KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/1574 Esas
- Karar no
- 2025/2045 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/226 Esas - 2025/576 Karar
- Tarihi
- 16/06/2025
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Feshi
Karar Metni
1.670 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin kredi borcu kapsamında başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olarak gösterildiğini, arabuluculuk sürecinde asıl borçlu şirketin borçtan sorumlu olduğunun, şirketin ihyasının gerçekleştirilmesi gerektiğinin, bu haliyle anlaşma iradelerinin bulunmadığının arabulucuya bildirildiğini, süreçte sundukları beyanların tutanağa geçirilmediğini, tutanağın düzenlenmesinde tarafsız ve etik davranılmadığını, şirket ihya sürecinin tamamlanmadığını, imzadan imtina etmemelerine rağmen bu yönde tutanak tutulduğunu,
taraf şirket vekilinin arabuluculuk sürecine katılmamış gibi gösterildiğini, bu kapsamda tutanağın iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek dava açmıştır.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının iş bu davada pasif husumetinin bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, arabuluculuk sürecinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Varlık Yönetim A.Ş.
Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, arabuluculuk sürecinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 16/06/2025 tarih ve 2025/226 Esas - 2025/576 Karar sayılı kararında;"Dava, arabuluculuk tutanağının iptali talebine ilişkindir.Arabuluculuk tutanağı davalı ve davacı gerçek kişiler arasında düzenlenmiş olup, arabuluculuk tutağının iptali talebine ilişkin işbu davanın tarafları da uyuşmazlığın tarafları olmalıdır.
İşbu dava bir tespit davası niteliğinde olup, davanın uyuşmazlığın taraflarına yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, arabulucu yönünden husumet mevcut değildir.Arabuluculuk tutanağına konu uyuşmazlığa ilişkin yargılama, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1043 esas sayılı dosyası kapsamında devam etmektedir.
İşbu dava kapsamında arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak tamamlanmış olması bir dava şartı olmakla, arabuluculuk tutanağının iptali gerektiği hususu işbu dava kapsamında öne sürülerek bir ön sorun olarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda işbu davanın ayrı bir dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerekmiştir.
(Ankara BAM 20 HD. 2023/1234 E. 2023/996 K., Konya BAM 6. HD. 2023/287 E. 2024/708 K.,)"gerekçesi ile, '' 1-Davanın ...yönünden husumet yokluğundan reddine, 2-Davanın diğer davalı yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle. Dosya kapsamında gerekli araştırma yapılmadan ve dahi deliller toplanılmadan davanın husumet yönüyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece dosya kapsamında esasa ve usule ilişkin bildirmiş oldukları deliller toplanılmadan, tanıkları dinlenilmeden dosya üzerinde ilk celsede karar verilmesinin adil ve etkili yargılanma hakkına aykırı olduğunu;
davanın esası dahi yerel mahkemece tam olarak anlaşılmadan davalı arabulucu yönünden davanın husumet yönüyle usulden reddedildiğini, Davalı arabulucu ...yönünden, aşağıda detaylıca izah edileceği üzere arabuluculuk sürecinin usul ve yasalara aykırı yürütüldüğü gerekçesiyle işbu dava açılmış olmasına rağmen, Mahkeme gerekçeli kararında "arabuluculuk tutağının iptali talebine ilişkin işbu davanın tarafları da uyuşmazlığın tarafları olmalıdır." şeklindeki gerekçesinde davanın taraflarının arabuluculuk tutanağının tarafları olması gerektiği, ve fakat bizzat arabulucunun doğrudan taraf olamayacağının ifade edildiğini;
arabulucunun görevini ifa ederken ki yapmış olduğu hukuka aykırı iş ve işlemlere ilişkin doğrudan husumet yöneltilemeyeceğinin belirtilmesi hukuk mantığına ve dahi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Nitekim davalı arabulucu, iptali talep edilen dava konusu arabuluculuk tutanağının tanzim edilmesinden ve bu meyanda dava konusu işlemin/tutanağın bizzat öznesi olmasından dolayı huzurdaki davaya davaya taraf olması ve aktif taraf ehliyetinin bulunmasının işbu davanın esası ve sonuçları itibariyle temel bir zorunluluk olduğunu; hukuken bir arabulucunun imzası ile tamamlanmayan bir arabuluculuk tutanağının varlığından söz edilemeyeceğini;
yani (arabulucunun imzası olmaksızın) sadece tarafların imzasını taşıyan bir arabuluculuk tutanağının hukuken varlığında söz edilemeyeceğini,
Davalı arabulucuya husumet yöneltilmeksizin, arabulucunun görevini ifa ederken gerçekleştirdiği kusur ve ihmalinden sebep, dava konusu arabuluculuk tutanağının iptalinin talep edilebilmesi huzurdaki dava dışında kurumsal olarak başkaca hangi hukuki zeminde-platformda müeyyideye bağlanabileceğini; kusur ve ihmali ile yahut bizzat suç fiili ile tanzim ettiği ve imzasını atarak da resmi bir evrak hüviyeti kazandırdığı arabuluculuk tutanağının düzenlenmesinden arabulucunun sorumlu olamayacağını düşünmek arabulucuyu eylemlerinden sorumsuz bir hukuki kişilik haline getirmiş olacağını;
bu durumun elbette hukuka, akla ve mantığa aykırı olacağını, Bir başka deyişle davalı arabulucu, işbu yargılamaya taraf olmadan, tanzim ettiği tutanağın tazmini sürecinde-aşamalarada ve tanzim işleminin bitirilerek tutanağın resmi evrak olarak ortaya konulmasında bizzat arabulucu tarafından yapılan hukuka aykırı işlemlerin nasıl öne süreleceğini; dolayısıyla davalı arabulucu yönüyle verilen husumet yokluğundan davanın reddine kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu;
aksi durum arabulucuyu, tanzim ettiği tutanak karşısında her koşulda sorumsuzluk zırhına bürünmesi anlamına gelmekte olduğunu, ki yasalarında arabulucu için bu nitelikte bir sorumsuzluk öngörülmediğini, Dosya kapsamında gerekli araştırma yapılmadan ve dahi deliller toplanılmadan davanın, başvurucu davalı şirket yönüyle hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Öncelikle işbu davayı açmakta müvekkilin hukuki yararının elbette bulunmakta olduğunu;
işbu davanın konusu ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1043 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılamanın konusunun esas itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, Bahse konu (2024/1043 E. Sayılı) dosya üzerinden devam eden davanın bir itirazın iptali davası iken;
işbu huzurdaki dosyaya konu uyuşmazlığın konusunun ise hukuka aykırı tanzim edilen arabuluculuk tutanağının iptali talepli bir tespit davası olduğunu, Mahkemece gerekçede belirtildiğinin aksine işbu davada öne sürdükleri iddialarının, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1043 E. sayılı itirazın iptali konulu dava dosyası kapsamında öne sürülebilecek bir ön sorun olarak değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu;
huzurdaki davada, davaya konu uyuşmazlık başlıbaşına bir hukuka aykırılığın ortaya konularak arabuluculuk tutanağının iptali isteminden ibaret olduğunu, Adı geçen (2024/1043 E. Sayılı) dava dosyası kapsamında arabuluculuk sürecinin zorunlu dava şartı olup, hukuka aykırı tutanağın iptali halinde, zaten bahsi geçen davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddolunacağını;
yani huzurdaki davada Mahkemece esasa ve dahi arabuluculuk tutanağının iptaline yönelik verilecek bir karar doğal olarak adı geçen (2024/1043 E. Sayılı) dava dosyasında Mahkeme'yi bağlayacağını, Yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemece gerekçeli kararında her iki davalı yönüyle 2 farklı maktu vekalet ücreti ve müvekkiller aleyhine 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA şeklinde karar verdiğini,
Davanın reddine yönelik yapmış oldukları itirazları tekrarla birlikte mahkemece müvekkiller aleyhinde (her koşulda ve keza ayrı ayrı) yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu; yargılama konularının arabuluculuk tutanağının iptali olmakla her iki davalıya karşı husumet yöneltmiş bulunduklarını; bu durumda davanın reddi halinde eğer ki vekalet ücreti verilecekse her iki davalı yönünden bir tek maktu vekalet ücreti verilmesi gerekir iken iki defa vekalet ücretine hükmedilmesi ise ayrıca usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Yine aynı şekilde müvekkiller aleyhine arabuluculuk ücreti yargılama giderine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen dikkate alınacak başkaca nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1043 esas sayılı dosyasında davacılar aleyhine açılan davada zorunlu dava şartı olarak başvurulan arabuluculuk sürecinin usulsüz olarak yürütüldüğü iddiasıyla arabuluculuk son tutanağın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili, kendileri aleyhine davalı ...
Varlık tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1043 esas sayılı dosyasında açılan davaya ilişkin arabuluculuk dava şartına başvuru yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinin usul ve yasaya aykırı olarak yürütüldüğünü, beyanlarının tutanağa olduğu gibi geçmediğini, arabulucunun kanundan doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğini, bu sebeple arabuculuk son tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de, söz konusu iddiaların aleyhlerine açılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1043 esas sayılı dosyasında ileri sürülebileceği,
nitekim ileri sürüldüğü ve bu nedenle davacının arabuluculuk son tutanağının iptalini ayrı bir davaya konu etmesinde hukuki yararının bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5637 esas ve 2024/7178 karar sayılı ilamı) anlaşılmakla Mahkemece davalı ...
Varlık aleyhine açılan davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi yerinde ise de, hukuki yarar dava şartının öncelikli olarak incelenmek suretiyle diğer davalı ...aleyhine açılan davanın da aynı gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmek suretiyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Somut uyuşmazlığa konu iş bu davanın konusunun arabuluculuk son tutanağının iptali davası olması ve arabuluculuk dava şartına tabi olmamasına ve davacılar tarafından da arabuluculuk dava şartı yoluna başvurulmamasına rağmen Mahkemece davacılar aleyhine arabuluculuk
yargılama giderine hükmedilmesi dosya kapsamı ile uyumlu olmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle; davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
3-Harçlar Kanununa göre karar tarihi itibariyle ilk derece mahkemesi yönünden alınması gereken 615,40 TL harç, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 9-Davacı ... ... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 335,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.018,10 TL nin davalılardan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 10-Davacı ... ... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 11-Davalı ...
Varlık tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 12-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1574, K. 2025/2045, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama