İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1974 K.2024/2144

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/1974Karar2024/2144Tarih30 Aralık 2024Okuma19 dk · 3.718 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Aralık 2024
Dosya no
2024/1974 Esas
Karar no
2024/2144 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2024/1296 Değişik İş - 2024/1300 Karar
Tarih
23/10/2024
Talep tarihi
21/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.718 kelime·19 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin karşı tarafa "... Gebze/Kocaeli" adresinde bulunan depo alanında ardiye hizmeti vermekte olduğunu, ardiye ücretinin Ekim 2024 tarihinden itibaren ödemediğini, bununla beraber malların müvekkilinin rızası hilafına usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde ardiyeden çıkarıldığını, müvekkilinin hapis hakkını kullanmasını engellemek amacıyla üçüncü kişi şirket ...

A.Ş. aleyhine alınan ihtiyati tedbir kararı ile malların ardiyeden götürülmeye başlandığını, karşı tarafın müvekkili ile arasındaki ardiye sözleşmesini reddettiğini, oysa ki taraflar arasında geçerli bir ardiye sözleşmesinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ardiye ilişkisinin üçüncü kişi olan ... A.Ş.'nin ardiyeyi kullanma hakkını müvekkiline devretmesi ile doğduğunu, karşı taraf ile dava dışı üçüncü kişi ... A.Ş.'nin maliki olduğu "...

Gebze/Kocaeli" adresindeki depo alanının kullanılmasına yönelik 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmede ... A.Ş. ardiyeci olarak, karşı tarafın ise saklatan olarak yer aldığını, Ocak 2024 tarihinde depo alanının kullanımının malik ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete verildiğini, bu kapsamda 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesinde yer alan hak ve yükümlülüklerin Ocak 2024 tarihinde müvekkili şirket ...

A.Ş.'ye devredildiğini ve bu tarihten itibaren karşı tarafa ardiye hizmetinin müvekkili tarafından verilmeye başlandığını, taraflar arasında yeni bir ardiye sözleşmesi imza edilmediğini ancak fiili olarak sözleşmenin müvekkili tarafından devralındığını, Ocak 2024 tarihinden itibaren müvekkilinin 03.09.2029 tarihli sözleşmenin 3. Maddesine uygun olarak ardiye ücreti faturası düzenleyerek gönderdiğini ve karşı tarafında bu fatura bedellerini banka hesabına yatırdığını,

müvekkilinin 25.09.2024 tarihli 57.900,50 Euro ve 25.09.2024 tarihli 11.403,26 Euro tutarında iki adet Ticari Fatura kesdiğini ancak gerekçe gösterilmeden faturaların reddedildiğini, akabinde müvekkili tarafından temel fatura kesildiğini ancak iade fatura kesilerek faturanın reddedildiğini, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ardiye sözleşmesinin artık tarafı olmayan üçüncü kişi ...

A.Ş. aleyhine alınan ihtiyati tedbir ile bir kısım malların ardiyeden çıkarıldığını, karşı tarafın müvekkiline ve ...

A.Ş.'ye bir kısım malları teslim almak istediğini bildirdiğini, bu malları 3. Kişilere sattığını ve ardiyede tesliminin sağlanmasını talep ettiğini, bunun üzerine mail yolu ile ardiyeden kendilerine mal teslimlerinin yapılabilmesi için öncelikle ödenmeyen fatura bedellerinin ödenmesi gerektiği aksi halde hapis hakkı kullanıldığının bildirildiğini ancak cevabi mailde aralarında sözleşme olmadığı için hapis hakkının kullanılmayacağı iddia edilerek mal tesliminde ısrar edildiğini, ardiye ücretlerini ödemeden malları teslim almak amacıyla ardiye sözleşmesinin tarafı olmayan ...

A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1217D.İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı alarak ardiyede saklanan bir kısım malları Gebze İcra Dairesinin ...

Talimat sayılı icra dosyası üzerinden icra marifetiyle ardiyeden teslim aldığını, müvekkilinin ardiye ücretini tahsil edemediği için mağdur olduğunu, gecikmesinde sakınca olan hallerde dava sonuna kadar tedbir olarak ardiyeden mal tesliminin önlenmesine karar verilmesini, karşı tarafın üçüncü kişiye sattığı ardiyede bulunan malların faturalarına bakıldığında hali hazırda ardiyede 4 milyon Euro civarında mal olduğunu,

bu malların yaklaşık 3 yıldır ardiyede muhafaza edildiği dikkate alındığında ise 1.5 milyon Euro civarında bir ardiye ücreti doğduğunu bu durumda karşı tarafın malları hiç bir ardiye ücreti ödemeksizin ardiyeden çıkartmasının müvekkili yönünden telafisi imkansız zarara yol açacağını, belirterek açılacak dava sonuna kadar tedbir olarak malların ardiyeden çıkarılmaması için İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 22/10/2024 tarih ve 2024/1296 Değişik İş Esas- 2024/1300 Karar sayılı kararında;" Talep HMK389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Mahkememizce dosyanın incelenmesi aşamasında karşı taraf vekilince ihtiyati tedbir talebine itirazları içeren dilekçeler sunulmuş ve diğer itirazları yanı sıra ... A.Ş7nin., tek ortağının ... olduğu, şahsın , ...

A.Ş. firmasının tek ortağı olan ...’ın kardeşi olduğu, ... aynı zamanda ...’in yetkili çalışanı olup, 27/08/2024 tarihine kadarki tüm yazışmalarda ... eposta adresini kullandığı,müvekkili ile aralarındaki Ardiye Sözleşmesi kapsamında müvekkilinin mallarını saklayan ve ardiye hizmeti veren ... firmasının tek ortağının kardeşi olup aynı zamanda ... firmasının yetkilisi olan ... adına açılan ve tek ortaklıklı bir şirket olan ...

A.Ş.,'nin mahkemeyi yanıltmak amacıyla kötü niyetli olarak taraf haline getirilmeye çalışıldığını beyan etmiştir.HMK'nın 389/1. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf,

dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. İhtiyati tedbir talep eden vekilince talep dilekçesi ekinde karşı taraf ile ... A.Ş.

Arasında düzenlenen Ardiye Sözleşmesi, Fatura ve ödeme dekontları, Mail Yazışması imzasız fesih protokolü iade faturaları,18.10.2024 tarihli Mail, depoda bulunan malların listesi, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1217D.İş sayılı dosyasında verilen kararı sunduğu anlaşılmıştır.İhtiyati tedbir talep eden ile karşı taraf arasında yazılı bir ardiye sözleşmesi mevcut olmayıp ihtiyati tedbir talep eden tarafça ....

AŞ ile karşı taraf arasındaki sözleşmenin devir alındığı belirtilmektedir. Karşı taraf ise ihtiyati tedbir talep eden ile arasında sözleşme ilişkisi olduğunu kabul etmemektedir. Saklama sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp yazılı olma koşulu da yoktur ancak ihtiyati tedbir talep eden tarafça önceki sözleşmenin devralındığı belirtilmektedir.

03/09/2019 tarihli Sözleşmenin 5 maddesi "Madde 5- DEVİR YASAĞI Taraflar bu sözleşmeyi, ya da sözleşmeden doğan hak veya yükümlülüklerini kısmen veya tamamen hiç bir şekilde doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak başkasına devredemez, teminat olarak veremez.

Aksi takdirde diğer tarafın bundan kaynaklanacak zararlarını ödemekle yükümlü olduğu gibi, diğer taraf feshi ihbar süresini beklemeden derhal tazminatsız sözleşmeyi feshetme hakkına da sahip olacaktır. ...'ın depolanan mallara ilişkin olarak alıcıyı belirlemesi devir yasağı kapsamında sayılmaz." şeklinde düzenlenmiş olup devir yasağı mevcuttur. Dosyaya sunulan deliller arasında karşı tarafın devre muvafakat ettiğine dair bir delil bulunmamaktadır.

İhtiyati tedbir talep edenin dayandığı E mail sadece ünvan değişikliğinin bildirimine ilişkindir. TBK 205 maddesi sözleşmenin devrini düzenlemekte olup bu madde uyarınca devrin yapıldığına ilişkin delil de sunulmamıştır.İncelenen İstanbul Anadolu 13. ATM 2024/1217 D:İş dosyasında... Şirketi tarafından ...

Anonim Şirketi aleyhine ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, Mahkemenin "...Tedbir isteyen vekili tarafından ibraz edilen 10/10/2024 tarihli dilekçede ihtiyati talebine konu, 516,80 ton emtianın mutabakat listesinde yer alan 9.532 ton emtia kapsamında olup, tedbir isteyen tarafından 3 kişi ...

A.Ş.'ye hitaben düzenlenen 04/10/2024 tarihli ve toplam 238.088,49 EURO bedelli proforma fatura ile aynı tarihli ve toplam 124.675,96 EURO bedelli proforma fatura olmak üzere söz konusu 2 proforma fatureda dökümü yer alan emtia olduğu ve buna göre talebe konu emtianın toplam değerinin 362.754,40 EURO karşılığı 13.622.000 TL olduğu ifade edilmiştir.

Yukarıda karar başlığında ihtiyati tedbir talebine konu edilen bölgeler olarak ifade edilen ve dilekçe ekinde ibraz edilen söz konusu 03/09/2019 tarihli ardiye sözleşmesi, 13/08/2024 tarihli mutabakat listesi, 30/09/2024 tarihli dekont, 04/10/2024 tarihli söz konusu proforma faturalar, ihtar, cevabi ihtar, Gebze 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/520 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen soruşturma kapsamındaki el koyma talebinin reddine ilişkin karar, söz konusu soruşturmaya ilişkin şikayetçi ifade tutanağı,

HMK m.389 ve devamı maddelerinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerine ilişkin yasal düzenleme; ihtarname ve cevabi ihtanameye göre taraflar arasında ihtilafsız olduğu anlaşılan söz konusu ardiye sözleşmesindeki devir yasağına ilişkin hükümler;

cevabi ihtarda ileri sürülen devir ve devralana ait 2 fatura alacağına yönelik hapis hakkı iddiası, bu iddiaya rağmen mutabakat listesinin cevabi ihtardan sonra ve 13/08/2024 tarihli olması, tedbir talebine konu emtianın mülkiyetinin tedbir isteyene ait olması, öncelikli mülkiyet hakkı, hapis hakkına ilişkin meselenin 3. kişiyi de ilgilendirir ve yargılama ile aydınlanacak yönleri, buna bağlı menfaat dengeleri ve öncelikli hukuki yarar;

dosya kapsamına yansıyan ve soruşturmaya da konu olan istisnai şartlar, şikayet, soruşturma, proforma faturalar, sözleşmeye göre hapis hakkıyla ilgili muhtemel alacak iddiası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir talebinin karşılanması için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği; tedbir isteyen tarafın öncelikli hukuki yararı, hapis. hakkı iddiasına ilişkin muhtemel yarar. bu muhtemel yarara konu olabilecek muhtemer beklrtiiin mühim hapis hakkının güvencesinin gözetilmesinin Muhtemel menfaat dönğeterinin Körunmasını mümkün kılması,

dosya Kapsamı ve ilgili yasal düzenlemeler gözetilerek maktu 1.000.000 TL teminata bağlı olarak tedbir talebinin karşılanması gerektiği sonucuna varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki şekilde tedbir in kabulüne karer verilmiştir." gerekçeleriyle karar verdiği anlaşılmıştır.Mevcut durumda dosyamız tarafları arasında geçerli bir ardiye sözleşmesinin varlığı dahil olmak üzere alacak iddiası ve davacının talep hakkı bulunup bulunmadığı tamamen yargılamayı gerektiren hususlar olup , ihtiyati tedbir talep eden bakımından yaklaşık ispatı sağlayacak şekilde delil sunulmadığı,

yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı sonucuna varıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir..."gerekçesi ile, '' 1-İhtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1296 D. İş 2024/1300 K. ve 23.10.2024 tarihli kararı ile: "(...)Mevcut durumda dosyamız tarafları arasında geçerli bir ardiye sözleşmesinin varlığı dahil olmak üzere alacak iddiası ve davacının talep hakkı bulunup bulunmadığı tamamen yargılamayı gerektiren hususlar olup , ihtiyati tedbir talep eden bakımından yaklaşık ispatı sağlayacak şekilde delil sunulmadığı,

yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı sonucuna varıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir."denilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ancak işbu karar usul ve yasaya aykırı nitelikte olup istinaf incelemesi neticesinde mezkur kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Müvekkil şirket ile borçlu arasındaki ardiye ilişkisi üçüncü kişi ...

A.ş.'nin ardiyeyi kullanma hakkını müvekkil şirkete devretmesi ile doğmuş olup yerel mahkeme kararında belirtilen devre ilişkin tespitlerin hukuka aykırı nitelikte olduğunu,Müvekkil şirketin, borçlu şirkete "...

Gebze/Kocaeli" adresinde bulunan depo alnında ardiye hizmeti verdiğini, davalı ardiye ücretini Ekim 2024 tarihinden itibaren ödememekle beraber müvekkilin ardiyesinden malları müvekkil rızası hilafına usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde çıkarttığını, müvekkil şirketin hapis hakkı kullanmasını engellemek amacıyla üçüncü kişi şirket ...

A.Ş. aleyhine alınan usulsüz ihtiyati tedbir ile mallar müvekkilin ardiyesinden götürülmeye başlandığını, davalı müvekkil ile arasındaki ardiye sözleşmesini reddettiğini, oysa, taraflar arasında geçerli bir ardiye ilişkisi mevcut olduğunu,... A.Ş. ile dava dışı üçüncü kişi ... A.Ş.'nin maliki olduğu "... Gebze/Kocaeli" adresindeki depo alanının kullanılmasına yönelik 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi bulunmakta olup işbu sözleşmede ...

A.Ş. ardiyeci olarak, borçlu ise saklatan olarak yer aldığını,Ocak 2024 tarihinde depo alanının kullanımı malik ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete verildiğini, bu kapsamda, 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesinde yer alan ardiye hizmetinin de Ocak 2024 tarihinde müvekkil şirket ...

A.Ş.'ye devredildiğini ve bu tarihten itibaren borçlu şirkete ardiye hizmeti müvekkil tarafından verilmeye başlandığını, taraflar arasında yeni bir ardiye sözleşmesi imza edilmediğini ancak aşağıda açıklandığı üzere fiili olarak sözleşmenin müvekkil tarafça devralındığını, zira, taraflar arasında dosyada mübrez faturalar ve banka ödeme dekontları ile sabit olduğu üzere, Ocak 2024 tarihinden itibaren müvekkil şirket 03.09.2029 tarihli sözleşmenin 3. Maddesine uygun olarak ardiye ücreti faturası düzenleyerek borçluya gönderdiğini ve borçlunun da bu fatura bedellerini müvekkil şirket banka hesabına yatırdığını,

bu noktada her ne kadar yerel mahkeme kararında devir yasağından bahsedildiğini ve karşı tarafın işbu devre muvafakat verdiğine dair bir belge sunulmadığı belirtilmiş ise de gerek ... adına tanzim edilen faturalara istinaden ödeme yapılması gerekse de dosyada mübrez ilgili mail yazışmaları ile devrin karşı tarafça kabul edildiğinin açık olduğunu, zira yerel mahkeme tarafından her ne kadar karşı tarafın devre muvafakat vermediğinden bahsetmiş ise de müvekkil ile borçlu arasında ardiye sözleşmesi mevcut olduğunu;*Müvekkil şirket tarafından,

ünvanı ...'nun .... olarak değiştirildiğini ekteki mail ile karşı tarafa 26.01.2024 tarihli mail yolu ile bildirildiğini, * Borçlu şirketin, 09.02.2024 tarihinde üçüncü kişi ...

A.Ş. ile aralarındaki 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesinin feshi yönünde hazırlandığı 29.11.2023 tarihli bir fesih protokolü gönderdiğini, protokolün amacı, karşılıklı anlaşılarak ardiye sözleşmesinin feshedilmesi olduğunu, ancak işbu fesih protokolünün taraflarca imzalanmadığını,*Fesih protokolü yerine bu kez borçlu şirketin, 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesinin ... A.Ş.'ye devredilmesi yönünde irade bildirerek ... A.Ş. , ...

A.Ş. ve borçlu arasında imza edilmek üzere 29.02.2024 tarihli bir mail ile devir protokolü gönderdiğini, ancak işbu devre ilişkin protokolün de taraflarca imza edilmemiş ise de 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi fiilen müvekkil şirketçe devralındığı ve Ocak 2024 tarihinden itibaren 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince depodan çıkarılan her mal,

depoya girdiği tarihten itibaren doğan ardiye ücreti hesap edilerek müvekkil şirket tarafından borçluya fatura edildiği ve borçlu tarafça fatura bedelleri banka yolu ile müvekkil banka hesabına ödendiğini,İşbu silsileden de açıkça görüleceği üzere karşı tarafın devir olgusuna muvafakat verdiğini ve muvafakat vermediğine dair herhangi bir beyanda da bulunmadığını, tam tersine müvekkil şirket ile arasındaki hukuki ilişki kabul edilerek bu yönde davranış sergilediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin kararı haksız ve mesnetsiz nitelikte olduğunu,Müvekkil şirketin,

borçluya 25.09.2024 tarihli 57.900,50Euro ve 25.09.2024 tarihli 11.403,26 Euro tutarında iki adet Ticari Fatura kestiğini ancak borçlunun hiçbir gerekçe göstermeksizin işbu faturaları reddettiğini, akabinde müvekkilin temel fatura kestiğini ancak bu sefer de borçlu taraf iade fatura kesmek suretiyle faturayı iade ettiğini, kendileri tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapılmak zorunda kalındığını ancak takibe konu fatura alacağının borçlu tarafça halen ödenmediğini,

Borçlu taraf ardiye sözleşmesinin artık tarafı olmayan üçüncü kişi ... a.ş. aleyhine almış olduğu usulsüz ihtiyati tedbir ile bir kısım malları müvekkil şirket ardiyesinden çıkarttığını, Borçlu tarafın müvekkil şirkete ve ardiyede malları bizden önce saklayan ve ardiye hizmetini müvekkil şirkete devreden ...

A.Ş.'ye bir kısım malları teslim almak istediğini bildirdiğini, bu malları 3. Kişilere sattığını ve ardiyede tesliminin sağlanmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından, borçlu şirkete mail yolu ile ardiyeden kendilerine mal teslimlerinin yapılabilmesi için öncelikle ödenmeyen fatura bedellerinin ödenmesi gerektiği aksi halde hapis hakkı kullanıldığı bildirildiği ancak dosyada mübrez cevabi mailde müvekkil ile borçlu arasında sözleşme olmadığı için hapis hakkının kullanılmayacağı iddia edilerek mal tesliminde ısrar edildiğini,

ancak dosyada mübrez mailin içeriğinde bir yandan müvekkili ile aralarında ardiye sözleşmesi olmadığı iddia edilirken bir yandan da " ... sözleşmesi ile adımıza saklamakta olduğunuz malların sahibi olarak bu malların tarafımızdan verilen talimatlar doğrultusunda bildirilen kişilere tesliminin yapılması bizim açımızdan önem taşımaktadır." denilmek suretiyle malların müvekkil şirket tarafından saklandığının ikrar edildiğini,Borçlunun, ardiye ücretlerini ödemeden malları teslim almak amacıyla bu kez, ardiye sözleşmesinin tarafı olmayan ...

A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1217 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı alarak müvekkil şirketin ardiyesinde saklanan bir kısım malları Gebze İcra Dairesinin ...

Talimat sayılı icra dosyası üzerinden icra marifetiyle ardiyeden teslim aldığını, kendileri tarafından, ardiye ücretinin ödenmediği için hapis hakkı kullanıldığı beyan edilmesine rağmen ihtiyati tedbire konu mallar müvekkil şirketin rızası hilafına götürüldüğünü,Davalı tarafın icra marifetiyle teslim aldığı mallara ilişkin müvekkil tarafından düzenlenen ardiye ücret faturalarını da iade etmek suretiyle ödemediğini, Taraflar arasındaki ardiye sözleşmesinin 3. Maddesi ardiye ücret bedelini düzenlemekte olup buna göre ardiyeden çıkartılan her mal için ardiye ücreti ödeme yükümlülüğü doğduğunu,

borçlunun icra marifetiyle ardiyeden çıkarttığı mallar ihtiyati tedbir tutanağı ile sabit olup müvekkil şirket tarafından söz konusu malların ardiye ücretinin fatura düzenlenmek suretiyle borçluya gönderildiğini ancak borçlu hiçbir gerekçe göstermeksizin 16.10.2024 tarihli, 19.789,30 EURO bedelli, 16.10.2024 tarihli 19.567,37 EURO bedelli, 16.10.2024 tarihli, 35.199,90 EURO bedelli üç adet fatura için iade faturaları gönderildiğini,Borçlu şirketin, müvekkil şirkete ödenmemiş icra takibine konu iki adet toplam tutarı: 69.303,76 Euro borcu ve son kesilen 3 adet faturadan kaynaklanan toplam 74.556,57 Euro ardiye ücreti borcu bulunduğunu,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 950. maddesi genel hapis hakkını düzenlediğini, buna göre alacaklının, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebileceğini, ancak davalı şirketin, müvekkil şirketin hapis hakkını kullanmasını engellemek amacıyla üçüncü kişi ...

A.Ş. aleyhine tedbir alarak icra yolu ile malları ardiyeden çıkarttığını,Türk Borçlar Kanunu Madde 574- "Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir.Bu giderler hemen;

ardiye ücreti ise her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında ödenir..., mallara zilyet bulunduğu veya eşyayı temsil eden herhangi bir senet vasıtasıyla onlar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olduğu sürece, alacakları için bu mallar üzerinde hapis hakkına sahiptir."Türk Medeni Kanunu Madde 950- "Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir.Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa,

tacirler arasında bu bağlantı var sayılır.

Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur." hükümlerini içerdiğini,Somut olayda, borçlu tarafın müvekkilin ardiye ücretini ödemeden mal teslim almaya çalıştığını ve malları müvekkil rızası hilafına ardiyeden çıkartmakta ve müvekkil tarafından düzenlenen ardiye bedeline ilişkin faturaları iade ettiğini, karşı tarafın yeni bir ihtiyati tedbir kararı almış olup işbu ihtiyati tedbir kararı İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1272 D.

İş 2024/1261 Karar ve 23.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı olduğunu, buna istinaden yine ardiyeden mal çıkışı yapılmış olup daha sonrasında kendileri tarafından kesilen 65.185,43-EUR ve 49.759,57-EUR bedelli faturaların da ödenmemiş durumda olduğunu, karşı tarafın işbu yolla herhangi bir bedel ödemeden ardiye hizmeti almakta olup müvekkili telafisi güç zararlar altına soktuğunu,

Borçlunun karşı tarafın üçüncü kişiye sattığı ardiyede bulunan malların faturalarına bakıldığında hali hazırda ardiyede 4 milyon Euro civarında mal bulunmakta olup işbu malların yaklaşık 3 yıldır ardiyede muhafaza edildiği dikkate alındığında ise 1.5 milyon Euro civarında bir ardiye ücreti doğduğunu, şu durumda borçlu karşı tarafın malları hiçbir ardiye ücreti ödemeksizin ardiyeden çıkartmasının müvekkil şirketi telafisi imkansız zararlara soktuğunu, tüm bunlara rağmen yerel mahkeme tarafından malların ardiyeden çıkarılmaması zımnındaki tedbir talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı,

müvekkilin haklarını oldukça zedeleyici nitelikte olduğunu,İhtiyati tedbir talebinin esas yargılamayı gerektirdiğine ilişkin yerel mahkeme kararı hukuka aykırı nitelikte olup tüm dosya kapsamı ile birlikte müvekkilinin yaklaşık ispat koşulunu sağladığını,İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1296 D.

İş 2024/1300 K. ve 23.10.2024 tarihli kararında:"(...)Mevcut durumda dosyamız tarafları arasında geçerli bir ardiye sözleşmesinin varlığı dahil olmak üzere alacak iddiası ve davacının talep hakkı bulunup bulunmadığı tamamen yargılamayı gerektiren hususlar olup , ihtiyati tedbir talep eden bakımından yaklaşık ispatı sağlayacak şekilde delil sunulmadığı,

yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı sonucuna varıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir."Denilerek ihtiyati tedbir talebinin esas yargılamayı gerektirdiğinden talebin reddine karar verildiğini,İhtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu, bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluşturduğunu, HMK m. 389'da bu iki hususa yer verildiğini, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtildiğini,

6100 Sayılı HMK'nin onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, 389. madde başlığında "Geçici Hukuki Korumalar" olarak vasıflandırıldığını ve aynı maddenin birinci fıkrasında “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talebin,

verilecek karar ve içereceği hususlar ile takip edilmesi ve yapılması gerekli usul işlemleri açıklandığını,6100 Sayılı HMK m. 390(3) hükmünde tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu ifade edildiğini, madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görüldüğünü, somut uyuşmazlıkta da tedbir talebinin sunulan deliller ile yaklaşık olarak ispat edilmiş olup esas yargılamayı gerektirecek cinsten olmadığını,

müvekkil şirketin çok büyük bir hak kaybına uğramış olup ihtiyati tedbire konu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini ve yaklaşık ispat koşulunun somut uyuşmazlıkta sağlanmadığı yönündeki gerekçe haksız ve mesnetsiz nitelikte olduğunu,Müvekkillin ihtiyati tedbir talebi reddedilirken karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini ve karşı tarafın tedbir talebine hiçbir surette esas yargılamayı gerektirir denilmediğini, tedbire ilişkin konuların ve somut olayın aynı olmasına rağmen karşı tarafın tedbir istemi kabul edilirken kendilerinin talebinin reddedilmesi,

müvekkil şirket aleyhinde olacak şekilde hak dengesinin bozulmasına sebebiyet verdiğini,Sonuç olarak, tüm dosya kapsamı ile birlikte ihtiyati tedbir koşulları sağlanmış olup yerel mahkemenin kararı usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1296 D.

İş 2024/1300 K. ve 23.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; taraflar arasında akdedildiği iddia edilen saklama sözleşmesi kapsamında saklama ücretinin ödenmediği iddiası ile ücretin tahsiline yönelik saklama sözleşmesine konu mallar üzerinde hapis hakkının kullanılması için malların ardiyeden çıkarılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş,

verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati tedbir HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır.

389. maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir.

Ayn yasanını 390 Maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut talepte; karşı taraf ile dava dışı ...

A.Ş. arasında saklama sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında karşı tarafa ardiye hizmeti verildiğini, söz konusu ardiye alanının kullanım hakkının ve ardiye hizmetinin Ocak 2024 tarihinden itibaren ihtiyati tedbir talebinde bulunana devredildiğini ve bu tarihten itibaren saklama hizmetinin tedbir talebinde bulunan tarafından karşı tarafa verildiğini, ancak karşı tarafın bakiye saklama ücretini ödemediğini ve dava dışı ...

A.Ş. aleyhine ihtiyati tedbir kararı almak suretiyle depolama alanındaki malların çıkışığını sağladığını, ihtiyati tedbir talep edenin saklama ücreti alacağının tahsilinin temini ve hapis hakkının kullanılması için malların ardiyeden çıkarılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.

İhtiyati tedbir talep eden tarafından sunulan faturalar, ödeme dekontları, karşı taraf ile dava dışı kişi arasında akdedilen saklama sözleşmesi, mail yazışmaları, tedbir kararı, imzalanmayan protokoller bu aşamada alacaklı olup olmadığı,

alacaklı ise miktarı, hapis hakkının kullanılma koşullarının oluşup oluşmadığını yaklaşık olarak ispatlar nitelikte olmadığı gibi, söz konusu mallar ileride açılacağı iddia edilen saklama ücreti alacağına ilişkin davanın konusunu da oluşturmadığından Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden,

ihtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1974, K. 2024/2144, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1974
Karar No
2024/2144
Tarih
30 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1974 K.2024/2419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1975 K.2024/2107
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1975 K.2024/1926
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1976 K.2024/1881
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1976 K.2024/495
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1976 K.2024/2102

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.