İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/6 K.2026/237

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2026/6Karar2026/237Tarih5 Şubat 2026Okuma10 dk · 1.975 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Şubat 2026
Dosya no
2026/6 Esas
Karar no
2026/237 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas no
2025/17 Esas - 2025/406 Karar
Tarihi
23/05/2025
Dava
Alacak (Hisse Devir Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.975 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ............ (........) Britanya Virjin Adaları, .... (...) ise ... merkezli şirketler olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ...AŞ'nin... merkezli bir şirkete sahip olduğu hisselerin müvekkili ...şirketine devredilmesi için ..........

Mayıs 2007 tarihli “... ...” isimli hisse devri sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkili şirketin hisse devir bedeli olarak ödemesi gereken 20 milyon USD yi davalı şirkete ödediğini, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen hisselerin müvekkiline devrinin yapılmadığını, bunun üzerine sözleşmenin 7. Maddesindeki tahkim şartına istinaden .......’a (Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi) başvurduklarını, başvuru neticesinde verilen 10 Temmuz 2009 tarihli ve......

Karar ile ...A.Ş.’nin 20.000.000 Amerikan doları asıl alacağı 28.11.2007 tarihinden işleyecek akdi LIBOR + %1,57 üç ayda bir bileşik faiziyle ........’a ödemesine karar verildiğini, tahkim kararının verilmesinden bir süre sonra uyuşmazlıktan doğan alacakla ilgili olarak ...şirketi ile ...A.Ş. ve davalı şirketin temsilcisi ... arasında 25.12.2014 tarihli “Debt Repayment Agreement” (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) isimli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının borcu ikrar ettiğini, davalı ...'ın borca şahsen kefil olduğunu, iş bu sözleşmeye göre uyuşmazlıkla ilgili olarak İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını,

uyuşmazlık konusu alacağın müvekkili ...tarafından 27.04.2016 tarihli Temlik Sözleşmesiyle, ...’ın başka bir inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borçlarından mahsup edilmek üzere İstanbul merkezli ...............

Anonim Şirketi’ne temlik ettiklerini, 27.12.2017 tarihinde ..., ... ve ... arasında imzalanan "......" isimli üçlü bir anlaşma ile alacağın ...’a temlik edilmesine karar verilerek alacağın ikinci kez devredildiğini, Öte yandan alacağı müvekkil ...’a devreden ...’ın 31/05/2019 tarihinde, husumet ehliyeti olmamasına rağmen Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 10 Temmuz 2009 tarihli ve 81040 Kararının tenfizi talebiyle İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/286 esasına kayden dava açtığı ve ilk derece mahkemesince Kasım 2024’te davanın kabulüne karar verildiği öğrendiklerini,

ancak uyuşmazlık hakkında verilen yabancı hakem kararı ve 25.12.2014 tarihli Debt Repayment Agreement’a (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) rağmen borç asıl borçlu ve kefil tarafından müvekkillere hâlen ödenmediğinden huzurdaki davayı ikame etmek durumunda kaldıklarını,

borçlularla dava öncesi dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerininde anlaşmaya varılamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin 29 Mayıs 2007 tarihli Hisse Devri Sözleşmesinden kaynaklanan ve 25.12.2014 tarihli “.......” isimli sözleşme ile ikrar edilen 20.000.000-(yirmimilyon) Amerikan doları alacağının akdi faiziyle birlikte asıl borçlu ve kefil davalılar tarafından müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle davalıların 5718 sayılı MÖHUK m.48 uyarınca teminat göstermek zorunda olduklarını, Davacılardan ... ....... ("..."), ...........'nda kurulmuş ve adresi de ........'nda olan bir yabancı tüzel kişidir. Keza diğer davacı ......... ("...") de ...'da kurulmuş ve adresi de ...'da bulunan bir yabancı tüzel kişidir.

Her iki davacı da ayrı ayrı olmak üzere teminat yükümlülüğüne tabi olduklarını, en az dava sonunda hükmedilecek harçların tamamı ve karşı vekalet ücreti meblağının tamamı olmak üzere teminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığını her bir davacının ayrı ayrı olmak üzere nispi haç yatırması gerektiğini, davacıların huzurdaki davada 25/12/2014 tarihli borç geri ödeme sözleşmesi başlıklı bir sözleşme uyarınca alacaklı olduklarını iddia ettiğini, ancak davacılar tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin 6. Maddesinde "...taraflar ayrıca,

Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) kuralları ve düzenlemeleri ile Türk maddi hukuku uyarınca...'nin Cenevre şehrinde tahkime başvurma hakkına da sahiptir." denildiğini,. 6100 sayılı HMK m. 413 uyarınca. "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir.

Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder," denildiğini,.

Sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca tahkim itirazında bulunduklarını , huzurdaki davada görevli ve yetkili olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddi gerektiğini, Dava konusu iddia olunan alacak için ... şirketi tarafından müvekkile karşı İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/286 E. Sayılı dosyası ile Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin 10.07.2009 tarih ve 81040 sayılı yabancı hakem kararının tenfizi davası açıldığını,

Huzurdaki davanın davacısı olan ... tarafından da İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/430 E. Sayılı dosyası ile aynı hakem kararının tenfizi davası açtığını, ... tarafından açılan dava, ... tarafından açılan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/286 E. Sayılı dosyası ile birleştirildiğini,.

Birleştirme sonrasında ... tarafından birleşen dosya takip edilmemiş, takipsizlik sebebiyle dosya işlemden kaldırıldığını, ... tarafından açılan dava ise takip edilmiş olup, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2024 tarih ve 2019/286 E., 2024/609 K. Sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini.

İşbu karar hukuka aykırı tanzim edilmiş ve tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte, huzurdaki davanın konusu ile halihazırda kabulüne karar verilmiş davanın konusu birebir aynı olduğunu, İlgili kararda, huzurdaki davada da alacağa dayanak olmak üzere ileri sürülen 25.12.2014 tarihli Borç Geri Ödeme Sözleşmesi'ne atıf yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiğini, 25.12.2014 tarihli sözleşme bakımından da ne davacıların ne de ...'ın herhangi bir alacağı bulunduğunu kabul etmemekle birlikte, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2024 tarih ve 2019/286 E.,

2024/609 K. Sayılı ilamının istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmesi ve ayrıca huzurdaki davanın da kabul edilmiş olması halinde, müvekkilinden aynı alacağın iki kez tahsil edilmeye çalışıldığını, mahkemece derdestlik hususunda aksi kanaatte olunması halinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43 Hukuk Dairesi 2025/34 esas sayılı dosya ya müzekkere yazılarak huzurdaki davanın açıldığının bildirilmesi gerektiğini, istinaf kararı ile kaldırıldıktan sonra davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini,

mahkeme aksi kanaatte ise bile her halükarda İstanbul 9 ATM nin 2019/286 Esas sayılı dosyasının huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, Esasa ilişkin itirazlarında ise alacağın dayandığı iddia edilen borç geri ödeme sözleşmesi zaman aşımına uğradığını arabuluculuk tutanağının iptali gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise başvuru tarihinin ancak 30/12/2024 tarihli olarak kabul edilmesi gerektiğini, Davacı ...

Tarafından Alacağın Temlik Alındığı İddia Olunan Temlik Sözleşmesi De Zamanaşımına uğradığını, Müvekkili ...'ın 25/12/2014 tarihli borç geri ödeme sözleşmesine kefil olmadığını, sözleşmede mevcut olduğu iddia edilen el yazısının müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ... tarafından verilmiş geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını, ayrıca 25/12/2014 tarihli sözleşmenin temlik edilemeyeceğini, iddia olunan her iki temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, alacağın temlik edildiğinin ... yetkilisinin alacağın ifa edilmiş ve herhangi bir şikayetinin bulunmadığına dair yeminli beyanının mevcut olduğunu,

hiçbir şekilde alacağı kabul anlamına gelmemekle beraber alacağın kime ait olduğun çekişmeli olduğunu, çekişmeli alacak sebebiyle ifa talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 23/05/2025 tarih ve 2025/17 Esas - 2025/406 Karar sayılı kararında;

"...Dava dilekçesinde 20.000.000-(yirmimilyon) USD talepe dilmesine rağmen harç 500.000,00 TL üzerinden yatırılmıştır.

13/01/2025 tarihli tensip zaptı 10 numaralı ara karar ile dava dilekçesinde alacak talebine konu toplam alacak üzerinden harcın yatırılması gerektiğinden bahisle 20.000.000,00 USD X 35,4346 TL = 708.692.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 12.102.687,63 TL harç bedelinden peşin yatırılan 9000 +8.538,75 =17.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.085.148,88 TL eksik "peşin harcın" tamamlanması için davacı tarafa tensip zaptının tebliğden tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmiştir.

Yine bu sürede eksik harç tamamlanmaz ise davaya devam olunmayacağı ve müteakip işlemlerin yapılmayacağı, 6100 sayılı HMK md. 150 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. madde hükümleri de dikkate alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğin ara kararın tebliği ile ihtar edilmiştir. Tensip zaptı davacılar vekiline 19/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içinde eksik harcı ikmal edilmediğinden 11/02/2025 tarihli ara karar ile dosyanın işlemden kaldırılmıştır.

Davacı 6100 sayılı HMK Md. 150 uyarınca işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyayı yenilenmediğinden 6100 sayılı HMK.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Dosyanın işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150/5 uyarınca davanın 13/05/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin mahkemeye erişim haklarının orantısız bir biçimde engellendiğini, müvekkil şirketlerin dava konusunun değerine göre ödenmesi gereken peşin harcın çok yüksek olması nedeniyle bu harcı karşılayamadığını, bunun üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkillerden mahkemece talep edilen bakiye harç miktarının 12.085.148,88 TL olduğunu, söz konusu meblağın Türkiye'de faaliyette olan ortalama bir şirketin yıllık cirosundan çok daha fazla olduğunu,

kaldı ki bu meblağın yurt dışında faaliyet gösteren müvekkil şirketlerin bile karşılamakta zorlanacağı kadar yüksek olduğunu, öte yandan müvekkil ...tarafından 2008 yılında 20.000.000 ABD dolarının davalılara peşin ödendiğini, bu ödeme karşılığında devredilmesi gereken hisseler hiçbir zaman devredilmediği için yıllardır zarar ettiğini, bu kadar büyük zarara uğramış bir şirketin alacağını tahsil edebilmesi için talep edilen harç miktarının çok yüksek olduğunu, olayın tüm unsurları birlikte değerlendirildiğinde ve demokratik bir toplumda mahkemeye erişim hakkının sahip olduğu üstün konum göz önünde bulundurulduğunda,

ilk derece mahkemesinin devletin harç toplama menfaati ile müvekkillerin mahkeme yoluyla hakkını arama menfaati arasında uygun bir denge kuramadığının açık olduğunu, Müvekkillerin alacağı Tahkim mahkemesi kararına dayandığından maktu harca tabi olduğunu, dosya kapsamında daha önce sunulan Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 10 Temmuz 2009 tarihli ve 81040 Kararının verilmesinden sonra,

bu kararın yerine getirilmesi için müvekkiller ve davalılar arasında 25.12.2014 tarihi “Debt Repayment Agreement” (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) isimli sözleşme imzalandığını, dolayısıyla uyuşmazlığın tahkim kararının uygunluğu ve bu kararın gereklerinin yerine getirilmesine ilişkin sözleşmenin davalılarca ihlal edildiğinin tespitinden ibaret olduğunu, Harçlar Kanunu'nun Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün Karar ve İlam Harcı başlıklı a bendinde tahkim yargılamasında bu bent hükümlerine göre harç alınmayacağının açıkça düzenlendiğini, yerleşik yargı uygulamalarına göre bu hükmün yabancı hakem kararlarını da kapsamakta olduğunu,

müvekkil şirketlerin alacağının da Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 10 Temmuz 2009 tarihli ve 81040 Kararına dayandığını, dava konusu kefalet sözleşmesinin bu tahkim kararının gereklerinin yerine getirilmesine ilişkin olduğunu, bu durumda huzurdaki davada nispi harç ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve davanın maktu harca tabi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, 25.12.2014 tarihli “...........” isimli sözleşme ile ikrar edildiği belirtilen 20.000.000-USD alacağının tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. arar verilmiştir.Somut dava, Londra Uluslararası Tahkim kararının tenfizine ilişkin olmadığından maktu harca tabi olmadığı, davacı taraf, Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesinin .......

Temmuz 2009 tarihli ve 81040 Kararının yerine getirilmesi için taraflar arasında .........12.2014 tarihli “Debt Repayment Agreement” (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) isimli sözleşme imzalandığını ileri sürüp ......12.2014 tarihli '' Borç Geri Ödeme Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme uyarınca 20.000.000-USD alacağın tahsilini talep ettiklerinden nispi harca tabidir.Harçlar Kanununun 32. maddesinde "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz.

Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harcları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükümleri düzenlenmiştir.

30 maddede ise noksan harcın tamamlanmaması halinde HMK 150. maddeye göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.Mahkemece bu doğrultuda 13/01/2025 tarihli tensip zaptının 10 numaralı ara kararı ile, dava değeri üzerinden harç eksikliğinin tamamlanması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, tensip zaptı 19/01/2025 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiş, mahkemece verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilmediğinden mahkemenin 11/02/2025 tarihli ara kararı ile Harçlar Kanunun 30. ve HMK 150.m. uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

İşlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık sürede de eksikliğin giderilmediği anlaşıldığından, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/6, K. 2026/237, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/6
Karar No
2026/237
Tarih
5 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/6 K.2026/314
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/6 K.2026/476
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2026/6 K.2026/41
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/7 K.2026/236
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/7 K.2026/121
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/7 K.2026/90

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.