KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/984 Esas
- Karar no
- 2024/2038 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2018/178 Esas- 2020/347 Karar
- Tarih
- 08/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Karar Metni
4.224 kelime·21 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalısı ...
A.Ş.'nin İngiltere'de mukim ....'ye 27 Nisan 2016 tarihli ... no.lu fatura tahtında 34.632,00 Euro kargılığında 3 adet elektrik trafosu sattığını, işbu trafoların Türkiye'den İngiltere'ye denizyolu ile taşınması için ise davalı taraf ile anlaşıldığını, davalı tarafa eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilen yağlı tip trafolardan iki tanesinin davalı tarafın sorumluluğunda gerçekleştirilen deniz taşımasının akabinde İngiltere'de mukim alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, dava konusu deniz taşıması esnasında meydana gelen zararın ... no.lu ...
Poliçe kapsamında kalması sebebiyle, dava dışı sigortalısına 17,898.80 Euro tutarında sigorta tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, buna ek olarak davalı tarafın kusuru nedeniyle 7.685.46 TL tutarında ekspertiz ücreti ödemek zorunda kaldığını, alacağın tahsili amacıyla ilk olarak ... sayılı dosyası tahtında 12 Mayıs 2017 tarihinde davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ancak bu süre zarfında davalı tarafın şirket merkezini Beykoz'dan Kağıthane'ye taşımış olması sebebiyle tarafınca ... icra dosyasının yetkili olan İstanbul İcra Müdürlüklerine gönderilmesinin talep edildiğini,
... sayılı dosyası tahtında davalıya tekrar ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafın 21 Aralık 2017 tarihinde işhu ödeme emrine itirazda bulunması neticesinde takibin durduğunu beyanla ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzeıe icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Zamaaşımı süresi dolduğundan davanın ikamesinin mümkün olmadığını, TTK hükümleri uyarınca davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerde bulunmasının mümkün olmadığını, varış limanına eşyanın hasarlı geldiğini düşünen gönderilenin durumu bildirmesi, sigortacının ise eksper tayin ederek eşyadaki hasarın rapor edilmesini istemesi, raporun alınmasından sonra gönderilen ile sigortacı arasında yapılan görüşmeler sonucunda gönderilenin zararının ödenmesi, gönderilenin haklarına halef olan eşya sigortacısının eşyanın hasara uğraması sebebiyle taşıyanın tazminat ödemesini talep etmesi,
bu talebi alan taşıyanın kendi sigortasına başvurması gerektiğini, alıcının haklarına halef olan sigortacının gönderilene yaptığı tazminat bedeline ilişkin ödeme makbuzu tarafına gönderilmediği için sigorta şirketinin ne tarihte ödeme yaptığını, dolayısıyla davayı ödeme tarihinden itibaren günlük sürede açıp açmadığını bilemediği için bu husustaki itiraz hakkı saklı kalmak sureliyle sigorta şirketinin gönderilene ödeme yaptığı makbuzun tarihinin davacı sigorta şirketince dosyaya sunulmasını talep ettiğini, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde emtia sevk tarihinin 29/04/2016, emtia varış tarihinin ise 12/05/2016 olduğunu,
davaya konu taşımada taşıma işi yapıldıktan sonra emtianın hasarlı olduğu ihbarının taşıyıcı şirkete yasal sürede yapılmadığını, dava konusu taşıma işinin ... koşullu olarak yapıldığını, belirtilen noktada teslim (...) klozunun, malların, taşıma vasıtasınca boşaltılmak üzere belirlenen belirli bir noktada alıcıya sağlanması (teslim edilmesi) anlamına geldiğini, ...'ın daha önce ..., ... ve ...'nun yerini aldığını, ... kuralının seçilen taşıma türü (Denizyolu, havayolu, demiryolu, karayolu) ne olursa olsun, birden fazla türü de dahil olmak üzere kullanılabildiğini,
belirlenen yerde teslim kuralının satıcının malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakmakla teslim ettiğini ifade ettiğini, malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafların satıcıya ait olduğunu, hasarın hangi esnada meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, kendi sorumluluğunda meydana gelip gelmediği hususunun ispatlanamadığını, Sehneider yetkilileri ile 17/05/2016 tarihinde yapılan yazışmalardan da anlaşılacağı üzere konteynerlerin açılmamış olduğu bilgisinin verilmesine rağmen gelen fotoğraflardan konteynerin açıldığının görüldüğünü,
hasardan sorumluluğu kabul edilse bile bu husustaki sorumluluğun sınırlı sorumluluk olduğunu, TTK hükümlerine göre taşımacının hasardan sorumlu bulunduğunun ispatı halinde sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu sınırlandırma hakkının yer aldığını, bu hükümler gereği sorumluluğunun kabulü halinde sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ekspertiz raporu tek taraflı bir rapor olup ispata muhtaç olduğunu,
keza muhbir eksper tarafından raporda "kanaatimizi destekler nitelikte herhangi bir tespit tutanağı ya da benzer herhangi bir belge mevcut değildir," diyerek kendisine kusur atfedilmesini ispatlanamayan bir durum olduğunu beyanla davanın reddine, davacı yan aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih 2018/178 Esas- 2020/347 Karar sayılı kararında;"....Dava TTK 1472 maddesi gereğince halefiyete istinaden açılmış olmakla. Dosyada bulunan ve dava dışı satıcı ...
AŞ tarafından, dava dışı alıcı İngiltere'de yerleşik ...Ltd adına düzenlenen 27/04/2016 tarih ve ... numaralı faturadan, dava dışı satıcının dava konusu 3 adet yağlı tip dağıtım transformatörü emtiasını, toplam 34.632.00 Euro bedel üzerinden. ... teslim şekli ile sattığı anlaşılmakladır.
Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; ... tipi teslim şeklinde, emtianın alıcı ve satıcı tarafından belirlenmiş olan teslim yerinde boşaltma için hazır durumda nakliye aracının üzerinde alıcı emrine bırakılması ile teslim gerçekleşir. ... tipi teslim şeklinde, belirlenen teslim yerinde malın alıcı emrine bırakılmasına kadar yapılan tüm masraflar ve riskler satıcıya aittir.
Buna karşılık belirlenen yerde- malın teslim alınmasından sonra yapılacak tüm gümrük işlemleri, masrafları, gümrükle doğan vergi, resim, harçlar ise alıcıya aittir... tipi teslim şeklinde, malların kararlaştırılan teslim yerinde teslimine kadar malla ilgili bütün masraflar ve riskler satıcıya ait olduğundan hasar ancak teslimden sonra alıcıya geçmektedir. Bu çerçevede taşıma sırasında hasar dava dışı sigortalı satıcıya ait olııp, dava dışı satıcı ...
Türkiye'nin dava konusu yük bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu sonucuna varılmıştır. Dosyaya sunulan ... numaralı 01/01/2016 başlangıç 01/01/2017 bitiş tarihli nakliyat emtia blok sigorta poliçesinden ... Türkiye'ye ait "bütün malların" "tüm dünya kapsamında" "kara deniz hava ve içsular taşımalarının" davacı tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına alındığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu çerçeve sözleşmeye dayanılarak düzenlenen dava konusu somut taşımaya ilişkin kati poliçe dosyaya sunulmamıştır.
Dosyada bulunan 18.10.2016 tarih ve ... numaralı nakliyat hasar ekspertiz raporunda da "söz konusu sevkiyat ile ilgili bir sefer poliçesinin tanzim edilmemiş olduğu" bilgisi yer almaktadır Taraflar sigorta teminatının işlerlik kazanmasını her bir somut taşımaya ilişkin olarak yapılacak bildirimi takiben kati poliçe düzenlenmesi şartına bağlayabilirse de bu zorunlu değildir.
Abonman blok poliçesinde aksi yönde bir şarta rastlanmadığından dava konusu taşımanın sigorta himayesi kapsamında bulunduğu sonucuna varılmıştır.Dosyaya sunulan Blok Abonman Poliçesi Hasar Tazminat Makbuzu ve İbranamesi başlıklı belgede, dava dışı sigortalı, dava konusu yük hasarına ilişkin olarak davacı sigortacı tarafından "17.898,80 Euro tazminatın nakden ve tamamen ödendiğini beyan etmişse de ayın belge üzerinde yer aları "Ödemenin havale yoluyla yapılması isteniyorsa" doldurulması gereken bölüme el yazısı ile sigortalıya ait banka hesap bilgilerinin yazılmasından belgenin henüz ödeme gerçeklemeden düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Ancak dosyada bulunan "İşlem Detayı" başlıklı belgeden, davacı sigortacının dava dışı sigortalısına 16/01/2017 tarihinde 17.898,80 Euro ödediği görülmüştür.
Yukarıda içerikleri açıklanmış bulunan belgeler çerçevesinde davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği; dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK 1472maddesi gereğince halef olduğu ve bu hali ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan ve davalı ... tarafından dava konusu taşımaya ilişkin olarak dava dışı satıcı "yükleten. Türkiye" adına düzenlenmiş olan 06/05/2016 tarihli navlun faturasında toplam bedel 10.068.00 Euro olarak gösterilmiştir. TTK 921 maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışa taşıma işlen komisyoncusu taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahiptir.
Ayrıca Yargıtay çeşitli kararlarında navlun faturası düzenlenmiş olması hâlinde, faltrayı düzenleyenin taşıyan sayılacağına hükmetmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalının TTK 921 maddesi uyarınca taşıyanın hak ve yükümlüklerine sahip olduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.Dosyada bulunan ve dava dışı ....(kısaca "...") tarafından düzenlenmiş olan 02/05/2016 tarih ve ... numaralı konişmentoda, yükleten "...": gönderilen "....", ihbar adresi "...": yükün tanımı toplam "6x40s IK' konteyner içerisinde 47 adet (Net: 122 770.00 kg.
Brüt: 125,860.00 kg) ..." gemi adı " ...": yükleme limanı "...": boşaltma limanı "...-..." teslim yeri (yalnızca kombine taşımalarda) "..." olarak gösterilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; söz konusu konşimentoda "teslim yeri (yalnızca kombine taşımalarda)" kutucuğu doldurulmuş olup, teslim yeri "..." olarak gösterilmiştir.
Konşimentoda ayrıca "..." kaydı buluhmakla bu kayıt gereğince eşya varma yerinde gönderilenin deposunda teslim edilecektir.Bu çerçevede dava konusu yükün ... Limanından ...
Limanı'na deniz yoluyla ve oradan ...'e (konişmentoda yer alan adres bilgilerinden anlaşıldığı kadarıyla gönderilen ...'nin deposuna) kara yolu ile iç taşımasının ... tarafından üstlenildiği; davalı ...'nin söz konusu taşıma bakımından TTK 1191/1 uyarınca fiili taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı adamlarının fiil ve ihmallerinden sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
TTK 1178/1 maddesi uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TT K 1178/2 uyarınca taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.
TTK 1170/1 uyarınca ise taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü taşıyana aittir. Daha açık bir anlatımla, ispat yükü kural olarak taşıyanın üzerinde olup, taşıyan zarar sebebini açıklığa kavuşturmak ve kusursuzluğunu ortaya koymak durumundadır.
TTK 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır, Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir.
İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK l185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır.Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenmişse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
Ancak bu karinenin aksinin ispatı mümkündür. Dosya içeriğinde hasarın TTK 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. Ancak dosya içeriğinde bulunan.
16/05/2016 tarihinde davalı taşıyan yetkilisi ... tarafından, dava dışı sigortalı yetkilisi ...' e hitaben yazılan e-posta ile; "... konu konteyner ile ilgili yurtdışından gelen bilgiye göre yağ sızıntısı olduğu bildirilmektedir ve konteynerin boşaltılması güvenli görülmediği için boşaltma işlemine izin verilmemekteymiş.... Size alıcınızdan bu konuda gelen bir bilgi var mı?" şeklinde durum davacı sigortalısına iletilmiştir.
DOsyaya sunulan tüm e-posta yazışmalarından, taşıyan tarafından dava dışı yükletene konleynerin açıldığı bilgisinin iletildiği; konteyner içeriğinin fotoğraflarının da yine taşıyan tarafından yükletene gönderildiği; bu fotoğraflar arasında konteynerin içindeki emtianın fotoğraflarının da yer aldığı anlaşılmaktadır.
İçeriği açıklanmış olan yazışmalardan hasarın taşıyan tarafından yükletene bildirildiği anlaşılmakla, bu çerçevede artık zararın taşıyana süresinde ve usulüne uygun olarak bildirilmemiş olduğundan bahisle TTK 1185/4 uyarınca taşıyan lehine ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz etmenin mümkün olmayacağı kanaatine varılmıştır. Zira dava konusu uyuşmazlıkla zarardan, önce taşıyan haberdar olmuş ve durum hakkında yükletene bilgi vermiştir.
Dolayısıyla bu çerçevede artık zararı bildirim yükümlülüğü, bunun ihlali ve ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olmamaktadır.
Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde ispat yükünün TTK 1179/1 deki genel kural uyarınca taşıyanın üzerinde olduğu, sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyanın kusursuzluğunu ortaya koymasının gerekliği kabul olunmuştur.Uluslararası konteyner taşımacılığında tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "..."na kaydedilmektedir.
Ancak dava konusu olayda trafo emtiasının taşındığı konteynerin dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemide düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmamıştır.
Dolayısıyla dosyada alınan bilirkişi raporunada varılan kanaate göre dosyada bulunan belge ve bilgiler çerçevesinde yükteki hasarın konteynerin elverişsizliğinden kaynaklandığını söylemek mümkün değildir.Dava konusu konşimentoda "..., ..,..." kaydı bulunmakla, bu kayıt bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, malların konteynerlere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartımı ve sayımı işlemelerinin yükleten tarafından gerçekleştirildiği anlamını taşımaktadır.
Uygulamada deniz taşıması esnasında deniz tehlikelerine karşı emtiaların konteyner içerisinde kaymasını önlemek için yüklemeden hemen sonra yükün konteyner içerisinde sabitlenmesi gerekmektedir ve bu işin yukarıdaki kaydı taşıyan taşımalarda yükleten tarafından yapılması gerekmektedir. Zira kapalı bir kutu görünümünde ve kapıları mühürlü olan konteynerlerin taşıma sırasında açılması da mümkün olmadığından teslim alındığı gibi nakil ve teslim edilir.
Bu nedenle de gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususlarının gemi kaptanı tarafından kontrol edilmesi mümkün değildir.Davaya konu konşimentoda ayrıca ".../..." kaydı bulunmakla, bu kayıt bir konteyner içerisindeki tüm yükün aynı yük sahibine yahut alıcıya ait olduğunu ifade eden bir kayıttır.Dosyaya sunulan eksper raporlarında davaya konu olan "..." numaralı konteynerin ... te aktarma adresinde tahliyeye tabii tutulduğu, bu tahliye esnasında konteynerde delik tespit edildiği, bunun üzerine konteynerden tahliyenin durdurularak 2 trafonun konteyner içerisinde bırakıldığı ve bu şekilde konteynerin sevkine devam edildiğinin tespit edildiği,
konteynerin ... teki tahliye işlemleri esnasında prosedürler doğrultusunda davaya konu 2 trafonun bağlama kayışlarının çözülmüş, gevşetilmiş olabileceği ve yeniden sabitleme/sağlamlaştırma yapılmadan 2 trafonun konteyner ile birlikte sevkine devam etmiş olabileceği, yeterince emniyetli şekilde bağlı olmayan 2 trafonun yol koşullarına bağlı olarak devrilmesi, kayması ile birlikte birbirine ve konteyner duvarlarına çarpması sonucu hasarın oluşmuş olabileceği kanaati bildirilmiştir.
Bu belgeler kapsamında bilirkişi raporunda olayın muhtemelen ... teki tahliye sırasında yükün sabitlenmesinin çözülmüş ve yükün yeniden sabitlenmemiş olması nedeniyle ... ten sonraki karayolu taşıması sırasında davaya konu transformatörlerin birbirine çarpması le meydana geldiği görüşü bildirilmiştir.
Buna göre, dava dışı alıcının adresine yapılacak iç karayolu taşımasının taşıyanın sorumluluğunda olduğu dosya kapsamında bilirkişilerce belirtilmişse de bu yönde dosyada kesin ve inandırıcı bir delil esasen bulunmamaktadır. ... teki tahliyeyi, yükün sabitlemesi ve çözülmesini kimin yaptığı dolayısıyla yükün yeniden sabitlemesini ihmal eden kişinin kimin yardımcı şahsı olduğu dosya içeriğinden ve eksper raporlarından tespit edilememektedir.Dosyada alınan teknik bilirkişi raporu ile,
özellikle eskper raporlarında da zarar sebebinin ancak muhtemel olarak ortaya konulmuş olması karşısında, dava konusu hasarın tam olarak ne zaman ve ne şekilde meydana geldiğinin belirlenemeyeceği mahkemenin de kabulünde olmakla, zararın kendi kusurundan ve eylemlerinden kaynaklanmadığını ispat yükü üzerinde bulunan davalı taşıyanın bu doğrultuda dosyaya somut ve inandırıcı bir delil bildirmemiş olması karşısında; dava konusu yük zararından davalı taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir.Bu noktada TTK 1186 maddesi gereğince davalının sorumluluğunun sınırı olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
Taşınan eşyanın değeri deniz taşıma senedine yazılmamış olduğundan tazminat hesabında TTK 1186 maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinin davaya konu uyuşmazlık bakımından uygulanması gerektiği mahkemece kabul olunmuştur. Bu doğrultuda; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; eşyanın ağırlığı dikkate alınarak yapılan hesaplama daha yüksek bir üst sınır teşkil ettiğinden bu hesaplama esas alınmıştır.
Bu doğrultuda yapılan hesaplama ile (6.091,42 kg x 2 ÖÇH =12.182,85SDR) uyarınca dava konusu olayda taşıyanın sorumluluğunun üst sınırı 12.182,85 SDR dir.
Takip tarihi olan 12/05/2017 tarihindeki SDR kuru üzerinden 12.182,85 SDR nin 59.705,7112 TL ye tekabül ettiği, davacı sigorta şirketinin ödemesinin ve talebinin EURO cinsinden olması nedeniyle, takip tarihi itibarı ile EURO kuru 3,9102 TL olmakla mahkemece yapılan hesaplama doğrultusunda davacı tarafından talep olunabilecek tazminat miktarı ( 59.705,7112 TL /3,9102 TL =15.269,22 EURO)15.269,22 EURO asıl alacak ve sigorta tazminatının davacı sigortalısına ödeme tarihi olan 16/01/2017 tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak 271,75 EURO olarak kabul edilmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak likit ve belirlenebilir kabul edilmediğinden İİK 67 maddesi gereğince şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı ve davacının kötüniyeti ispat olunamadığından kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,''Davanın kısmen kabulü ile;
... sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline takibin 15.269,22 EURO asıl alacak ve 271,75 EURO işlemiş faiz bakımından devamına asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça TTK ve CMR'de belirtilmiş olan ihbar sürelerine uyulmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, ilgili taşıma neticesinde meydana geldiği iddia edilen hasardan taşıyıcıyı sorumlu tutmak için Türk Ticaret Kanunu uyarınca belirli şekil şartları konulduğunu, bunlardan en önemlisinin zıya veya hasarın taşıyıcıya bildirilmesi şartı olduğunu, ilgili durumun TTK'nın 1185. maddesinde düzenlendiğini,
müvekkili şirketin dava konusu olaydan icra takibi ile haberdar olduğunu;TTK ilgili maddesi uyarınca zıya veya hasarın varlığı halinde bu durum taşıyıcıya gönderilenin teslimi anında derhal bildirilmesi gerektiğini, eğer hasar haricen belli değilse ilgili bildirimin gönderilene teslim tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak 3 gün içinde yapılması gerektiğini, aksi takdirde taşınan emtianın taşıma senedinde belirtildiği gibi teslim edildiğinin kabul edileceğini, davaya konu olayda ... firma ...
A.Ş.'ye yapılmış herhangi bir zıya/hasar bildirimi bulunmadığını, davacı yanın sunmuş olduğu deliller detaylı incelendiği takdirde işbu durum ile alakalı haklılığın ortaya çıkacağını.
Bilirkişi raporunda oluşmuş olan zararlardan önce taşıyanın haberdar olduğu iddia edilmiş ise de buna dayanak olabilecek somut bir delilin dosyada olmadığını, dayanak olarak taraflar arasındaki mail yazışmaları gösterilmiş ise de ilgili mail yazışmalarının hangi firma sorumluları arasında ve hangi tarihlerde yapıldığının detaylı olarak incelenmediğini, zarardan önce taşıyanın haberdar olduğuna karar kılınması eksik inceleme sonucu alınmış olan bir karar olup ilgili davayı temelden etkileyecek işbu kararın Dairemizce detaylı incelenmesini talep ettiklerini.
Müvekkili ...
Hava ve Deniz Taşımacılığı dünyanın önde gelen lojistik firmalarından olup, ticari işin doğası gereğince zıya/hasar durumları sürekli olarak yaşanmakta olup ilgili bildirimlerin süresi içerisinde yapıldığı ve ...'nin sorumluluğun olduğu durumlarda müşterilerin zararlarının tazmin edildiğini, davaya konu olayda yapılacak incelemeler sonucunda anlaşılacağı üzere, hasar bildiriminin kendileri tarafına kanunlar ve uluslararası konvansiyonlarda belirlenen sürelere uygun biçimde yapılmadığını, işbu sebeple zıya/hasarın tazmini talebi konusunda TTK ilgili hükümleri ve ...
Konvansiyonu hükümleri gereğince bildirim sürelerine uyulmaması nedeniyle ilgili zıyadan herhangi bir sorumluluğu kabul etmediklerini, işbu doğrultuda müvekkiline yasal süre içerisinde herhangi bir bildirim yapılmadığı için davanın reddini talep ettiklerini;Dosyaya sunulan belgelerden görüleceği üzere satılan emtianın ...Limanı (Kocaeli/TR) - ...
Limanı (İngiltere)'na deniz yolu ile taşıması, ardından ... kentine kara yolu taşımasının, müvekkili şirket tarafından organize edilmesinin kararlaştırıldığını ve taşıma işinin kusursuz gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddiasının müvekkili şirketin üstlendiği işbu taşıma işinde hasar/zıya meydana geldiği yönünde olduğunu ancak hasarın taşıma sırasında olup olmadığı veya taşımanın hangi aşamasında, hangi neden ile oluştuğunun dosya kapsamında sabit olmadığını.
Mahkemenin gerekçeli kararında davanın; ''Dosyada alınan teknik bilirkişi raporu ile, özellikle eskper raporlarında da zarar sebebinin ancak muhtemel olarak ortaya konulmuş olması karşısında, dava konusu hasarın tam olarak ne zaman ve ne şekilde meydana geldiğinin belirlenemeyeceği mahkemenin de kabulünde olmakla, zararın kendi kusurundan ve eylemlerinden kaynaklanmadığını ispat yükü üzerinde bulunan davalı taşıyanın bu doğrultuda dosyaya somut ve inandırıcı bir delil bildirmemiş olması karşısında;
dava konusu yük zararından davalı taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir.'' gerekçesi ile kabul edildiğini, işbu doğrultuda hasarın müvekkili şirketin sorumluluğunun doğabileceği deniz taşıması sırasında oluştuğuna dair dosyada herhangi bir somut belge veya bilgi bulunmadığını, hasarın kendi sorumluluğunda doğmadığının ispat yükünün müvekkili şirket üzerinde olduğu belirtilmiş ise de, bunun kabul edilebilir bir gerekçe olmadığını, ispat yükünün hasarın kendilerinin sorumluluğunda oluştuğunu iddia eden davacı tarafa ait olduğunu, işbu sebeplerle,
iddiasını somut delillere dayandıramayan davacının davasının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi yönünde karar verilmesini talep ettiklerini.
Dosya içeriğindeki hasara ilişkin fotoğraflar ve bilirkişi raporlarından açıkça anlaşılacağı üzere hasarın, taşınan yüklerin konteyner içerisinde destek noktalarının kopması sonucu yerinden kayması sebepli oluştuğunu, 6 adet konteyner içerisindeki 2 adet ürünün bu şekilde hasara uğradığını, dosya içeriğinden anlaşılacağı ve İlk derece mahkemesinin de kabul etmiş olduğu üzere, ilgili taşımanın özellikleri gereği yükleme ve istifleme işlemlerinin göndericinin sorumluluğunda olduğunu, ilgili taşımanın ... koşullu olarak gerçekleştirildiğini,
bu sebeple iddia edilen hasara ilişkin müvekkili şirkete izafe edilecek bir kusur ve hasar sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirkete verilen talimat gereği mallar gerekli önlemler alınacak şekilde taşınmış olup, 6 konteyner'ın 4'ünde herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını, davalı müvekkilinin en yüksek özeni göstermekle, talep edilen şekilde ve tarihte taşımayı sorunsuz olarak gerçekleştiğini.
Hasarın davalı şirket kusurundan kaynaklandığı ispat edilemediği gibi taşıma sırasında meydana gelmiş olmasının müvekkili şirketin sorumluluğu için tek başına yeterli olmadığını, TTK gereği yetersiz ambalajlama ve istifleme sebebiyle oluşan hasarlarda taşıyanın sorumluluğunun ortadan kalktığının açıkça belirtildiğini, konşimentoda da özel risk kaydı mevcut olduğunu.
Dava konusu zararın, davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinde öngörülen teminat kapsamında olup olmadığı hususunun tartışmalı olduğunu, bu yönüyle davacı tarafın sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi niteliğinde değerlendirilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, böylelikle davacı tarafın işbu uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyeti olmadığını, Mahkemenin işbu durumu dikkate alması ve karara bağlaması gerekliyken ilgili durum üzerinde eksik inceleme yapıldığını.
Müvekkilinin üstlendiği taşımacılık işinde alt taşıyıcı kullanmış olup davanın ihbar edildiği...
A.Ş.'nin ilgili taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, hasarın hangi aşamada meydana geldiği konusunda ilgili tarafın bilgilerinden istifade edilmesi gerektiğini, taşıma sırasında bir hasar oluşursa bu zarardan sorumluluğun alt taşıyıcı firmalara ait olduğunu, işbu doğrultuda da zararı rücu haklarını saklı tuttuklarını beyanla Yerel mahkemenin hukuka aykırı olan kararının istinaf incelemesi ile yeniden incelenerek kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, deniz yolu ile uluslararası olarak taşınan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığından bahisle sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı akdi taşıyıcıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalıya süresi içerisinde hasar ihbarının yapılmadığı, hasarın taşıma sırasında olup olmadığı veya taşımanın hangi aşamasında ve hangi nedenle oluştuğunun sabit olmadığı, hasarın taşıma sırasında ve taşıyıcının sorumluluğunda gerçekleştiğini ispat yükünün davacıda olduğu, dosyada mevcut fotoğraflar ve bilirkişi raporlarından hasarın istifleme hatasından kaynaklandığının anlaşıldığı ve istiflemenin de gönderici tarafından yapıldığı,
bu nedenle davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, dava konusu zararın davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin kapsamında olup olmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle yapılan ödemenin hatır ödemesi olabileceği, bu hususta Mahkemece eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. Dava konusu taşıma için dava dışı .... tarafından düzenlenen konşimentoda taşımanın ... Limanı'ndan ...
Limanı'na yapılacağı ve teslim yerinin ...olduğu, yine konşimentoda yer alan "..." kaydının yer aldığı, bu kayıt uyarınca emtianın varma yerinde gönderilenin deposunda teslim edileceği anlamına geldiği, buna göre deniz yolu ile taşımadan sonra gönderilenin deposuna kadar olan kara yolu ile taşımanın da dava dışı ... tarafından üstlenildiği, davalı tarafça istinaf dilekçesinde kara yolu ile taşımanın da taraflarınca yapıldığının ifade edildiği, bu minvalde Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan aksi ve birbiri ile çelişkili tespitlerin isabetsiz olduğu, olayda karma taşımanın söz konusu olduğu,
davacı tarafından hasarın deniz yolu ile taşıma sırasında oluştuğunun iddia edildiği ve dosya kapsamında emtianın gönderilene teslimine dair belge olmadığı, konşimentoya hasar kaydının düşülmediği, ayrıca bir hasar tutanağının da bulunmadığı, davalı çalışanı tarafından dava dışı gönderici şirkete gönderilen 16/05/2016 tarihli mailde konteynerde yağ sızıntısı olduğunun ve konteynerin tahliyesine izin verilmediğinin bildirildiği,
anılan taraflar arasında yazışmaların devam ettiği, 17/05/2016 tarihli mailde davalı çalışanı tarafından dava dışı gönderici şirkete, konteynerin teslimat alanına yakın bir yerde ana yol üzerinde bekletildiğinin, konteynerin bir an önce boşaltılması gerektiğinin bildirildiği, hasarın taşımanın hangi kısmında oluştuğunun belirlenemediği, CMR Konvansiyo'nun 2. maddesine göre yapılmış bir taşımanın söz konusu olmadığı ve iddianın ileri sürülüş şekline göre uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz taşımasına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca taraflarına hasar ihbarının süresi içerisinde yapılmadığını ve hasarın poliçe kapsamında olup olmadığının belirsiz olduğunu iddia etmiş ise de, Mahkemece de açıklandığı üzere, davalı çalışanının 16/05/2016 tarihinde gönderdiği mailden, hasardan haberdar olduğunun anlaşıldığı ve bu sebeple TTK'nın 1185/4. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, davacı tarafından düzenlenen 01/01/2016-2017 tarihleri arasında geçerli ...
Poliçesi'nde dava dışı ... Şirketi'ne ait bütün malların, tüm dünya kapsamında kara, deniz, hava ve iç sulardaki taşımalarının sigortalandığı, dolayısıyla yapılan tüm taşımanın sigorta poliçesi kapsamında olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 1178/2. maddesi uyarınca taşıyan, eşyanın zıyaı ve hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nın 1178/3. maddesi uyarınca eşya taşınmak üzere taşıyan tarafından teslim alınmasından gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın hakimiyetinde sayılır.
TTK'nın 1179. maddesinde düzenlendiği üzere taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için, zararın kendisi ve adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat etmesi gerekir. TTK'nın 1182. maddesi uyarınca taşıyan ve adamları; yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri neticesinde oluşan zarar bakımından kusursuz kabul edilir.
Dosya kapsamından; davalı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen raporda; emtianın yapılan deniz taşıması sonrası... plakalı araca yüklenerek alıcı şirket deposuna aktarıldığı, ... numaralı konteynerdeki emtiaların boşaltılması sırasında 2 adet trafonun akarlı olduğunun tespit edildiği ve fotoğraflarının çekildiği, fotoğraflardan diğer trafoların tahliye edildiğinin, hasarlı olanların istifinin bozularak konteynere temas etmek suretiyle hasarlandığının tespit edildiği,
davacı tarafından 23/06/2016 tarihinde trafoların konteynerlerden boşaltılmış olduğu yerde yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, trafolarda bulunan hasarın tespit edildiği ayrıca raporda, depo görevlisi tarafından trafoların konteynerlerden çıkarıldığında istiflemesinin, sabitlemesinin düzgün olmadığının, konteynerlerin daha önce ...'de tahliye için durduğunun ancak konteynerde delik tespit edildiği için boşaltılmadan römorkun varış yerine devam ettiğinin beyan edildiğine dair tespitlerin yer aldığı,
bu tespitler ışığında Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, muhtemelen ...'deki tahliye sırasında yükün sabitlemesinin bozulduğu ve yeniden sabitlenmemesi sebebiyle sonraki karayolu taşıması sırasında trafoların birbirine çarpması nedeniyle hasarın oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre hasarın, konşimentoda yer alan "... ..., ..., ..." kaydından dava dışı gönderici tarafından yapıldığı anlaşılan konteyner içi sabitleme/istifleme hatasından mı yoksa konteynerlerin açılması, trafoların sabitlemesinin bozulması ve yeniden sabitlemesinin yapılmaması sebebiyle mi oluştuğunun belirsiz olduğu, trafoların henüz taşıyıcının hakimiyetinde iken hasarlandıkları, az yukarıda açıklandığı üzere davalının, trafolardaki hasarın baştan itibaren istiflemedeki hatadan yani kendisi ve adamlarının kast veya ihmaline dayalı bir sebepten ileri gelmediğini ispat edemediği,
Mahkemece, davalı taşıyıcının eşyanın kendi hakimiyetinde iken hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/984, K. 2024/2038, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama