KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/380 Esas
- Karar no
- 2025/431 Karar
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/27 Esas- 2025/54 Karar
- Tarih
- 22/01/2025
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında ek de sunmuş oldukları ticari sözleşmeler yapıldığını, davalı yan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin zararına ve haksız olmasına rağmen davalı yan müvekkile cayma bedeli yansıttığını, müvekkilinin her ne kadar zararında da olsa ticaretleri devam etsin diye takibe itiraz etmemiş taraflar arasında iş bu takipten sonra ek de sundukları protokoller yapıldığını, müvekkilinin protokoldeki ödemeleri yaptığını, buna rağmen dosyada 771.707,39 TL borçlu göründüğünü, yapılan ödemelerin hiçbirinin davalı yanın avukatı tarafından dosyaya bildirilmediğini,
müvekkili üzerine kayıtla menkul ve gayrımenkuller üzerine hacizler konulduğunu, müvekkilinin evinin satış aşamasına geçildiğini, taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticeten İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 22/01/2025 tarihli 2025/27 Esas ve 2025/54 Karar sayılı kararında; "....Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir.
Bu nedenle yapılan açıklamalar karşısında, davacıların arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''1-Davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf
başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendileri tarafından takip sonrası menfi tespit davası açıldığını, arabuluculuğa başvurmadıklarını çünkü davanın hem takip sonrası menfi tespit davası olduğunu hem de söz konusu davanın ilamsız takip olduğunu, Ancak verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, takip sonrası menfi tespit davası açılmış olması sebebi ile arabuluculuğa başvurmadıklarını;
işbu davanın İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu, eldeki davaların, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olmadığını, dolayısıyla eldeki davaların zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olmadığını beyanla,
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/27 E. - 2025/27 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın devamı ile davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK 72 Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
7155 sayılı Kanun ile 6102 Sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK.'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ile.
“Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile. 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre. 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut dava, ticari nitelikli bir menfi tespit davası olduğu ve 7445 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra 12/01/2025 tarihinde açıldığından, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Davacı tarafça eldeki davanın açıldığı 12/01/2025 tarihinden önce arabulucuya başvurulmamıştır.
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesinde, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, buna göre mahkemenin arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının tesbiti üzerine 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/380, K. 2025/431, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama