İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1937 K.2024/2069

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/1937Karar2024/2069Tarih19 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.415 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2024/1937
Karar no
2024/2069
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/07/2024
Numarası
2024/925 Değişik iş esas-2024/958 karar
Karar
İTİRAZIN KABULÜNE
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.415 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde ve özetle; ihtiyati haciz talep dilekçesinde, asıl kredi borçlusunun gösterilmediğini, başvuru ekindeki Genel Kredi Sözleşmesi ve ihtarname incelendiğinde, ...'deki Banka müşterisi borçlu ile ihtarnamedeki hesabı kat edilen borçlunun birbirinden farklı olduğunun görüleceğini diğer bir ifade ile ihtarnamenin, dosyada mübrez ... ile ilgili olmadığını, ihtarname konusunun, üçüncü bir şirketin Finansal Kiralama Sözleşmelerine dair hesaplarının kat edilmesi olduğunu, dolayısı ile dayanak belgeleri çelişkili,

hangi borç ile ilgili başvuru yapıldığı dahi belli olmayan bir ihtiyati haciz talebinin kabulünün hukuka uygun olmadığını, bankanın ihtiyati haciz talep dilekçesinde, banka ile müvekkili arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını belirttiğini, müvekkilinin kredi kullanmış gibi talepte bulunulduğunu, oysaki müvekkilinin kredi kullanmadığını, dosyaya sunulan ...'de görüldüğü üzere ...'yi akdeden banka müşterisinin borçlu....

Şti. olduğunu müvekkilinin ise sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, başvuru ekindeki ihtarname incelendiğinde ise ...'de asıl borçlu olan ... Şirketi'nin ...'den doğan borçları ile ilgili bir ihtarname olmadığını, başka bir şirket olan ....

A.Ş.'nin Finansal Kiralama Sözleşmelerinden doğan borcunun kat edilmesi ile ilgili olduğunun görüleceğini, ihtarnamede ihtiyati haciz başvurusuna dayanak yapılan 03.12.2018 tarihli... değil, 29.12.2020 ve 30.12.2020 tarihli iki ayrı finansal kiralama sözleşmesi sebebiyle doğan borçların kat edildiğinin belirtildiğini, ihtiyati hacze dayanak bir ihtarname olmadığını ancak banka tarafından mahkeme yanıltılarak ...'den doğan borçla ilgili hesabın kat edildiğini alakasız başka bir ihtarnamenin dosyaya sunulduğunu, talep dilekçesinde asıl borçlunun adının yazmadığını,

müvekkilinin hangi kefaletten ve hangi sözleşmeden doğan borçla ilgili hakkında ihtiyati haciz talep edildiğini anlamına da imkan bulunmadığını, bankanın ihtiyati haciz talep dilekçesindeki bilgiler ve dayanak belgelerin hatalı, birbiri ile çelişkili olduğunu, tüm bu sebeplerin ihtiyati haczin kaldırılması için yeter sebepler olduğunu, İİK'nın ''ihtiyati haciz şartları'' başlıklı 257.maddesinde ihtiyati haczin şartlarının düzenlendiğini, bankanın başvurusunun işbu şartları ihtiva etmediği halde verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz başvurusuna konu borcun kaynağının 03.12.2018 tarihli .... olduğunu,

ihtiyati haciz talep dilekçesinde yazdığını, söz konusu GKS'de asıl borçlu/kredi müşterisinin ... şirketi olduğunu, bu krediye ilişkin hesap kat ihtarnamesi veya borcun bedelini gösterir yazılı bir kaydın dosyaya sunulmadığını, banka tarafından... şirketi aleyhine de İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/926 D. İş numarası ile 41.500.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, ayrıca iki adet senede dayalı olarak İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinden ...

Esas numarası ile 40.642.19-TL bedelli kambiyo takibinin de aynı anda başlatıldığını, iddia olunan alacağın hangi kredi müşterisinin, hangi ...'den doğan borcu olduğu daha belli olmadığını, mahkememize sunulan hesap kat ihtarındaki kredi müşterisi ile...'deki kredi müşterisi farklıyken, ihtarnamede ihtar konusu sözleşmeler sunulan ... değil, başkaca Finansal Kiralama Sözleşmeleri olduğunu,

alacağın kaynağı sözleşmelerin/alacağın varlığının/hesabın usulünce kat edilip borcun muaccel hale geldiğinin açıkça ortaya konmadığı ve yargılamaya muhtaç olduğu dikkate alınarak İcra İflas Kanunu’nda belirtilen ihtiyati haciz koşullarının sağlamaması nedenleriyle usul ve yasaya aykırı bir şekilde tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin alacak iddia eden bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haciz isteyen vekili ihtiyati hacze itiraza cevap dilekçesinde ve özetle.

İhtiyati hacze itiraz sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, borçlunun itirazlarının hiçbirinin bu kapsamda olmadığını, mahkememizin fevkilerinde malumları olduğu üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İcra ve İflas Kanunu'nun 265.maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, ilgili maddede, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkememizin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceğinin hükme bağlandığını, iddiaların hiçbiri bu kapsamda olmadığından itiraz konusu yapılmasının mümkün olmadığını,

ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için kanunun aradığı "yaklaşık ispat" ölçütü sağlandığından borçlunun itirazının haksız olduğunu, dayanak sözleşmedeki imzaların karşı taraf/borçlu tarafından açıkça ikrar edildiğini, imzası karşı tarafça açıkça ikrar edilen kredi sözleşmesi ve usûlüne uygun olarak tebliğe çıkarılan ihtarnameye rağmen, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, birtakım asılsız itirazlar öne sürülmesinin tamamen takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını,

karşı taraf ...'ın ihtiyati haciz kararına dayanak olan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve bu hususu itiraz dilekçesinde de açıkça ikrar ettiğini, sözleşme ve ihtarname incelendiğinde borçlu bilgileri arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmadığını, karşı tarafın iddiasının aksine ihtarnamede yalnızca finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan risklerin değil, diğer nakdî kredilerden kaynaklanan risklerin ve tüm fer'ilerin de kalem kalem derç edildiğini, bütün alacak kalemlerinin detaylı olarak yazıldığını ve tamamı yönünden hesabın kat edildiğinin görüldüğünü,

haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi ek kararında;"Talep, borçlu hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İİK'nun 265.maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Mahkememizce, icra dosyası, talep dayanağı genel kredi sözleşmesi, ihtarname dosya arasına alınmıştır.İcra dosyası kapsamından ihtiyati hacze itirazın İİK'nun 265 maddesi uyarınca süresinde ileri sürüldüğü tespit edilmiştir.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca;

ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Yukarıda anılan hükümler çerçevesinde, rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir alacağın mevcut olduğunun yaklaşık düzeyde ispat olunması halinde mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.İhtiyati haciz kararı, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesine dayalı olarak verilmiştir.

İİK.'nun 257/1 maddesinde muaccel alacaklar için ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. Anılan düzenlemeye göre, ihtiyati haciz istenilebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemesi yeterlidir.

Yine İİK 258 maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebinin kabulü için, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı yaklaşık düzeyde ispat edilmelidir.İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir.

Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Somut olayda ise, davacının talep dilekçesinin ekinde 03/12/2018 tarihinde akdedilmiş Genel Kredi Sözleşmesini, 10/05/2024 tarih ve... yevmiye numaralı kat ihtarını ve İpotek Belgesinin ilk sayfasını sunduğu, bununla birlikte talep dilekçesinin içeriğinde ''...akdedilen kredi sözleşmeleri çerçevesinde...'' ibaresinin yer aldığı ve fakat sadece bir tane Genel Kredi Sözleşmesini dosyaya sunduğu,

talep dilekçesinin ekinde yer alan kat ihtarında 2 adet Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan alacakların talep edildiği ancak Finansal Kiralama Sözleşmelerinin ve bu Finansal Kiralama Sözleşmelerinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın dayanağı evrakların dosyaya sunulmadığı,

keza aynı kat ihtarında ''Diğer nakdi krediler sebebiyle'' başlıklı bir alacak talep edilmekle birlikte bu nakdi kredilerin nelerden ibaret olduğunun Mahkememizce kat ihtarından tespit edilemediği gibi talep eden tarafça da belirtilmediği anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz edenin itirazları İİK md.265'te tahdidi olarak sayılan sebeplerden ''haczin dayandığı sebeplere'' yönelik olduğu ve itirazın yerinde olduğu kanaatine varılmakla Mahkememizce,

Mahkememizin 10/06/2024 tarihli 2024/925 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...."gerekçesi ile, '1)Mahkememizin 10/06/2024 tarihli 2024/925 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın KABULÜ ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden istinaf dilekçesinde özetle:"Sayın Mahkemenizin 2024/925 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlu tarafından itiraz edilmiş, yapılan duruşma neticesinde borçlunun itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli ara karar 05/10/2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş olup, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen bu karara karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmaktayız.

Şöyle ki. 1- ihtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, borçlunun itirazlarının hiçbiri bu kapsamda değildir. Sayın Mahkemenizin fevkimizde malumları olduğu üzere ihtiyati hacze itiraz sebepleri İcra ve İflas Kanunu'nun 265.maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. İlgili maddede, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.

Huzurdaki dosyada öne sürülen iddiaların hiçbiri bu kapsamda olmadığından ihtiyati hacze itiraz konusu yapılması mümkün değildir. Sayın Mahkemenin ihtiyati hacze itirazı kabul gerekçesinde borçlunun itirazlarının "ihtiyati haczin dayandığı sebeplere" matuf olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalıdır.

2- İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunun aradığı "yaklaşık ispat" ölçütü sağlandığından itirazın reddi gerekmektedir.İcra ve İflas Kanunu'nun "ihtiyati haciz kararı" başlıklı 258.maddesi "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." hükmüyle, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat kuralının aranmayacağını, yaklaşık ispat kuralının yeterli olduğunu düzenlemektedir.Yerleşik içtihatlarla da sabit olduğu üzere, taraflar arasında imzalanmış kredi sözleşmesi ile hesabın kat edildiğine dair ihtarnamenin Mahkemeye sunulmuş olması durumunda alacağın varlığına dair yaklaşık ispat ölçütünün yerine getirildiği kabul edilmektedir.Nitekim dosyaya sunduğumuz İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/2172 E. ,

2023/1685 K. Sayılı ve 02.11.2023 tarihli güncel kararı da bu hususta emsal teşkil etmektedir:"...İİK'nun 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz talebinde kesin ispat aranmayıp alacağın varlığının yaklaşık ispatı yeterli bulunduğundan, kredi sözleşmelerine dayalı ihtiyati haciz taleplerinde taraflarca imzalanmış ve imzası inkar edilmeyen kredi sözleşmesinin bulunması, bu sözleşme gereği borçlunun borcunu ödeyememesi nedeniyle bankanın hesabı kat edip, kat ihtarnamesini asıl borçluya tebliğ edilerek ihtiyati haciz isteminde bulunabilecektir.

İhtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekili, talep dilekçesi ekinde taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile hesabın kat'ı suretiyle muaccel kılındığını gösteren ve aleyhine ihtiyati haciz istenene tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhini ihtiva eden kat ihtarnamesini ibraz etmiştir.

Hesabın kat edildiği, alacağın muaccel hale geldiği anlaşılmakla ihtiyati haciz talep edebilme şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır..."Sayın Mahkemece ilk olarak ihtiyati haciz talebimizin "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle kabul edilmesi usul ve yasaya uygun bir karardır.

Ancak borçlunun itirazı üzerine Sayın Mahkemece yeniden yapılan değerlendirmede ilk kararın tam aksine bir görüşle yaklaşık ispat koşullarının tamamen dışına çıkılmış, adeta alacağın esasına yönelik bir uyuşmazlık hakkında inceleme yapılır gibi kesin ispat koşulları irdelenmiştir.Müvekkil Banka ile borçlular arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde borçlulara kredi limiti tahsis edilmiş, bu limit dahilinde borçlulara kredi kullandırılmıştır.

Ana sözleşme niteliğindeki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında bir kısım alt sözleşmelerle müşteriye ayrı ayrı kredilerin kullandırılmış olması neticeye tesiri olmayan bir detaydır. Kredi süreci genel bankacılık teamüllerine ve özellikle katılım bankacılığı prosedürlerine uygun şekilde ilerletilmiştir. Bir başka deyişle, taraflar arasındaki borç ilişkisinin temelinde Genel Kredi Sözleşmesi bulunmaktadır.

Borçlu ... sözleşmeyi müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Genel Kredi Sözleşmesinin varlığı, dosyadaki ihtarname ve diğer belgelerin ışığında borcun varlığına karine teşkil etmekte, yaklaşık ispat koşulunu sağlamaktadır.

İhtarnamede talep edilen alacak ile ihtiyati hacze konu alacak arasında da herhangi bir çelişki bulunmamaktadır, zira ihtiyati haciz talep dilekçemizde de açıkça belirttiğimiz üzere, alacaklarımızın yalnızca bir kısmı için ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuştur.

Bu nedenle FinansalKiralama Sözleşmeleri de dosyaya sunulmamıştır.3- Dayanak sözleşmedeki imzalar karşı taraf / borçlu tarafından açıkça ikrar edilmiştir.İmzası karşı tarafça açıkça ikrar edilen kredi sözleşmesi ve usûlüne uygun olarak tebliğe çıkarılan ihtarnameye rağmen, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı yönünde birtakım asılsız itirazlar öne sürülmesi tamamen takibi sürüncemede bırakma amacı taşımaktadır.

Karşı taraf ... ihtiyati haciz kararına dayanak olan Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu / müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır ve bu hususu itiraz dilekçesinde de açıkça ikrar etmektedir.

Sözleşme ve ihtarname incelendiğinde borçlu bilgileri arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu olmadığı, karşı tarafın iddiasının aksine ihtarnamede yalnızca Finansal Kiralama Sözleşmelerinden kaynaklanan risklerin değil, diğer nakdî kredilerden kaynaklanan risklerin ve tüm fer'ilerin de kalem kalem derç edildiği, bütün alacak kalemlerinin detaylı olarak yazıldığı ve tamamı yönünden hesabın kat edildiği görülmektedir.Borçlunun itirazları ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmayıp, ancak itirazın iptali ya da alacak davasında öne sürülebilecek niteliktedir.

Ezcümle, borçlu tarafından öne sürülen iddiaların tamamı hukukî mesnetten yoksun olup, itirazın kabulüne dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir." demiştir.İlk derece mahkemesi tarafından verilen 30/07/2024 tarih ,2024/925 Değişik iş sayılı ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, ihtiyati haciz talep eden ile karşı taraf arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında kredi borcunun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 10/06/2024 tarih, 2024/925 Değişik İş Esas ve 2024/958 Değişik İş Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş,

karşı taraf tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 30/07/2024 tarihli ek karar ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, iş bu ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca;

ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut uyuşmazlıkta; talep eden vekili, ihtiyati haciz talep eden ile karşı taraf arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında kredi borcunun ödenmediği iddiası ile alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, talep dilekçesinde borcun dayanağı olan kredi sözleşmesi/sözleşmeleri, ihtarname, asıl borçlu bilgileri ve karşı tarafın hukuki sıfatı bildirilmemiş, talep ekinde sunulan kredi sözleşmesi ile ihtarnamedeki asıl borçluların birbirleri ile uyumlu olmadığı,

talep eden tarafından çelişkilerin giderilmediği, ihtarname dayanağı olan sözleşmelerin sunulmadığı, bu haliyle alacağın yaklaşık olarak ispat edilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediği, karşı taraf tarafından itiraz edilen hususların haczin dayandığı sebeplere ilişkin olduğu ve İİK'nın 265 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak;

talep dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ek kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1 -İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç istinaf başvuru sırasında alınmış olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1937, K. 2024/2069, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1937
Karar No
2024/2069
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1939 K.2024/2311
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1939 K.2024/1989
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1940 K.2024/1670
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1941 K.2024/1651
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1942 K.2024/1886
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1942 K.2024/1785

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.