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1498 sayılı dosyasındaki raporlarda irdelenmek suretiyle karar vermemize dayanak teşkil eden usul, yasa ve mevzuata uygun 08/04/2022 tarihli rapor alınmış, alınan rapor doğrultusunda 04/03/2019 tarihinden sonraki kayıtlar davacı vekili tarafından 24/02/2022 tarihli dilekçe ve ekleri de dikkate alınarak değerlendirilmek suretiyle,

davacı şirketin, davalı ortak ...'tan 176.215,65 TL alacak olduğu..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı'nın İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9707 sayılı takip dosyasındaki 176.215,65 TL'lik alacağa yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile; takibin 176.215,65 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE; hüküm altına alınan alacak yargılamayla belirlendiğinden, likit ve hesaplanabilir olmadığından, davacı lehine şartlarI oluşmadığından İİK.

67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararından hükme esas teşkil eden 08/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeler içerdiğini, bu hususta itirazlarını sunduklarını ancak yerel mahkemece kabul edilmediğini, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tamamının davacının tek taraflı olarak yaptığı muhasebe kayıtlarına dayandığını, davalıya yönelik borçlandırıcı işlemlerin tümünün müvekkiline muris babasından intikal eden şirket hisselerinin önceki yıllara ilişkin olarak kar payı vs,

alacakların davacı şirketten talep edilmesi sonrasında oluşturulduğunu ve davacı şirketin müvekkiline söz konusu alacakları ödememek için kötü niyetli olarak bir takım tek taraflı işlemler ile müvekkilini borçlandırmaya çalıştıklarını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, hem İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1498 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında hem de bu davada alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, açıkça davalı taraftan alacağı bulunmadığını, ancak davalı tarafın, şirkete olan borçlarını ödemekten imtina ettiğini, davalının, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna ilişkin beyanlarının aksine, müvekkili şirketin söz konusu faturadan kaynaklı alacağını tahsil etmeye çalıştığını,

dosyaya sunulan davalı tarafı borçlandırıcı işlemlere ilişkin dayanak bilgi ve belgeler ile genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının incelenmesiyle bilirkişi heyeti tarafından davalının 04/03/2019 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptığını, şirket defter ve belgelerinin tutulması görevinin yönetim kuruluna ait olması nedeniyle bu tarihe kadar şirket kayıtlarına giren borçlardan davalının sorumlu olmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, bu tarihten sonraki kayıtların yeniden değerlendirildiğinde müvekkil şirketin davalı taraftan 176.215,65 TL alacaklı olduğunu,

....KDV devir kaydı bakımından kök rapordaki açıklamalarla birlikte ilgili tutarın müvekkili şirketin alacağı olduğu yönünde mahkeme karar verirse, müvekkil şirketin davalıdan 383.861,50 TL alacaklı olabileceğinin tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından ...'e ilişkin sehven yapılan cari işlem hatasının kabul edilmesine rağmen, ...

KDV devir adıyla yapılan borçlandırıcı işlemin kabul edilmemesinin kararda çelişkiye neden olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı ortağın davacı şirkete borçlu olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Davaya konu alacağın esasının İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1498 Esas sayılı dosyasında alınan 10/09/2020 tarihli bilirkişi raporu olduğu, mahkememizce iş bu dava dosyası içindeki belgeler ve davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi üzerine alınan asıl ve ek rapordan da anlaşılacağı üzere; davalının borcunun ... ve .... plakalı araçların trafik ceza/vergi ödemeleri, .... adına düzenlenen fatura, sehven cari işlem hatası adıyla oluşturulan borçlandırma ve ...

KDV devir adıyla yapılan borçlandırıcı işlem olmak üzere dört ayrı kalemden oluştuğu anlaşılmıştır.

Asıl raporda, söz konusu araçların kullanım ödüncü çercevesinde davalıya tahsis edildiğinin ispatının gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda ispat yönünden davacının 24/02/2022 tarihli dilekçe ekinde şirket araçlarının şirket ortaklarına tahsisi ve geri alınması hususlarına ait 04/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı ve 13/03/2019 tarihli yönetim kurulu karar örneğini sunduğu, söz konusu genel kurul toplantı tutanağında ve yönetim kurulu kararında bu araçların davalıya tahsis edildiğine yönelik bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla, davacının bu alacak kalemi bakımından iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.

...adına düzenlenen faturanın hizmet bedeli açıklamalı olduğu ve bu fatura kadar davalının ortaklar cari hesabında borçlu hale getirildiği anlaşılmış, davacı bu faturanın düzenlenmesi yönünde 16/04/2019 tarihli yönetim kurulu karar örneğini ve bu faturanın PTT yolu ile iadeli taahhütlü olarak gönderildiğine dair evrakları sunmuştur. Öncelikle söz konusu yönetim kurulu kararı ile fatura arasında açıkça bir bağ kurulamamaktadır.

Bunun yanı sıra tebliğ evrakının teslim alan kısmında davalının ad, soyad ve imzasının bulunduğu, ancak tebliğ edilenin söz konusu fatura olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Kaldı ki faturanın tek başına düzenlenerek davalıya tebliği yeterli olmayıp davacının fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi de gerekmektedir. Bu konuda sunulmuş olan 16/04/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ise fatura içeriğini ispata yeterli değildir.

Ayrıca davacı aynı alacakla ilgili olarak İzmir 23. İcra Dairesinin 2022/4090 Esas sayılı icra dosyasında ...'a karşı icra takibi başlatmıştır. Sonuç olarak bu kalem yönünden de davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispat edememiştir.

Sehven cari işlem hatası adıyla oluşturulan borçlandırma yönünden ise, ... tarafından yatırılan paraların davacı adına olduğunun banka dekontları ile tespit edildiği, başka bir deyişle bu bedellerin ortaklar cari hesabına alacak olarak geçmesinin yasal delil niteliğindeki banka dekontları nazara alındığında bir muhasebe hatası olduğu açıkça anlaşıldığından bu kalem yönünden davacı alacağını ispat etmiştir.

Son olarak .... KDV devir adıyla yapılan borçlandırıcı işlem yönünden ise davacının defterlerinde yaptığı tek başına işlem ile ortaklarını borçlandıramayacağı, bunun için ortakların rızasının gerektiği, davalının ise bu şekilde bir rızasının olmadığı anlaşıldığından bu alacak kalemi yönünden de davacı alacağı ispat edilememiştir. Buna göre reddi gereken alacak kalemlerinin mahsubu ile ek rapordan da anlaşılacağı üzere davacının davalıdan olan sadece 14.327,64 TL alacağını ispat etmesine rağmen yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davalı lehine kaldırılmasına, kararın harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı lehine düzeltilmesine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/5 Esas - 2022/477 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,

"a-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

Davalının İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9707 sayılı takip dosyasındaki alacağa yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN kısmen İPTALİ ile; takibin 14.327,64 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

b-Hüküm altına alınan alacak likit ve hesaplanabilir olmadığı için davacı lehine şartları oluşmadığından İİK. 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 4.554,34 TL harçtan alınması gereken 978,72 TL harcın mahsubu ile kalan 3.575,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

d-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL'si başvurma harcı, 978,72 TL karar harcı olmak üzere toplam 1.038,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

e-Davacının yapmış olduğu 76,20 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.750,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.826,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre (%3 kabul, %97 ret) takdiren 547,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

f-Dava kısmen kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 14.327,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

g-Dava kısmen reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 57.909,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

h-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

ı-Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,"

ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;

a-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,

b-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

f-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

g-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1986, K. 2025/967, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1986
Karar No
2025/967
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1987 K.2025/1075
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1988 K.2025/880
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1988 K.2025/1090
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1989 K.2025/1020
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1989 K.2025/930
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1991 K.2025/952

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.