KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Dosya no
- 2026/128 Esas
- Karar no
- 2026/193 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2025/1216 (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 05/01/2026 (Ara Karar Tarihi
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Talep edilen alacak
- 1.761.702,66 TL
- Kabul edilen alacak
- 1.440.000,00 TL
- Teminat bedeli
- 288.000,00 TL (Alacağın % 20' si
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirkete 235.000 adet panini sandviç ekmeğini belirlenen süre ve miktarlarda teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin Protokol no: ... numaralı sözleşme gereğince tüm ödemelerini süresi içerisinde eksiksiz yerine getirdiğini ancak davalı tarafça ürünlerin davacı yana teslim edilmediğini ve bu hususta davalı tarafça teslim edilmediği iddia olunan ürün miktarına tekabül eden kısım için 10/04/2025 tarihinde davacı şirket tarafından 1.404.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ancak davalı şirketin ürünleri teslim etmediğini,
davacı yanın 24/10/2025 tarihinde davalı şirkete e posta yoluyla ihtarname gönderdiğini ve söz konusu ihtarnamede 235.000 adet panini sandviç ekmeğini bedeli olan 1.404.000,00 TL bedelin son ödeme tarihi olan 14/04/2025 ten itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte 3 gün içerisinde ödenmesini talep ettiğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibe davalı yanın itirazı sonucunda takibin durduğunu,
davalı şirketin ekonomik açıdan sıkıntı yaşadığını ve mal kaçırma ihtimali söz konusu olduğunu beyanla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile her türlü hak, alacak ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, faturaya dayalı alacakta talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna kanaat getirilmediği, faturalar ile ilgili alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığı iddialarının ise soyut olduğu, somut delillere dayanmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: davalı şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme gereğince davacının üzerine düşen edimleri yerine getirdiği ancak davalının teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı şirketin ekonomik açıdan mali sıkıntılar içerisinde bulunduğu, bu nedenle de mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğu ve davalının alacağının tahsilini tehlikeye soktuğu, davalı şirketin söz konusu ürünleri teslim etmemesi sebebiyle davacının üçüncü kişilerden aynı ürünleri daha yüksek bedellerle temin etmek zorunda kaldığı,
her ne kadar İlk derece mahkemesince verilen ara kararda davacı şirketin alacaklı olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği belirtilmiş ise de davalı şirketin gönderdiği e-mail ile borcunu açıkça ikrar ettiği ve bu durumun da alacağın en azından yaklaşık ispat seviyesinde olduğunu gösterdiği, malları teslim ettiğini ispat yükünün davalıda olduğu, davacı şirketin, davalı borçludan olan bu alacağını herhangi bir teminat altına almadığı, anılan borçlunun mal kaçırma ihtimalinin son derece yüksek olduğu,
davalı şirketin sunduğu ödeme planı ve arabuluculuk sürecindeki beyanlarının, şirketin ekonomik durumunun ciddi sıkıntıda olduğunu ve yalnızca süreyi uzatarak zaman kazanmayı amaçladığını açıkça ortaya koyduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödenen ancak mal teslim edilmemesi sebebiyle karşılıksız kaldığı iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada, alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür.
Somut olayda; davacı tarafça ibraz edilen protokol, davalı tarafından imzalanmış tahsilat makbuzu, tahsilat makbuzu ile davalıya teslim edilen çeklerin görüntüleri, bu çek bedelleri ile protokolde belirlenen nakit ödemenin yapıldığını gösterir dekontlar ve davalı tarafından davacıya gönderilen e posta içeriği nazara alındığında, ara karar tarihi itibariyle 1.440.000 TL alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği ve bu miktar yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu,
bu minvalde Mahkemece talebin açıklanan miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce talep hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/128, K. 2026/193, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama