KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/814
- Karar no
- 2024/1985
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2022
- Numarası
- 2021/203 E. - 2022/170 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra takibine yasal süresi içerisinde İstanbul 22. İcra Hukuk mahkemesi'nin 2020/592 E. sayılı dosyası üzerinden takibe, borca ve takibin tüm ferilerine itiraz edilmiş ise de itirazlarının sınırlı yetkisi bulunan merci tarafından reddi ile takibin devamına karar verildiğini, takip konusu sene üzerinde 250 Bin Türk Lirası değerinde imzalı pulun olduğunun görüldüğünü, bu hususun açıkça müvekkilinin 2005 yılı öncesinde zilyetinden çıkan senedin davalı tarafından doldurulmuş ve devamla haksız ve kötüniyetli olarak icraya konduğunu,
müvekkilinin takibe konu senedi doldurmadığını takibe konu senetten dolayı davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu tarafın, takibe dayanak senetteki imzaya inkar etmemekle birlikte borç ilişkisi sona erdiğinden müvekkiline borçlu olmadığını iddia ettiğini, borcun ödendiği iddiasını ispatlayacak delil sunulmadığını, senedin üzerinde yazılı tanzim tarihinden de anlaşılacağı üzere senedin zamanaşımına uğramadığını, senet üzerinde pul olmasının senedin zamanaşımına uğradığını ispat etmediğini, pulun, kambiyo senetlerinin esaslı unsurlarından olmayıp senet üzerinde bulunup bulunmamasının kambiyo senedin geçerliliğini etkilemediğini,
açık bono düzenlenmesinin hukuka ve yasaya uygun olup senet üzerinde yazılı tanzim tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında olan davacının, işbu iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacının açık bono verdiğini ikrar ettiğinden, davacı borçlunun kendi rızasıyla takip konusu senedi daha sonra doldurulmak üzere karşı tarafa verdiğini sonuç olarak, davanın reddine, davacının alacağının %20'sinden az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesindeki açıklamaları tekrarla mahkemece delil değerlendirmesi gerçekleştirilmeden, itirazları incelenmeden gerekçe belirtilmeksizin davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin senedi davalının babası ile borç alacak ilişkisi nedeniyle teminat olarak davalının babasına 2005 yılı öncesinde verdiğini, aralarında borç alacak ilişkisi sona erdiğini, davalının babası vefat ettiğini, senedin bulunamadığı söylenerek taraflarına verilmediğini, davalının eline geçen senedin e kötü niyetli olarak davalı tarafından doldurularak icra takibine konu edildiğini,
senetteki imza müvekkiline ait olmasına rağmen senedin 15 yılı aşkın süre sonra davalı tarafından doldurularak icraya konu edilmesindeki amacın davalının kötü ekonomik durumundan kurtulma çabası olduğunu, 2003 ten sonra senetlerde pul bulundurma zorunluluğunun ortadan kaldırıldığını, bu hususlar icra takibine konu edilen senedin 2003 yılından önce davalı yanın babasına verildiğini ispatlar nitelikte olduğunu, senet 10 yıllık zaman aşımı süresini de doldurduğunu, tahsil kabiliyetini kaybettiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki ve alacak-borç ilişkisi bulunmadığını,
kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.
İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında bono düzenlenme tarihine yönelik maddi bir hata yapılmadığını, mahkeme kararın bazı yerlerinde senedin tanzim tarihi 01/12/2019 olarak belirttiğini, davacının iddia ettiği 12/09/2013 tarihi ise mahkemenin yer verdiği emsal Yargıtay kararında geçtiğini, davadaki bononun değil Yargıtay kararına konu bononun tanzim tarihi olduğunu, davacı tarafın anılan istinaf gerekçesi afaki olduğundan Mahkemece davacının iddia,
itiraz ve delilleri usule ve hukuka uygun bir şekilde değerlendirilerek ve gerekçelendirilerek yerinde bir karar tesis edildiğinden davacının diğer istinaf nedenleri de yerinde olmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu senet üzerinde 250 Bin Türk Lirası değerinde imzalı pulun olduğunu bununda 2005 yılı öncesinde zilyetinden çıkan senedin davalı tarafından doldurup kötüniyetli olarak icraya konulduğunu gösterdiğini, senet üzerinde yazılan 01/12/2019 tanzim tarihinde müvekkilinin takibe konu senedi doldurmadığını, senetteki ödeme günü, senet bedeli, alacaklı hanesi, düzenleme tarihi, düzenleme yerinin davalı tarafından doldurulduğunu, takibe konu senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığını beyanla menfi tespit talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklı davalı tarafından borçlu davacı aleyhine 242.000,00TL asıl alacak olmak üzere toplam 252.845,25 TL nin tahsili için 24/06/2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı , takip dayanağı senedin 01/12/2019 tanzim, 05/03/2020 vade tarihli 242.000 TL bedelli keşidecisi davacı lehtarı davalı bono olduğu görülmektedir.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır .Fakat, menfi tespit davasını açan davacı ( borçlu ), davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.
Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya ( borçluya ) düşer. Bunun gibi, davacı ( borçlu ), davalının iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ( Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372 ). Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir.
Bedelsizlik iddiası, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 687. maddesi anlamında bir kişisel def'i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir ve yazılı delil ile ispatı gerektirir. TTK'nın 776. Maddesinde, bononun zorunlu unsurları gösterilmiş, tanzim tarihi bonoda bulunması zorunlu unsurlardandır. Öte yandan, bonoda tanzim tarihinin bulunması zorunlu unsur olmakla birlikte bu tarihin gerçeğe uygun olması zorunluluğu yoktur.
Gerçekte tanzim edildiği tarihten önceki veya sonraki bir tarihi içeren bono da geçerlidir. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını koruyacaktır.
Zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 778/2-f maddesi yollaması ile, bonolarda da uygulanması gereken aynı kanunun 680.maddesi uyarınca bononun açığa senet şeklinde düzenlenmesi, işleme konulmadan önce zorunlu unsurlarının tamamlanabilmesi mümkündür.
Bu nedenle imzası inkar edilmeyen bonoların diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması senedin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz .( Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/7704 - 2022/14143 Sayılı Kararı).Somut olayda, dava konusu senedin davacı keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılarak davalı alacaklıya verildiği, üzerinde 01/12/2019 şeklinde düzenleme tarihinin yazılı olduğu, takibe konu 01/12/2019 tanzim, 05/03/2020 vade tarihli 242.000 TL bedelli senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu,
yine bedelsiz olduğu iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı, davacının imzayı inkar etmediği, davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
28/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/814, K. 2024/1985, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama