İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/11 K.2026/66

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2026/11Karar2026/66Tarih15 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2026
Dosya no
2026/11 Esas
Karar no
2026/66 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2025/601 Esas (Derdest Dava Dosyası
Ara karar tarihi
03/10/2025
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, 12/12/1983 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilanla kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, şirketin hissedarlarının güncel pay oranlarının; ... %10,38, ... %1,22, ... %29,46, ... %29,46, ... %29,46 şeklinde olduğunu, davalı şirketin hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, halka açık iki şirketin, ... (%40) ve ...'ın (%5,67) hissedarı olduğunu, davalı şirketin gelirinin, halka açık bu iki şirketin temettüleri olduğunu, 29.05.2025 tarihli genel kurulda görüşülen gündemin.

4., 5., 6., 7. ve 9. maddelerinin iptali gerektiğini, gündemin 4. maddesinde yer alan kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, genel kurulda şirket yönetimine sorular sorulduğunu fakat eksik cevaplar verildiğini bilirkişi heyetince finansal tabloların ve bilançoların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının incelenmesini talep ettiklerini, kısaca hisse senetleri olarak adlandırılan 16.776.099 TL'lik hisse senetlerinin hangi senetlerden oluştuğu ve bu hisse senetlerinin hangi tarihte alındığının sorulduğunu, yönetim tarafından geçiştirilerek geçmiş tarihlerde alındığı belirtilmekle yetinildiğini,

geçmiş tarihlerde alınan hisse senetlerinin 2024 yılı bilançosunda yer almasının mutada aykırı olduğunu, hisse alımına kim tarafından karar verildiği sorulduğunda ise "yönetim kurulu" işaret edilmiş ise de bunun dayanağının bulunmadığı gibi, herhangi bir karar ya da danışmanlık alınan firmanın adı ve tercih sebebine dair bir bilgi bulunmadığını, bilançonun bu kısmının gerçeği yansıtmadığını, Duran Varlık Satış Kazançlarında sınıflandırılan 4.588.422 TL'nin hangi varlık ya da varlıkların satışından oluştuğu, bu satışların bedellerinin nasıl oluştuğu, yine bu kapsamda satış bedellerinin nasıl belirlendiği,

uzman bir kurumdan fiyat tespiti ya da ekspertiz çalışması alınıp alınmadığının sorulduğunu, ancak verilen cevaptan sadece 2024 yılı için araba alım satımı yapıldığının, başka bir duran varlık satışı yapılmadığının belirtildiğini, hiçbir ticari faaliyeti olmayan davalı şirketin hangi faaliyetleri için ve hangi amaçlarla tekne giderleri, seyahat giderleri, taşıt giderleri gibi giderlerin yapıldığının sorulduğunu ancak bu sorulara cevap verilmediğini, davalı şirketin hissedarı olduğu ... şirketinin genel kurulunda sermaye artırımına red oyu vermek için uzman görüşü alınıp alınmadığı, hangi gerekçe ile red oyu verildiği,

red oyu verilmesi sonucunda davalının uğrayacağı zararların hesaplanıp hesaplanmadığı sorulduğunu, ...'in ...'ın kârının umurumda olmadığını belirttiğini, davalı şirketin, ... 'ın hem %5,67 hissedarı hem de imtiyazlı pay sahibi olduğunu, yönetim kurulu başkan vekili ...'in ...'ın hissedarlarından ve imtiyazlı pay sahiplerinden biri olduğunu, hırsı ve ağabeyine ve yeğenine olan şahsi hasmane tutumu sebebiyle sermaye artırımı ... tarafından zorunlu olmasına rağmen “umurumda değil” diyerek keyfi davrandığını,

...'ın karının gerek ...'ta hem imtiyazlı pay sahibi olan hem de %5,67 hissedarı olan davalı şirketin gerekse Yönetim Kurulu başkan vekili ...'in de lehine olacağını, bunun da davalı şirketin kötü yönetimini gösterdiğini, gündemin 4. maddesinde yer alan belgelerin gerçeği yansıtmaması sebebiyle butlanının tespitine veya iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, gündemin 5. maddesinde de yer alan kararın öncelikle yokluğu gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise kararın iptali gerektiğini, gündem maddesinin ilk olarak geçersizliğini gerektiren hukuki nedenin oydan yoksunluk hali olduğunu,

yönetim kurulu üyelerinin ve murahhas üyenin kendi ibrası dışında aynı yönetim kurulunda görev yaptıkları diğer kişilerin ibrasında oy kullanamayacağını, ancak oylama yapılırken bu hususun atlandığını, yönetim kurulu üyesinin sadece kendi payı ile sınırlı biçimde oy kullandırılmayarak oylama yapıldığını, Yönetim Kurulu üyeleri ve aynı zamanda pay sahibi olan ... ve ...'in ibra oylamalarının hiçbirinde oylamaya katılamayacağını, ibraya ilişkin oylanan genel kurulun ilgili maddesinde ... ve ... bakımından ibraya ilişkin karar yetersayısının sağlanamadığını, yalnızca üye ... bakımından ibraya ilişkin karar yetersayısı sağlandığını,

karar yetersayısı sağlanmadan alınan ...'in hem başkan hem de murahhas üyeye yönelik ve Başkan vekili ...'in ibra kararının yokluğuna karar verilmesi gerektiğini, aynı gerekçeler ile aslında ibra edilen yönetim kurulu üyesi ...'nın da ibra edilmemesine yönelik kararın da yokluğu gerektiğinden kararın yokluğuna karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkeme, söz konusu kararın yokluğu değil de kararın iptal edilebilir olduğu kanaatindeyse oydan yoksunluk karşısında ... ve ... bakımından ibra kararı alınamamış olması sebebiyle kararın iptalini talep ettiklerini,

yıllık faaliyet raporu kapsamında sorulan soruların hiçbirine yönetimce cevap verilmediğini, genel kurul tutanağının üçüncü maddesinin a-f arasında sorulan sorulara cevap verilmemesinin de alınan kararın iptali anlamına geldiğini, yıllık faaliyet raporunun gerçeği yansıtmaması,

oydan yoksunluğun dikkate alınmaması ve eksik bilgi ve belgeler içermiş olması sebebiyle de yönetim kurulunun ibrası mümkün olmayıp, kararın iptal edilmesi gerektiğini, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesinin tekrardan seçilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, yönetim kurulu üyesi ...'in genel kurul sırasında vermiş olduğu ifadelerde keyfilik yönünden beyanda bulunduğunu, yönetim kurulu üyesi olarak seçilen bir diğer kişi olan ... hakkında seçilin kişinin niteliği, eğitimi ve tecrübesi sorulduğunda bu konuya bir cevap verilemediğini, şirketin genel kurulunda, Yönetim Kurulu Başkanı ...'in,

...'in vekili tarafından sorulan sorulara cevap verememiş olmasının kötü yönetimi işaret ettiğini, bu sebeplerle gündemin 6. maddesinde yer alan kararın iptali gerektiğini, şirketin karlılık durumu ile yönetim kurulu üyelerinin örtülü kazanç aktarımı yapması, ayrıca 5.100.202 TL tekne detayının, 2.704.161 TL seyahat giderinin, 1.670.498 TL diğer giderlerin görülmesi,

aynı zamanda şirketin yönetim kurulu başkanı ve murahhas üyesinin çift maaş gibi sebebiyle yönetim kurulu ücretine ilişkin alınan gündemin 7. maddesinde yer alan kararın iptali gerektiğini, TTK 436/1 kapsamında pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyunun oy kullanamayacağının belirtildiğini, somut olayda yönetim kurulu üyeleri ile pay sahiplerinden ... ve ...'in oy kullanamayacağını, ... ve ...'in yönetim kurulu üyesi ...'in üst soyu olduğunu, ...'in de Yönetim Kurulu üyesi ...'in üst soyu olduğunu, bu sebeple yönetim kuruluna verilen izin kapsamında sadece müvekkili ...'in oy kullanabileceğini, diğerlerinin oy kullanamayacağını,

yeter sayı sağlanamadığını, gündemin 9. maddesinde yer alan kararın öncelikle yokluğunun, Mahkeme aksi kanaatte ise iptali gerektiğini, hakkında iptal davası açılmış ve iptal edilebilirlik ile sakat bir genel kurul kararının uygulanması sonucu şirkette geri dönülmesi zor sonuçların ortaya çıkmasına sebep olacağını, yürütmenin geri bırakılması teriminin anonim ortaklık genel kurul kararlarının uygulanmasının bir süreliğine ertelenmesi anlamına geldiğini, TTK 449 maddesi uyarınca, giderilmesi imkansız zararların doğmasının engellenmesi açısından öncelikle teminatsız olarak genel kurul kararlarının geri bırakılmasını,

Mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 03/10/2025 tarih ve 2025/601 sayılı ara kararında;"Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararının yürütmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkindir.TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içerir.

Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi gereği ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''.

6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde ihtiyati tedbir hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre. HMK.nın 389 ve devamı maddelerinde. "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir ...

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir...Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır ..." hükmü yer almaktadır.Davalı şirket Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın yazılı görüşü dosyaya kazandırılmıştır.Somut olayda, yargılamanın bulunduğu aşama ve davacı tarafından değişen koşullara göre yeniden tedbir talebinde bulunabileceğinden,

henüz yaklaşık kanaat oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemenin 03.10.2025 tarihli ara Kararında somut olayın hiçbir özelliğine dikkat etmeksizin, eksik inceleme ve maddi meselenin takdirinde hata sonucu gerekçesiz bir şekilde talebin reddine karar verildiğini, davalı şirketin finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, sorulan sorulara cevap verilmediğini, ibraya ilişkin ve yönetim kurulu üyelerine yetki verilmesine ilişkin kararlarda oydan yoksunluk halinin mevcut olduğu ve bu sebeple kararların yoklukla malul olduğunı, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesinin ve üyenin yeterliliği hakkında sorulan sorulara cevap verilmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

yönetim kurulu üyelerine takdir edilen ücretlerinin fahiş olduğu ve örtülü kazanç aktarımı yapıldığını, bu sebeplerle alınan kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle yokluğu/butlanı ve iptaline karar verilmesinin gerektiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve kararların yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, davalı şirketin 29/05/2025 tarihinde gerçekleştirilen 2024 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 5 ve 9 maddelerinde alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine aksi takdirde iptaline, 4, 6 ve 7 maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesi talepli davada söz konusu kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece,

yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmıştır.

HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut talebe konu davalı şirketin 29/05/2025 tarihinde gerçekleştirilen 2024 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısının 4 numaralı gündem maddesi ile “2024 faaliyet yılına ait bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması,

müzakeresi ve tasdiki", 5 numaralı gündem maddesi ile “Yönetim Kurulu üyeleri ve murahhas üyenin ibra edilmeleri”, 6 numaralı gündem maddesi ile “Yönetim Kurulu Üyeleri’nin seçimi ve görev sürelerinin tespiti”, 7 numaralı gündem maddesi ile “Yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin tespiti” 9 numaralı gündem maddesi ile “Yönetim Kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanunu’nun 395 ve 396 inci maddelerinde yazılı muamelelerin yapılması hususunda yetki verilmesi”ne davacının olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Davacı tarafından davalı şirketin finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, sorulan sorulara cevap verilmediği, ibraya ilişkin ve yönetim kurulu üyelerine yetki verilmesine ilişkin kararlarda oydan yoksunluk halinin mevcut olduğu ve bu sebeple kararların yoklukla malul olduğu, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesinin ve üyenin yeterliliği hakkında sorulan sorulara cevap verilmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, yönetim kurulu üyelerine takdir edilen ücretlerinin fahiş olduğu ve örtülü kazanç aktarımı yapıldığı,

bu sebeplerle alınan kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle yokluğu/butlanı ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların haklılığı hususunda bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin gerçekleştiği hususunda yeterli delilde bulunmadığı gözetildiğinde Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup,

davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/11, K. 2026/66, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/11
Karar No
2026/66
Tarih
15 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/11 K.2026/29
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/11 K.2026/7
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/11 K.2026/49
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/12 K.2026/11
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/12 K.2026/4
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/12 K.2026/62

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.