KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/619 Esas
- Karar no
- 2024/1560 Karar
- İncelenen kararın mahkeme
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2021
- Dosya numarası
- 2019/202 Esas 2021/810 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.730 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Taraflar arasında imzalanan 29.01.2010 tarihli Ankara Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Saray Acentesinin işletilmesine yönelik Acentelik Sözleşmesi, Ek Protokol, Cari Hesap Sözleşmesi ve Alt Kira Sözleşmesinin 04.09.2014 tarihinde feshedildiğini, feshin haksız olmakla birlikte, davalı tarafın çektiği ihtarname ile şubenin devir teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesini istediği,
müvekkilinin de ihtarname tebliğ tarihi olan 04.09.2014 tarihinde devir işlemlerine başladığını, ancak icra takibi başlatılan 11.02.2015 tarihine kadar alacakları konusunda anlaşmaya varılamadığını, davalının alacağın 17.238,63 TL’sini kabul ettiğini, kalan 26.430,86 TL için kısmi itirazda bulunduğunu, icra takibinin durduğunu, ödediği tutarın faizini de ödemediğini, bu suretle faize de itiraz ettiğini, oysa sözleşmenin 04.09.2014 tarihinde feshedildiğini, bu tarihten takip tarihine kadar dava konusu bedeli elinde tuttuğunu, faiz talep hakkının fesih tarihinden itibaren doğduğunu,
53. hak ediş dosyası 4 hafta vadeli Haziran 54. hak ediş dosyası 4 hafta vadeli Temmuz 55. hak ediş dosyası komple (vadeli+gider) Ağustos 56. hak ediş dosyası alacak Eylül Toplam Alacak 5.175,49 TL, 15.813,18 TL, 18.077,67 TL, 2.185.19 TL, 41.251,53 TL, Fesihten sonra davacı yerine ödenenler: Personel Maaşları Temmuz Ayı SSK Kutu açığı Basılan Faturalar 7.675,00 TL, 4.362,12 TL, 3.293,82 TL, 1.511,37 TL, Toplam Kesinti 16.842,31 TL, Kesinti düştükten sonra kalan Demirbaşlar toplam İcra takibine konu edilen alacak 24.409,22 TL, 19.260.27 TL, (Leasingli demirbaşlar-Faturalı,
matbu Evrak ve leasingli faturasız demirbaşlar Hakediş dosyasından) 43.669,49 TL Davalının hiçbir dayanağı olmadığı halde demirbaşlardan %80 amortisman payı düşerek ödeme yapacağını beyan ettiği, bu oranın çok yüksek olduğu, acentelik yapılan 4-4,5 yıllık süre içinde bu kadar yüksek oran uygulanmaması gerektiği, sözleşmede böyle bir orandan bahsedilmediği, teslim edilen demirbaşların euro bazında davacıya verildiği, geri ödemenin hem %80 amortisman düşülerek hem de TL bazında yapılmasının teklif edildiği,
Davalının kısmen itiraz ettiği rakamın diğer bölümünü davacının acentelik ilişkisi devam ederken çalıştırdığı personel giderleri için uhdesinde tuttuğu, bu şahısların davacının acenteliği feshedildikten sonra davalı tarafından işe alındıkları, bu şahıslardan; - ..., hem davacıya hem de davalıya kıdem, fazla mesai ve UGBT alacağı için İş Mahkemesinde dava açtığı, yargılamanın devam ettiği, - ..., zimmetine para geçirdiği iddiası ile davalı tarafından işten çıkarıldığı,
- ..., hala davalının yanında çalıştığı, Davalının bu üç personel için 13 000 - 14.000 TL gibi yüksek bir meblağı hiçbir dayanağı olmadan, sözleşmeye aykırı olarak davalı adına yedinde tuttuğu ve davacıya ödemediğini, Bunlardan ayrı olarak, davalının yedinde davacıya ait teslim/iade etmediği 50.000 (Ellibin) ABD doları senedi olduğu, davacının bu senedi acentelik sözleşmesini imzalarken 5. Madde gereğince kefilli teminat senedi olarak davalıya teslim ettiği, davalının hem bu senedi iade etmediği, hem de davacıya hakkediş, demirbaş ve ödemeleri yapmadığını, Bu nedenle;
fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla, a) Davanın kabulü ile bakiye asıl alacak olan 26.430,86 TL’ye yapılan kısmi itirazın iptaline, b) 26.430,86 TL olan asıl alacağın, takip tarihine kadar ve takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte ve davalının kabul ettiği tutar olan 17.238,63 TL’nin takip öncesi faizi açısından takibin devamına ve kısmi itiraz edilen asıl alacak tutanmn asgari %20 icra inkar tazminatı ile davacıya ödemeye mahkum edilmesine, c) Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Usule ilişkin olarak: Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmeleri gereği müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğine haiz olduğu, sözleşmenin 43/1/a hükmünün HMK 193 uyarınca geçerli bir delil sözleşmesi hükmü olduğu, tarafları bağladığı, karşı tarafın defter ve kayıtlarının dikkate alınmaması gerektiği, - Acentelik sözleşmesinin 43/b maddesi gereği Acente ile müvekkili şirket arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığı,
öncelikle yetki itirazının dikkate alınarak davanın yetki yönünden usulden reddi gerektiği, B- Esasa ilişkin olarak: 1- Davacının Acentelik Sözleşmesi ve eklerinin Müvekkil Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, - 29.01.2010 tarihinde yapılan sözleşme ve ekleri ile Saray (Şubesi) Acenteliğinin devredilerek davacının işletmesine bırakıldığını, - TTK’da açıkça tarif edildiği üzere, acentelik ilişkisinin güvene dayalı bir ilişki olduğunu, yapılan kasa kontrollerinde davacının cari çalıştığı ..., ...,
... firmasına ait süspanda bekleyen faturaları 13,08.2014-20.08.2014-27.08,2014 tarihlerinde tahsil edilmemesine rağmen sistemden tahsil düşüşlerini yapıldığını, müvekkili şirketin bu tahsilat nedeniyle davacının hak ediş ödemesindeki blokeyi kaldırdığını, mailin iletilmesinden sonra davacı tarafından tahsilat iptalinin yapıldığı hususu tespit edildiğini, davacının alman ifadesinde, hak edişlerinin blokede olması nedeniyle ödeme yapamadıkları için bu işin yapıldığını kabul ederek bir kez daha böyle bir hata yapılmayacağını beyan ettiğini,
sözleşme gereği ödeme vadesi gelen müşteriden tahsilat yapılmasını sağlamaya yönelik olarak toplam süspanın %20’sinden fazla tahsilat yapılmadığında hak edişe bloke konulduğunu, başka bir ifade ile acentelerin tahsilat yaptıkça ve yaptığı oranda hak edişlerinin ödenmekte olduğu, davacının, müvekkili şirkete bir takım hileli ve güven sarsıcı hareketlerde bulunduğunu, müvekkili zarara uğratacak eylemlerde bulunduğu,
bu eylemler nedeniyle Acentelik Sözleşmesinin 5. Maddesini açıkça ihlal ettiğini, - 2010 yılından bu yana kanunen alınması zorunlu G3 yetki belgesinin alınmadığını, davalı şirket yönetmelik ve talimatları gereğince aylık çalışma programlarının hazırlanmadığı ya da hazırlanıp iletilmediğini, - Devir kargoların açıklamalarının mevcut durumu yansıtacak şekilde sisteme işlenmediğini, devir kargo kontrollerinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığını, - ... ve ... plakalı araçların şirket standartlarında logo ve giydirmesinin yapılmadığını,
- Acentelik süresince toplamda 10 uyarı/ihtar/yansıtma cezası alınması gibi pek çok işleyişe aykırı husus tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, ayrıca, 05.03.2012 tarihinde “zamanında yapılmayan havaleler” den ötürü ihtar edildiğini, davacının sözleşmenin 5. Maddesi başta olmak üzere birden fazla maddesini ihlal ettiğini, tutanakların davacı tarafından imza edilerek sübut bulduğunu, bunun üzerine, noterden keşide edilen ihtarname ile acentelik sözleşmesinin haklı nedenle tek taraflı olarak feshedildiğini ve ilişkinin sonlandırıldığını beyanla davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 16/11/2021 tarih ve 2019/202 Esas - 2021/810 Karar sayılı kararında; ".....Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 43.669,49 TL asıl alacak ve 2.187,96 TL faizi olmak üzere toplam 45.857,45-TL bakiye hakediş bedellerinden ve demirbaşlardan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca kısmi itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve davalının kısmi itirazının 26.430,86 TL'si asıl alacak ve 2.187,96 TL'si takip öncesi faiz olmak üzere toplam 28.618,82 TL üzerinden iptalinin talep edildiği,
mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 15.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalının acentelik sözleşmesini dolayısıyla anılan diğer sözleşmeleri de haklı nedenle feshettiği, taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin 26. maddesinde “personel yapısı ve sorumlulukları”na ilişkin bir düzenlemeye yer verildiği, Zeyilmame'de 26.maddeye şu eklemenin yapıldığının belirtildiğinin görüldüğü, “e) Acentelik sözleşmesinin taraflardan herhangi biri tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi ve sona ermesi ile şubenin ...
Kargo'ya devri halinde, acentede çalışan personel de devredilmiş sayılacaktır. Acente bu durumda iş akdi devredilen personelin, acentede çalışma süresi için hesaplanacak kıdam tazminatı tutarında bedeli ve yine devredilen personelin acentede çalışma süresi için hesaplanacak yıllık izin süresine ilişkin bedeli, devir tarihinde ... Kargo'ya ödemekle mükelleftir. Bu bedel ...
Kargo tarafından acentenin hak ediş ve diğer alacağından mahsup edilebilecektir.” düzenlemesinin yer aldığı ve davalı şirket kayıtlarında davacı alacağından mahsup edildiği anlaşılan 13.239,45 TL tutarındaki personel tazminatı dağılımının, ... için 4.832,10 TL, ... için 6.388,20 TL ve ... için de 2.019,15 TL olduğu anlaşılmakla, davacı yanın İş Mahkemesi kararı ile ... için tazminat ödemesi yapmış olduğu gözetildiğinde, davalı şirketin ... tazminatı için yaptığı 4.832,10 TL tutarındaki kesintinin davacı yana iade edilmesi gerektiği,
bu durumda davacı yanın takipte sadece 4.832,10 TL fazla personel tazminat kesintisi kaynaklı alacak talep edebileceği, Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü başlıklı belgenin 9-2 Feshe Bağlanan Sonuçlar başlıklı hükmünün a) bendinin “İş bu protokolün ve acentelik sözleşmesinin ...
Kargo tarafından haklı nedenle feshi durumunda veya acentenin kendi isteği ile acentelikten vazgeçmesi halinde, acente kazanmış olduğu mülkiyet hakları dışında başkaca bir talepte bulunmayacak ve özellikle isim hakkı ve araç ve demirbaş malzeme bedeli olarak ödediği bedellerin, devirler henüz yapılmamış olsa bile, kısmen dahi iadesini isteyemeyecektir. Acentenin bu durumda ...
Kargo ile yapmış, olduğu alt kira sözleşmesi de feshedilmiş sayılacak, acente gayrimenkulu boşaltacaktır” şeklinde olduğu, sözleşmenin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğinden bahisle davacının demirbaşlara ilişkin bir talepte bulunamayacağının tespit edildiği, davacı tarafından talep edilen takip öncesi işlemiş 2.187,96-TL faiz talebinin de yerinde olduğu, davacının davalıdan 4.832,10 TL asıl alacak ve 2.187,96-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.020,06 TL talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara ...
İcra Müdürlüğünün ... Es.
Sayılı dosyasındaki kısmi itirazının 7.020,06 TL üzerinden iptali ile takibin 4.832,10 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likid olması nedeniyle davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür."gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ ile.
1-)Davalının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Es.
Sayılı dosyasındaki kısmi itirazının 7.020,06 TL üzerinden iptali ile takibin 4.832,10 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-)Alacağın %20'si oranındaki 1.404,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacaklar için davalı/borçlunun kısmi itirazı üzerine dava açıldığı, davalının Beyoğlu ...
Noterliği'nden çektiği ihtarname ile davacıya şube devir işlemlerini yapması gerektiğinin bildirildiği, ancak davalı ile mutabakat sağlanamadığı için alacakların icra konusu olduğu, davalının, alacağın 17.128,63 TL’sini kabul ettiği ve ödediği, kalan 26.430,86 TL için kısmi itirazda bulunduğu,
İlk derece mahkemesinin verdiği kararın dayandığı 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun hukuki ve hakkaniyetli olmadığını, dosyadaki diğer raporlarla çeliştiğini, davalının, müvekkilin alması gereken G3 yetki belgesini almamasını fesih sebebi olarak gösterdiğini, ancak bu belgenin alınmaması durumunu 4 yıl boyunca bildirmediğini ve kabul ettiğini, Davacının acentelik sözleşmesi boyunca davalının muhasebecisini kullanmak zorunda bırakıldığını, fesih sonrasında demirbaşların %80 amortisman payı düşülerek geri alındığını, müvekkilin kazancının dahi davalının onayına bağlı olduğunu,
sözleşmenin hukuki değerlendirmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, ancak davalının fesih sebeplerinin haklı olmadığını ve kasıtlı olarak feshedildiğini, Davalının, müvekkilin eşinin yaptığı bir işlemi fesih sebebi olarak gösterdiğini, davalının, G3 belgesi olmayan başka acentelerinin de olduğunu, bu sebeple fesih yapmasının çifte standart olduğunu, davalının sözleşmede bloke koyma yetkisi olmadığını, sadece gecikme cezası uygulayabileceğini, Bilirkişi raporlarında müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak defter kayıtlarının belgelerle doğrulanması gerektiğini,.
Müvekkilin muhasebecisinin davalının muhasebecisi olduğunu, bu durumun defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, müvekkilin 2010-2014 yılları arasında davalıdan alacaklı olduğu, ancak muhasebe kayıtlarının tutarsız olduğunu, Davalının, müvekkilin muhasebe kayıtlarında borç olarak gösterilmemiş miktarları dikkate almadığını ve hak ediş dosyalarını incelemediğini, demirbaşların değer tespitinin "teslim tarihi" itibariyle yapılması gerektiğini ve davalının demirbaşları yüksek bedelle yeni acenteye satmasının haksız kazanç sağladığını,
İlk derece mahkemesinin 13.239,45 TL tutarındaki personel tazminatının sadece ... için 4.832,10 TL üzerinden hüküm kurduğunu, ancak müvekkilin aslında 8.006 TL ödediğini, diğer personellerin kıdem tazminatı alacaklarının olmadığını ve davalının belge sunmadığını, Müvekkilinin bakiye alacağının 36.353,18 TL olduğunu, davalının yaptığı ödemenin bu alacak kalemlerini kapsamadığını, bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve tutarsızlıklar içerdiğini beyanla, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/202 esas,
2021/810 karar sayılı 16.11.2021 tarihli kararının aleyhe olan kısmının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili (katılma yoluyla) istinaf dilekçesinde özetle.
Davacının çalışanlarından ... için yapılan 4.832,10 TL kesintinin davacıya iade edilmesi gerektiği şeklinde hüküm verildiğini, ancak, bu kesintinin dayanağının, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanmış zeyilnamenin 4. Maddesi olduğunu, ilgili zeyilnameye göre, acentelik sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, acentede çalışan personelin ...
Kargo’ya devredilmiş sayılacağı ve kıdem tazminatı ile yıllık izin bedellerinin acentenin hak ediş ve diğer alacağından mahsup edilebileceğini, bu nedenle, ... için yapılan kesintinin davacıya iadesinin zeyilnameye aykırı olduğunu ve bu yoruma katılmanın mümkün olmadığını, ayrıca, ... için yapılan kesintiye temel olarak gösterilen İş Mahkemesi ilamında, davacı ile ...
Kargo A.Ş.’nin müşterek ve müteselsil sorumlu kabul edildiğini, ilk derece mahkemesinin bu olguyu göz ardı ettiğini ve sadece sözleşme ve zeyilname uyarınca kesintinin yerinde olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini, davacı ...'ın İş Mahkemesi kararına göre eski çalışanına yaptığı ödemenin bu davanın konusu olamayacağını ve yerel mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını,Müvekkil Şirket tarafından acenteye Beyoğlu ...
Noterliği aracılığı ile gönderilen ihtarname ile acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve acentelik ilişkisine son verildiğini, ek protokolün 9-2 maddesi gereğince, haklı nedenle fesih durumunda davacının isim hakkı ve araç ve demirbaş malzeme bedelleri dışında herhangi bir talepte bulunamayacağını beyanla, Müvekkil Şirket tarafından yapılan feshin haklılığı ortaya konulmuş olup, acentelik sözleşmesi ek protokolünün 9-2/a bendi uyarınca davacının talep hakkının bulunmadığını, bu nedenle, katılma yolu ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, tehir-i icra talebinin kabulünü,
yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine kısmen itiraz edilmesi üzerine itiraz edilen miktar yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Taraflar arasında 29.01.2010 tarihinde Ankara Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Saray Acentesinin işletilmesine yönelik Acentelik Sözleşmesi, Ek Protokol, Cari Hesap Sözleşmesi ve Alt Kira Sözleşmesinin imzalandığı, Acentelik Sözleşmesi ve eklerinin, davalı ... Kargo tarafından davacı ...'a Beyoğlu ... Noterliğinden gönderilen 01.09.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu İhtarname ile feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, İhtarnamenin tebliğ tarihi olan 04.09.2014 tarihinde devir işlemlerine başladığı, tarafların alacak konusunda anlaşamamaları üzerine, davacı ... tarafından Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 11.02.2015 tarihinde 43.669,49 TL asıl alacak, 2.187,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 45.857,45 TL. Üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı ...
Kargo'nun, davacının 17.238,63 TL alacaklı olduğunu kabul ederek icra dosyasına kısmi ödemede bulunduğu, bakiye 26.430,86 TL. Asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri için itiraz ettiği, davacı tarafından itiraz edilen miktar üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkemece, iddia,savunma ve taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde inceletilmek suretiyle dosya kapsamına göre bilirkişi heyetinden rapor alınıp rapordaki tespitler doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir. Taraflar arasında 29.01.2010 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin 7. Maddesinde. Demirbaş Temini ve Kullanımı, 26 maddesinde. Personel yapısı ve sorumlulukları, 40. Maddesinde ise.
Hak ediş tespiti ve ödemelerin düzenlendiği, 29.01.2010 tarihli zeyilname ile 26. Madde'ye “e” fıkrasının eklendiği, Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü başlıklı belgenin 9-2 maddesi ile de feshe bağlanan sonuçların düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı tarafça, taraflar arasındaki acentelik ve eki sözleşmeler haklı olarak feshedildiğinden, davacı tarafın Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü başlıklı belgenin 9-2 Feshe Bağlanan Sonuçlar başlıklı maddesinin a bendi uyarınca, demirbaşlara ilişkin bir talepte bulunamayacağı, yine Sözleşmenin 26. maddesinde, “personel yapısı ve sorumlulukları”na ilişkin düzenlemeye 29.01.2010 tarihli zeyilname ile eklenen e bendi uyarınca, acentelik sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle, iş akdi devredilen personelin,
acentede çalışma süresi için hesaplanacak kıdam tazminatı tutarında bedeli ve yine devredilen personelin acentede çalışma süresi için hesaplanacak yıllık izin süresine ilişkin bedeli, devir tarihinde ... Kargo'ya ödemekle mükellef olduğu, bu bedel ...
Kargo tarafından acentenin hak ediş ve diğer alacağından mahsup edilebileceği, davacı alacağından mahsup edildiği anlaşılan 13.239,45 TL tutarındaki personel tazminatı dağılımının, ... için 4.832,10 TL, ... için 6.388,20 TL ve ... için de 2.019,15 TL olduğu ,..., hem davacıya hem de davalıya kıdem, fazla mesai ve UGBT alacağı için İş Mahkemesinde dava açtığı, davacı yanın İş Mahkemesi kararı ile ... için tazminat ödemesi yapmış olduğu gözetildiğinde, davalı şirketin ... tazminatı için kestiği 4.832,10 TL.'yi davacı yana iade edilmesi gerektiği, davacı tarafın başkaca alacağı olduğunu ispat edemediği,
davacı vekili ve davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazların değerlendirildiği anlaşılmakla.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/619, K. 2024/1560, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama