İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/3 K.2025/170

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2025/3Karar2025/170Tarih6 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.166 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Dosya no
2025/3 Esas
Karar no
2025/170 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/395 Esas- 2024/921 Karar
Tarih
15/10/2024
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.166 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İBB Meclis kararı ile mülkiyeti İBB'ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisinin müvekkilinde olduğunu, bu yetki kapsamında davalı ile müvekkili arasında 01/12/2016 tarihli ...

Büfesi İşletme Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşme süresinin 20/06/2017 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen davalının söz konusu büfeyi tahliye etmediğini ve haksız şagil olduğunu, davalıdan cari hesap borcunu ödemesinin talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, davalının kullanım bedeline ilişkin faturalara itiraz etmediğini, hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının kısmi ödeme de yaptığını, itirazının haksız olduğunu beyan ederek davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takipten sonra reeskont avans faizi /ticari faiz işletilmesine ve haksız itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, müvekkilinin tacir değil, esnaf olduğunu, bu nedenle Mahkemenin görevsiz olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğundan davacının ecrimisil talebinin reddi gerektiğini, davacının göndermiş olduğu faturaya noter kanalı ile itiraz edildiğini, alacağın likit olmadığını, yargılama gerektirdiğini beyanla davanın öncelikle usulden,

aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarih 2024/395 Esas- 2024/921 Karar sayılı kararında. "Görev dava şartı kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir.

Asliye ticaret mahkemeleri 6102 sayılı TTK’nin 4/1 maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu nispi ticari davalar ile aynı yasanın 4/1-a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan mutlak ticari davaları veya farklı bir özel yasada ticari dava olduğu düzenlenen davaları incelemekle görevlidir.

Kanun gereği mutlak ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari dava, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez.

Davanın mutlak bir ticari dava olmaması halinde nispi ticari dava olarak değerlendirilmesi için davanın iki tarafının da tacir olması gerekmektedir.

Somut olayda, davalının gerçek kişi tacir kaydı olmadığı, esnaf odasına kayıtlı olduğu, 2012-2023 yıllarında işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacı talebinin ise 2022 yılına ait faturaya ilişkin olduğu, dava tarihi, talebe konu fatura tarihi, dava tarihi kapsamında davalının işletme defteri tutan esnaf olduğu, tacir olmadığı anlaşıldığından,

mahkememizin görevsizliğine, talep haksız işgal tazminatına ilişkin olduğundan genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir..."gerekçesi ile ''1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Yerel mahkeme tarafından işbu davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğundan bahisle 10.10.2024 tarihinde HMK 114/1-c ve 115/2 Maddeleri gereğince usulden red ve görevsizlik kararı verildiğini ancak Mahkemece davanın ve yapılan uygulanacak hukuk ve göreve ilişkin hukuki ilişkinin nitelendirilme ve değerlendirmesi hatalı yapıldığından görevsizlik kararına karşı itiraz etme zarureti doğduğunu.

Yerel mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişki ve dava konusu hakkında hatalı niteleme yapıldığını, Yargıtay HGK., E. 2014/208 K. 2014/138 T. 19.2.2014 tarihli kararı gereğince yargının görev alanı incelenirken öncelikle dava konusu işlemi veya eylemi yapan kuruluşun niteliğinin saptanması, daha sonra yürütülen faaliyetin hukuki rejiminin belirlenmesi ve hangi disiplin konusu olduğunun tespitinin gerektiğini.

Somut olayda yürütülen faaliyetin hukuki rejiminin; davaya konu işlemlerin dayanağının ne olduğuna gelindiğinde; davacı müvekkili ''... Anonim Şirketi''nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 5216 Sayılı kanun kapsamında kurulmuş Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu, bu anlamda müvekkili şirketin yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde başta Türk Ticaret Kanunu olmak üzere sair diğer mevzuat hükümlerine tabi olduğunu.

Davaya konu işletme olan büfeye ilişkin olarak sürecin özetle. 30.11.2007 tarihli 2860 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisinin, elde edilecek gelirin %50'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ödenmesi kaydıyla 10 yıl süre ile ...

A.Ş.’ye verildiğini, büfelerinin 10 yıllık işletme süresinin 30.11.2017 tarihinde dolması sebebiyle ilgili meclis kararının yenilenmesi ile 17.07.2020 tarihli 604 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile 30.11.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıl süre ile çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkisinin müvekkili şirket ... A.Ş.’ye verildiğini.

TTK madde 3'de bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari iş olarak nitelendirildiğini ve 4. madde ile de her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olacağının düzenlendiğini, müvekkili şirket TTK hükümlerine göre kurulmuş bir ticari işletme olup, şirketin tasarrufu altında olan bir yerin yine ticari olarak davalı tarafından işletilmesi nedeniyle icra takibi başlatılmış olduğundan davaya konu uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu.

Yine bir işin ticari iş olduğu tespit edilirken 6102 sayılı Kanun madde 3 ve madde 19'un birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında işletme sözleşmesinin mevcut olduğunu, davaya konu edilen çiçek büfelerinin müvekkili şirketin ticari işletme alanlarından olduğunu, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin, örneğin ticari işletmenin işletilmek üzere devri, işletmeye araç alımı, kira sözleşmesi yapılması vb durumların ticari iş sayıldığını, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillerin ticari iş olduğundan uyuşmazlığa TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini.

Davaya konu alacağın, mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne, tasarruf yetkisi ise iştirak şirketi olan müvekkili şirkete ait olan büfenin işletilmesinden doğduğunu, dolayısıyla ihtilafa uygulanacak hukuk ve hukuki nitelendirmeyi yapılırken bu hususlar gözden kaçırılarak değerlendirme yapıldığını, davaya konu somut olayda taraflar arasındaki ilişkide davalı ile müvekkili arasındaki ilişkinin yanı sıra müvekkili ile işbu işletme kiralamasını yapmasına olanak sağlayan İstanbul Büyükşehir Belediye arasındaki hukuki ilişkinin de tespitinin önemli olduğunu, zira bu ilişkide tarafların Türk Ticaret Kanunu'na tabi olduklarını,

bu açıdan da verilen görevsizlik kararı çerçevesinde genel mahkemede bu uyuşmazlığın çözülmesinin hatalı olacağını, bu çerçevede görevsizlik kararının hukukun yeknesaklığı ilkelerine aykırı olduğunu.

Hukukun tutarlı ve yeknesak şekilde uygulanmasının; hukukun genelliğini, kanun önünde eşitliği ve hukuki kesinliği sağladığını, öte yandan hukukun yeknesak şekilde uygulanmasını sağlama ihtiyacının; çelişkili mahkeme kararlarının önüne geçtiğini, hukukun tutarlı ve yeknesak şekilde uygulanmasının, halkın mahkemelere olan güveninin artmasına katkıda bulunduğunu ve halkın hakkaniyet ve adalet algısını geliştirdiğini, bunun mümkün olması için de yargılamada eldeki davanın tüm özel koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini,

Yerel mahkeme tarafından karara gerekçe edilen içtihatta ise müvekkiline benzer nitelikte ve ticari hükümlere tabi bir ticari işletme mevcut olmayıp ticaret mahkemelerin görev tanımına ilişkin içtihatın karara esas almaya yeterli olmadığını, içtihat esas alınırken, önceki içtihadın uygulanacağı eldeki davanın bağlamı ve durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu nedenle somut vakanın veya davanın özel koşullarının farklı olması nedeniyle emsal kararın uygulanmaması gerektiğini.

Müvekkili şirketin bir anonim şirket olduğunu, Büyükşehir Belediyesi'nden aldığı işlerle ilgili olarak alta verdiği işlerde, idarede kanunilik ilkesi gereğince, idarenin çeşitli usul kurallarına uyması zorunlu olup, bu yasa kapsamına giren bir işin veya ihtiyacın belirlenmesinin, işin ihale ya da başka bir usulle veriliş yönteminin tespiti nasıl müvekkili şirketin bir yükümlülüğü ise, müvekkili şirketin tasarrufuna bırakılmış bir ticari işletme nedeniyle doğan uyuşmazlığa uygulanacak yasa hükümlerinin de üst ilişkiyle bütünlük içerisinde aynı hukuki rejime tabi olmasının yeknesaklık açısından önem arz edeceğini.

Bu nedenle eldeki dava hukuki nitelik olarak asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğinden Yerel mahkemece, işin esasına girilerek davanın esas yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkemenin verdiği görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak ticaret mahkemelerinin davaya bakmaya görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; taraflar arasındaki çiçek büfesi işletme sözleşmesinin süresinin sona erdiği ancak davalının söz konusu büfeyi tahliye etmediği, haksız işgalci olduğundan bahisle haksız işgal bedeli olarak düzenlenen faturanın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

Mahkemece davalının tacir ve davanın nispi ticari dava olmadığı gerekçesi ile Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir. TTK'nın 3. maddesinde. "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

TTK'nın 4. maddesine göre bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava. TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın taraflarının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir. TTK'nın 11. maddesine göre.

Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır ibaresi Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. Aynı Kanunun 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.

Yine Aynı Kanunun 15. maddesine göre ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53. maddeler ile Türk Medenî Kanunu'nun 950. maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır.

TTK'nın 11. maddesinin 02/07/2018 tarihli değişiklikten önceki halinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmiştir.

Nitekim 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, halen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.

Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nun 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176. maddesinde; tüccarların, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrıldığı, birinci sınıf tüccarların, bilanço esasına göre defter tutanlar olduğu, ikinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlar olduğu hususu düzenlenmiştir.

VUK'nun 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiş, VUK'nun 178. maddesinde ise ikinci sınıf tüccarların kimler olduğu düzenlenmiştir.

Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Davacı tacir olup dava konusu ticari işletmesini ilgilendirmektedir.

Dava konusu aynı zamanda davalının da işletmesi ile ilgili ise de, davalının tacir olup olmadığı ve buna göre işletmesinin niteliğinin belirlenmesi gerekir. Gelir İdaresi Başkanlığı Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/06/2024 tarihli cevabi yazısında, gerçek kişi davalının ikinci sınıf tüccarların tabi olduğu VUK'nun 178. maddesine göre işletme hesabı esasına göre defter tutmakta olduğu bildirilmiş,

ancak Mahkemece davalının ticari ilişki tarihlerini de kapsar şekilde yıllık alış ve satış tutarlarına ilişkin gelir beyannamelerinin gönderilmesi istenilmemiş ve Vergi Dairesi yazı cevabı ekinde de Mahkemeye gönderilmemiştir. (yalnızca 2023 yılı gelir vergisi beyannamesi istenilmiş ve gelmiştir.) Davalının ikinci sınıf tüccarların tabi olduğu VUK'nuın 178. maddesine göre işletme hesabı esasına göre defter tutmakta olması tek başına esnaf olduğunu göstermemektedir.

Mahkemece gerçek kişi davalının yıllık alış ve satış tutarlarına ilişkin gelir beyannameleri celbedilerek ticari ilişki yıllarına ilişkin yeniden değerlendirme oranları da dikkate alınmak suretiyle VUK'nun 177. maddesinde belirtilen sınırları aşıp aşmadığı ve yukarıda belirtilen yasal mevzuat kapsamında tacir olup olmadığı, buna göre işletmesinin de ticari işletme olup olmadığı tespit edilmeden, sadece Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabı yazısına göre eksik araştırma ve değerlendirme ile esnaf kabul edilmesi ve buna göre görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.3, 353/1-a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2024 ve 2024/395 Esas ve 2024/921 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/3, K. 2025/170, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3
Karar No
2025/170
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/3 K.2025/231
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/3 K.2025/170
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/4 K.2025/222
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/4 K.2025/226
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/4 K.2025/97
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/4 K.2025/172

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.