KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/2020 Esas
- Karar no
- 2025/510 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2018/1108 Esas -2022/535 Karar
- Tarihi
- 21/06/2022
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında 29/09/2015 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davacının şantiyeye ihtiyaca göre malzeme teslim ettiğini, tutanaklar altındaki imzanın davalı şirket ortağına ait olduğunu, malzeme bedellerinin Kartal ... Noterliğinin 04/10/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile talep edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, iş ortaklığı aleyhine İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu belirtmiş; itirazın iptaline, takibin 23.280,36 TL üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalıların süresinde cevap dilekçesi vermediği görüldü. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalılar, HMK.
128. maddesi gereği ileri sürülen tüm vakıaları inkar etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 21/06/2022 tarih ve 2018/1108 Esas - 2022/535 Karar sayılı kararında; "....Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama sonucunda; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın belgeye konu malın teslim edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, teslim olgusunun ise irsaliyeli fatura veya teslim belgesi ile ispat edilebileceği (Benzer yönde.
Yargıtay 19. HD. 2009/6317 Esas, 2010/4507 Karar), tutanak üzerinde imzası bulunan davalı yetkilisinin malı teslim alıp almadığı hususunda dinlenmesi gerektiği (Benzer yönde. Yargıtay 19. HD. 2012/17174 Esas, 2013/3084 Karar), malın tesliminin tutanak ile sabit olması karşısında dava konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasının davaya bir etkisinin bulunmadığı (Benzer yönde.
Yargıtay 19. HD. 2015/11822 Esas, 2016/4333 Karar), SGK kayıtlarına göre ...'nın davalı şirket çalışanı olduğu, faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığına göre malzeme rayiç bedelinin bilirkişi incelemesi ile saptanması gerektiği (Benzer yönde.
Yargıtay 19. HD. 2016/5368 Esas, 2016/14014 Karar), takibe konu borcun ödendiğinin yazılı delil ile ispatlanamadığı, bu hususta yemin deliline de dayanılmadığı, fatura düzenlenmesi borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı (Benzer yönde.
Yargıtay 13. HD. 2016/12778 Esas, 2019/4502 Karar), ihtarnamede tereddüte mahal bırakmayacak şekilde fatura bedelinin gösterilmediği, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından; aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulüne. İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında adi ortaklık ortakları davalılar tarafından yapılan itirazın 21.104,30 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin anılan tutar için devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda (yıllık %9,75 faiz oranını geçmemek üzere) ticari avans faizi uygulanmasına, aşan istemin reddine,' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından faturaya konu ürünlerin müvekkil şirket çalışanı olan ...'ya teslim edilmemesi sebebi ile müvekkile teslim edildiği yönünde karar verildiğini, Davaya konu mezkur mallar ve bunlara ilişkin faturaların davacı tarafça müvekkil şirketlere teslim edilmediğini, davacının müvekkil şirketlerden herhangi bir alacağının bulunmadığını, bir an için tutanağın müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalandığı düşünülse bile davacı tarafın kötüniyetli olarak bir kısım evraklar arasında söz konusu tutanağı imzalatmış dahi olabileceğini,
zira bu tutanaığın imzalanmasının davacının kendi belirlediği fiyatlarda malları da teslim ettiği anlamına gelmeyeceğini, Davacı tarafın hiçbir ticari belgeye dayanmayan, hukuki dayanaktan yoksun olarak haksız ve mesnetsiz bir icra takibi başlattığını, huzurda görülen davada, malları müvekkile teslim ettiğini iddia eden sözde alacaklı tarafın, mallara ilişkin fatura düzenlenmediğini, müvekkile herhangi bir fatura da tebliğ etmediğini, davacı tarafın mevcut olmayan alacağı tutanakla mal teslim ettiği iddiası ile tahsil etme amacında olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme gayesiyle hareket ettiğini,
Müvekkillerinin ticari defterleri delil niteliğinde olduğunu, mezkur faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmamasının mahkemece dikkate alınmadığını, yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın mal ve hizmet satımına ilişkin BS kayıtları ile tarafların ticari defter ve kayıtların incelenerek mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen icra ve davaya konu edilen 01.03.20174 tarih ve ... nolu 21.104,30 TL. tutarındaki faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ilgili faturanın davacı tarafından mal ve hizmet satışlarına ilişkin BS formunda beyan edilmediği, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı adına düzenlenen icra ve davaya konu edilen 01.03.20174 tarih ve ... no.lu 21.104,30 TL. tutarındaki faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edildiği,
davaya konu fatura içeriği malların teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı satıcıya ait olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde fatura muhteviyatı malların teslimine ilişkin olarak 3 adet tutanak ibraz ettiği, 22/06/2016 tarihli tutanakta belirtilen malların ...'ya imza karşılığı teslim edildiği, 12/07/2016 tarihli tutanakta belirtilen malların ... ve ...'ye imza karşılığı teslim edildiği, 12/07/2016 tarihli tutanakta belirtilen malların ... ve ...'a imza karşılığı teslim edildiği,
22/06/2016 ve 12/07/2016 tarihli düzenlenen tutanaklarda imzası bulunan ...'ın SGK.'dan gelen cevabi yazıya göre davalıların ortağı olduğu ... İnş.- ... İnş. İş Ortaklığının sigortalısı olup 11/06/2015 tarihinde İnşaat Mühendisi olarak işe başladığı ve 04/10/2016 tarihinde işten çıkartıldığının belirtildiği ve tutanak tarihlerinde davalı ortaklığın sigortalı çalışanı olduğunun tespit edildiği, 12/07/2016 tarihli düzenlenen tutanaklarda imzası bulunan ...'nin ise davalı ...
İnşaat Şirketinin yetkilisi olduğu, mahkemece isticvap edilip beyanının alındığı, alınan beyanında; ''göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza tarafıma aittir, ancak, tutanakta bildirilen malzemeler tarafımıza teslim edilmedi, tarafıma bu malzemelerin teslim edileceği söylenilerek imza attırıldı, ancak, bu malzemelerin teslim edilmediğini sonradan öğrendim, '' şeklinde beyanda bulunup tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul edip tutanak içeriği malzemenin teslim edilmediği beyan edilmiş ise de, tutanağın ihtirazi kayıtla imzalanmadığı,
malların teslim edilmediğine yönelik herhangi bir kayıt düşülmediği ve aksi yönde de yazılı delil ibraz edilmediği, inşaat bilirkişi raporuna göre de dava konusu faturadaki malların 3 adet tutanaktaki mallarla aynı olduğu tespit edilmiş, bu durumda fatura içeriği malların davalı tarafa teslim edildiğinin davacı tarafça ispat edilmiş olduğu, Yargıtay 19. HD. 2015/11822 Esas - 2016/4333 Karar sayılı 10.3.2016 tarihli kararında da belirtildiği üzere dava konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasının davaya bir etkisi bulunmamaktadır.
Bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği, İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir.
Somut olayda, davaya konu icra dosyasındaki icra takibine dayanak alacak faturadan kaynaklı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim edilmediği ve borcu olmadığı ve mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2020, K. 2025/510, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama