KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1607 Esas
- Karar no
- 2025/1418 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/488 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 11/07/2025 (Ara Karar Tarihi
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 21. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan ilamsız icra takibinin iptaline, takibin tedbiren durdurulmasına, takip borçlusu müvekkilin takip konusu asıl alacak ve ferilerinden dolayı takip alacaklısı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasında müvekkilin taşınır taşınmaz tüm mallarına, banka hesaplarına, şirket hisselerine ve araçlarına konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına, yapılan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK 72/5 maddesi uyarınca %20 oranından az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 11/07/2025 tarih ve 2025/488 Esas sayılı ara kararında;"Dava, davacının İstanbul 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkindir.İhtiyati tedbir istemi ise.
İstanbul 21. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına yöneliktir.Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldığından İİK 72/3 maddesi gereği yasal olarak takibin durdurulmasının mümkün olmadığı; davacının taşınır taşınmaz tüm mallarına, banka hesaplarına, şirket hisselerine ve araçlarına konulan tüm hacizlerin kaldırılması ilişkin talep yönünden de hacizlerin fekki gerektiğine ilişkin delil bulunmadığı, bu aşamada yaklaşık ispat şartının da sağlanmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile,
'' 1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İstanbul 21. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir taleplerinin esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İhtiyati tedbir kararlarının dava sonuna kadar geçici hukuki koruma sağlamaya yönelik kararlar olduğunu; kesin hukuki korumanın ise dava sonunda verilecek nihai kararla sağlanacağını, Somut olayda ve görülen davada geçici hukuki korumanın ancak takibin durdurulması yönünde verilecek ihtiyati tedbir kararı ile sağlanabileceğini;
müvekkilin haklarının derhal ve acilen korunabilmesi için takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekli ve zorunlu olduğunu, Davadaki iddia ve talepler ile dayanılan deliller dikkatlice incelendiğinde: ihtiyati tedbir şartlarının fiilen ve hukuken oluştuğunun açıkça görülmekte olduğunu; yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiğini.
İİK'nın 72/3 maddesindeki düzenlemenin geçici hukuki korumayı tamamen ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmasının hukuken mümkün olmadığını; mahkemece, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile takibin nihai kararın kesinleşmesine kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerekirken delillerin ve kanun hükümlerinin hatalı yorumlanıp değerlendirilerek taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulü ile,
ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2025 tarih 2025/488 Esas sayılı kararının kaldırılmasını, yeni hüküm kurularak ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, İstanbul 21. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; davalı şirket tarafından davacı aleyhine davacının davalı şirket kasasından almış olduğu borçların şirkete geri ödenmesi sebebine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu alacaktan davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli davada, İİK'nın 73/3 maddesi uyarınca tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 11/07/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nIn 72/3 fıkrası uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.
Somut talepte, davacı vekili davalı şirketin davacıyı şirket kayıtlarında gerçek olmayan bir şekilde borçlandırdığını, davacının şirketten elden veya banka yoluyla bir borç almadığını, davalı icra takibi dayanağı olarak davacının davalı şirket kasasından almış olduğu borçların şirkete geri ödenmesi sebebine dayanmasına rağmen daha sonra taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/371 esas sayılı dosyasında borcun sebebini ödenmeyen sermaye borcu ile değiştirdiğini, bu hususun da davacının davalıya borçlu olmadığını gösterdiğini, icra takibinde ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle borca itiraz edilemediğini,
davacının davalıya borcunun bulunmaması sebebiyle tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı ve davacının sosyal ekonomik durumuna ilişkin belgelerin sunulduğu, iddialarını yaklaşık olarak ispatlar delillerin sunulmadığı, bunun yanında İİK'nın 73/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan iş bu davada tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece talebin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine de aykırı olmadığından davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1607, K. 2025/1418, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama