İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/40 K.2025/1137

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2023/40Karar2025/1137Tarih3 Temmuz 2025Okuma12 dk · 2.449 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Dosya no
2023/40 Esas
Karar no
2025/1137 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2019/144 Esas - 2022/843 Karar
Tarihi
05/10/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.449 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile borçlu arasında müvekkile ait kumaşların taşınması için sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca, davalının müvekkil şirkete ait 237 rulo kumaşı Fransa'da bulunan ... firmasına teslim etmek üzere 16.10.2015 tarihinde aracına yüklediğini, ancak 22.10.2015 tarihinde alıcıya sadece 226 rulonun teslim edildiğini, 11 rulo kumaşın taşma esnasında kaybedildiğini, bunun üzerine davalı şirkete 18.11.2015'de mail gönderilerek kayıp 11 rulo kumaşın bedeli olan 4.957,25-Euro'nun talep edildiğini, davalının durumu sigorta şirketine bildirdiğini, davalının sigorta şirketi olan ...

Sigorta'nın, müvekkilin uğramış olduğu zararın 2.771,43 Euro'luk kısmını 08.12.2015 tarihinde mvekkile ödediğini, müvekkilin bakiye zararı için 05/05/2016 kayıp mamul faturasının keşide edildiğini ve faturanın davalı şirket defterlerine işlendiği,

bir süre sonra davalı şirket yetkililerinin şirketin mali denetimde olduğunu, kayıp mamulün kayıtlarda görünmesini istemediklerini, kayıp mamul faturasını iade ederek kayıp mamul bedelini daha sonra: yapılacak taşıma ücretlerinden düşerek ödemek istediklerini söyleyerek müvekkil şirket yetkilisini ikna ettiklerini bunun üzerine davalının 17.06.2016 tarihli iade faturasını düzenleyerek müvekkile ilettiğini, davalının, müvekkil şirketle aynı grupta yer alan ....

A.Ş.'den alacağı navlun bedeli|1.700 Euro olmasına rağmen 17.08.2016 tarihli navlun bedelli faturasını 1.700-euro yerine 1.000-Euro bedelli keşide ederek müvekkilden I.000-Euro'nun tahsil ettiğini, davalı şirket çalışanı tarafından davacı şirket çalışanı ...'a gönderilen 17.08.2016 tarihli '...' konulu mailde, yapılan taşımanın total 1.700-Euro olduğunu ancak kaybolan ruloya ait 700-Euro düşüm yapıldığı ifade edildiğini, böylece kayıp kumaş bedeline karşılık müvekkile 700-Euro daha ödenmiştir.

Ancak bakiye 1.661,15 Euro'nun müvekkil şirkete ödenmediğini, takibe konu 2015 ve 2016 yıllarına ait 5 adet fatura ve cari hesap dökümlerinde görülen ve İlstesi yapılan 5 adet faturanın davalıya yapmış olduğu hizmet karşılığında toplam 12.659,64 TL bedelli faturaların olduğunu, davalının ise kendisine tebliğ edilen faturaya itiraz etmediğini, İşbu faturaların davacının ticari defterlerine işlendiğini ve davalının da ticari defterlerine işlendiğini, ticari defterler incelendiğinde borcun varlığının görüleceğini, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına,

davalının 220'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu dava talebinin mükerrer olduğunu, davacının dava dilekçesinde ...

Sigorta'dan 2.771,43 Euro'luk kısmı 08.12.2015 tarihinde müvekkile ödemiştir." dendiğini. davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek müvekkil şirketin yani ...'ın sigortasından zararını karşılayan davacının zamanaşımı geçtikten sonra bir kez de müvekkilden talep etmekte olduğunu, bu sebeple mükerrer tahsil talepli davanın reddini talep ettiklerini, davanın zamanaşımı süresinde ikame edilemediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. Madde uyarınca bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içinde açılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine,

usuli itirazlarının kabul görmemesi halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.

Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişinin ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, davalı ... A.Ş. tarafından organize edilecek taşımaların, müvekkil şirket nezdinde ... Poliçe Numaralı 01.01.2015 başlangıç ve 01.01.2016 bitiş tarihli ...'s...

Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu hasara ilişkin sorumluluğunun CMR m. 23 ve 25'te yer alan sınırlı sorumluluk hükümleri gereği, zarara uğrayan/ zayii olan emtia ağırlığının 8.33 SDR karşılığı ile sınırlı olduğu ve sınırlı sorumluluk hükümleri gereği sorumlu olunan tutarın tamamının davacı tarafa ödendiği dikkate alındığında, müvekkil şirketin dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kendiliğinden kanıtlandığını, CMR m. 32/1-a uyarınca, teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, talebe ilişkin zamanaşımı süresinin,

emtiaların alıcısına teslim edildiği tarihten itibaren bir yıl olduğunu, bu kapsamda, taşıma konusu emtialar, taşımaya ilişkin evraklardan da görüleceği üzere, alıcısına 22.10.2015 tarihinde teslim edilmiş olup, mahkeme nezdindeki işbu dava ve işbu davaya dayanak teşkil eden icra takibi, emtiaların alıcısına teslim tarihinden ve müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden bir yıllık süre geçtikten sonra ikame ettirildiğini, bu yönüyle, Davacı tarafın dava konusu talebinin zamanaşımına uğradığı kendiliğinden kanıtlandığını, dolayısıyla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekeceğini,

tüm bu nedenlerle somut davanın ...'s... Sigortacısı olan müvekkil şirkete ihbarında hukuki yarar bulunmadığını, davalı tarafın dava sonucunda sorumluluğuna hükmedilse dahi iş bu poliçe nedeniyle müvekkil şirkete rücuen tazmin talebinde bulunması mümkün olmadığını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 05/10/2022 tarih ve 2019/144 Esas - 2022/843 Karar sayılı kararında;"....Bilirkişilerce sunulan ek raporda özetle.

Tarafların kök rapora yapılan itirazlar dikkate alınarak kök rapordaki görüş ve kanaatlerini koruduklarını, dosyaya Türkçe tercümesi sunulan “...” adlı davacı şirket kaşesinin ve imzası bulunan 25/11/2015 tarihli belgede “...İşbu tazminat beyanı imzalamak suretiyle, tarafımızca temsil edilen sigortacılar aleyhine ve poliçe sahibi ...A.Ş. aleyhine tüm doğrudan ve dolaylı talepler karşılanmış olduğunu beyan ediyorsunuz.

İşbu tazminat beyanını imzalamak suretiyle, ...'ya karşı üçüncü tarafların talepleri de dahil olmak üzere, yukarıda anılan konu hakkında taşınan, tahrip edilen ve/veya hasar gören eşyalara verilen zararla bağlantılı olarak sizden kaynaklanan tüm taleplerden feragat ediyorsunuz ve biz de hali hazırda sigortacı adına bu feragatı kabul ettiğimizi beyan ediyoruz.

İşbu tazminat beyanının aslının imzalı halini teslim alır almaz, bir ibra olarak geçerli olmak üzere sigortacılar adına sizin için zararların telafi edilmesini sağlayacağız...” ifadelerinin yazılı olduğunu, 25/11/2015 tarihli belgede sözü edilen 2.771,43 Euro tazminatın sigorta şirketi tarafından 08/12/2015 tarihinde davacı şirkete ödendiği hususu da göz önünde tutulduğunda davacı şirketin davalı şirketi ibra ettiğinin söylenebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmiş olup mahkemece usule uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacının zararlarının daha evvel davalı tarafından karşılanmış olduğu,

davacının sözleşmeyi imzalayarak zararının karşılandığını ve tüm taleplerinden feragat ettiğini kabul ettiği değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."Gerekçesi ile, ''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında müvekkile ait kumaşların taşınması için sözleşme imzalanmış olduğunu, işbu sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkil şirkete ait ... rulo kumaşı Fransa'da bulunan ... firmasına teslim etmek üzere 16/10/2015 tarihinde aracına yüklediğini ancak 22/10/2015 tarihinde alıcıya sadece 226 rulonun teslim edildiğini, 11 rulo kumaşın taşıma esnasında kaybedildiğini, bunun üzerine davalı şirketten 18/11/2015'de e-posta yoluyla kayıp 11 rulo kumaşın bedeli olan 4.957,25 Euro talep edildiğini, davalı şirketin ise durumu sigorta şirketi olan ...

SİGORTA'ya bildirdiğini, ...

SİGORTA'nın, müvekkilin uğramış olduğu zararın 2.771,43 Euro'luk kısmını 08/12/2015 tarihinde müvekkile ödediğini, müvekkil şirketin bakiye zararı için 05/05/2016 tarihinde kayıp mamul faturası keşide edildiğini ve faturanın davalı şirket defterlerine işlendiğini, bir süre sonra davalı şirket yetkililerinin, şirketin mali denetimde olduğunu, kayıp mamulün kayıtlarda görünmesini istemediklerini, kayıp mamul faturasını iade ederek kayıp mamul bedelini daha sonra yapılacak taşıma ücretlerinden düşerek ödemek istediklerini söyleyerek müvekkil şirket yetkilisini ikna ettiklerini,

bunun üzerine davalı şirketin 17/06/2016 tarihli iade faturası düzenleyerek müvekkil şirkete ilettiğini ve davalı şirketin müvekkil şirketle aynı grupta yer alan ...

TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nden alacağı navlun bedeli|1.700 Euro olmasına rağmen 17/08/2016 tarihli navlun faturasını 1.700 Euro yerine 1.000 Euro bedelli keşide ederek müvekkil şirketten 1.000 Euro tahsil ettiğini, davalı şirket çalışanı tarafından müvekkil şirket çalışanı ...'a gönderilen 17/08/2016 tarihli "...." konulu e-posta'da yapılan taşımanın toplam 1.700 Euro olduğu,

ancak kaybolan ruloya ait 700 Euro düşüm yapıldığının ifade edildiğini, böylece kayıp kumaş bedeline karşılık müvekkil şirkete 700 Euro daha ödeme yapıldığını, ancak bakiye 1.661,15 Euro'nun müvekkil şirkete ödenmediğini, takibe konu 2015 ve 2016 yıllarına ait 5 adet fatura ve cari hesap dökümlerinde görülen ve listesi yapılan 5 adet faturadan anlaşılacağı üzere;

davalı şirkete, sağlamış olduğu hizmet karşılığında toplam 12.659,64 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen faturalara itiraz etmediğini, işbu faturaların hem davacı hem de davalı şirketin ticari defterlerine işlendiğini, ticari defterler incelendiğinde borcun varlığının görüleceğini, açıklanan tüm bu nedenlerden ötürü; davalı şirketin haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini,Bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu raporunda özetle; ....

Kayıp 11 rulo kumaş bakımından sınırlı sorumluluk limitinin (kayıp kumaşın brüt 267,62kg x 8,33SDR) 2.229,27SDR olup sigorta tazminatının ödendiğini, 08/12/2015 tarihinde 1 SDR 4,0352 TL (...) olup, taşıyıcının sorumluluk tutarının (2229,27 SDR X 4.03521L) 8.995,56 TL olduğunu, 08/12/2015 tarihinde davacıya ödenen 2.771,43 Euro (1 Euro - 3,1685 TL) -8.781,271L olup, davacı şirketinin davalı şirket ile sigortacısını ibra ettiği kabul edildiği takdirde davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğinin kabul edilebileceğini,

ancak davalı şirket sigorta ödemesi ve ibraya rağmen 17/08/2016 tarihli e-mailde kayıp 11 rulo için taşıma ücretinden 700 Euro düşüldüğünü belirterek, kayıp 11 rulo yük için ödeme yaptığı ve davacı ile hesap mutabakatı sağlamaya çalıştığının söylenebileceğini, davalı şirketin sigorta (ödemesi sonrasında 11 rulo için 17/08/2016 tarihinde 700 Euro daha ödemesi sebebiyle davalının davacının tüm zararını karşılamayı taahhhüt ettiği sonucuna varılması halinde, (4.957,26 Euro - 2.771,43 Euro - 700 Euro) 1.485,83 Euro bakiye borcun davalı tarafından davacıya ödenmesi gerekmekte olduğunu, ... belirttiğini,

ancak Sayın Mahkemenin bu ihtimallerden hangisini neden seçtiğine dair gerekçe içermeyen kararının kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin TTK'da düzenlenen "basiretli tacir" ifadesine ve ticari teamüllere uygun hareket etmediğini, bilirkişi raporunda da işbu ticari teamüllere değinilmediğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da bahsi geçen ve davalı şirket tarafından da itiraz edilmeyen delillerinin dikkate alınmadığını, davalı şirketin borç kabulüne yönelik açıkça beyanda bulunduğunu, bakiye borcu taksitler halinde diğer taşıma işlerinden mahsup edeceğini bildirdiğini, nitekim 700 Euro borcun ilk taşıma işinden mahsup edildiğini,

davacı şirketin bu yönde bir zayi ve zarar giderme kabulleri varken yerel mahkemenin hangi gerekçeyle Yargıtay'ın da kararlarında delil kabul ettiği elektronik iletişim kayıtlarını borcun kabulü olarak değerlendirmediğini,E-posta içeriklerinden de görülebileceği üzere; ibra borcun tamamının karşılanmasına yönelik değil, zararın kısmi olarak sigorta şirketinden karşılanması ve hem davacı hem de davalı şirketin en az zararla bu durumdan çıkması amaçlanarak yapıldığı,

karşılıklı uzun süren ticari işbirliklerinin zarar görmemesi adına "iyiniyet" ile yapıldığının ortada olduğunu, ticari hayat içerisinde karşılıklı olarak tacirlerin birbirlerini idare ettiklerini, hatır çeki gibi ticari hayatın devamlılığına yönelik teamüller bulunduğunu, davaya konu olay bakımından da durumun böyle olduğunu, aksi taktirde müvekkil şirket tarafından, davalı şirketin zayi kabulü durumu ortaya çıktığında sigorta şirketinden alınmasını bekleme gibi bir durumu olmayacağını ve o anda ihtar, icra takibi ya da alacak davası açma yollarından birine başvurularak toplam zararın talep edilebileceğini,

bu durum da e-postalarla sabit olduğunu, tüm bu sebeplerle dosya içeriğindeki hem kök rapor hem de ek raporda bahse konu olan bu durumların yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, aksi kanaatte ise de, bilirkişi raporundaki iki durumdan hangisinin hangi sebeple tercih edildiğinin gerekçelendirilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı zayi olan mal bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda davacı taraf, davalı ile arasında davacıya ait kumaşların taşınması için taşıma sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca, davalı taşıyıcının, davacı şirkete ait 237 rulo kumaşı Fransa'da bulunan ...

GROUP firmasına teslim etmek üzere 16.10.2015 tarihinde araca yüklendiği, 22.10.2015 tarihinde alıcıya sadece 226 rulo teslim edildiği, 11 rulo kumaşın taşıma esnasında kaybedildiğini, bunun üzerine davalı şirkete 18.11.2015'de mail gönderilerek kayıp 11 rulo kumaşın bedeli olan 4.957,25-Euro talep edildiğini, davalının durumu sigorta şirketine bildirdiğini ve davalının sigorta şirketi olan ...Sigortanın, sigortalısı davalının uğramış olduğu zararın 2.771,43 Euro'luk kısmını 08.12.2015 tarihinde ödediğini,

sigorta şirketinin ödemediği bakiye zararı için 05.05.2016 tarihinde kayıp mamul faturasını keşide ettiğini ve faturanın davalı tarafça 17/06/2016 tarihli iade faturası ile iade edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davalı taraf ise; davacı tarafın zararını ...

Sigorta'dan karşıladığını, davacının zamanaşımı geçtikten sonra bir kez de davalı dan talepte bulunduğunu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini belirtip davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan sigorta şirketi vekili ise cevap dilekçesinde. Davalı ... A.Ş. tarafından organize edilecek taşımaların, müvekkili şirket nezdinde ... Poliçe Numaralı 01.01.2015 başlangıç ve 01.01.2016 bitiş tarihli ...

Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dosyada mübrez CMR Senedi ve davacı tarafın müvekkili şirketin sigortalısı Davalı ... A.Ş.'ye gönderdiği 18.11.2015 tarihli talep yazısından da görüleceği üzere, taşıma konusu emtiaların 11 adedi alıcısına eksik teslim edildiğini,eksik teslim edilen 11 adet emtianın ağırlığının 267,62 kg olup,

bu tutarın CMR m. 23/3'te düzenlenen sınırlı sorumluluk hükmü gereği (267,62 kg x 8,33 SDR =) 2.229,27-SDR'nin EUR karşılığı olan 2.771,43-EUR'nun ibraname karşılığında davacı tarafa 8.12.2015 tarihinde ödendiğini ve Davacı tarafın işbu ödeme ile müvekkili şirketi ibra ettiğini belirtmiştir.Davalı vekili 24.02.2021 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara karar uyarınca '' ... belgesinin ''yeminli tercüme bürosuna yaptırılan Türkçe tercümesini 03/03/2021 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği, ibraz edilen ''Tazminat Ve Feragat Beyanı'' başlıklı 25/11/2015 tarihli belgede.

Bize iletilen talep belgeleri üzerinde detaylı bir inceleme yaptıktan sonra, herhangi bir yasal yükümlülük kabul etmeksizin, temsil ettiğimiz sigortacılar adına tazminat olarak 2.771,43 Avro teklif ediyoruz. İşbu tazminat beyanını imzalamak suretiyle, tarafımızca temsil edilen sigortacılar aleyhine ve poliçe sahibi ... A.Ş. aleyhine tüm doğrudan ve dolaylı taleplerinizin karşılanmış olduğunu beyan ediyorsunuz.

İşbu tazminat beyanını imzalamak suretiyle, ...'ya karşı üçüncü tarafların talepleri de dâhil olmak üzere, yukarıda anılan konu hakkında taşınan, tahrip edilen ve/veya hasar gören eşyalara verilen zararla bağlantılı olarak sizden kaynaklanan tüm taleplerden feragat ediyorsunuz ve biz de hali hazırda sigortacı adına bu feragati kabul ettiğimizi beyan ediyoruz.İşbu tazminat beyanının aslının imzalı halini teslim alır almaz, bir ibra olarak geçerli olmak üzere sigortacılar adına sizin için zararların telafi edilmesini sağlayacağız.'' Hükmünü içeren belge altının alıcı ...

A.Ş. tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.''Tazminat Ve Feragat Beyanı'' başlıklı 25/11/2015 tarihli belge içeriğinde;''....İşbu tazminat beyanını imzalamak suretiyle, tarafımızca temsil edilen sigortacılar aleyhine ve poliçe sahibi ...

A.Ş. aleyhine tüm doğrudan ve dolaylı taleplerinizin karşılanmış olduğunu beyan ediyorsunuz...,'' düzenlemesi uyarınca davacı tarafın davaya konu taşımadan kaynaklı doğrudan ve dolaylı zararının karşılandığına yönelik beyanının davacı tarafı bağladığı, imzası inkar edilmeyen ''Tazminat Ve Feragat Beyanı'' başlıklı belgedeki düzenleme davacı şirketin zararının ...

Sigorta tarafından karşılandığı, bu zarara ilişkin davacının tüm hak ve taleplerinden vazgeçtiğine ilişkin bir ibra metnidir.İşbu ibra metni ile de davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığı, davacının davalı taşıyıcıdan herhangi bir hak talebinde bulunamayacaktır.

Bu tespitler uyarınca mahkemece davanın reddine ilişkin karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/40, K. 2025/1137, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/40
Karar No
2025/1137
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/40 K.2025/1070
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/41 K.2025/1222
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/42 K.2025/1077
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/44 K.2025/533
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/45 K.2025/1047
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/47 K.2025/1205

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.