KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/400 Esas
- Karar no
- 2024/999 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/537 Esas - 2021/996 Karar
- Tarihi
- 16/12/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı tarafa fatura kestiklerini davalının kısmi ödeme yaptığını ancak borcun tamamını ödemediğini, davalıdan olan alacağın tahsili amacıyla 09/03/2020 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 16/12/2021 tarih 2020/537 Esas - 2021/996 Karar sayılı kararında; ".......Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 72.001,84 TL cari hesap alacağı olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu ile sabit olmakla ve mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davanın kısmen kabulü ile. Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 72.001,84TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜ ile Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 72.001,84 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 72.001,84TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası verilen kararının hukuka aykırı olması nedeni ile istinaf ettiğini, Müvekkilinin bu firmaya herhangi bir borcunun olmadığını, davanın müvekkili firmanın yokluğunda görüldüğünü ve tebligatlar elektronik tebligat ile tebliğ edilmesi gerekirken bu usulün uygulanmayıp müvekkili firmanın bu usulsüzlük nedeni ile davadan sonra haberdar olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve yargılamanın yeniden yapılmasını, delillerinin yapılacak yeni yargılamada değerlendirilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekilinin müvekkili firmaya tebligatların elektronik tebligat ile tebliğ edilmesi gerekirken bu usulün uygulanmayıp müvekkili firmanın bu usulsüzlük nedeni ile davadan sonra haberdar olduğuna yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, Davalı vekilinin dosyaya 04/03/2021 tarihinde vekaletname ibraz ettiği, davalı vekilinin 22.04.2021 tarihli 2. celse, 30.09.2021 tarihli 3.celse ve kararın verildiği celse olan 16.12.2021 tarihli 4.celseye girmediği ve mazeret dilekçeleri gönderdiği,
mahkemece alınan bilirkişi raporunun HMK. 281 madde meşruatlı olarak davalı ... Limited Şirketi Vekili Av. ...'e 14.04.2021 tarihinde E Tebligatla tebliğ edildiği ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ve davaya yönelik beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf, mahkemece yapılan yargılama sırasında 2. celseden itibaren kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup davalı vekili tarafından yargılama aşamasında davalı adına vekaletname ibrazına kadar davalı müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz tebliğ edildiğine yönelik iddia ve beyanda bulunulmadığı, ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmüş olup HMK.
357/1-son cümlede belirtildiği üzere ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü uyarınca davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi HMK. 357/1-son cümle gereği dairemizce değerlendirilmemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi dilekçesi ile, müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğuna yönelik istinaf sebebi dışında başkaca somut bir istinaf sebebinin belirtilmediği, yargılama aşamasında mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçesi de vermedikleri, istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda kamu düzenine aykırılık da görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/400, K. 2024/999, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama