KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/813 Esas
- Karar no
- 2024/1832 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/421 Esas- 2022/196 Karar
- Tarih
- 01/03/2022
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen 18/07/2018 tarihli Mevduat Rehin Sözleşmesi kapsamında davacı müvekkiline ait ... Bankası Halaskargazi Şubesi ... nolu hesap üzerinden ... numaralı krediye ilişkin 187.250,00 TL ile sınırlı olmak üzere rehin tesis edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapılmaksızın ... İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti ( ...) hesabına üç ayrı bankacılık işlemi ile 01/05/2019 tarihinde 15.530,00 TL, 97.810,00 TL ve 73.910,00 TL olmak üzere toplamda 187.250,00 TL'nin havale edildiğini beyanla müvekkilinin hesabından haksız ve bildirimsiz olarak tahsil edilen 187.250,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava alacak miktarını 173.052,54 TL artırarak 183.052,54 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tamamı haksız ve hukuka aykırı davayı kabul etmediklerini, davacı yanın müvekkili banka ile imzalamış olduğu sözleşmeler kapsamında bankanın kendi alacakları nedeni ile takas, mahsup ve hapis hakkının olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında mevduat rehin sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, taraflar arasındaki mevduat rehin sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkili bankanın, kendisine rehnedilmiş olan mevduat tutarından sözleşme ile belirlenmiş kredi tutarını mahsup edebileceğini,
müvekkili bankanın sözleşme ile tespit edildiği şekilde kendi alacak/riski açısından rehin verilen mevduattan tahsilat yapmasında hukaka aykırı bir durumun olmadığını beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarih 2020/421 Esas- 2022/196 Karar sayılı kararında. "Dava, taraflar arasında imzalanan mevduat rehni sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen kısmın tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında , davalı banka ile dava dışı şirket ... İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti arasında 500.000 USD limitle imzalanan 03.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılacak ... numaralı krediyi teminat altına almak için , davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabında 187.250,00 TL miktarla sınırlı olmak üzere 18.07.2018 tarihinde mevduat rehni sözleşmesi kurulduğu , rehin sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacı hesabında bulunan paranın farklı tarihlerde dava dışı asıl borçlu hesabına aktarıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi nedeni ile mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış uzman bilirkişi tarafından ibraz edilen 22.02.2021 alındı tarihli rapor ile "...davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı ...
İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme kapsamında dava dışı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığını, davalı banka ile davacı arasında kurulan mevduat rehni sözleşmesi ile sadece ... no.lu kredi hesabından doğan borç teminat altına alındığı,
davalı banka işbu ... no.lu kredi borcuna atfen davacı hesabından 4.197,76 TL mahsup işlemi yaptığı, sözkonusu mahsup işlemi dışında kalan diğer 17 kalem virman/mahsup işlemi mevduat rehin sözleşmesine aykırı olduğu düşünüldüğünden toplam 183.052,24 TL (187.250,00 - 4.197,76 ) davacıya iade edilmesinin gerektiği, mahkemece raporun benimsenmesi halinde kademeli işlem tarihlerinden itibaren(23.11.2018. 13.12.2018.
18.12.2018) asıl alacak tutarı 183.052,24 TL'nın 3095 sayılı K'nun 1 m. hükmü uyarınca yıllık 49 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek niteliksiz yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği..." rapor edilmiştir.
Eldeki olayda davacının davalı nezdinde bulunan mevduat hesabını dava dışı kredi borçlusunun kullanacağı ... numaralı krediye teminat oluşturmak için mevduat rehni sözleşmesi ile rehnettiği hesapta bulunun 187.250,00 TL'den 23.11.2018 tarihinde 97.810,00 TL, 13.12.2018 tarihinde 15.530 TL ve 18.12.2018 tarihinde 73.910 TL'nin dava dışı asıl borçlu hesabına davacının bilgisi ve onayı dışında virman yapıldığı , bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere bu paradan 4.197,76 TL'nin teminat altına alınan ... numaralı krediden kaynaklanan borca, bakiye bedelin dava dışı asıl borçlunun diğer borçlarından mahsup edildiği,
taraflar arasında imzalanan mevduat rehni sözleşmesi, davacının genel kredi sözleşmesini imzalamamış olması nedeni ile sözleşme hükümlerinin tarafı yönünden geçerli olmayacağı, davacının sorumluluğunun ... numaralı krediden doğan borçlardan olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın KABULÜ İLE,
183.052,24 TL ' nin 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davacı ile müvekkili banka arasında mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın Halaskargazi Şubesi müşterilerinden olan davacı ile yine aynı şube müşterisi olan dava dışı ... firmasının müvekkili bankadan kullandığı ... numaralı ticari kredi için mezkur Mevduat Rehni Sözleşmesi'nin imzaladığını, sözleşmeye uygun olarak da hesabında 187,250 TL mevduatın blokeye alındığını, sözleşmenin ile rehin verenin (davacı) rehin alan (müvekkil Banka) ile akdedilen Kredi Sözleşmesine (03.12.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi) istinaden müşteri/kredi borçlusu (...
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.) lehine açılan kredi nedeniyle doğan borçların teminatını teşkil etmek üzere rehinli hesapta bulunan mevduatın ve rehinli hesapta her ne suretle olursa olsun alacak geçirilecek meblağların ve rehinli hesaptaki tutarlara işlemiş/işleyecek faizlerin rehin tutarına karşılık gelen kısmını, kredi sözleşmesinin hükümleri gereğince davalı bankaya ilk sırada rehnettiğini.
Buna göre 03.12.2013 tarihinde dava dışı ... ünvanlı şirket ile müvekkili banka arasında 500.000 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinden doğacak borcun, mezkur Mevduat Rehin Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, davacının da bu hususu imzaladığı sözleşme ile bildiğini, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 20. sayfasında da "İşbu Genel Kredi Sözleşmesi bundan önce oluşmuş tüm kredi borçlarımı kapsıyor." seçeneğinin müşteri tarafından seçilmiş durumda olduğunu, ... firmasının ilerleyen zamanlarda kredi ödemelerinde sorunlu hale gelmeye başladığını ve yasal takip öncesi aşama olan idari takip aşamasına geldiğini,
tüm kredilerinin Banka nezdinde bulunan teminatlardan mahsup işlemi ile tahsil edilmeye başlandığını.
Davacı yan her ne kadar ihtilaf konusu mevduatın sadece özgülendiği kredinin tahsilatına mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmekteyse de, dava dışı ... ünvanlı firmanın tüm kredileri (dava konusu 500.000 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi dahil) her halukarda takibe girmiş olduğundan sonucun yine değişmeyeceğini, yani bu mevduatı diğer sorunlu kredilerde borca mahsup etmiş olsa da olmasa da tutar itibariyle Mevduat Rehin Sözleşmesinin teminat altına aldığı mezkur Genel Kredi Sözleşmesi'nin zaten tutar itibariyle davacının rehnettiği tutarın çok üzerinde olduğundan tüm tutarın zaten bu krediye mahsup edilebileceğini, bu kapsamda;
kredi müşterisinin ödemek zorunda kalacağı bu tutarı davacı hesabından, Mevduat Rehin Sözleşmesinin izin verdiği tutarda tahsil edeceğinin kabul edilmesi gerektiğini.
Taraflar arasındaki mevduat rehin sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkili bankanın, kendisine rehnedilmiş olan mevduat tutarından sözleşme ile belirlenmiş kredi tutarını mahsup edebileceğini, Mevduat Rehni Sözleşmesi'nin "Rehnin Paraya Çevrilmesi" başlıklı 4. maddesinde; ''Taraflar, Kredi Sözleşmesinde belirtilen temerrüt hallerinden birisinin gerçekleşmesi üzerine,
teminat altına alınmış borçların muacceliyet kesbedeceği rehin alanın teminat altına alınmış borçlardan kaynaklanan alacaklarını, her hangi bir hukuki takip işlemine veya İcra ve İflas Kanununun menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluna başvurmaksızın işbu rehnin, rehin alan tarafından doğrudan doğruya veya piyasa rayici üzerinden piyasada paraya çevrilmesinden edinilecek tutarlardan tahsil edeceği konusunda mutabık kalmışlardır.'' denildiğini.
Müvekkili bankanın yasa ve sözleşmeye uygun olarak rehin verenin, rehin verdiği miktarla sınırlı olmak üzere bu tahsilatı her zaman yapabileceğini, bu durum karşısında; müvekkili bankanın kendi risk ve alacakları açısından rehin verenin rehinli hesabı üzerinde yasa ve sözleşmeden kaynaklanan takas, mahsup ve hapis hakkı olduğu gibi bu hususun, taraflar arasındaki Mevduat Rehin Sözleşmesi uyarınca Bankaya tanınmış bir hak olduğunu, dolayısıyla müvekkili bankanın, sözleşme ile tespit edildiği şekilde kendi alacak/riski açısından rehin verilen mevduattan tahsilat yapmasında hukuka aykırı bir durum olmadığını.
Bu aşamada davacı hesabından ... firmasının farklı diğer kredilerine de mahsup işlemi yapılmış olmasının nedeninin, tahsilat ve mahsup tarihinde firmanın kredi borcunun dava konusu mevduat rehin sözleşmesi ile düzenlenmiş tutarın çok çok üstünde olması olduğunu, her halukarda dava konusu yapılan tutarın bu krediye mahsup edileceğini ve sonucun değişmeyeceğini, dolayısıyla kredi müşterisinin ödemek zorunda kalacağı bu tutarı davalı bankanın davacı hesabından Mevduat Rehin Sözleşmesinin izin verdiği tutar dahilinde tahsil etmesinin hem sözleşmeye hem yasaya uygun olduğunu, müvekkili bankanın,
kendisine rehnedilmiş olan mevduat tutarından sözleşme ile belirlenmiş tutar dahilinde kredi borcunu mahsup edebileceğini beyanla İlk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan mevduat rehin sözleşmesine aykırı olarak yapıldığı iddia olunan havale işlemlerine konu bedellerin faizi ile iadesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı banka ile, dava dışı ... İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti.'nin davalı bankadan kullandığı ... nolu kredinin teminatını teşkil etmek üzere ... nolu hesabındaki 187.250 TL'nin rehnedilmesi konusunda mevduat rehin sözleşmesi imzaladığını, davalı banka tarafından anılan hesaptan üç ayrı işlem ile toplam 187.250 TL'nin adı geçen şirket hesabına havale edildiğini, bu işlemler ile ilgili olarak kendisine herhangi bir bilgi verilmediğini ve onayının alınmadığını, yapılan havale işlemlerinin haksız olduğunu beyan ederek 187.250 TL'nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf, dava dışı ...
İç ve Dış Tic. Ltd.
Şti. ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında anılan şirketin kullandığı ... numaralı kredi yönünden davacı ile mevduat rehin sözleşmesi imzalandığını, rehnin genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin teminatını teşkil ettiğini, dava dışı şirketin bütün kredi hesapları yönünden idari takibe geçildiğini ve toplam borcun rehin tutarından fazla olduğunu, yapılan işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında imzalanan 18/07/2018 tarihli Mevduat Rehin Sözleşmesi ile davacıya ait davalı banka nezdinde bulunan hesaptaki 187.250 TL'nin, dava dışı ...
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan 03/12/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandığı ... nolu ticari kredinin teminatı olmak üzere rehnedilmesinin kabul edildiği, davalı bankanın iddia ettiği gibi sözleşme ile dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı veya kullanacağı tüm kredilerin rehnin kapsamında olmadığı,
davalı bankanın sözleşme gereği yalnızca bu kredi yönünden genel kredi sözleşmesindeki temerrüt hükümlerinin gerçekleşmesi halinde alacağını herhangi bir takip yapmaksızın tahsil edebileceği, davalı banka tarafından anılan ticari kredi yönünden dava dışı şirketin temerrüde düştüğü, hesabın kat edildiğine dair bir iddia ve delilin sunulmadığı, tahsilatların çok büyük bir kısmının da, Mahkemece de kabul edildiği üzere bu kredi borcu için değil dava dışı şirketin diğer kredi borçları için yapıldığı, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu,
sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının tarafı olmadığı genel kredi sözleşmesinden doğan tüm borçlardan rehin veren olarak genel bir sorumluluğunun bulunmadığı, yalnızca imzaladığı rehin sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, bu minvalde Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,
davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/813, K. 2024/1832, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama