İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/788 K.2024/1828

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/788Karar2024/1828Tarih21 Kasım 2024Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Kasım 2024
Dosya no
2022/788 Esas
Karar no
2024/1828 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2014/733 Esas- 2021/340
Tarih
20/04/2021
Dava
Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Temlik eden davacı ... A.Ş vekili dava dilekçesinde özetle; ...

A.Ş nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 29/09/2005 tarihinde TMSF tarafından devralındığını ve böylece fonun şirketin % 80 oranında hissedarı olduğunu, davalıdan alınmış hiç bir hizmet olmamasına rağmen hizmet vermiş gibi faturalar kestiğini ve faturalara bedellerinin tahsil edildiğini, bu suretle alınmayan hizmet nedeniyle davalı tarafından dolandırıldıklarını, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını beyan ile davalı tarafça kesilen faturaların gerçeği yansıtmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Temlik alan davacı TMSF vekili dilekçesinde özetle;

davalı taraftan kesilen faturalar karşılığında her hangi bir mal ve hizmet olmaması nedeni ile faturalara dayanılarak ... sayılı dosyası ile başlatılan takipten ötürü, davalıya 199.970 TL borçlu olunmadığının tespitini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih 2014/733 Esas- 2021/340 sayılı kararında. "Davacı temlik eden ... A.Ş nin ...'nin şirketteki % 80 oranındaki hissesinin 29/05/2005 tarihli Fon Kurulu kararı gereği TMSF na devredildiğini anlaşılmıştır.

Davacının, davalının kendilerine mal ve hizmet sunulmadığı halde fatura keserek bedellerini tahsil ettiğini iddia ettiği ve faturaların iptalini, şirket kayıtlarının düzeltilmesini ve faturalardan ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği, davalının usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen savunmada bulunmadığı görülmüştür.

Mahkememizce taraf defterleri üzerinde muhasip bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça yasal ihtara rağmen ticari kayıtlar ibraz edilmeyerek ibrazdan kaçınılmış, incelenen temlik eden davacı şirket kayıtlarına göre davalı lehine 155.170,00 TL alacak kaydı olduğu, 2011 yılı açılışında ve 2012 yılı sonu kapanış kayıtlarına göre de davalının davacıdan alacağının bu meblağda görüldüğü tespit edilmiştir.Dava konusu olay ile ilgili davacı tarafça yapılan şikayet nedeniyle soruşturma başlatıldığı ve ceza yargılaması yapıldığı,

yargılama sonucunda sanıklar davacı şirket % 5 hissedarı ... ve bu şirket ile ticari ilişki içinde olan Atılım bilgisayar şirketi sahibi ...'ın üzerilerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işletiklerinden cezalandırılmalarına karar verildiği, sanık ... vefat ettiğinden hakkındaki davanın düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ... ve ...n'ün ise beraatine karar verilmiş olduğu,

verilen kararın temyiz edildiği ve beraatine karar verilen sanıklar hakkında toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmayarak eksik inceleme ile karar verildiğinden mahkeme bozulduğu görülmüştür. Davacı tarafça dava değerinin gösterilmemiş ve harcı da ikmal edilmemiştir.

Davalı tarafça davacıya kesilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi kayıtlarına göre davalıya 155.170,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediği, davacı tarafça karşılığında mal ve hizmet alınmamış olmasına rağmen davalının kestiği faturaların, dolandırıcılık niteliğinde suç teşkil edecek ve usulsüz olarak şirketi borçlandıracak şekilde, kaydedildiği iddia edilmiş ise de, davacının iddiasını destekler delil niteliğinde belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı,

davacı şirketçe ticari kayıtlarına işlenen faturalara karşılık yasal süresinde yapılmış bir itiraza ilişkin beyan yada kaydında mevcut olmadığı, davamıza konu olaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında davalı şirket yetkilisi ... hakkında dolandırıcılık veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilmiş bir mahkumiyet bulunmadığı, sanık hakkında düzme kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından,

davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davacının davasının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı TMSF vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Temlik alan davacı TMSF vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.04.2021 tarih ve 2014/733 Esas, 2021/340 K. sayılı kararında, davacının iddiasını destekler delil niteliğinde belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davacı şirketçe ticari kayıtlarına işlenen faturalara karşılık yasal süresinde yapılmış bir itiraza ilişkin beyan ya da kaydın mevcut olmadığı, davaya konu olaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında davalı şirket yetkilisi ... hakkında dolandırıcılık veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, sanık hakkında düşme kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından,

davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verildiğini. Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın, davacı şirket tarafından alınmış herhangi bir mal ve hizmet olmaması nedeni ile davalı tarafından gerçeğe aykırı olarak düzenlenen faturalar ve bu faturalar nedeni ile ...

Sayılı dosyasına konu 07.06.2006 tarihi itibarı ile 199.970,00 TL tutarında borcun olmadığının tespiti ve şirket kayıtlarının bu doğrultuda düzeltilmesi talebi ile açıldığını.

Mahkeme kararı ile dayanak yapılan bilirkişi raporu tespitleri arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişi raporunda salt fatura düzenlemesinin tek başına borcu doğurmayacağının, kayıtlanan borcun gerçek bir mal alışverişinden, hizmetten kaynaklı olduğuna dair davalı tarafından fatura dışında kayıt veya belge sunulmadığının, bu kapsamda salt fatura ile oluşmuş kaydi bir borç olamayacağının tespit edildiğini, kararın gerekçesinde ise, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin tam aksine; davacının iddiasını destekler delil niteliğinde belgenin dosya kapsamında bulunmadığı,

davaya konu olaya ilişkin davalı şirket yetkilisi ... hakkında dolandırıcılık veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, sanık hakkında düşme kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığı, bu nedenle davanın reddedildiğinin belirtildiğini.

Ceza davasında davalı şirket yetkilisi ... hakkında düşme kararı tesis edildiğini, aynı davada yargılanan diğer sanıklar hakkındaki cezai yaptırımların kesinleştiğini, davacının davasını destekler nitelikte dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesinin de gerçeği yansıtmadığını, dosyada mevcut olan ve incelemeye sunulan tüm delillerin davacı müvekkili TMSF tarafından sunulduğunu, delil sunmayan tarafın davalı taraf olduğunu.

Dosyada mübrez belgeler ve müvekkili TMSF tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 22.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, incelemeye konu borcun gerçekte olmayan bir işlemden veya alınmayan bir hizmetten kaynaklı salt fatura tanzim edilmek suretiyle kaydi bir borç olduğunun, incelemeye davalı şirket tarafından fatura konusu hizmetin verildiğine ilişkin dayanak irsaliye ve benzer belge sunulmadığının tespit edildiğini, yine raporda, salt fatura düzenlenmesinin tek başına borcu doğurmadığının,

borcu oluşturan fatura konusu işin yapılması yani hizmetin verilmesi ile gerçek bir borcun varlığından söz edilebileceğinin, somut olayda ise bu hizmetin verildiğine dair hiçbir kanıt sunulmadığının belirtildiğini, raporun "Sonuç" kısmında da, davacı kayıtlarında davaya konu edilen 155.170,00 TL tutarındaki borcun dayanağı hizmetin yerine getirildiğine ilişkin irsaliye veya dayalı tarafından ticari kayıt ya da belge sunulmamış olmakla salt faturaya dayalı olarak hizmetin yerine getirildiğinin tespit edilemediğinin beyan edildiğini, kaydi olarak görünen borçtan davacının sorumlu olmadığı yönündeki bilirkişi tespitlerine katıldıklarını,

netice itibariyle usul ve yasaya uygun olan bilirkişi raporundaki tespitlerin davanın haklılığını teyit ettiğini beyanla davanın reddine ilişkin hükmün kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, icra takibi ve bu takibe konu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davacı şirket defterlerindeki kayıtların düzeltilmesi talebine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı şirket tarafından kendisi adına gerçek bir ticari ilişkiye dayanmaksızın faturalar düzenlendiğini ve fatura bedellerinin tahsil edildiğini, bu durumun TMSF Denetim Daire Başkanlığı'nın 01/04/2009 tarihli raporu ile tespit edildiğini, davacı şirketin çalışan ve yetkililerinin de bu dolandırıcılık eyleminin içerisinde olduklarını, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu beyan ederek şirket defterlerinde kayıtlı olan ve TMSF Denetim Daire Başkanlığı'nın 01/04/2009 tarihli raporunda tespit edilen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve şirket kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş,

Mahkemece verilen ara karar gereği sunduğu 12/08/2009 tarihli dilekçe ile davanın, davalı tarafından düzenlenen faturalara istinaden başlatılan ... sayılı dosyasına konu 199.970 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğunu açıklanmış, davalı taraf davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı temlik alan TMSF vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dosya kapsamından; temlik eden davacı şirket yönünden yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen TMSF Denetim Daire Başkanlığı'nın 01/04/2009 tarihli raporunda, davalı şirket tarafından 24/01/2005 ila 14/03/2005 tarihleri arasında davacı şirket adına düzenlenen toplam 155.510 TL bedelli faturalar ile ilgili olarak "sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme/kullanma fiili" kapsamında Maliye Bakanlığı'na gerekli bildirimlerin yapılmasına karar verildiği,

davacı ve davalı şirket yetkilileri ile TMSF raporunda aynı türden işlem yaptıkları tespit edilen başkaca şirketlerin yetkilileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/17431 soruşturma sayılı dosyası üzerinden nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile 16/04/2010 tarihli iddianamenin düzenlendiği ve İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/162 Esas sayılı dosyasında yargılamanın yapıldığı, Mahkemece 20/12/2013 tarihli, 2010/162 Esas ve 2012/389 Karar sayılı karar ile davalı şirket yetkilisi ... hakkında açılan kamu davasının sanığın vefat etmesi nedeniyle düşürülmesine,

davacı şirket ortak ve yetkilisi ...'ın ise atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın gerekçesinde davacı şirket ile davalı ...

Şirketi arasında hileli işlemler bulunmasına rağmen sanık ...'ın vefatı nedeniyle bu eylemlerle ilgili gerekçe yazılmadığının açıklandığı, kararın Yargıtay 23. CD'nin 13/06/2016 tarihli ilamı ile bozulduğu, Mahkemece 08/03/2017 tarih, 2016/281 Esas ve 2017/64 Karar sayılı karar ile önceki kararda direnildiği, direnme kararının temyiz edildiği ve dosyadan akıbetinin anlaşılamadığı ancak davalı şirket yetkilisi hakkında verilen düşme kararının kesinleştiği, dosya içerisinde ve uyapta İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının tamamının bulunmadığı,

bu nedenle dosya kapsamında alınmış bir bilirkişi raporunun bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, İlk derece mahkemesince davalı şirkete tüm tebligatların TK madde 35 uyarınca yapıldığı, davacı şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirketin bir kısım defterlerini incelemeye sunmadığı ve lehine delil niteliğinin bulunmadığı beyan edilerek davacı şirketin kendi defterlerine göre 2005 yılında kaydedilen işlemler nedeniyle davalıya 155.170 TL borçlu gözüktüğü ve bu kaydın 2012 yılına kadar devam ettiğinin tespit edildiği,

davacı temlik eden vekili tarafından sunulan açıklama ve delil dilekçesi kapsamında ... takip sayılı dosyasının, İstanbul 11. ATM'nin 2009/338 Esas sayılı dosyasının ( davacı şirket yetkilileri hakkında açılmış sorumluluk davası) dosyaya celp edilmediği anlaşılmıştır.

Yapılan bu tespitler ışığında; her ne kadar dava dilekçesinde neticei talep davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve kayıtların düzeltilmesi olarak ileri sürülmüş ise de, açıklama dilekçesine göre davanın İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılmış bir menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davasında da diğer tespit davalarında olduğu gibi hukuki yararın dava şartı olduğu,

bunun için alacaklı hakkında devam eden bir icra takip dosyası ile talep edilen bir alacağın bulunması gerektiği, bu itibarla Mahkemece öncelikle davanın konusunu oluşturan Sarıyer İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak dosyaya celp edilmesi, devam eden bir icra takip dosyası ve takibe konu bir borç olup olmadığının, bu borcun TMSF raporunda tespit edilen faturalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının, daha açık bir ifade ile davacının bu davada hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi,

davalı şirketin tek yetkilisinin vefat etmiş olması karşısında bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden en son sicil kayıtlarının getirtilmesi ile terkin edilip edilmediğinin araştırılması, adresinin bağlı olduğu vergi dairesinden 2005 yılından itibaren dava tarihine kadar sunduğu BA-BS kayıtlarının istenilmesi, az yukarıda açıklanan TMSF raporundaki tespitler ışığında takibe konu edildiği iddia edilen faturalar nedeniyle Maliye Bakanlığı'na yapılan bir ihbar olup olmadığı ve varsa neticesinin araştırılması,

diğer eksiklik deliller de toplandıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Son olarak dosyaya temlik alan TMSF tarafından sunulan 25/12/2009 tarihli Temlik Sözleşmesi'nin Konu başlıklı 2. maddesinin.

"İş bu sözleşmesinin konusu, temellük edenin, temlik eden lehine vermiş olduğu tüm garantörlükler dahil her türlü hukuki nedenden dolayı temlik eden nezdinde doğmuş/doğacak her türlü alacaklarının ödenmesini teminen, temlik edenin temlik borçlusu....

Şti.'den doğmuş ve/veya doğacak alacaklarına ilişkin olarak, dava olarak ikame edilmiş olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/373 Esas sayılı dosyasına konu olan ve davaya dahil edilmeyen tüm alacaklarını ve bu alacaklarla ilgili açılmış ve açılacak bütün takip ve dava dosyalarındaki tüm hak ve alacaklarını, fer'ileri ve teminatları ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 162 ve devamı maddeleri hükümlerine göre, gayrikabili rücu olarak temellük edene devredilmesine ilişkin konuların düzenlenmesini kapsar." şeklinde olduğu, davanın borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olması nazara alındığında temlik eden ...

A.Ş.'nin bu davada davalıya karşı alacaklı değil borçlu sıfatının bulunduğu, buna göre TMSF'ye yapılan temlikin hukuki niteliğinin, gerekirse açıklama yaptırılmak suretiyle, ne olduğu, bu şekilde bir devrin mümkün olup olmadığı ve dolayısıyla davacı sıfatının yani aktif husumetin kime ait olduğunun değerlendirilmesi ve buna göre işlem yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih ve 2014/733 Esas- 2021/340 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/788, K. 2024/1828, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/788
Karar No
2024/1828
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/789 K.2024/1959
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/789 K.2024/772
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/790 K.2024/755
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/790 K.2024/817
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/790 K.2024/622
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/790 K.2024/2039

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.