KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1846 Esas
- Karar no
- 2025/1746 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
1.540 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
ESAS NO 2025/486 Esas - 2025/650 Karar
TARİHİ: 04/07/2025
DAVA
Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ... Gıda Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı limited şirket olduğu, Davalı ... sicil müdürlüğünde tasfiyeye girdiği, tasfiye işlemleri ticaret siciline tescil edildiği, Yasal süre sonunda da şirketin kaydının silindiği ancak müvekkili adına davalının kaydı silinen ...
Gıda Ticaret Anonim Şirketi'nden İstanbul 31. İş Mahkemesi 2022/102 Esas ve 2024/285 Karar sayılı dava sebebi ile alacağının bulunduğu, söz konusu işçilik hak ve alacaklarına ilişkin dava dosyasının 16/05/2024 tarihinde karara çıktığı, şirketin tasfiye işlemleri dava devam ederken yapılmış olup bu durumun iyiniyetli olmadığı, tasfiye sürecinden haberdar olunmadığı, davalı vekili tarafından da bu durumun dava dosyasına bildirilmediği, 17/03/2023 tarihinde tasfiye işlemleri başlayan şirket tasfiye kararının 25/04/2023 tarihli olduğu,
tüm bu süreler dava devam ederken yapılmış olup, tasfiye konusu dava dosyasına tasfiye memuru olarak ...'ın atandığı, ancak bu konuda davalı vekili tarafından dava devam ederken tasfiye sürecine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediği, tüm bu nedenlerle. İstanbul Sicil Müdürlüğünün 137405 sicil nolu ...
Gıda Ticaret Anonim Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini ve ticaret sicile yeniden tesciline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...
Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı tasfiye memuruna dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 04/07/2025 tarih ve 2025/486 Esas - 2025/650 Karar sayılı kararında;"......Somut uyuşmazlıkta.
İstanbul 31. İş Mahkemesi 2022/102 Esas ve 2024/285 Karar sayılı ilamının icrasına ilişkin İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyaları yönünden dava açtığı, iş bu davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararın bulunduğu anlaşılmakla, davacının ihya talebinin kabulü ile,
İstanbul 31. İş Mahkemesi 2022/102 Esas ve 2024/285 Karar sayılı ilamının icrasına ilişkin İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyaları yönünden sınırlı olmak üzere 137407-5 sicil numarasında kayıtlı ...'nin ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca ...'ın (T.C....) tasfiye memuru olarak atanmasına ve keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesi ile,
''1-Davacının davasının KABULÜ İLE,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 137407-5 sicil numarasında kayıtlı ...'nin İHYASINA, İstanbul 31. İş Mahkemesi 2022/102 Esas ve 2024/285 Karar sayılı ilamının icrasına ilişkin İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyaları yönünden ihyası ile ek tasfiye için yeniden tesciline,
Bu işlemleri yapması için tasfiye memuru olarak ...'ın (T.C....) atanmasına ve bu hususun tescil ve ilanına,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı ... ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı ...
Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme nezdinde yapılan yargılama sürecinde taraflarına usulüne uygun tebligat yapılmadığını,Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra ek tasfiyeyi gerçekleştirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasının talep edilebileceğini, bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiğinin uygulamada kabul edildiğini, zorunluluğun doğup doğmadığının yerel mahkeme tarafından araştırılmadığını,
aynı zamanda belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlem yapabileceği ve bunun dışında iş / işlemler yapamayacağının kabul edilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle de eksik ve hatalı olduğunu, Aynı zamanda tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve kanuna uygun olarak yerine getirildiğini, herhangi bir işlemin eksik ve hatalı olmadığını, bu sebeple de tasfiye taleplerinin ilgili Ticaret Odası tarafından kabul edildiğini, tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce TTSG nezdinde birkaç kez ilan yapıldığını ve alacaklılara bildirimde bulunması için süre verildiğini,
ancak davacının bu ilan ve süreye riayet etmediğini, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, Bir an için davanın kabulüne karar verilecekse de yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, davanın ön inceleme duruşmasından önce kabul edilmesi nedeniyle avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü gösterdiği, davaya İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından cevap verildiği halde mahkemece verilen gerekçeli karar başlığında davalı olarak İstanbul Ticaret Odası'nın gösterilmesi yerinde görülmemiş ise de, dava dilekçesine göre uyap kayıtları mahallinde düzeltilebileceğinden bu husus eleştirilmiştir.Mahkemece tensip ara kararı uyarınca, davalı tasfiye memuru ... adına dava dilekçesi, tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir meşruatlı davetiye çıkartıldığı,
davetiyenin davalı tasfiye memuruna 17/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmekle, davalı tasfiye memurunun yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarına usulüne uygun tebligat yapılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda TTK'nın 547.
Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.
Dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 05/09/2023 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda, davacı tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce 23/03/2022 Tarihinde İstanbul 31 İş Mahkemesinin 2022/102 Esas sayılı dosyası ile İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan alacak davası açtığı, bu dosyadan yapılan yargılama sonucunda 16/05/2024 tarih ve 2022/102 Esas - 2024/285 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
mahkeme ilamına ilişkin olarak İstanbul 4. İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, iş bu dosyalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan ve görülmekte olan bir davanın bulunması halinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceği, davalı tasfiye memuru, İstanbul 31 İş Mahkemesinin 2022/102 Esas - 2024/285 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacağı ödemeden ya da tevdi etmeden tasfiyeyi sonuçlandırarak eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur.
İlanlar sırasında alacaklı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve şirketin son tasfiye memuru olan ...'ın da tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir.
TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına sebep olmadığı, davalı tasfiye memurunun davayı kabul ettiğine ilişkin kabul beyanının olmadığı,
6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi, hükmedilecek bu giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı tasfiye memurunun aleyhine yargılama gideri, vekalet ücretine hükmedildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.
(Yargıtay 11 HD. 2014/7827 Esas- 2014/10350 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.nin 2019/5292 Esas- 2020/612 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1846, K. 2025/1746, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama