KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/212 Esas
- Karar no
- 2025/630 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/103 Esas - 2020/698 Karar
- Tarih
- 18/11/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
2.859 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ... sayılı icra takip dosyası nedeniyle düzenlenen ödeme emri ve dayanak belgelerin 17.05.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının faturaya, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili ile davalının 5.296 kg ithal çay alımı konusunda anlaştıklarını, birim fiyatını kg 13,50 TL'den anlaşarak ithal çay alımı sözleşmesi kurduklarını, akabinde davalıya anlaşmış olduğu çayları 29.09.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi, 15.10.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi, 01.10.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi,
09.10.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi ve 10.10.2012 tarih ve ... sayılı sevk irsaliyelerini düzenleyerek ...
Kargo şirketi ile davalı şirkete gönderdiğini, davalının borca konu malları davalı şirket yetkililerine imza karşılığı teslim ettiğini, müvekkilinin anlaşmış oldukları tüm çayları gönderdikten sonra davalının toplamda 77.215,60 TL olan borcunu ödemediğini, bu durumun müvekkilinin ticari defterlerinde görüleceğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı şirketin, müvekkili aleyhine başlatmış olduğu davaya konu... sayılı icra takibinde 77.215,68 TL bedelli faturaya dayandığını, ancak söz konusu faturanın müvekkili şirkete hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini ve söz konusu faturadan işbu davaya konu icra takibi ile haberdar olduğunu, müvekilli şirketin davacı şirketten bir miktar çay alımı yaptığını, ancak tüm çabalarına rağmen bu alışveriş ile ilgili kendisine fatura gönderilmemişken şimdi icra takibi ile hiçbir mesnedi olmayan bu kadar yüksek bedelli bir faturanın işleme koyulmaya çalışılmasının dikkat çekici olduğunu,
davacı şirketin yetkilisinin daha önceden "usulsüz fatura düzenlemek" suçundan dolayı ceza aldığını ve hapis yattığını, bu nedenle icra takibine konu faturanın da usulsüz olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, aldıkları duyumlara göre davacı şirketin ciddi bir miktarda çayını kargoda kaybettiğini ve bununla ilgili uğramış olduğu zararları daha önce iş yaptığı firmalara bir şekilde yansıtma gayreti içine girdiğini, huzurdaki davanın da bu şekilde açılmış olduğunu ve mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin çay alımı hususunda davacı taraf ile anlaştığını ve bu doğrultuda ilk partinin 29.09.2012 tarihinde 850 kg olarak,
ikinci partinin ise 09.10.2012 tarihinde 936 kg olmak üzere müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin de buna mukabil ... tarafından keşide edilen ...bank-... Şubesine ait 10.000 TL ... tarafından keşide edilen ... ,... şubesine ait 5.000,00 TL ve ... Tic.
Tarafından keşide edilen ... şubesine ait 6.000,00 TL olmak üzere toplam 3 adet müşteri çekini davacı şirket yetkilisi ...'a teslim ettiğini, bu satışa ilişkin davacı tarafından ne bir sevk irsaliyesinin tanzim edildiğini ne de bir fatura düzenlendiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz fatura hem fatura hem de sevk irsaliyelerinin usule aykırı sonradan düzenlendiğini, bu nedenle davacı şirketin söz konusu faturayı müvekkili şirkete göndermeye dahi ihtiyaç duymadığını, aynı şekilde sevk irsaliyelerinin de sonradan ve usule aykırı şekilde düzenlendiğini, hiçbirinin imzalı olmadığını,
davacı şirkete teslim edilen çeklerden 10.000 TL ve 5.000,00 TL bedelli müşteri çeklerinin karşılıksız çıktığını, akabinde davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve söz konusu borcun icra dosyalarına ödenmek suretiyle kapatıldığını, müvekkilinin hiçbir borcunun kalmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 18/11/2020 tarih ve 2019/103 Esas - 2020/698 Karar sayılı kararında;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava; davacının fatura alacağının tahsili için yaptığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali talepli davada, ... sayılı icra takip dosyası dayanağının 12/10/2012 tarihli 77.215,68 TL bedelli fatura olduğu, davalı borçlu vekilinin faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, fatura konusu malların da teslim edilmediğini sadece "29.09.2012 tarihinde 850 kg olarak, 09.10.2012 tarihinde 936 kg olmak üzere müvekkili şirkete gönderildiğini,müvekkili şirketin de buna mukabil ... tarafından keşide edilen ...bank-...
Şubesine ait 10.000 TL, ... tarafından keşide edilen ... şubesine ait 5.000,00 TL ve ... Tic. Tarafından keşide edilen ... şubesine ait 6.000,00 TL olmak üzere toplam 3 adet müşteri çekini davacı şirket yetkilisi ...'a teslim ettiğini," beyan ve kabul ettiği, kabul edilen ürün dışında fatura konusu ürünlerin teslim edilmediği davalı vekili tarafından savunulmuştur.İstinaf kaldırma ilamı sonrasında ...
Kargo tarafından en son dosyaya gönderilen 27.12.2020 tarihli müzekkereye cevap yazısında, söz konusu ambar tesellüm fişlerinin kendi arşivlerinde taşınma vs. nedenler ile bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu ambar tesellüm fişlerinin kendilerinin olup olmadığına ilişkin fişleri basıp kendilerine veren matbaa firmasının kayıtlarından bu fişlerin kendilerine ait olduğunun teyit edildiği, 5 adet ambar fişinin 173 sıra nolu VUK genel tebliğine göre düzenlendiği, mektupla sevk edilen yazısından da anlaşılacağı gibi ambar tesellüm fişi suretinin ürün ile birlikte alıcıya gönderildiği,
... firmasının makbuzları almış ise ürünleri de aldığı kanaatinde olduklarını bildirmiştir. ... Bankasının 21.01.2020 tarihli müzekkereye cevap dilekçesi ekinde mevcut çeke ilişkin görüntü uyarıca çekin ön ve arka yüzü içeriği incelendiğinde çekin ön ve arka yüzünde ... şirketinin cirantasının olmadığı anlaşılmıştır.
6.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin ...Tic. ...Ltd.Şti. , lehtarının ...Şti. , cirantalarının sırasıyla ...Ltd.Şti. , …Ltd.Şti ve son hamilinin ... olduğu, çekin 29.01.2013 tarihinde ... Sitesi tarafından bankaya ibraz edildiği ve... Sitesi hesaplarına ödemenin yapıldığı bildirilerek 6.000 TL giriş ve komisyon ve masraflara ilişkin dekontlar sunulmuştur.
Bu çekte davalı cirosu bulunmadığından ve davalı tarafından bu çekin davacıya verildiğine dair çek tevdii bordrosu, davacıdan sadır imzalı yazılı bir belge sunulmadığından ve kayıtlarında da yer almadığından davacıya yapılan ödeme olarak mahsubunun yapılamayacağı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına alınan; ...
Sayılı takip dosyasından; davacı alacaklının davalı borçlu şirket ve dava dışı ... aleyhine, 24/02/3013 düzenleme tarihli 5.000 TL bedelli çekten dolayı, 3.955,00 TL asıl alacak, 77,04 TL gecikme faizi, 197,75 TL çek tazminatının tahsili talebiyle ilamsız takip yapıldığı, davalı borçlunun takip konusu çekte ciranta olduğu ve çeki ...-....
Ticaret'e ciro ettiği, davalı şirketin dosya borcunu 20/06/2013 tarihinde ödediği, ...sayılı takip dosyasından davacı alacaklının davalı borçlu şirket ve dava dışı ... aleyhine, 09/02/3013 düzenleme tarihli 10.000 TL bedelli çekten dolayı, 10.000,00 TL asıl alacak, 252,08 TL gecikme faizi, 500,00 TL çek tazminatının tahsili talebiyle ilamsız takip yapıldığı, davalı borçlunun takip konusu çekte lehtar/ciranta olduğu ve çeki ...'a ciro ettiği, ...'tan davacı şirkete cirolandığı,
davalı şirketin dosya borcunu 20/06/2013 tarihinde ödediği görülmüştür. ... tarafından 5.000 TL tutarlı çekin 15.04.2013 tarihinde davacı tarafından ödeme yükümlülüğü düşülmüş hali ile 3.955,00 TL asıl alacak olarak takibe konu edildiği, takibin çek keşidecisi ... ile ... firmasına yapıldığı, çekteki hamil veya diğer cirantalara takip yapılmadığı, davacı... firmasına ait bir cironun bulunmadığı, çek aslını elinde bulunduran olarak takip yaptığı, davalı .. tarafından 13.06.2013 tarihinde dosya bedelinin dosyaya ödendiği mevcuttur.
Çekte takip alacaklısı davacı ...in çek üzerinde herhangi bir şekilde ciranta olarak imzası mevcut değildir.Davacı ... firmasının, cirosu bulunmayan çekin ... tarafından icraya konulduğu ve davalı ... tarafından da icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. ... firmasının çeki elde ettiği ticari ilişkiye dair dosyada delil bulunmayıp, çek üzerinde cirosu bulunmadığı, takip alacaklısı olarak takip dosyasında mevcut olduğu, davalı tarafından da ödeme yapıldığı,
ancak yapılan bu ödemenin kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince dava konusu ticari ilişki kapsamında yapıldığı davalı tarafından yazılı belgeyle ispatlanamadığından bu ödemenin mahsup olarak alacaktan düşmeyeceği kanaatine varılmıştır. ... tarafından 10.000 TL tutarlı çekin 15.04.2013 tarihinde takibe konu edildiği, takibin çek keşidecisi ... ile ... firmasına yapıldığı, ... tarafından 14.06.2013 tarihinde dosya bedelinin dosyaya ödendiği mevcuttur.
...
Bankasının 06.11.2019 tarihli müzekkereye cevap yazısında ;... nolu 09.02.2013 tarihli çekin ... tarafından bankalarına tahsil edilmek üzere 29.01.2013 tarihinde teslim edildiği, 11.02.2013 tarihinde çekin ait olduğu bankaya elektronik ortamda ibraz edilerek hesap bakiyesinin müsait olmaması nedeniyle karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, çek aslı müşteriye teslim edilirken çekin görüntüsü alınmış olsa da Aralık 2013 yılında Yüksekova’da meydana gelen toplumsal olaylar sebebiyle şubenin yanması sebebiyle çek görüntüsüne ulaşılamadığı bildirilmiştir. ...
26.11.2019 havale tarihli dilekçesinde, ... şirketini katiyetle tanımadığı gibi, uzaktan yakından ilgisi olmadığını, kendilerine ait kimlik bilgilerine nasıl ne şekilde ulaşıldığını bilmediğini, ne çek alışverişi ne de normal alışverişi olduğunu, ne imza vermişliği ne de imzası olduğunu, 10.000 TL bedelli çekten borçlu olmadığını dosyaya bildirdiği görülmüştür.Söz konusu çekte davacı alacaklı ile davalı borçlu arasında ...’un cirosu mevcuttur.
Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince yapılan ödemenin dava konusu ticari ilişki kapsamında yapıldığı davalı tarafından yazılı belgeyle ispatlanamadığından bu ödemenin mahsup olarak alacaktan düşmeyeceği kanaatine varılmıştır. ... firması cevabi yazıda, ambar tesellüm fişi suretinin ürün ile birlikte alıcıya gönderildiği,
davalı ... firmasının makbuzları almış ise ürünleri de aldığı kanaatinde olduklarını dosyaya bildirmiş ise de teslim olgusunun yazılı belgelerle dosya kapsamında davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla irsaliyelerin biri hariç imzaya havi olmaması sebebiyle davalı kabulü kapsamındaki imzaya havi dahil irsaliyelerdeki kısım esas alındığında borç miktarının 26.039,88 TL olduğu teknik heyet bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.Davacı tarafından teslime ilişkin tutara karşılık gelen 5.296 kg için ambar tesellüm fişlerini dosyaya sunduğu, ambar tesellüm fişlerinin 1 tanesinde imza olduğu, diğerlerinde teslime ilişkin husus bulunmadığı,
imzalı olan dahil davalının kabulünde olan 2 adet çay teslimine dair olanlar hesaplandığında 1.786 kg için 26.039,88 TL bedelinde çayın teslim edildiği ve bu miktar kadar davalının borçlandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 26.039,88 TL üzerinden devamına, asıl alacak 26.039,88 TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki 5.207,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,'' Davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 26.039,88 TL üzerinden devamına, asıl alacak 26.039,88 TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, % 20 oranındaki 5.207,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Yerel Mahkemenin yukarıda Esas ve Karar No.su yazılı kararı "kısmen reddi yönüyle" hatalı olup, istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu,25.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda, malların alıcısına teslim edildiğine ilişkin ...
Şirketi tarafından gönderilen 12.11.2015 tarihli yazı bulunduğunun, müvekkili şirketin, davalıya 5.296 kg ithal çayı birim fiyatı 13,50 TL kg'dan olmak üzere 29.09.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi, 15.10.2012 tarih ve ... sevk irsaliyesi, 01.10.2012 tarih ve...sevk irsaliyesi, 09.10.2012 tarih ve ... sevkirsaliyesi ve 10.10.2012 tarih ve ... sayılı sevk irsaliyelerini düzenleyerek ....
Kargo şirketi ile gönderdiğinin, davalının davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi kendi ticari defterlerine kaydetmediğinin, müvekkili şirketin ticari defterleri mali müşavir bilirkişi tespitine göre usulüne uygun tutulmamış ise de, davacı tarafından sunulan defter sayfa suretlerinin 9 nosunda 10.12.2012 tarihli kayıt ile 600 satışlar hesabı ve 120 alıcılar hesabında 12.10.2012 8525 fatura açıklaması ile 77.215,68 TL tutarındaki faturanın 120 alıcılar hesabı ana hesabında borç kaydı olduğunun, tespit edildiğini, ... tarafından mahkemeye gönderilen 12.11.2015 tarihli cevabı yazıda da,
davaya konu teslim belgelerinde yer alan malların ilgililerine teslim edildiğinin bildirildiğini,İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2017/1857 esas 2019/335 karar sayılı 15/02/2019 tarihli ilamı.
"İlk derece mahkemesinin eksik inceleme ile karar verdiği kanaatiyle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmekle,mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemenin ... kargodan imzalı ve okunaklı teslim belgelerini getirterek ve davalı vekilinin cevap ve istinaf dilekçelerindeki beyanları incelenerek, teslimi ispatlanan faturaya konu miktar yönünden hesaplama yapılması" gerektiğinin belirtildiğini,İstinaf kaldırma ilamı sonrasında ...
Kargo tarafından en son dosyaya gönderilen 27.12.2020 tarihli müzekkereye cevap yazısında, söz konusu ambar tesellüm fişlerinin kendi arşivlerinde taşınma vs. nedenler ile bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu ambar tesellüm fişlerinin kendilerinin olup olmadığına ilişkin fişleri basıp kendilerine veren matbaa firmasının kayıtlarından bu fişlerin kendilerine ait olduğunun teyit edildiği,5 adet ambar fişinin 173 sıra nolu VUK genel tebliğine göre düzenlendiği, mektupla sevk edilen yazısından da anlaşılacağı gibi ambar tesellüm fişi suretinin ürün ile birlikte alıcıya gönderildiği,
... firmasının makbuzları almış ise ürünleri de aldığını belirttiğini,Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın gerekçesinde "Kargo firması cevabi yazıda, ambar tesellüm fişi suretinin ürün ile birlikte alıcıya gönderildiği, davalı ... firmasının makbuzları almış ise ürünleri de aldığı kanaatinde olduklarını dosyaya bildirmiş ise de teslim olgusunun yazılı belgelerle dosya kapsamında davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla irsaliyelerin biri hariç imzaya havi olmaması sebebiyle davalı kabulü kapsamındaki imzaya havi dahil irsaliyelerdeki kısım esas alındığı" hususu belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini,
ancak müvekkili şirket tarafından elinde bulunan ... kargo firması tarafından kendisine verilen ambar tesellüm fişleri sayın mahkemeye delil olarak ibraz edildiğini; ... kargo firması ise ambar tesellüm fişleri bulunan ürünlerin alıcıya teslim edildiği hususunda kabul beyanı bulunduğunu;
bu durumda müvekkilin hiçbir kusuru bulunmamasına ve dava konusu çayların gönderildiğine dair fişleri sayın mahkemeye sunmasına rağmen ambar tesellüm fişlerinin bir kısmının kabulü, bir kısmının reddedilmesinin usul, yasa ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu,Tüm dosya incelendiğinde müvekkil şirketin ticari defterleri, faturalar ve ambar tesellüm fişleri birbiri ile uyuştuğu, sayın yerel mahkeme ... kargosuna sadece müzekkere yazmak ile yetindiği,
...go yetkilisi ambar tesellüm fişlerinin firmalarına ait olduğunu ve dava konu malların davalıya teslim edildiğini beyan ettiği, ancak bu hususun Yerel Mahkemece yeterli görülmemesine rağmen ayrıntılı araştırma yapmadan, kusuru müvekkili şirkete yüklemesi neticesinde hakkaniyete aykırı şekilde davanın kısmen reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,İleri sürerek, yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf incelemesi yapılarak Yerel Mahkeme kararının "davanın kısmen reddine ve icra inkar tazminatının kısmen reddi" yönü itibariyle bozulmasına,
davanın tümüyle kabulüne, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisi kapsamında düzenlenen satış faturasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin 2014/158 esas 2016/1097 karar sayılı 22/12/2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/1857 esas 2019/335 karar sayılı 15/02/2019 tarihli ilamı ile kabul edilmiş ve "mahkemenin ... kargodan imzalı ve okunaklı teslim belgelerini getirterek ve davalı vekilinin cevap ve istinaf dilekçelerindeki beyanları incelenerek,
teslimi ispatlanan faturaya konu miktar yönünden hesaplama yapılması , davalı vekilinden 6.000 TL bedelli çek bilgilerinin açıklattırılarak ödenip ödenmediğinin bankadan sorulması , davalı vekilinin üç adet çekle ödeme yapıldığı savunmasının ödemelerin davaya konu borca mahsuben yapılıp yapılmadığının tartışılarak değerlendirildikten sonra karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" gerekçesi ile karar kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; davacının sipariş ettiği 5.296 kg ithal. 29/09/2012 tarihli ... numaralı, 01/10/2012 tarihli ... numaralı, 09/10/2012 tarihli ... numaralı, 10/10/2012 tarihli ... numaralı ve 15/10/2012 tarihli 1477 numaralı beş irsaliye ile ve dava dışı ...
Kargo aracılığı ile davalıya teslim edildiğini, tüm çaylar için 12/10/2012 tarihli 77.215,68-TL bedelli satış faturası düzenlendiğini, ancak davalının satış bedelini ödemediğini ve takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürmüş, davalı yan davacıdan iki parti halinde 29/09/2012 tarihinde 850 kg ve 09/10/2012 tarihinde 936 kg çay teslim aldığını, bunların bedelini de toplam 21.000,00-TL bedelli üç adet çeki davacı şirket yetkilisine teslim ederek ödediğini, davacının bu çeklerden ikisini takibe koyduğunu ve dosya borçlarının ödendiğini, davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda, dava dışı ... kargo firmasına,
davacının sunduğu ambar tesellüm fişlerinin asıllarının gönderilmesi için yazı yazılmış ise de, firma tarafından fiş asıllarının uhdelerinde bulunmadığı cevabı verilmiştir.Davalının ödeme savunmasına konu çeklerin ödeme ve ibraz bilgileri ve çeklerin önlü arkalı görüntüleri dosyaya kazandırıldıktan sonra, tarafların daha önce dosyaya sundukları ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, akabinde tahkikat bitirilerek, davacının davalı kabulünde olanlar haricindeki çayları davalıya teslim ettiğini ispat edemediği,
davalının da ödeme savunmasını dayandırdığı çeklerin bu ticari ilişkiye ve bu borcun tahsiline istinaden davacıya verildiğini ispat edemediği gerekçeleri ile, teslim edildiği ispat olunan çayların, takip dayanağı satış faturasındaki birim fiyat üzerinden bedelini oluşturan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri;
mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda, dava konusu satış faturasının dayanağı irsaliyelere konu çayların davalıya teslim edildiğine dair ambar tesellüm fişleri asıllarının getirtilmesi için ... kargo firmasına yazılan yazıya, fişlerin ellerinde bulunmadığından bahisle olumsuz cevap verilmiş ise de, aynı firmanın kaldırma öncesi dosyaya ambar tesellüm fişlerine konu ürünlerin alıcısına teslim edildiği yönünde cevap verdiği, kendilerince de ellerinde bulunan fiş suretlerinin dosyaya sunulduğu,
mahkemece buna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu yönündedir.Davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliyeli faturaların hiçbirisinde teslim alan kısmında imza bulunmadığı, yine davacının dosyaya fotokopilerini ibraz ettiği ambar tesellüm fişlerinden ise sadece 29/09/2012 tarihli ambar tesellüm fişi üzerinde alıcının gönderiyi teslim aldığına dair imza bulunduğu,
kaldırma ilamı öncesinde dava dışı ... firmasına yazılan yazılan ayrıntılı ilk müzekkereye firma tarafından şirket kayıtlarında davalıya teslim edilen çaylarla ilgili herhangi bir bilgi bulunmadığı yönünde, ikinci kez yazılan ayrıntılı müzekkereye ise teslim belgelerinde yer alan malların ilgililerine teslim edildiği yönünde cevap verildiği, ancak yazı cevaplarına teslimin davalı şirket adına kime yapıldığına dair bilgi verilmediği gibi, teslime ilişkin hiçbir belge de sunulmadığı, farklı tarihlerdeki ambar tesellüm fişlerinden yalnızca birinde imza bulunması,
diğer fişlerde imza bulunmaması karşısında kargo firmasının bu cevabi yazısı ile teslim olgusunun ispat edilmiş kabul olunamayacağı, tüm irsaliyelere konu ürünler için tanzim edildiği ileri sürülen satış faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmaması, bu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ve faturaya itiraz edilmediğinin de ispatlanamamış olması karşısında, mahkemece davalının kabulünde olan 29/09/2012 tarihli irsaliyeye konu 850 kg çay ile ve 09/10/2012 tarihli irsaliyeye konu 936 kg çayın bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle;ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/212, K. 2025/630, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama