KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1942
- Karar No
- 2024/1785
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31/05/2024
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.469 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin ... tarihinde kurulduğunu, şirketin kuruluşundan sonra hiçbir şekilde faaliyete geçmediğini, şirketin herhangi bir alacağı veya borcunun olmadığını, vergi, sigorta borcunun bulunmadığını, çalışanının bulunmadığını, şirketin kuruluşundan bu güne kadar şirket ortaklarının bir araya gelemediğini, ortaklar arasında iletişimin bulunmadığını, şirkete yönelik hisse satışının sicile işlendiğini ve ortaklığının devredildiğini düşündüğünü, ancak e-devlet sistemi üzerinden yaptığı araştırmada şirketin ticaret sicilinde aktif olduğunu ve halen ortak olarak göründüğünü öğrendiğini,
şirket hissesinin tamamının davalılardan ....devrinin yapıldığını, ....bu satışlar ile şirketin tek ve hakim ortağı haline geldiğini, ancak şirket hisse devrinin tek ortak haline gelen ...tarafından ticaret siciline işlenmediğini, ekte sunduğu Isparta 1. Noterliğinin ...yevmiye numaralı, ... tarihli satış sözleşmesinden bu durumun anlaşıldığını, şirket vergi ve SGK sisteminde ise pasif olup yaklaşık 10 yıldır işlem yapmadığını, şirketin faaliyetine son vermiş olması,
ortaklar arasında hiç bir işlem yapılmaması ve şirket hissesinin tek ortak olan ....satmasına rağmen tescil işleminin yapılmaması nedeniyle haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma talebinin doğduğunu, ayrıca ortaklıktan çıkma talebinin uygun görülmediği takdirde satışın tesciline yönelik yükümlülükleri yerine getirmeyen davalı .,...yerine sicil kaydının yapılmasını talep ettiğini beyanla davalı şirketteki ortaklığının haklı nedene dayanarak sonlandırılmasını ve ortaklıktan çıkma kararı verilmesini, mahkeme aksi görüşte ise.
Isparta 1. Noterliği'nin ...yevmiye numaralı, 20.04.2015 tarihli satış sözleşmesi ile ....yapılan satışın ticaret siciline şerh edilmesine ve ortaklığının sona erdirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "Şirkette pay sahibi olan davacı ve dava dışı paydaşların şirketteki paylarını yukarıda tarih ve sayıları belirtilen noter sözleşmeleri ile davalı ...devir ettikleri, devralan ....devir sözleşmesinde, devraldığı şirket paylarını şirkete ibraz ederek genel kurulun onayını alacağını ve onaydan sonra ticaret sicil müdürlüğünde ve ilgili kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağına ilişkin imzalı beyanda bulunduğu, bu beyanının TTK 595/son maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirilmiş sayılması için yeterli olduğu,
zira şirket genel kurulunun yalnızca ....oluştuğunun anlaşılması karşısında davacının ... ... sicil numarasında kayıtlı ...nde bulunan 100 adet payını davalı ...20/04/2015 tarihinde devrettiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir. Yine davacının davalı ....aleyhine açtığı davanın ise pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeni ile verilen kararın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin doğrudan verilen karardan etkileneceğini, bu nedenle borçtan kurtulma adına davacının hisselerinin müvekkiline devrine dair karardan etkileneceğinin açık olduğunu, şirkette pay sahibi olan davacı ve dava dışı paydaşların şirketteki paylarını noter sözleşmeleri ile davalı ...devir ettiklerini, devralan ...devir sözleşmesinde,
devraldığı şirket paylarını şirkete ibraz ederek genel kurulun onayını alacağını ve onaydan sonra ticaret sicil müdürlüğünde ve ilgili kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağına ilişkin imzalı beyanda bulunduğunu, bu beyanının TTK.'nın 595/son maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirilmiş sayılması için yeterli olduğuna dair gerekçe de yine müvekkiline taahhüt edilen işlerin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu,
ticaret sicilde tescili talep olunmayan ya da devir öncesi bu hususta karar verilmeden salt tek kişilik şirkete evrildiğinden bahisle müvekkilinin işlemlerinin tek başına yapması gerektiği belirtilmiş ise de; müvekkilinin taahhütler yerine getirilmediği için işlemleri eksik bıraktığını, öncelikle, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek;
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda ‘davanın reddine' karar verilmesini, ayrıca karar kesinleşmeden davacı vekili tarafından talep olunan tescil talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, limited şirket pay devri nedeniyle şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ....sicil numarasında kayıtlı ...’nde bulunan davacıya ait 100 adet payın davalı ...ye 20/04/2015 tarihinde devredildiğinin tespitine, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan için gönderilmesine, davalı ....yönünden açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacı yanın, davalı şirket ortağı ve yetkilisi iken şirketteki hisselerinin tamamını, Isparta 1. Noterliği'nin 20.04.2015 tarihli ve ...yevmiye sayılı "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile davalı ...bedeli karşılığında devrettiği anlaşılmaktadır.
Isparta 1. Noterliği'nin 20.04.2015 tarihli ve ...yevmiye sayılı devir işleminin davalı şirkete bildirilmediği, celbedilen ticaret sicil kayıtlarına göre de davalı şirketin, hisse devir işlemini ticaret siciline tescil ettirmediği, davacının halen ortak olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Yine, sicil kayıtlarına göre, davalı şirketin 15/08/2013 ila 15/08/2023 tarihleri arasında şirket yetkilisinin davacı olduğu, sonrasında başkaca bir müdür atandığına ilişkin bir kararın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca, limited şirket hisse devrine dair sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onanması geçerlilik şartıdır. Somut olayda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Somut olayda, genel kurulun onayı bulunmamaktadır. Ancak Kanun, 6762 sayılı TTK'da olmayan yeni bir imkan getirmiştir. Yeni TTK'nın 595/son maddesi uyarınca, şirket genel kurulunun devre onay verilmesi talebi hakkında üç ay içinde olumlu veya olumsuz bir karar vermemesi halinde, devre onay vermiş sayılmasını hükme bağlamıştır.
Somut olayda, süresi sona ermiş olsa da yeni müdür seçilene kadar münferit şirket yetkilisi olan davacı tarafından, davalı şirket ve şirket hisselerini devralan ...hasım gösterilerek eldeki dava açılmıştır. Buna göre; davacı, aynı zamanda tek başına münferit yetkilisi olduğu anlaşılan davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğu açıktır. Bu durumda davalı şirketin iş bu davada temsili ve usulüne uygun taraf teşkili yapılması için, davalı şirkete kayyım atanması veya kayyım atanması için davacılara süre verilmesi, şirketin iş bu davada temsili ve taraf teşkili sağlanarak yargılamanın sürdürülmesi zorunludur.
İlk derece Mahkemesince; davacı yana bu hususta süre verildiği ve davacı tarafça ara karar gereğince kayyım atanması talepli dava açıldığı, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas ve ....Karar sayılı ilamı ile ...kayyım olarak atandığı, kayyıma duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edildiği, buna rağmen İlk derece mahkemesince icra edilen 31/05/2024 tarihli celse de.
"Her ne kadar mahkememizin bir önceki oturum 2 nolu ara kararında davacının münferiden şirketi temsil yetkisi bulunduğu, bu yetkinin sona erdiği ve ayrıca davalı şirketle arasında açılan dava itibariyle menfaat çatışması bulunduğundan TMK 427. maddesi gereğince şirketi açılan davada temsil etmek üzere temsil kayyumu atanması hususunda davacıya yetki verilmiş, davacı tarafından Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde temsil kayyum talepli dava açılmış, ilgili mahkemenin 29/12/2023 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de;
yukarıda belirtildiği şekilde TTK 595. maddesindeki devrin tescili için başvuru şartının somut olayda yerine geldiği kabul edilmekle mahkememizce temsil kayyumu atanması hususundaki ara kararımızdan dönülmesine karar verildi." şeklinde ara karar tesis edilerek kayyım atanmasına ilişkin ara karadan dönüldüğü, bu suretle davalı şirketin iş bu davada usule uygun temsili ve taraf teşkili sağlanmaksızın ve yargılamanın yapılabilmesi için gerekli şartlar tamamlanmadan yargılamayı sürdürerek, yazılı şekilde karar vermesi doğru olmamıştır.
İlk derece mahkemesince yapılacak iş; davalı şirketin iş bu davada temsili ve taraf teşkili sağlanarak yargılamanın sürdürülmesi için kayyım adına davetiye çıkarılmak suretiyle davacı yanın haklı nedenle ortaklıktan çıkma aksi halde hisse devrinin ticaret sicil müdürlüğünce tesciline ilişkin asıl ve terditli talepleri hakkında karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; İlk derece mahkemesince; hisse devir sözleşmesinde davalı devralanın bu sözleşmeyi şirkete sunup ticaret siciline tescilini sağlamak konusunda yetkili kılındığı ve şirkete ait tüm hisseleri devri sebebiyle şirket genel kurulunun davalı ...oluştuğundan bahisle TTK.'nın 595/son maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirilmiş sayıldığı kabul edilmişse de; davacı yanca davalı şirkete TTK.'nın 595/7 maddesi uyarınca bir başvurusunun bulunmadığı nazara alındığında şirketçe hisse devrine onay verilmiş sayılmasının kabulünün de mümkün olmadığı açıktır.
Sonuç olarak, davalı .,..vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1942, K. 2024/1785, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama