İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2323 K.2025/990

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/2323Karar2025/990Tarih12 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.170 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Haziran 2025
Dosya no
2022/2323 Esas
Karar no
2025/990 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/710 Esas- 2021/854 Karar
Tarih
03/12/2021
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.170 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket tarafından kur farkı alacağına istinaden 18.08.2020 tarihli ... no.lu 1.313,70 USD bedel üzerinden 8.988,60 TL tutarlı e-fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı şirket tarafından 19.08.2020 tarihli ... no.lu kur farkı iadesi olarak e-fatura gönderildiğini, bu faturanın Bakırköy 51. Noterliğinin 25.08.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya iade edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ...sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalı itirazının iptali ile takibin devamına,

davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2 yıla yakın bir süre devam ettiğini, dava konusu 18.08.2020 tarihli faturanın davacı tarafından daha önceden tanzim edilen 20.02.2020 tarihli faturaya ilişkin kur farkı faturası olduğunu, taraflar arasındaki akdi ilişkide kur farkı talep edilemeyeceğine dair karşılıklı mutabakat mevcut iken davacının taraflar arasındaki anlaşma ve mutabakata aykırı olarak kur farkı talebinde bulunduğunu, 20.02.2020 tarihli faturaya ilişkin siparişle ilgili olarak ürün sipariş sözleşmesi tanzim edildiğini ve davacı şirket yetkilisi olan...'e Whatsapp üzerinden gönderildiğini,

buna göre davacının herhangi bir sebeple kur farkı talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından 2019 ve 2020 yıllarında tanzim edilen tüm faturalar ve bunların ödemeleri dikkate alındığında 20.02.2020 tarihli fatura hariç hiçbir fatura için kur farkı talep edilmediğinin görüleceğini, Covid-19 salgını nedeniyle perakende sektöründe yer alan tüm tekstil firmalarının 19.03.2020 tarihi itibarıyla alışveriş merkezlerinde olan mağazalarını kapatmak zorunda kaldığını,

müvekkili şirketin içinde bulunduğu mücbir duruma rağmen davacı yana kumaşların geliş tarihinden itibaren ürün sipariş sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere 12 haftalık süre içerisinde ödeme yapılmaya devam edildiğini ve bu faturaya istinaden 29.05.2020 tarihinde 30.000,00 TL olarak son ödemenin yapıldığını beyanla davanın reddine, takibin iptali ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 03/12/2021 tarih 2020/710 Esas- 2021/854 Karar sayılı kararında;"Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. ...Mahkememizce deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Muhasebe-Finans uzmanı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun ve defterlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, Dava ve takip konusu.

18.08.2020 tarihli ... no.lu 8.988,60 TL tutarlı “Kur Farkı Gelirleri” açıklamalı e-Faturanın, davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu, e- faturanın davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturanın iadesine ilişkin davalı şirket tarafından 19.08.2020 tarihli ... no.lu 8.988,60 TL tutarlı e-fatura düzenlenmiş olduğu ve davacıya elektronik ortamda iletilmiş olduğu, Davacı şirket tarafından keşide edilen Bakırköy 51. Noterliğinin 25.08.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile;

davalı şirket tarafından tanzim edilen e-faturanın kabul edilmeyerek yasal itiraz süresi içerisinde davalıya 27.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, 04.02.2020 tarihli Ürün Sipariş Sözleşmesi ile.

2000 metre 6,7 USD birim fiyat ile fuşya rengi keten kumaş ürünü için davalı şirket (...) tarafından davacı tedarikçiye sipariş verilmiş olduğu, sözleşme üzerinde bulunan Özel Talimat kısmında “Ödeme kumaş kontrolünde başlatılacaktır ve kur farkı kabul edilemez” ibaresi bulunduğu ve sözleşme metninde ''... kur farkı tutarını kesinlikle kabul etmemektedir. Tedarikçi, ... tarafından verilen kur ne ise, o döviz kuru üzerinden TL olarak hesap tutulacağını kabul eder.

Tedarikçi ödeme vadesinin, ilgili ürünün ... tarafından kullanılmasıyla birlikte başlayacağını ve ...'nün en az 12 hafta içinde ödemeyi yapacağını kabul eder...'' şeklinde belirtilmiş olduğu, söz konusu sözleşmenin Tedarikçi olarak ... tarafından onaylanmış olduğu, 04.02.2020 tarihli Ürün Sipariş Sözleşmesine istinaden davacı Tedarikçi tarafından 20.02.2020 tarihli 14.913,40 USD bedelli e fatura, TCMB DS kur değeri olan 6.069 ile (14.913,40 USDx6.069=) 90.509,42 'TL tutarlı olarak tanzim edilmiş olduğu,

ayrıca 21.02.2020 tarihli 107.03 USD bedelli ürün satış faturasının 6,0934 kur değeri ile 652,18 TL tutarlı olarak ve 25.02.2020 tarihli 104,76 USD bedelli satış faturasının 6,1494 kur değeri ile 644,21 TL tutarlı olarak davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu,

bu faturalara istinaden davalı şirket tarafından 13.03.2020 tarihinde 21.806,08 TI, 27.03.2020 tarihinde 10.000,00 TL, 03.04.2020 tarihinde 6.000,00 TL, 10.04.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 17.04.2020 tarihinde 4.000,00 TL, 24.04.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 30.04.2020 tarihinde 4.000,00 TL, 15.05.2020 tarihinde 6.000,00 TL ve 29.05.2020 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere Toplam 91.806,08 TI. tutarının davacı şirkete ödenmiş olduğu, ürün satiş faturalarının ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

dava ve takip konusu, davacı şirket tarafından tanzim edilen 18.08.2020 tarihli ... no.lu 1.313,70 USD bedel karşılığı (30.06.2020 tarihli TCMB döviz alış kur değeri: 6,8422) 8.988,60 TL tutarlı Kur Farkı faturasının.

20.02.2020 tarihli KDV dahil 14.913,40 USD bedel üzerinden düzenlenmiş olan 90.509.42 TL tutarlı faturaya istinaden ve 21.02.2020-25.02.2020 tarihli faturalara istinaden, davalı şirket tarafından TL olarak yapılan tutarların ödeme tarihlerindeki TCMB döviz satış kutu ile değerlenerek dikkate alınmış olduğu, buna göre davacı şirketin kur farkı kaynaklı olarak bakiye alacak talebinde bulunduğu,

Davalı şirket tarafından dosyaya sunuları 2019 yılı cari hesap ekstresinde davacı şirket tarafından USD bedel karşılığı TL tutarlı olarak tanzim edilen e-faturalara istinaden, davalı şirketin TL banka hesabından fatuta bedellerinin TL olarak ödenmiş olduğunun tespit edildiği, 2019 yılı içerisinde davacı şirket tarafından tanzim edilen herhangi bir kur farkı faturasına rastlanılmadığı, buna göre taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde; geçmişte kur farkı uygulamasının mevcut olmadığının anlaşıldığı, rapor içerisinde açıklandığı üzere;

taraflar arasında geçmişte kur farkı uygulanmadığı ve Ürün Sipariş Sözleşmesinde siparişi veren davalı şirketin kur farkını kabul etmediğinin özellikle belirtildiği dikkate alındığında, davacının kur farkından kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı,

davacı talebinin kabulü halinde takip tarihi itibarıyla davalıdan 8.935,64 TL tutatının talep edilebileceğinin hesaplandığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler yerinde bulunmuş olmakla taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında geçmişte herhangi bir kur farkı faturasına rastlanmadığı,

kur farkının uygulanmadığı ve ürün sipariş sözleşmesinde siparişi veren davalı şirketin kur farkını kabul etmediğinin özellikle belirtmiş olduğu dikkate alındığında, davacının talebinin kur farkından kaynaklı faturaya ilişkin olması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile;''1-)Davanın REDDİNE,2-)Davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Usul ve kanuna aykırı olarak hazırlanan bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmadığı gibi; emsal olarak sunulan mahkeme kararlarına istinaden ek rapor alınmaksızın ve itirazları incelenmeksizin verilen hükmün usul ve kanuna aykırı nitelikte olup kaldırılması gerektiği kanaatinde olduklarını.

Yargıtay İçtihatlarına göre, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair sözleşme olmasa dahi, faturada asıl karşılığının döviz cinsinden yazılmasının yeterli olduğunu, taraflar arasında daha önce kur farkı ödemesi yapılmış olması dahi teamül oluşturmazken, yapılmamış olmasından bahisle kur farkı talep edilemeyeceğini iddia etmenin abesle iştigal olduğunu;Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/965 E. 2019/5447 K. sayılı ilamı kapsamında: kur farkı faturasının bulunmaması, hiç düzenlenmemesinin dahi kur farkı talebine engel teşkil etmeyeceğini, buradaki en önemli hususun;

taraflar arasındaki fatura ve ticarette yabancı para birimi üzerinden yapıldığının ispatı olduğunu, muhteviyatı USD cinsinden fatura bulunması ve yine içeriğinden ödemelerin USD cinsinden yapılacaktır yazması kur farkı talebi için yeterli olup, herhangi bir teamüle ihtiyaç bulunmadığını. Bilirkişi tarafından yapılan defter incelemesinde de yer aldığı üzere.

18.08.2020 tarihli ... numaralı 1.313,70-USD (8,988,60 TL) tutarlı kur farkı faturasının 20.02.2020 tarihli KDV dâhil 13.913,40 USD bedel üzerinden düzenlenmiş olduğunu, her iki faturanın da içeriğinde ''bu fatura muhteviyatı USD döviz cinsinden satılmış olup ödemeleri USD cinsinden olacaktır.'' ibaresinin yer adlığını, tüm bunlara rağmen;

bilirkişinin kur farkı talebinin yerinde olmadığına dair raporunun kabulünün mümkün olmadığını;Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığının herhangi bir öneminin bulunmadığını, dosyada mevcut faturalar incelendiğinde, malların döviz karşılığı satıldığı ve TL karşılıklarının gösterildiğinin tartışmasız olduğunu, işbu durum kapsamında;

yerleşik Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak davalının kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağı, ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak yapılacak hesaplama neticesinde bir karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını beyanla İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/710 E. 2021/854 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacının kötüniyetli olarak Covid-19 pandemisinin başladığı ilk günler olan Mart 2020'den itibaren USD kurunun hızlı bir şekilde yükselmesinden menfaat elde etme gayretine girdiğini ve söz konusu faturayı tanzim ettiğini, bu saikle hareket eden davacının başlattığı icra takibinin de kötüniyetli olduğunu, bu nedenle bidayet mahkemesinin müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmetmesi gerekirken reddine karar vermesi hatalı olup, söz konusu kararın bu bakımdan düzeltilerek onanması gerektiğini beyanla kararın bu sebeple kaldırılması ve müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, kur farkı faturasından doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu ve ticari ilişkinin yabancı para cinsinden yürütüldüğünü, davalının kur farkı alacağını ödemediğini, bu nedenle takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf,

davacı ile yapılan anlaşmada kur farkı talep edilmeyeceğinin kabul edildiğini, taraflar arasında bu yönde bir uygulama da olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Dosya kapsamından; taraflar arasında kumaş alım satımına dair ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından davacıya 04/02/2020 tarihli ürün sipariş sözleşmesi başlıklı belge mesajla gönderilmek suretiyle sipariş verildiği,

davacının sipariş belgesini inkar etmediği ve bu sipariş üzerine üç adet fatura karşılığı mal satışı yaptığı, faturaların USD cinsinden düzenlendikleri ve üzerinde TL karşılıklarının gösterildiği, davalının söz konusu fatura bedellerini TL olarak ödediği, tarafların mutabık oldukları sipariş sözleşmesinde ise davacının kur farkı talep etmeyeceğinin kabul edildiği, davacı tarafından düzenlenen kur farkı faturasının davalı tarafından iade edildiği ve ticari defterlerine kaydedilmediği anlaşılmıştır.

TBK'nın 99/2. maddesi uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak sözleşme veya teamül aranmamaktadır.

Somut olayda her ne kadar davacı tarafından faturalar USD cinsinden düzenlenmiş ve faturalar üzerinde ödemelerin USD cinsinden yapılacağı belirtilmiş ise de, davalı tarafından tüm ödemelerin TL cinsinden yapıldığı ve faturaların dayanağı sipariş sözleşmesinde satışın döviz cinsinden olacağı belirtilmekle birlikte, davacının kur farkı talep etmeyeceği taraflarca kabul edilmiş olduğundan Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmüş ve davacının aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebi ile açılmıştır.

Bu davada davacı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

Taraflar arasında kur farkı talep edilmeyeceğine dair anlaşma olmasına, düzenlenen faturanın davalı tarafından bu sebeple iade edilmesine rağmen, davacının kur farkı alacağı için takip başlatmakta kötü niyetli ve takibin haksız olduğu anlaşıldığından Mahkemece davalının kötü niyet tazminatı talebinin gerekçesiz olarak reddine karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin katılma yolu istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç olarak,

dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2021 Tarihli, 2020/710 Esas ve 2021/854 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davanın REDDİNE,4-1.797,72 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine"

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

5-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 108,57 TL harcın mahsubu kalan 506,83 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,9-Davalı

kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.988,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Artan gider bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,12-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,13-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

14-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 66,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam 286,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 16-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2323, K. 2025/990, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2323
Karar No
2025/990
Tarih
12 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2324 K.2025/1024
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2331 K.2025/890
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2334 K.2025/1108
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2334 K.2025/891
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2335 K.2025/1049
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2337 K.2025/1109

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.