İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2061 K.2024/1481

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/2061Karar2024/1481Tarih3 Ekim 2024Okuma15 dk · 2.933 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Ekim 2024
Dosya no
2022/2061 Esas
Karar no
2024/1481 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/1251 Esas- 2022/258 Karar
Tarih
16/03/2022
Dava
Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.933 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının donatanı olduğu ... isimli gemi için, ...-..firmasına, ...

Depoculuk iskelesinde müvekkili şirkete ait kılavuzluk teşkilatınca 28.03.2014-30.03.2014 tarihleri arasında römorkör, palamar ve pilotaj hizmeti verilmiş olduğunu, bu hizmet karşılığında 31.03.2014 tarihinde 30.713,48 TL tutarında fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının bu faturayı zamanında ödememiş olması nedeniyle....Tarifesi gereğince ilk 30 günlük gecikme cezası olarak 16.05.2014 tarihinde 7.678,37 TL tutarlı .... nolu fatura tanzim edilerek davalıya gönderilmiş olduğunu,

davalı tarafından bu faturalara İlişkin herhangi bir ödemede bulunulmaması nedeniyle Marmara Ereğlisi Noterliği marifetiyle 04.06.2014 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalının borcunu ödememesi nedeniyle fatura vade tarihi açısından ikinci 30 günlük gecikme için de 17.06.2014 tarihinde 598,91 TL tutarındaki ceza faturası düzenlendiğini, davalının 16.06.2014 tarihinde ilk fatura bedeli olan 30.713,48TL'yi ödemiş olduğunu, ancak ceza ve faiz tutarlarını ödemediğinden iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, iddia ederek 8.277,28TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,

yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aleyhine ...sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, henüz tebligatın dönmediğini, dosyaya bir itiraz olmadığı için kesinleşip kesinleşmediğini bilmediklerini, ilgili dosyaya ödeme yapılmadığını, bu nedenle öncelikle takas definde bulunduklarını, ayrıca davanın açılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle yargılama giderlerini de kabul etmediklerini, müvekkillerinden fazla ücret alındığının resmi müfettişlerce de tespit edildiğini ve davacı kurumun defalarca fazla tutarın ödenmesi için uyarıldığını,

ancak yetkililerin ödeme yapmadıklarını bu nedenle müvekkilinin yasal yollara başvurması için kendisine sözlü olarak bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin ... sayılı dosyası ile takip yaptığını, bundan sonra da bu davanın açıldığını, müvekkilinin borcu kabul ettiğini, ancak kurumun bu alacak ve borcu mahsup edemediği için müvekkiline yasal yollara başvurmasını söylediğini, bu nedenlerle davacının asıl alacak istemini kabul ettiklerini, ancak kendi alacakları ile takas şartı ile kabul ettiklerini, ...sayılı takip dosyasına ödeme yapılmamış ise takasını istediklerini,

kabulleri nedeniyle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin aleyhlerine hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 16/03/2022 tarih, 2021/1251 Esas- 2022/258 Karar sayılı kararında. "Marmaraereğlisi İcra Dairesinin ... esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., (...), borçlunun ...

Aş olduğu, 8.204,00 TL asıl alacak, 1208,35 TL işlemiş faizden dolayı 47.643,94 TL (15/08/2013 tarih ve ... fatura numaralı 2013/08-Ağustos dönemine ait) faturaya dayalı takip başlatıldığı, itiraz üzerine icra dairesi tarafından 15/08/2014 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine Tekirdağ 3.Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ) görevli olduğuna, Yasal süre içerisinde başvuru olması halinde dosyanın Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesine(Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ) gönderilmesine dair kararı 19.03.2015 tarihinde kesinleşmekle dava dosyasının Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesine tevdii edilerek, 2014/627 Esas numarasını almıştır.

Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile aldırılan 25/08/2015 havale tarihli Bilirkişi ...Mali Müşavir ... tarafından sunulan raporunda sonuç itibarı ile.

Dosyaya 2013 ve 2014 yıllarına ait olarak ibraz edilen yevmiye ve kebir defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, 2013 ve 2014 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, davacının incelenen defterlerinin birbirini teyit eder nitelikte olduğu, davacının defterlerinin kendi lehine delil teşkil edebileceği, dava konusu alacağın, davacının davalıya verdiği deniz işleri hizmetlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle düzenlenen gecikme cezası bedellerinden oluşan 8.277,28 TL olduğu, davacının 8.277,28 TL bedeli 2014 yılı sonunda şüpheli alacak olarak sınıflandırdığı,

davalının ... sayılı dosyası kapsamında takip başlattığı 8.204 TL alacak tutarına ilişkin davacının defterlerinde görülen müşteri hesabında bir kaydın yer almadığını bildirmiş, davalı tarafça 13/10/2015 havale tarihli itiraz dilekçesi ile,

davalı tarafça davacıya fazla yapılan ödemelere ilişkin Denizcilik Bakanlığı ve bağlı kurumlardan alınan yazıların rapor hazırlanırken hiç dikkate alınmadığını, raporu bu haliyle kabul etmediklerini beyan etmeleri üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve 22/04/2016 havale tarihli ek raporda özetle: ...'ın 2013 ve 2014 yıllarına ait olarak ibraz edilen yevmiye ve kebir defterlerinin açılığı tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, 2013 ve 2014 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu,

davacının incelenen defterlerinin birbirini teyit eder nitelikte olduğu ve defterin kendi lehine delil tenkil edebileceği, dava konusu alacağın, davacının davalıya verdiği deniz işleri hizmetlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle 30,05,2014 tarihinde ...ve 19.06.2014 tarihinde düzenlenen 598,91TL olmak üzere toplam 8.277.28 TL Gecikme cezası bedellerinden oluştuğu, davacının 8.277,28 TL bedeli kendi hesaplarında 2014 yılı sonunda şüpheli alacak olarak sınıflandırdığı, davalının ... aleyhine ... sayılı dosyası kapsamında takip başlattığı, takibin dayanağının;

...'ın 15.08.2013 tarihinde verdiği hizmetlerin, olması gereken gemi (römorkör) sayısından fazla gemi ile hesap edildiğinden hareketle ... tarafından hesaplanan 8.204,26 TL'den oluştuğu, ....'ın defterlerinde bu yönde bir kaydın bulunmadığı, davalının fazla sayıda gemi ile hizmet verildiği iddiasının doğrulanmasının ve davalının acenta sıfatı ile tazmin sorumluluğunun değerlendirilmesinin uzmanlık alanına girmediği bildirmiş, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 23/05/2016 tarihli duruşmada faiz yönünden hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine ek rapor alınmasına karar verilmiş, 19/09/2016 tarihli 2. ek raporda özetle;

gecikme bedellerine ilişkin faturaların dayanağı olan " ...." gemisine verilen hizmetler nedeniyle 31.03.2014 tarihinde düzenlenen 30.713,48 TL tutarlı faturanın, davalıya ne zaman tebliğ edildiği anlaşılamadığını, ...tarifesinde bu tebliğ tarihinden sekiz gün sonra ödenmeyen faturalar için ilk otuz günde %25 ikinci otuz günde de 6183 sayılı kanundaki gecikme oranında gecikme hesaplanacağını yazdığını, Botaş'ın düzenlediği ilk 30 güne ilişkin 7.678,37 TL tutarlı faturanın, temerrüt açısından belirsizlik dikkate alınmaz ise, matematiksel olarak doğru hesaplandığı, ikinci otuz güne ait faturanın ise 6183 Sayılı Kanunda değişiklik yapan ...

Nedeniyle, aylık %1,95 değil aylık % 1,40 oranından hesaplanması gerektiğinden gecikme bedelinin temerrüt açısından belirsizlik dikkate alınmaz ise (30.713,48TL x %1,40) 429,99 TL olması gerektiği, davacı tarafından talep edilebilecek gecikme faizi toplamının 8.277,28TL değil, 7.678,37 + 429,99 = 8.108,36 TL olabileceğini bildirmiştir.

Yapılan yargılama sonunda Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/12/2017 tarih ve 2014/627 Esas - 2017/542 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 04/03/2021 tarih ve 2019/844 Esas - 2021/303 karar sayılı ilamı ile "...Bu durumda davalı tarafça takas/mahsup define konu icra takibinde; davacının gerekmemesine rağmen 2 römorkör yerine 3 römorkör ile hizmet verdiği,

toplam çeki gücünün asgari römorkör sayısından fazla römorkör ile sağlanması nedeniyle davacının fazladan tahsil ettiği ücretin tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, talep edilen alacağın niteliğine göre, alacağın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmasının mümkün olmadığı, icra takip dosyasında davacı tarafça verilen hizmete ilişkin belgenin de bulunduğu gözetilerek,

mahkemece, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça davalıdan fazla ücret alınıp alınmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davalının takas/mahsup def'inin değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir.

28/07/2020 tarih 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 Kanun No'lu 22/07/2020 kabul tarihli Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 35. mad. uyarınca.

"6) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma ilamı sonrasında dosya Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/180 Esas sırasına kaydedilmiş ve 07/12/2021 tarihli gönderme kararı ile mahkememize gönderilmiştir.Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yazılan talimat doğrultusunda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde talimat yolu ile alınan 25.10.2021 tarihli bilirkişi Dr. ...'ın bilirkişi raporunda; dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle Hukuki değerlendirmesi ve takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; davada adı geçen ... gemisinin 23.270 Groston ağırlığa sahip olduğu dikkate alındığında.

Limanlar Yönetmeliği MADDE 13 - (2) Ek-5'deki düzenlemeye göre asgari 2 römorkör ile (her bir en az 30 ton çekme kuvvetine sahip) gemi yanaşma ve limandan ayrılış manevrasının yaptırılması gerektiği, .... İşletme Müdürlüğü'nün 28.03.2014 ve 30.03.2014 tarihli Sefer makbuzları (Service Bili) ve...

Müdürlüğü Deniz İşleri Amirliğine hitaben yazılmış 28.03.2014 ve 30.03.2014 Römorkör Çalışma Raporlarına göre de limana yanaşma ve limandan kalkış manevralarında iki adet römorkör (Kırıkkale ve Silopi römorkörleri) kullanıldığı, söz konusu Limanlar Yönetmeliği MADDE 13 — (2) Ek-5'deki düzenlemeye aykırı bir uygulamanın mevcut olmadığı, dolayısıyla ... gemisinin limana yanaşma ve limandan kalkış manevraları esnasında olması gerekenden daha fazla römorkör ile manevra yaptırılmadığı, söz konusu mevzuat kapsamında olması gereken iki römorkör ile manevraların gerçekleştirildiği kanaatine varıldığına dair bilirkişi raporunu sunmuştur.

Dava, davacı tarafından davalının donatanı olduğu ... isimli gemi için, davacıya ait klavuzluk teşkikatınca verilmiş romörkör, palamar, pilotaj hizmetleri nedeniyle alacak istemine ilişkindir.Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce kesin olarak verilen gönderme kararı ile dosya mahkememiz esasına kaydedilmiştir.

Bu aşamada, her ne kadar hakimliğimizce 07.07.2021 tarihli 608 numaralı HSK kararında sadece yargı çevresinin belirlenmesine dair karar verilmiş olup Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmadan önce açılmış olan ticari davaların yeni kurulan mahkemeye devredilmesi gerektiğine dair bir karar verilmediği, bu kararın yetki çevresinin belirlenmesine yönelik olduğu,

Anayasa'nın "Kanuni hakim güvencesi" başlıklı 37'nci maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmaya devir kararı veren mahkemenin görevli olduğu kanaati bulunmakta ise de (Bu yönde verilmiş Yargıtay 5 HD 2022/1181 esas ve 2022/2687 karar, İstanbul BAM 44. HD 30.12.2021 tarih, 2021/1577 esas ve 2021/1654 karar, Konya BAM 3. HD 11.01.2022 tarih 2022/39 esas ve 2022/20 karar, Ankara BAM 23. HD 22.11.2021 tarih 2021/1939 esas ve 2021/1732 karar, İzmir BAM 21. HD 24.12.2021 tarih 2021/2020 esas ve 2021/2204 karar sayılı ilamları).

Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti olarak Mahkememizin 2021/937 esas sayılı dosyasında yapılan içtihatların birleştirilmesi başvurusu neticesinin beklenilmesi kanaatinde olunması ve dosyanın tahkikat aşamasında bulunup duruşma günü verilmiş olması nedeniyle Yargıtay 23. HD 11.03.2019 tarih 2016/4923 esas ve 2019/937 karar, Yargıtay 17. HD 04.04.2019 tarih 2016/14281 esas ve 2019/4199 karar sayılı, yeni kurulan mahkemelerin görevli olduğuna yönelik kararlarına uyulmuş, davanın basit yargılama usulüne tabi olması, dosyada tahkikatın tamamlandığı, davaya bakmaya ticaret mahkemelerinin görevli olduğu,

HMK 30. Madde gereği "Hakimin yargılamanın makul sürede yürütülmesi yükümlülüğü" ilkesi nazara alınarak yargılamaya devam edilmiştir.

Davacı vekilince 28.03.2014-30.03.2014 tarihleri arasında römorkör, palamar ve pilotaj hizmeti verilmiş olduğu, bu hizmet karşılığında 31.03.2014 tarihinde 30.713,48 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafça ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı alacak isteminde bulunulmuş, davalı vekilince davacının davalıya böyle bir hizmet vermediği, davalının donatanı olduğu geminin davacı tarafça kiralandığı, kira ilişkisi nedeniyle bu hizmetlerin yapıldığı, davacı tarafça davalıdan fazla ücret tahsil edildiğinin denetimler sırasında tespit edildiği,

davalının fazla ödemenin iadesi için takip başlattığı, takas mahsup def'inde bulunulduğu savunulmuştur.

Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, davacının dava konusu hizmetleri verdiği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne dair karar, İstanbul BAM 13. HD kararı ile, takas def'i yönünden yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle kaldırılmış, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bilirkişiden kaldırma ilamı kapsamında rapor alınmış akabinde dosya Mahkememiz'in faaliyete geçtiği gerekçesiyle dosyanın devrine karar verilmiş, dosya Mahkememiz esasına kaydedilerek duruşma günü verilmiştir.Tüm dosya münderecatı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hizmete ilişkin faturaları davalının ikrar ettiği,

dava açılmadan önce römorkör hizmetine dayalı faturalar nedeniyle davalının yaptığı fazla ödemenin iadesi için takip başlatılması nedeniyle takas mahsup def'i ileri sürdüğü, ... gemisinin 23.270 groston ağırlığa sahip olduğu, Limanlar Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede her biri en az 30 ton çekme kuvvetine sahip asgari iki römorkör ile gemi yanaşma ve limandan ayrılış manevrasının yapılması gerektiği, mahsup def'ine konu römorkör hizmetinde, dosyadaki 28.03.2014 ve 30.03.2014 tarihli römorkör çalışma raporlarına göre limana yanaşma ve limandan kalkış manevralarında iki adet römorkör kullanıldığı ,

olması gerekenden daha fazla römorkör ile manevra yaptırılmadığı, mahsup def'ine dayanak savunmanın ispatlanamadığı, davacının alacak talebinin ikrar edildiği ve istinaf kaldırma ilamında bu yönden başkaca değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE, 8.277,28 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkilinin acente olduğunu, yani başkası adına iş yaptığını, aracı olduğunu, borçlu olanın iş sahibi olduğunu beyan etmiştir.Benzer başka ( İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi “nin 2014/910 Esas sayılı dosyasında.

Davacısı Türkiye Denizcilik, davalıları ... ve müvekkili olan ) dava dosyasında alınmış bilirkişi raporunu istinafa konu ettikleri bu dava dosyasına ibraz ettiklerini, ilgili rapor incelendiğinde müvekkilinin sorumlu tutulamayacağının üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından verilen rapor ile tespit edildiğini, icra dosyasına yaptıkları itirazda husumet itirazında da bulunduklarını, işbu dava dosyasında da benzer durumun söz konusu olduğunu,

durum böyle olunca ( kaldı ki davacı iş sahibini davalı olarak gösterdiğini yalnızca müvekkilini davalı olarak gösterdiğini ) işbu dosya ile defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmesinin yanılgılı olduğunu,Mahkemece davacı firmanın müvekkile acentelik yapıp yapmadığı, müvekkile acentelik hizmeti verip vermediği uyuşmazlık konusu olduğunun tespiti olduğunu, ancak asıl acente olanın müvekkili olduğunu, ....

Liman işletmekte olduğunu, limana gelen iş sahiplerinin işlemlerini müvekkil firmanın yaptığını, bunları iş sahipleri adına yaptığını, dolayısıyla davacının verdiği hizmet nedeniyle alacaklı olması nın normal olduğunu, ancak bunu müvekkilden değil, iş sahibinden isteyebileceğini, uyuşmazlığın düğümlendiği noktanın bu olduğunu, Kabule göre, aslında müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu alacak için .... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, İstinaf bozmasında bu hususa değinildiği halde, bu hususun kabul öncesi hiç değerlendirilmediğini, bu hususta inceleme yapılmadığını, alınan rapordaki bilirkişinin denizcilik hukuku uzmanı olup,

mali işler konusunda uzman olmadığını, bu nedenle de alacakları konusuna değinmediğini, Daha sonra bu dosya için takas definde bulunduklarını, istinaf bozmasında bu hususun da yer aldığı halde bu açıdan hiçbir inceleme yapılmadığını, bunlara göre ilgili borçtan sorumlu olacakları sonucuna varılsa bile, takas yönünden işlemlerinin yapılmadığını beyanla, ilk derece mahkemesinin 2021/1251 Esas ve 2022/258 Karar sayılı ve 16.03.2022 tarihli ilamının, kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına aksi halde kararın bozulmasına karar verilmesin talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalıya verilen römorkör, palamar ve pilotaj hizmet bedelinin geç ödenmesi sebebiyle tahakkuk ettirilen gecikme cezası bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.

Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/12/2017 tarih, 2014/627 esas ve 2017/542 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 04/03/2021 tarih, 2019/844 esas ve 2021/303 karar sayılı ilamı ile; "....Ulaştırma Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğünce, ...

Gemi Acenteliği Ve Nakliyata hitaben düzenlenen 12.12.2013 tarihli yazıda, toplam çeki gücünün asgari römorkor sayısından fazla römorkor ile sağlanması durumunda hizmet veren kuruluşlar tarafından kullanılan ilave römorkör nedeniyle fazla ücret talep edilmeyecekğinin bildirildiği konuya yönelik olarak yönetmelik hükümleri ve yazı çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmektedir.

Bu durumda davalı tarafça takas/mahsup define konu icra takibinde; davacının gerekmemesine rağmen 2 römorkör yerine 3 römorkör ile hizmet verdiği, toplam çeki gücünün asgari römorkör sayısından fazla römorkör ile sağlanması nedeniyle davacının fazladan tahsil ettiği ücretin tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, talep edilen alacağın niteliğine göre, alacağın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmasının mümkün olmadığı, icra takip dosyasında davacı tarafça verilen hizmete ilişkin belgenin de bulunduğu gözetilerek,

mahkemece, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça davalıdan fazla ücret alınıp alınmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davalının takas/mahsup def'inin değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir....." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemiz kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından davalının iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, takas savunmasının değerlendirilmediği ve denizcilik uzmanı bilirkişisi yerinde hesap uzmanı bilirkişisinden rapor alınmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Taraflar arasında davacı tarafından davalıya römorkör, palamar ve pilotaj hizmeti verildiğine, hizmet bedelinin geç ödenmesi sebebiyle davacının gecikme cezası tahakkuk ettirmesinin haklı olduğuna ve gecikme cezası miktarı hususlarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Taraflar arasında istinafa gelen temel ihtilaf; davalının iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının davalıya mevzuata aykırı olarak fazla römork ile hizmet verip vermediği, fazla hizmet bedeli tahsil edip etmediği, fazla hizmet bedelinin tahsil edilmesi halinde davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır.Dava konusu gemiye ilişkin hizmetin bizzat davalı tarafından talep edildiği, davacı tarafından davalıya düzenlenen hizmet bedeline ilişkin faturanın davalı tarafından kabul edilerek bedelin bizzat ödendiği ve gecikme cezasının da kabul edildiği,

davalı tarafından alacak istemi ile de bizzat kendisi tarafından icra takibine geçildiği, TTK'nın 105/2 maddesi uyarınca acentenin aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili kendisine karşı dava açılabileceği, bu haliyle iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı tarafından davacının mevzuata aykırı olarak fazla römork ile hizmet verdiği ve fazla hizmet bedeli tahsil etiği gerekçesi ile alacaklı olduğu ve icra takibi başlatıldığı, söz konusu alacağın davacı alacağından takas mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Dairemiz kaldırma ilamından sonra davalının savunması hususunda denizlik uzmanı bilirkişisinden alınan raporda; davacının Limanlar Yönetmeliği uyarınca hizmet verilen geminin ağırlığına göre iki adet römorkör ile gemi yanaşma ve limandan ayrılış manevrasının yaptırılması gerektiği, davacı tarafından Yönetmeliğe uygun olarak davalıya iki adet römorkör ile hizmet verildiği, Yönetmeliğe aykırı olarak fazla römorkör ile hizmet verilmediği ve fazla hizmet bedeli tahsil edilmediğinin tespit edildiği,

bu durumda davalının davacıdan ödenen fazla hizmet bedeli adı altında bir alacağının bulunmadığı ve takas mahsup şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi ve uyuşmazlık konusu hakkında inceleme yapacak teknik bilirkişinin denizcilik uzmanı bilirkişi olmasına göre hesap uzmanı bilirkişisinden rapor alınması gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 565,42 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 141,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 424,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2061, K. 2024/1481, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2061
Karar No
2024/1481
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2065 K.2024/1235
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2067 K.2024/1272
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2068 K.2024/1273
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2071 K.2024/1309
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/2072 K.2024/866
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2077 K.2024/1280

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.