İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1249 K.2024/1429

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/1249Karar2024/1429Tarih26 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.319 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2024/1249 Esas
Karar no
2024/1429 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2023/586 Esas - 2024/134 Karar
Tarihi
21/02/2024
Dava
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.319 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine müvekkili banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri uyarınca borçlulara kullandırılan kredi hesabının kat edildiğini, Beşiktaş ...

Noterliğinin .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçluya bildirilerek 27.07.2023 tarihi itibarı ile kredilerden doğan borcun ödenmesini, aksi takdirde aleyhlerine yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen borçlu tarafından ödeme yapılmadığını, bu sebeple İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ...

E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığından olumsuz sonuçlandığını, davanın kabulü ile alacağını semersiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağı semersiz bırakmak maksadı ile yapılan haksız itiraza istinaden kötü niyetli olan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. İşbu dava konusu alacak, davacı tarafın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/982 D.

İş 2023/1009 K. sayılı kararı ile başlatılan ihtiyati haciz sonrasında müvekkilin icra tehdidi altında kaldığını, böyle bir borcu olmamasına rağmen banka hesaplarına koyulan blokelerin kaldırılması ve iş yerine fiili haciz gelmemesi amacıyla mecburen ödendiğini, bu sebeple huzurdaki dava konusuz kaldığını, davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin haklı olduğunu, takibin Beşiktaş ...

Noterliğinin 27.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sebebiyle başlatıldığını, ihtarnamede ... kredi numaralı üye iş yeri pos hesabından kaynaklı 221.008,26 TL kat etmiş borç olduğunu ve bu borcun 7 gün içerisinde ödenmesi istendiğini, işbu ihtarnameye İstanbul ...

Noterliğinin 07.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş ve bu ihtarnamede kastedilen alacağın ne olduğunun anlaşılmadığını, haricen öğrenildiği kadarıyla talep edilen meblağın müvekkilinin hizmet verdiği ... (...) isimli müşterisinin yapılan kredi kartı harcamalarına itiraz etmesi üzerine bankanız tarafından ...'a yapılan ödemeden kaynaklandığını, bunun üzerine davacı taraf herhangi bir ek açıklama yapmadan icra takibine başlandığını, takibe itiraz edildiğini, itiraz üzerine davacı vekilinin Mahkememiz 2023/864 D.iş 2023/1012 K. Numaralı karar ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu,

10 günlük istenilen bekleme süresi içinde istenilen evraklar sunulmadığından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiğini, davalı tarafın bunun üzerine tekrardan ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/982 D.

İş 2023/1009 K. sayılı kararı ile müvekkilin malvarlıklarının ihtiyaten haczine karar verildiğini, mahkememiz tensip zaptının 10 ve 11'inci maddelerinde davacı tarafa evrak asıllarını sunması için süre verildiğini ancak davacı tarafın dosyaya herhangi bir belge sunmadığını, davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ederken alacağının varlığını ispat edemediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davanın reddini, davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 21/02/2024 2023/586 Esas - 2024/134 Karar sayılı kararında; ".....Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, Beşiktaş ...

Noterliğinin 27.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, ihtarnamede ... kredi numaralı üye iş yeri pos hesabından kaynaklı 221.008,26 TL borcun ödenmesinin ihtar edildiği borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

İcra dosyasının incelenmesinde alacaklı vekilinin 25/09/2023 tarihli Haricen tahsil talebi ve aynı gün düzenlenen tensip ile dosyanın Haricen tahsil nedeniyle kapatıldığı ve hacizlerin kaldırıldığı görülmüştür. Taraflar arasında ön inceleme duruşmasından önce borcun tahsil edilerek icra dosyasının kapatıldığına ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla 7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9'uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12'nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği (13/1),

ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği (13/2) düzenlemesi mevcuttur. Yine aynı tarifede; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı (6/1) düzenlemesi de mevcuttur.

Davalı tarafça takip konusu alacak 25.09.2023 tarihinde ödenmiş olup takibe konu borç icra takibinden sonra ve ön inceleme duruşması yapılmadan ödenmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretinin yarısına (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1615 E-1500 K sayılı kararı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/5743 E- 2019/2966 K sayılı kararı) hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile,

''1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 3.670,51-TL harcın mahsubu ile artan 3.242,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen 427,60-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'nin 6. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.119,91.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85.-TL başvurma harcı ve 378,00.-TL posta masrafları olmak üzere toplam 647,85.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemenin yukarıda bilgileri yazılı dosyasında İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali amacıyla bu davanın ikame edildiğini; davacı tarafın dava dilekçesinde, davacı ile müvekkili arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca müvekkile kredi kullandırıldığı, müvekkilinin ödemelerini zamanında yapmaması üzerine davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesinin (GKS) ilgili maddeleri uyarınca müvekkiline kullandırılan kredi hesabının kat edildiği ve müvekkiline ihtarname gönderildiği,

müvekkili tarafından ihtara rağmen ödeme yapılmayınca icra takibi başlatıldığı ve müvekkili tarafından işbu takibe itiraz edilmesi üzerine davanın ikame edildiğini belirttiğini, Taraflarınca süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu alacağın, davacı tarafın ihtiyati haczi sonrasında müvekkilinin icra tehdidi altında kalması sebebiyle böyle bir borcu olmamasına rağmen banka hesaplarına koyulan blokelerin kaldırılması ve iş yerine fiili haciz gelmemesi amacıyla mecburen ödendiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi herhangi bir kredi sözleşmesi imzalamadığını,

davacı tarafça da herhangi bir kredi sözleşmesinin aslı veya suretinin sunulmadığını, mahkemenin tensip zaptında bu belgelerin sunulması için kesin süre verilmişse de davacı tarafından yine sunulmadığını, bu sebeple alacağın varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, Taraflarınca yapılan savunmaya istinaden de 17.01.2024 tarihli duruşmada davacıya genel kredi sözleşmesi (GKS) aslını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,

kesin sürede GKS sunulmaması halinde dosyaya mevcut hali ile karar verileceği ve davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı tarafa ihtar edildiğini, Bu ihtar üzerine davacı tarafça sunulan 22.01.2024 tarihli beyan dilekçesinde açıkça böyle bir sözleşme bulunmadığının ikrar edildiğini ve müvekkile ait üye iş yeri sözleşmesi ve bankacılık sözleşmesi sunulduğunu; bu ikrara rağmen mahkemenin 21.02.2024 tarihinde dosyayı karara çıkardığını ve davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tarafları üzerine bırakılmasına karar verildiğini;

işbu kararın daha önceden yargılama sırasında belirttikleri ve aşağıda sıraladıkları sebeplerle açıkça hukuka aykırı ve kaldırılması gerektiğini, Davacı tarafın dava dilekçesi ile müvekkilinin davacı bankadan kredi kullandığını ve bu kredi borcunu ödemediğinden bahisle kredi borcunun kat ettiğini iddia ettiğini fakat bu kredi borcunun varlığına ilişkin kredi sözleşmesinin de dahil olmak üzere herhangi bir delil sunmadığını.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesinin:"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmüne ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1. maddesinin: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmüne amir olduğunu, Yine HMK'nin 141/1. maddesinin:"Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.

Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez." hükmüne amir olduğunu, Yukarıda sayılan kanun hükümlerinden anlaşıldığı üzere tarafların karşılıklı olarak dilekçelerini sunduktan sonra iddia veya savunmalarını değiştirememekte olduğunu;

aynı şekilde bir hakkın varlığını iddia eden taraf ispatla yükümlü olduğunu fakat davada bu kuralların uygulanmadığını ve bu sebeple hatalı karar verildiğini, Davacı tarafın, dava açılışında müvekkili şirketin genel kredi sözleşmesi kullandığını iddia etmişse de, mahkemenin ilk celsesinde kendisinden işbu kredi sözleşmesinin aslının sunulması ihtar edildiğinde aslında böyle bir sözleşmenin olmadığını ikrar ettiğini; buna karşılık olarak da müvekkilin üye iş yeri ve bankacılık sözleşmelerini sunduğunu, Taraflarınca müvekkili şirketin davacı tarafın müşterisi olduğunun taraflarınca reddedilmemekte olduğunu;

gerçekten de müvekkili şirketin davacı bankanın müşterisi olduğunu fakat bir şirketin banka müşterisi olması o bankadan kredi kullandığı ve hatta bu krediyi ödemediği anlamına gelemeyeceğini fakat mahkemece sanki üye iş yeri sözleşmesi bu iddiaların ispatına yeterliymiş gibi davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tarafları üzerinde bırakıldığını, HMK'nin 331/1. maddesinin:"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim,

davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne amir olduğunu; dava dilekçesinde iddia ettiği olguları ispat edemeyen, hatta daha sonra bu olguların aksini ikrar eden davacının yargılamanın başında haklı olduğuna kanaat getirilmesinin izahının mümkün olmadığını, Mahkeme tarafından kendisine iki haftalık kesin süre içerisinde davanın dayandığı kredi sözleşmesinin aslını ibraz etmesi, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçeceği ihtar edilen davacı tarafın bu belgeyi sunamaması halinde davada karar verilmesine yer olmadığına değil davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;

davacı tarafın bütün iddiaları, işbu kredi sözleşmesinin varlığına dayanmakta olduğunu, böyle bir kredi sözleşmesinin var olmaması davanın haksız olarak ikame edildiğinin ispatına yeterli olduğunu; bu konuda emsal olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/2875 K. 2024/908 T.

29.2.2024 sayılı kararında aşağıdaki şekilde içtihat oluşturulduğunu: "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davalının istinaf aşaması dahil olmak üzere dosyaya dava konusu takhakkukun dayanağını ispata yarar herhangi bir bilgi ya da belgeyi sunmadığı, icra dosyaları incelendiğinde de; ödeme emri ya da takip talebi ekinde takip konusu borcun dayanağını gösterir herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya sunulmadığı,

davanın niteliği gereği ispat külfeti üzerinde olan davalının doğru bulgu ve belgelerle davacının kaçak elektrik kullandığını ispatlayamadığı, davalı tarafın istinaf ve temyizde ileri sürdüğü usuli eksikliklerin ise davasını ispat edecek delilleri dosyaya sunmadığı gözetildiğinde sonuca etkili olmayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir." Bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek,

yukarıda sayılan sebeplerle ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerle, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.02.2024 tarihli 2023/586 E. 2024/134 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bölge Adliye Mahkemenizce dosya yerel mahkemeye iade edilmeden davanın REDDİNE KARAR VERİLMESİNE, mahkeme aksi kanaatteyse davanın reddine karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine iadesine, mahkeme davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyse, yargılama giderlerini davacı taraf üzerinde bırakarak karar vermesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dava konusu tutarın dava açıldıktan sonra davalı tarafça ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı açık olup, mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Bununla birlikte HMK’nın 331. Maddesinin birinci fıkrasında.

“Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davanın konusuz kaldığı belirtilmiş ise de dava dosyası incelendiğinde mahkemece 17/01/2024 tarihli duruşmanın ara kararı ile;1-Davacıya GKS aslını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,

kesin sürede GKS sunulmaması halinde dosyaya mevcut hali ile karar verileceği ve davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, 2-Ön inceleme duruşmasının gelecek celse yapılmasına karar verildiği ve duruşmanın bırakıldığı 21/02/2024 tarihli duruşmada ise istinafa konu kararın verildiği ve yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı halde sehven yazıldığının anlaşıldığı, davalı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini cevap dilekçesi ile de ileri sürdüğü,

bu durumda mahkemece, konusuz kalan davada davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olduğu gözetilerek HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tarafların dava tarihindeki haklılık durumlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yukarıdaki şekilde yargılama giderlerine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

(Yargıtay 3.HD 25/11/2020 tarih 2020/3302 E. 2020/7065 K. sayılı emsal kararı, Yargıtay 13 HD 20/11/2018 tarih 2016/4386 E., 2018/10931 K. sayılı emsal kararı, Yargıtay 19 HD 23/11/2016 tarih 2016/4502 E., 2016/15048 K. sayılı emsal kararı).

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih ve 2023/586 Esas - 2024/134 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1249, K. 2024/1429, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1249
Karar No
2024/1429
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1249 K.2024/1385
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1251 K.2024/1401
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1254 K.2024/1293
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1255 K.2024/1456
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1256 K.2024/1201
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1256 K.2024/1331

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.