İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1999 K.2025/601

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1999Karar2025/601Tarih17 Nisan 2025Okuma19 dk · 3.848 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
Dosya no
2022/1999 Esas
Karar no
2025/601 Karar
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/320 Esas -2022/494 Karar
Karar tarihi
25/05/2022
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.848 kelime·19 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 01/05/2015 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalının müvekkili şirket bünyesinde satış müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını ve sonra satış müdürü olarak çalışmaya başladığını, devamında ise davalı ile müvekkili şirket arasında 11/03/2016 tarihinde Rekabet Yasağı Sözleşmesi akdedildiğini ve davalının sözleşmenin 4. maddesi ile davalının iş akdinin feshinden sonra İstanbul ili sınırları içerisinde 2 yıl süre ile müvekkili şirket ile aynı işi yapan iş yerlerinde çalışmama taahhüdünde bulunduğunu,

aksi halde bunun haksız rekabet teşkil edeceğini kabul ettiğini, bu yükümlülüğünü ihlal durumunda iş verene son brüt ücret üzerinden hesaplanacak 12 aylık ücretinin tamamı kadar cezai şart olarak ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak davalının iş akdi 10/12/2020 tarihinde sona erdikten sonra müvekkili şirketin başka bir çalışanı olan ... ile birlikte 17/11/2020 tarihinde "...Cad. ... Apt. No:... Ataşelir/ İSTANBUL" adresinde kurulmuş olan ve aynı alanda faaliyet gösteren ...Paz.

Ltd.

Şti.'yi kurduklarını, ticaret sicil kayıtlarında bu şirketin tek ortağı ... olarak gözükmekte ise de şirketin ismi olarak kullanılan ".." harfinin ...'nun soyadındaki "...", "..." harfinin ise davalı ...'ün soyadındaki ".." harfinden oluştuğunu, bu durumun şirketin tescili akabinde 10/12/2020 tarihinde davalı ile ...'nun şirketten birlikte ayrılmalarından da anlaşıldığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1220 Esas sayılı dosyası üzerinden ... aleyhine açtıkları davanın iş bu dava bakımından da emsal teşkil ettiğini,

bu nedenle 12 aylık brüt ücret toplamından oluşan cezai şart toplamına mahsuben 1.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/05/2015 tarihinde davacı şirket bünyesinde satış elemanı olarak başladığı çalışmasının 10/12/2020 tarihinde satış müdür yardımcısı iken sona erdiğini, müvekkilinin, davacı şirketin pandemi süreci fırsat bilinerek ve kötüye kullanılmak suretiyle 2 aylık çalışmadan sonra ücretsiz izne çıkarıldığını, rekabet yasağının söz konusu olabilmesi için iş veren korunmaya değer bir menfaatinin söz konusu olması gerektiğini, keza iş verenin önemli ölçüde zarara uğraması ve zararını ispat etmesi gerektiğini,

çalışanın ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılamayacağını, tüm bu nedenlerle davacının iddialarını kabul etmediğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 25/05/2022 Tarih ve 2021/320 Esas -2022/494 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı, taraflar arasındaki hizmet ve rekabet yasağı sözleşmesi, alınmış olan bilirkişi raporu ve dosyaya ibraz edilmiş olan ticaret sicil kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı firmanın güvenlik sistemleri hizmeti sunma konusunda faaliyet gösterdiği, davalının ise davacı şirket bünyesinde satış temsilcisi olarak görev yaptığı ve geçerli sözleşme ile iş akdinin sona ermesinden sonraki 2 yıl içerisinde İstanbul sınırları içerisinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren herhangi bir firmada çalışmama taahhüdünde bulunduğu,

bu kapsamda ... Ltd.

Şti.'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde bu firmanın da davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, dosya kapsamıyla her ne kadar davalının vaki eylem nedeniyle somut bir zarara uğradığı ispat edilmemiş ise de 6098 Sayılı TBK m. 444/2 düzenlemesi ile zarar tehlikesinin de yeterli görülmüş olması nedeniyle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir işletmenin faaliyetlerine katılmış olmasının zarar ihtimalini doğuran eylem niteliğinde olması ve davalının faaliyetlerine katıldığı şirketin ismindeki ... ve ... harflerinden oluşan ...'nin davalının soy isminin ilk harfi olduğu ve keza dosyaya ibraz edilin Instagram çıktıları ile

de davalının bu şirketin faaliyetine katılmış olduğu anlaşıldığından davalının sözleşmeye aykırı olarak davacı firma ile iş akdinin feshinden sonra haksız rekabette bulunduğu ve ancak öngörülen cezai şartın davalıdan tümüyle tahsilinin davalının ekonomik anlamda mahvına neden olacağından cezai şarttan indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile, tahsili talep edilen cezai şart alacağından %80 oranında indirim yapılmak suretiyle 29.040,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihi olan 04/05/2021, 28.040,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 07/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin kısmın reddine karar vermek gerekmiştir. ..."gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ İLE;Tahsili talep edilen cezai şart alacağından %80 oranında indirim yapılmak suretiyle 29.040,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihi olan 04/05/2021, 28.040,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 07/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.983,72 TL nispi karar harcından,

59,30 TL peşin harç ve 2.451,40 TL ıslah harcı toplamı 2.510,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 526,98 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 14.985,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan toplam 1.060,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 412,10 TL yargılama gideri ile 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 2.451,40 TL ıslah harcı toplamı 2.982,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında rekabet yasağına ilişkin olarak 11.03.2016 tarihinde “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” akdedildiğini, Rekabet Yasağı Sözleşmesi’nin 3. maddesine göre “Çalışan, 4. maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla;

işverenin işkolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren –bayii ve acenteler de dahil olmak üzere- bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını (…) taahhüt eder.” şeklinde açıkça rekabet yasağının hüküm altına alındığını, davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen işbu Rekabet Yasağı Sözleşmesi’ne aykırı davranılması halinde yaptırımın ne olacağı hususunun sözleşmenin 5. maddesinde düzenlendiğini, buna göre.

“Çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder. Bu cezai şart tenkis edilemez. İşveren, cezai şartı aşan zararlarını ayrıca talep edebilir.” şeklinde belirlendiğini, Müvekkil şirket ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından davalının, müvekkil şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren, aynı nace kodu kapsamında faaliyet gösteren ... Ltd.

Şti’nde (... V.D:....) çalışmaya başladığını, dava dışı ... Ltd. Şti’nin müvekkil şirketin bir diğer eski çalışanı dava dışı ... tarafından kurulduğunun tespit edildiğini, daha evvel dosyaya sunulan İstanbul Ticaret Odası Şirket Tescil Kaydı ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi İlanında da açıkça görüldüğü üzere müvekkil şirketle aynı işkolunda faaliyet gösteren karşı tarafın tek ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürler kurulu başkanı ... olduğunu, bunların dışında ... Ltd.

Şti’nin tek yetkilisi ve tek ortağı ... olarak gözükmekle birlikte, gayri resmi olarak bir diğer ortağı da yine müvekkil şirketin bir diğer eski çalışanı davalı ... olduğunu, şirketin ticaret ünvanında yer alan ‘’..’’ ve ‘’...’’ harflerinin ... ve ...’ün soyadlarının baş harflerinden oluştuğunu, ayrıca ...’ün müvekkil şirketle olan iş akdi sonlandıktan sonra, daha evvel dosyaya sundukları sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda görüldüğü üzere hem ... Ltd.

Şti’de çalıştığı hem de ... A.Ş.’nin ürünlerinin satışının yapıldığını, aynı zamanda ... Ltd. Şti.’ne ait kurumsal instagram hesabında açık şekilde kurucular olarak ...’nun yanı sıra ...’ün de adının geçtiğini, Dava konusu uyuşmazlığa konu olan olayda davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesinin geçerlilik şartlarının tümüne haiz olduğunu, Rekabet Yasağı Sözleşmesi,

4. maddede de görüleceği üzere, kanuna uygun olarak yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılmış olduğunu ve bu bakımdan da geçerliliğinde şüphe bulunmadığını, tüm bu hususların, başta bilirkişi raporu olmak üzere dosya kapsamındaki tüm delillerden anlaşılarak iddialarının sübut bulduğunu, İşbu dava konusu hakkında uzman olan bilirkişi Marmara Üniversitesi ... görevlileri Prof. Dr. ... ile Doç.

Dr. ...’dan alınan 12/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile: Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile süre yer ve konu bakımından kanunda öngörülen sınırlamanın yer aldığı, sürenin 2 yıl, yer sınırlamasının İstanbul ili ile sınırlandırıldığı ve konunun ise "İşverenin faaliyetini sürdürdüğü iş kolu ile sınırlı alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik güvenlik hizmeti ile doğrudan ve dolaylı olarak faaliyet gösteren diğer kuruluşlar ve şirketlerde herhangi bir görev" şeklinde sınırlanmak suretiyle gösterildiğini, bu özellikleri ile rekabet sözleşmesinin geçerli olduğunu,

geçerli sözleşmenin 5. maddesi ile rekabet yasağı hükmünün ihlali halinde son brüt ücretin 12 katı kadar cezai şart ödenmesi taahhüt edilmiş olduğundan ve davalının son brüt ücretinin 12.100,00 TL olması karşısında davacının davalıdan talebi mümkün cezai şart alacağının 145.200,00 TL olduğunun tespit edildiğni, Yerel mahkemece, bilirkişi raporunun ilk iki bölümünde değinilen işbu hususlara gerekçeli kararda yer verilmekle birlikte bilirkişinin hakkaniyet indirimi konusundaki tespitlerine yer verilmeden, afaki bir biçimde &80 oranında fahiş bir indirim yapıldığını, Ayrıca cezai şartın fahiş olup olmadığını değerlendiren hâkimin;

hukuka aykırı eylemin ağırlığı, işverenin zararının büyüklüğü ve rekabet yasağına aykırı eylemin süresi gibi kıstasları da göz önünde bulundurmak zorunda olduğunu, nitekim işçinin sosyal ve ekonomik durumu, geçindirmekle yükümlü olduğu kişi sayısı ve başka bir gelirinin bulunup bulunmadığı gibi unsurların ağırlığın tespitinde esas alınacak ölçütler arasında yer alması gerektiğini, Dava konusu rekabet yasağı kaydına aykırılığın yaptırımı olarak öngörülen 12 aylık brüt ücret tutarına denk cezai şartın fahiş olmadığını, yargı organı tarafından indirilmesi gerekmediğini,

bu kadar yüksek oranda bir hakkaniyet indimi yapılmasının yasal dayanağı olmadığı gibi fiili bir gerekçesinin de olmadığını, somut olaya özgü hiçbir araştırma yapılmadan, davalının sosyoekonomik koşulları, ... şirketinde ne kadar süre faaliyet gösterdiği ve ne kadar gelir ettiği, haksız rekabet eylemi ile müvekkil şirkete verdiği veya verme tehlikesi bulunan zararın hiçbir şekilde irdelenmediğini, afaki bir biçimde tayin edilen bu hakkaniyet indiriminin, sadece fahiş oranıyla bile hakkaniyete aykırı olduğunu ve müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini,

davalının ödemekle yükümlü olduğu tazminatın tamamını ödemesine hükmedilmesi gerekmektiğini, Yerel mahkemece tayin edilen haksız %80’lik hakkaniyet indirimine dayanılarak davalı taraf lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira tüm iddialarının somut delillerle ispatlanarak müvekkil şirketin haklılığının ortaya konduğunu, bu halde Yerel Mahkeme, her ne kadar takdir hakkını kullanarak oldukça yüksek oranda bir indirim yapmışsa da kısmen kabul edilen bir davada yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesi gerektiğini,

Yargıtay'ın da gerek kısmen kabul gerekse de takdiri indirim hallerinde vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması görüşünü benimsediğini, ...’ün ... Ltd. Şti. ile bağını gösteren bir diğer hususun ise kendisine ait ‘’...’’ uzantılı kurumsal e-mail adresi üzerinden ... Ltd.

Şti’ne ait vergi levhası ve ticaret sicil bilgilerini ‘’...’’isimli bir şirketle paylaşması olduğunu, bunun da ... tarafından ... adına kiralık veya satılık olarak şirket aracı temin etmek üzere bir araştırma yapıldığını gösterdiğini, bunun da ...’ün ...

Güvenlik firmasının yetkililerinden birisi olduğunu gösterdiğini, Davalı tarafın, iş akdi sona erdikten sonraki rekabet sözleşmesinin ihlali eylemlerine, iş akdi sona ermeden evvel hazırlık dahi yaptığını, davalının kötü niyetinin açıkça anlaşıldığını, yerel mahkemenin hakkaniyet indirimi uygulamasının yerinde olmadığını, Davalı ile müvekkil Şirket arasında geçerlilik şartlarına haiz Rekabet Yasağı Sözleşmesi akdedildiğini ve işbu sözleşmeye açıkça aykırı davranarak rakip şirkette işe başlayan ve hatta gizli ortağı olan davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan cezai şart bedelinin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini,

davalının son brüt ücreti üzerinden bilirkişi heyetince hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamın olan 145.200,00 cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarına ödenmesini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, mahkemece belirlenen hakkaniyet indiriminin uygulanmayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.

İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshi hususunun incelenmediğini, Delilleri araştırılmadan, celbi talep edilen ve diğer araştırılması talep edilen hususlar araştırılmadan salt bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, eksik ve hatalı değerlendirme nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini, İş sözleşmesi davacı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğinden haksız rekabet hükümlerinin uygulanamayacağını,

müvekkilin davacı şirkette 2012 yılında satış elemanı olarak başladığı görevinde 01.05.2015 tarihinde satış müdür yardımcılığına 2018 yılı sonunda satış müdürlüğüne terfi ettiğini ve 10.12.2020 tarihinde satış müdürü iken iş sözleşmesinin son bulduğunu, davacı kurumun, pandemi sürecini fırsat bilerek davalıyı istifa etmeye zorladığını, davacı kurum, tenzili rütbe yaptığını ancak kasıtlı olarak tebliğ etmediğini, davalıyı 2 ay kısa çalışmada ve 6 ay ücretsiz izinde göstererek normal çalışmasına devam ettirdiğini, davalının uzun süre ücretsiz izinde gösterilmesinin davalının ekonomik olarak zorluk yaşamasına sebep olduğunu,

2019 yılının başında covid-19 salgınının baş göstermesi ile birlikte birçok kurum ve kuruluşun gerek kendi iç işleyişi gerek yasa gereği pandemi kapsamında tedbir almaya başladığını, davacı şirketin, pandemi ile birlikte uzaktan çalışma yöntemi ile çalışmaya başladığını, müvekkilin de evden normal çalışmasına devam ettiğini, ancak buna rağmen davacı şirketin, müvekkili 2020/04 - 2020/05 döneminde kısa çalışmada, 2020/07 - 2020/12 döneminde 6 ay boyunca ücretsiz izinde gösterdiğini, müvekkil ücretsiz izinde gösterilirken müvekkil ile aynı pozisyonda çalışan diğer müdürlerin normal çalışmaya ve ücretini normal olarak almaya devam ettiklerini,

davalı şirketin eşit işlem ilkesine aykırı davranması ve müvekkili ücretsiz izne çıkarttığı halde normal şekilde çalıştırmasının, işverenin müvekkili istifaya zorladığının ve mobbing uyguladığının göstergesi olduğunu, Müvekkilin çalışma hayatına kamera ve güvenlik sistemleri alanında başlamış olduğunu ve tek bildiği işin bu olduğunu, mesleki gelişimini ve kariyer planlamasını ise bu sektöre göre yaptığını, davacı işverenin müvekkili uzunca bir süre ücretsiz izinde göstermesi,

müvekkilin de evli ve çocuklu olması ve evini geçindirmek zorunda olması nedeniyle ve pandemi sürecinde de işverenin işten çıkartma yasağı olması nedeniyle müvekkilin istifa etmek zorunda kaldığını, hatta iş akdini haklı nedenle fesheden davalı müvekkilin, iş akdini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle işe iade davası için arabuluculuk başvurusu yaptığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, tarafların sulh olarak kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının müvekkile ödendiğini, müvekkilin iş akdi haksız olarak feshedildiğinden müvekkilin rekabet yasağına uyma ve sır sıklama yükümlülüğünin ortadan kalkacağını,

işverenin korunmaya değer hukuki menfaatinin olmadığınının kabulünün gerektiğini, Haksız rekabetin geçerlilik koşulu olan davacı işverenin iş sırlarının ve müşterilerinin, davacı ve davacı ile aynı pozisyonda çalışan kimse tarafından bilinmediğini, bu konuya ilişkin tanık dinletme taleplerinin bulunduğunu ve bu hususun rekabet yasağı olup olmadığını belirlemek için önemli bir kriter olduğunu ancak mahkemece tanık dinletilmesine karar verilmeyerek sadece davacı beyanları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini ve bunun hatalı olduğnu,

Rekabet yasağına aykırılıktan söz edebilmek için davacı işverenin önemli ölçüde zarara uğraması ve zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davacının, davalı müvekkilin şirkete ait bilgileri kullandığını iddia ettiğini ancak bu bilgilerin kullanılması nedeniyle zarara uğradığını gösterebilecek herhangi bir delil veyahut belge de sunmadığını, Rekabet yasağı sözleşmesinin, işçi açısından bir meslek yasağı sonucunu öngörmemesi gerektiğini, sözleşmedeki sınırlamaların geçerli olup olmadığının mahkemece değerlendirilirken işçinin mesleki bilgisi, yetenekleri, başka bir iş yaparak geçimin sağlama ihtimali,

işverenin karşı edim üstlenip üstlenmediği, iş pazarının durumu, iş sözleşmesinin süresi gibi hususların da dikkate alınması gerektiğini, Somut olayda önemli olan ve yine bilirkişi tarafında da değerlendirmeye alınmayan bir diğer hususun da dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkil çalışmaya başladıktan 1 yıl sonra fesih baskısı ile imzalatılması olduğunu, müvekkilin 2 yıl süre ile hayatını değiştirmek zorunda bırakılması ve sıfırdan başlamak zorunda bırakılmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu,Ayrıca,

iddialarını ispata yarar deliller dosyada olmaksızın değerlendirme yapılmasının da eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını gösterdiğini, cevap ve delil dilekçelerinde beyan ve celbini talep ettikleri belgelerin mahkemece celbedilemeden dosyada bilirkişi incelemesi yapılarak karara bağlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle, sözleşmede yer alan cezai şartın tahsili istemiyle TBK.' nın 446. maddesi uyarınca açılmış tazminat davasıdır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi,

önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.” (Yargıtay 11.H.D.' nin 2015/12450 E - 2016/6672 K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı) Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.

Taraflar arasında 29/05/2012 tarihinde süresiz iş sözleşmesi imzalandığı, davalının davacı şirkette sistem danışmanı olarak işe başladığı, işe giriş bildirgesine göre davalı 01/05/2015 tarihinden itibaren davacı şirkette satış müdürü/yönetici olarak çalışmaya devam ettiği ve işten ayrılış bildirgesine göre ise 10/12/2020 tarihinde işten ayrıldığında müdür yardımcısı olarak görev yaptığı ve taraflar arasında ayrıca 11/03/2016 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında, davalının davacı şirketten istifa suretiyle işten ayrıldığına ilişkin istifa dilekçesi ile davalının davacı şirkette işten ayrıldıktan sonra dava dışı ... Şirketinde hangi tarihte işe girdiği ve hangi pozisyonda çalıştığına dair SGK. Kaydının ve özlük dosyasının getirtilip dosya içerisine alınmadığı tesbit edilmiştir. Davalı vekili gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir beyan dilekçesinde.

Müvekkilin, davacı şirkette 2012 yılında satış elemanı olarak başladığı görevinde 01.05.2015 tarihinde satış müdür yardımcılığına 2018 yılı sonunda satış müdürlüğüne terfi etmiş ve 10.12.2020 tarihinde satış müdürü iken iş sözleşmesi son bulduğunu, davacı kurum, pandemi sürecini fırsat bilerek davalıyı istifa etmeye zorladığını, davacı kurum, tenzili rütbe yapmış ancak kasıtlı olarak tebliğ etmemiş, davalıyı 2 ay kısa çalışmada ve 6 ay ücretsiz izinde göstererek normal çalışmasına devam ettirdiğini,

(Söz konusu durum davalının SGK Kayıtları incelendiğinde görülecektir.) Davalının uzun süre ücretsiz izinde gösterilmesi davalının ekonomik olarak zorluk yaşamasına sebep olduğunu, 2019 yılının başında covid-19 salgınının baş göstermesi ile birlikte birçok kurum ve kuruluş gerek kendi iç işleyişi gerek yasa gereği pandemi kapsamında tedbir almaya başladığını, bilindiği üzere bu tedbirlerden biri de işçilerin mağdur olmamaları adına işverenlere işten çıkartma yasağı getirilmesi olduğunu,

şirketler uzaktan çalışma ya da kısa çalışma yöntemi ile çalışmaya başlamış ya da yasa kararı ile kapatılan ya da hizmetine ara vermek zorunda kalan kurum/kuruluşlar iş gücü kaybı nedeniyle işçileri ücretsiz izne çıkartıldığını, davacı şirket, pandemi ile birlikte uzaktan çalışma yöntemi ile çalışmaya başlamış, müvekkilinin de evden normal çalışmasına devam ettiğini, (müvekkilin davalı kurum tarafından tahsis edilen [email protected] mail adresinden yaptığı yazışmaların incelenmesini talep ederiz.) ancak buna rağmen davacı şirket, müvekkilini 2020/04 - 2020/05 döneminde kısa çalışmada,

2020/07 - 2020/12 döneminde 6 ay boyunca ücretsiz izinde gösterdiğini, (SGK kayıtlarının incelenmesi ile anlaşılacaktır. ) Müvekkilinin ücretsiz izinde gösterilirken müvekkili ile aynı pozisyonda çalışan diğer müdürler normal çalışmaya ve ücretini normal olarak almaya devam ettiğini, (Müvekkil ile aynı pozisyonda çalışan diğer müdürlerin SGK dokümünün incelenmesi ile anlaşılacaktır.) Davacı şirketin eşit işlem ilkesine aykırı davranması ve müvekkilini ücretsiz izne çıkarttığı halde normal şekilde çalıştırması,

işverenin müvekkilini istifaya zorladığı başka bir anlatımla mobbing uyguladığının göstergesi olduğunu, davacı şirkette direktör olan ...'nın, henüz müvekkili istifa etmeden önce 02.07.2020 tarihinde (yani müvekkilin ücretsiz izne çıkartıldığı tarihte) "... ." şeklinde mesaj atması da bu durumun planlı olduğunun başka bir göstergesi olduğunu, (Müvekkil ile direktör ... 'nın Whatsapp yazışmaları).

Davacı işverenin müvekkilini uzunca bir süre ücretsiz izinde göstermesi, müvekkilin de evli ve çocuklu olması ve evini geçindirmek zorunda olması nedeniyle ve pandemi sürecinde de işverenin işten çıkartma yasağı olması nedeniyle müvekkilinin istifa etmek zorunda kaldığını, hatta iş akdini haklı nedenle fesheden davalı müvekkilinin, iş akdini haklı nedenle feshetmesi nedeniyle işe iade davası için arabuluculuk başvurusu yaptığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, taraflar sulh olarak davacı şirketin Kıdem Tazminatı ve İhbar Tazminatını müvekkiline ödediğini,

basit bir mantıkla haklı nedenle iş ilişkisini sona erdiren hiç bir işverenin işçiye Kıdem Tazminatı ve İhbar Tazminatını ödemeyeceğini, müvekkilinin, mağduriyetinin giderilmesi ndeniyle süreci uzatmamak adına iyiniyetle uzlaşarak arabuluculuk aşamasında hakkından daha az bir tutara anlaşarak görüşmeyi neticelendirdiğini, (İşbu durum yapılan ödeme ile de görülecektir.) bunun yanı sıra davacı şirket davalı tarafın şirkete ait bilgileri kullandığını iddia etmekte ancak bu bilgilerin kullanılması nedeniyle zarara uğradığını gösterebilecek herhangi bir delil veyahut belge de sunulmadığını,

kaldı ki davalının davacıyı zarara uğratma kastı bulunmadığını, aksi durum davacı tarafından ispat edilemediği gibi davacının müşterileri ile ticari ilişki kurulduğuna dair en ufak emare/delil mahkeme dosyasında bulunmadığını, ayrıca, iddialarını ispata yarar deliller dosyada olmaksızın değerlendirme yapılması da eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını gösterdiğini, Cevap ve delil dilekçesinde beyan ve celbini talep ettiği belgeler Mahkemece celbedilemeden dosyada bilirkişi incelemesi yapıldığını, örneğin; davalının SGK Kayıtları (ücretsiz izinde olduğu ve boşta bekletildiği anlaşılacaktır.).

Davalının davacı kurum tarafından tahsis edilen ... @..com.tr uzantılı mail adresi ile ücretsiz izinde olduğu tarihler arasında yapılan yazışmaların celbi (davalının aslında normal çalışmasına devam ettiği; fakat ücret ödemekten kaçınmak maksadıyla ücresiz izinde tutulduğu, davalı işçiyi işten çıkartmaya zorlamanın yani mobbing göstergesi olduğu ispatlayacaktır.) ;

tanık beyanları (delil dilekçemizde bildirilmiştir.) talebimize konu delilleri celbedilmeden eksik delliller ve hatalı yorum ile yapılan hesaplamaya itiraz ettiğini, eksikliklerin giderilerek itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ettiğini belirttiği ve mahkemece 25/05/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca davalı vekilinin ek rapor alınması talebinin reddine karar verildiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesindeki itirazların tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı vekilinin aynı itirazları istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü

görülmüştür.HMK 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması gerekmektedir. HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemenin kabulüne göre.

Davacı vekilinin tenkis edilen miktar yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Sözleşme ile tayin edilen ceza-i şart tutarının tahsilini istemek hakkına haiz olan davacının açtığı dava sonucunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde tenkis edilen miktardan dolayı davacı aleyhine avukatlık ücreti ve muhakeme masrafına hükmedilmemesi gerekir.

Çünkü cezai şarttan indirim yapılması hususunda hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağının davacı tarafından dava açılırken bilinmesi mümkün değildir. Bu nedenle tenkis edilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.(Yargıtay Kararı - 19. HD., E. 2013/5697 K. 2013/12129 T.

27.6.2013) Bu durumda mahkemece, Davalı vekilinin delil listesinde bildirdiği delillerin ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına alınması, davalının davacı şirkette çalıştığı dönemlere ilişkin görev tanımı ve organizasyon şemasının ve dava dışı şirkette çalıştığı döneme ait SGK. dökümünün, özlük dosyasının,

görev tanımı ve organizasyon şemasının dosyaya kazandırılması ve iddia ve davalı tarafın savunması yönünden tarafların bildirdikleri tanıkların da dinlenilerek akabinde ise gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle feshedilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

mahkemece, yukarıda değinilen deliller toplanmak suretiyle akabinde ise gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacı ve davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 Tarih ve 2021/320 Esas - 2022/494 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1999, K. 2025/601, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1999
Karar No
2025/601
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2019 K.2025/734
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/2027 K.2025/431
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2039 K.2025/735
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2046 K.2025/736
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2069 K.2025/602
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2076 K.2025/603

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.