İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/948 K.2024/1057

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2024/948Karar2024/1057Tarih10 Haziran 2024Okuma10 dk · 1.943 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Haziran 2024
Dosya no
2024/948 Esas
Karar no
2024/1057 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2023/14 Esas (Derdest Dava Dosyası
Tarihi
29/03/2024 (Ara Karar
Dava
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.943 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği üstlendiği tüm sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz şekilde ifa ederek buna dair fatura düzenlediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği, davalı tarafça müvekkilinden talep edilen hizmet ifa edilerek buna dair fatura düzenlendiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, bahse konu taşıma işleminin, CMR Konvansiyonuna tabi olduğunu, müvekkili,

davalı taraf ile aralarındaki ticari hizmet ilişkisi ile CMR Konvansiyonu ve mevzuattaki ilgili düzenlemeler gereği üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde ifa etmiş olup taşıma sürecinin davalının anlık bilgisi dahilinde tamamlandığını, malın vasfı ve taşımanın mahiyeti gereği olağan teslim tarihinde davalının bildirdiği alıcı adresine hasarsız ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, tüm taşıma süreci davalı şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olup, ...

İnşaat Ticaret Ltd. Şti. tarafından düzenlenen ...

Senedi ile de malların gereği gibi teslim edilmiş olduğunun sabit olduğunu, davacı müvekkili şirketin üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek taşıma konusu malların mahiyetine uygun önlemleri almak suretiyle, taşıma gerekliliklerine uygun şekilde ve taşınan ürün mahiyet ve durumu gereği olağan teslim süresi içerisinde teslimatı gerçekleştirdiğini, tarafların hizmet bedelinin 5.400,00 Euro olması hususunda mutabık kalmış olmalarına ve bu anlaşmaya uygun faturaya rağmen davalı tarafın 1.900,00 Euro nispi ödeme yaparak bakiye 3.500,00 Euro’luk fatura bedelini ödemekten imtina etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

tarafların işbu davaya konu hizmet bedeli olarak davalı tarafça müvekkiline 5.400,00 Euro ödeme yapılacağı konusunda mutabık kaldıklarını, taşıma hizmetinin hasarsız ve eksiksiz şekilde tamamlanmasının akabinde müvekkili şirketin davalı firma adına 5.400 Euro bedelli 13.10.2022 tarihli ... no’lu temel faturayı kestiğini, davalı tarafın, işbu faturaya karşılık yalnızca 1.900,00 Euro bedelinde nispi ödeme yaparak,

bakiye 3.500,00 Euro’luk fatura bedelini ödemekten taraflar arasındaki ticari ilişkiye, hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde imtina ettiğini, bakiye alacağın ödenmesi talebi davalıya gerek sözlü yazılı olarak gerekse ihtarname yoluyla iletilmişse de müspet bir sonuç alınamadığını, ödenmeyen bakiye fatura alacağına ilişkin başlattıkları icra takibinin, davalının haksız ve kötüniyetli itirazıyla durduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarını ve tüm mesnetsiz iddialarını reddettiklerini,

icra takibine yapılan itirazın iptal edilerek icra inkar tazminatı ödenmesi talebiyle başlattıkları arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını beyanla davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...

Esas numaralı icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarih ve 2023/14 Esas sayılı ara kararında. "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 –Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Hukuki niteliği itibariyle geçici hukuki koruma sayılan ihtiyati haciz işlemi, bir yandan alacaklının muhtemel haklarını koruma altına almaktayken öte yandan yine muhtemel kötüniyetli alacaklılara karşı borçlu tarafın haklarını da gözetmektedir. Kanun koyucu bu yasal şartları her iki tarafın haklı ve muhtemel menfaatlerini dengelemek amacıyla belirler.

Bu bilgiler ışığında dosya kapsamında 27/2/2024 tarihli teknik rapor temin edilmişse de raporun hükme esas alınıp alınmayacağı bu aşama itibariyle sabit olmadığından yaklaşık şartının varlığı Mahkememizce kabul edilmemiş; öte yandan davalıların mal kaçırma yahut muhtemel borçlarını ödeme noktasında danışıklı iş/işlemlerle aktiflerini azaltıcı eylemlerde bulunmaya yönelik somut emarenin bulunmadığı kabul edilerek yasal şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, "Davacının ihtiyati haciz isteminin REDDİNE," karar verilmiş ve verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile.

Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, gerekçesiz karar sunulmasının adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu, Mahkemece gerekçesi açıklanmadan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin gerekçeli karar hakkının ihlali olduğunu, Mahkemelerce verilen kararlar bakımından hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi ve adil yargılanma hakkı gereği olarak gerekçeli kararlar verilmesi gerektiğini.

Gerekçeli karar hakkının gerek AİHM içtihatlarında gerek Anayasa kapsamında korunduğunu, Anayasa madde 141'in. “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmünü içerdiğini, HMK’nın 27. maddesi de dinlenilme hakkı kapsamında Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesinin düzenlediğini, HMK’nın 297. maddesinin 1. fıkrasının c bendinin.

“Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda gösterilmelidir.” şeklinde olduğunu.

Mahkemelerce gerekçesiz, keyfi ve hukuki dayanaktan uzak kararlar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar kapsamında hiçbir gerekçe ileri sürülmediğini, işbu mesnetsiz ve hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, davaya konu olan mevcut uyuşmazlık kapsamında talep ettikleri ihtiyati haciz talebinin reddi kararının, 29.03.2024 tarihli ara karar evrakında gerekçesiz bir şekilde açıklandığını, ara karar evrakı incelendiğinde de gerekçe olarak somut ve uyuşmazlığa ilişkin nedenler sunulmadığının görüleceğini,

bu nedenle hukuki gerekçelerden yoksun ve hatta hiçbir somut gerekçe sunulmaksızın verilen işbu hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu kapsamında müvekkilinin alacağı yönünden herhangi bir şüphe bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda İİK madde 257 uyarınca davalının malları üzerinde ihtiyati haciz konulması için gereken yaklaşık ispatın varlığının sağlandığını.

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ile mahkeme nezdinde kanaat oluşmasının yeterli görüldüğünü, İİK madde 258/1 maddesi uyarınca yaklaşık ispat sağlanabilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat oluşmasının yeterli olduğunu, bu kapsamda huzurdaki dosya incelendiğinde gerek bilirkişi raporu gerekse dosyada mübrez faturalarla müvekkilinin alacağının varlığına ilişkin yaklaşık ispatın oluştuğunu, 27.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit görülen müvekkilinin alacağı yönünden yaklaşık ispat kurallarının işletilmesi gerektiğinin açık olduğunu,

bilirkişinin ticari kayıt ve defterleri incelemek suretiyle vardığı borcun varlığına delalet eden tespitler ve 27.02.2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında varılan taşıma işleminin zarar ve zıya olamaksızın gerçekleştirildiğine yönelik ifadeleri göz önüne alındığında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartlarının sağlanmış olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin varlığı ispat edilmiş alacağının güvence altına alınabilmesi için İİK madde 258/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini.

Muaccel ve likit alacağın varlığının, dava dilekçesi ekinde bulunan fatura ve konşimentodan anlaşıldığı gibi hem 11.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda hem de 27.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda gözler önüne serildiğini, fatura ve yazılı belgelere dayanan muaccel ve likit alacağın ihtiyati haczi için gerekli tüm şartlar sağlanmış olmasına rağmen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın ticari ilişkiyi kabul ettiğini hatta kısmi ödeme bile yaptığını,

her iki bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere tarafların hesaplarında ve defterlerinde yapılan mali inceleme sonucunda faturaların birbiriyle tutarlı olduğunun görüldüğünü, likit ve muaccel alacağın varlığının her iki bilirkişi tarafından da tespit edilip vurgulandığını.

İİK'nun 258. maddesinin 1.fıkrası uyarınca; ''alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...'' şeklinde olduğunu, dosyada mübrez faturalar, konşimento evrakı, mail yazışmaları ve bilirkişi raporları ile de müvekkilinin alacağının varlığı ve muaccel olduğunun yazılı deliller ile ortaya koyulduğunu, işbu dava dilekçesi ekinde bulunan konşimento ve ekli faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı şirket navlun bedelinin 3500,00 Euro'luk kısmını ödemediği için taraflarının davalı taraftan İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibine konu tutarda alacağı bulunduğunun sabit olduğunu.

Bu bedel yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini, tüm bunlara ek olarak dilekçe eki gerekçeli kararlar ve daha önce mahkemenin dikkatine sunulmuş bilirkişi raporları dikkate alındığında müvekkilinin alacaklarının ödenmemesi yönünde mal kaçırma şüphesi de bulunduğunun görüleceğini, mal kaçırma süphesi de bulunan borçlu aleyhinde ihtiyati haciz uygulanmasının hasıl olduğunu, davalının varlığı kanıtlamamış zararı hakkında taraflarına herhangi bir kusur ve bundan dolayı herhangi bir sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını,

taraflarına yüklenebilen herhangi bir kusur olmamasına rağmen davalının bu süreçte gerekli özen ve yükümlülüğü göstermemesi, yetersiz ve hatalı ambalajlama yaparak, Gümrük Beyannamesi düzenlemeyerek, Kanun'da belirtilen süreden daha geç sürede fatura tanzim ederek göstermediğini tekrar gözler önüne serdiğini beyanla; ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen kararın kaldırılmasına, davalı taraf aleyhine taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerine icra takibinde harca esas değer olarak hesaplanan likit alacak tutarı 3500 Euro'dan az olmamak üzere ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı talep eden davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut dosyada.

Mahkemece verilen ara karar tarihi itibariyle bilirkişi raporunun alındığı, tarafların ticari defterlerinin ve diğer delillerinin incelendiği, davacının takibe konu muaccel alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın kesin olarak ispatı gerekmediği gibi muaccel bir para alacağının varlığı halinde borçlunun kaçması veya mallarını kaçırması halinin aranmayacağı, bu minvalde Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle,

davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce ihtiyati haciz talebinin takdiren %20 teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarih ve 2023/14 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle. 2-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE.

İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalının 122.210,20 TL (3.500,00 Euro üzerinden bugün itibariyle dava değeri 122.210,20 TL) borca ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı alacaklı tarafından İİK.259,

HMK.87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 122.210,20 TL'lik (Dairemiz karar tarihi olan 10/06/2024 günü TCMB Gösterge Niteliğindeki Döviz Kurları tablosunda 1 EURO efektif satış miktarı olarak belirlenen 34.9172 TL baz alınmak sureti ile hesaplanan karşılığı) alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 24.442,04 TL tutarında nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,

4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 8-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde İİK'nın 258/2. ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/948, K. 2024/1057, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/948
Karar No
2024/1057
Tarih
10 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/948 K.2024/929
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/949 K.2024/881
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/949 K.2024/508
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/950 K.2024/959
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/952 K.2024/861
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/953 K.2024/1011

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.