İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/64 K.2026/517

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2026/64Karar2026/517Tarih12 Mart 2026Okuma10 dk · 2.055 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Mart 2026
Dosya no
2026/64 Esas
Karar no
2026/517 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2025/459 Esas- 2025/900 Karar
Tarih
20/10/2025
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.055 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ../11/2018 tarih ve .... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ... ticaret sicil numarasıyla tescil edilerek kurulduğunu, müvekkili şirketin önceki yönetim döneminde görev yapan şahıslar tarafından şirket varlıklarının kötüye kullanılması, zimmete geçirilmesi ve şirket kaynakları üzerinden şahsi menfaat temin edilmesi gibi haksız ve hukuka aykırı eylemler neticesinde finansal zararlara uğratıldığını, müvekkili şirket hakkında .........'nın ..../11/2023 tarihli ve 510 sayılı kararı ile.

“Mevzuata aykırı olarak görev yapan eski yönetim kurulu üyelerinin tamamının görevden alınmasına, şirket yönetim kurulu üyeliklerine Kurum temsilcilerinin atanmasına, şirketin sigorta portföyünün idaresinin ......... bırakılmasına, şirketin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırılmasına, şirketin bloke konulabilecek tüm varlıklarına Kurum lehine bloke konulmasına, şirket genel kurul toplantısının süresiz ertelenmesine” karar verildiğini, ........'nın suç duyurusunda bulunduğu,

........tarafından düzenlenen 10.06.2024 tarihli Teknik ve Finansal Analiz ile Mevzuata Aykırılık Denetim Raporu ve detaylı araştırmalar sonucunda şirket organizasyon şemasında yer almamasına ve herhangi bir faal işi olmamasına rağmen, davalı borçluya 2021 yılında 54.015,00- TL, 2022 yılında 341.825,56-TL ve 2023 yılında 705.683,00- TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı borçlunun 28/02/2021 tarih ve 2021/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirketteki payını .......'a devrettiğini,

davalı borçlunun çalışan kurumsal satış koordinatörlüğü bölümünde temsilci olarak çalışmak üzere istihdam edildiğini ve kurumsal satış koordinatörü olarak görev yapacak şekilde 28/12/2022 tarihinde iş sözleşmesi imzaladığının tespit edildiğini, fakat söz konusu sözleşmenin tarihi 28/12/2022 olsa da davalı borçlunun 2021 yılında da maaş aldığının banka hesap hareketlerinden anlaşıldığını, her ne kadar davalı borçlunun "temsilci" olarak görev yapacağına dair 28/12/2022 tarihinde iş sözleşmesi imzalanmış olsa da, banka hesap hareketleri incelendiğinde davalının 2021 yılından itibaren maaş aldığının görüldüğünü,

..... tarafından yapılan incelemeler neticesinde davalı borçlunun şirket bünyesinde herhangi bir somut iş yapmadığının, faal bir görevinin bulunmadığının kesin olarak tespit edildiğini, davalıya yapıldığı iddia edilen bu ödemeler Borçlar Kanunu anlamında geçerli bir hukuki nedene dayanmadığından, müvekkili şirket tarafından ....... İcra Müdürlüğü'nün .......

E. sayılı dosyasından borçlu davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama olarak sonuçlandığını beyanla davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, taraflar arasında iş ilişkisinin olmadığı, ticari nitelikte hisse devri işlemiyle bağlantılı ve hukuki dayanaktan yoksun ödemeler olması nedeniyle ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun iddia edildiğini, davalı tacir tacir olmadığı gibi VUK gereği tutmakla yükümlü olduğu defter de bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek olmaması yanında mevcut iş sözleşmesinin, SGK kayıtları ile sabit olduğu üzere davacı şirket çalışanı olan davalıya yapılan ödemelerin geri istenmesi hususunda yapılacak yargılamanın İş Kanunu'na tabi yargılama ile ortaya çıkarılabilecek bir husus olduğunu,

davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığı gibi her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmayan işbu davanın görev yönünden reddi ile Bakırköy İş Mahkemesi'nin görevli olduğunun kabulü gerektiğini, davalının İstanbulda yaşamakta ve uzaktan telefon üzerinden çalışmakta olduğunu, şirket tarafından tutulmayan evraklardan sorumlu olmadığını, davacının işe girişi Ekim 2020 yılı olup davacı ile davalı arasında olmayan yazılı sözleşmenin davalının eşinin şirketteki payını devretmesi akabinde şirketin kara geçmesi halinde kardan %7 pay almak ve artık şirkette olmadığından davalının iş güvencesini sağlamak için yapıldığını,

davalı davacı iş yerinde eylemli olarak çalışmış olup davanın reddi gerektiğini beyanla sair yasal haklarını saklı tutmakla davanın reddine, icra takibinin %20'sinden az olmamak kaydı ile davacının kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; davanın,.......İcra Müdürlüğü'nün ........Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından sunulan dava dilekçesinde ''(...) Davalı borçlu 28/02/2021 tarih ve 2021/02 Sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Şirketteki payını ...........’a devretmiştir.

Davalı borçlunun, Çalışan Kurumsal Satış Koordinatörlüğü bölümünde Temsilci olarak çalışmak üzere istihdam edilmiş ve kurumsal satış koordinatörü olarak görev yapacak şekilde 28/12/2022 tarihinde iş sözleşmesi imzaladığı tespit edilmiş fakat söz konusu sözleşmenin tarihi 28/12/2022 olsa da davalı borçlunun 2021 yılında da maaş aldığı banka hesap hareketlerinden anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı borçlunun "temsilci" olarak görev yapacağına dair 28/12/2022 tarihinde iş sözleşmesi imzalanmış olsa da, banka hesap hareketleri incelendiğinde davalının 2021 yılından itibaren maaş aldığı görülmektedir.'' ibarelerine yer verildiği,

taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine ve dosya kapsamına göre 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2 Kısım 6. Bölümünde yer alan hizmet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve uyuşmazlığın çözümünde 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesi gereğince İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri.

İlk derece mahkemesince yapılan hukuki nitelendirmenin dosya kapsamıyla örtüşmediği, uyuşmazlığın görünürdeki bir iş sözleşmesinden kaynaklanmadığı, aksine Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari nitelik taşıyan işlemlerden, şirket ortaklık yapısına ilişkin süreçlerden ve bu işlemler çerçevesinde gerçekleştirildiği tespit edilen muvazaalı para transferlerinden doğduğu, davalı tarafın sıfatı, ticari işlem ilişkisi ve para hareketlerinin mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, ortada iş hukuku anlamında bir bağımlılık ilişkisi, iş görme edimi veya ücret karşılığı çalışma olgusunun bulunmadığı,

bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin İş Mahkemesi olarak belirlenmesinin hukuken isabetli olmadığı, huzurdaki davada, davalı borçluya yapılan ödemelerin temelinde herhangi bir hizmet ifası veya iş görme edimi bulunmadığı, ödemelerin şirket hisse devri süreciyle bağlantılı muvazaalı işlemler kapsamında gerçekleştirildiği, ............ tarafından düzenlenen Teknik ve Finansal Analiz ile Mevzuata Aykırılık Denetim Raporu ve dosyaya sunulan delillerle bu durumun sabit olduğu, davalı ile müvekkili şirket arasında bir iş ilişkisinin hiç kurulmadığı, ...... tarafından tanzim edilen Teknik ve Finansal Analiz Raporu ile;

davalı borçlunun, şirketin devrinde hisse bedelinin bedelsiz yapılması karşılığında, eşi olması sebebiyle şirket kaynaklarından fonlandığı, şirkete somut hiçbir katkısı olmaksızın kendisine ödeme yapıldığının sabit olduğu, davalının şirket organizasyon şemasında yer almadığı, bilgi işlem sistemlerine erişiminin olmadığı ve şirkete giriş-çıkış kaydının bulunmadığının teknik verilerle tespit edildiği, davalıya yapılan ödemelerin ticari bir hisse devrinin parçası olduğu, iş sözleşmesinin muvazaalı olduğu,

davalı, 28.02.2021 tarihli yönetim kurulu kararıyla şirketteki hisselerini devretmiş olmasına rağmen, 2021 yılından itibaren banka kayıtlarında maaş ödemeleri görüldüğü, buna karşın 28.12.2022 tarihli, “temsilci” sıfatıyla düzenlenmiş iş sözleşmesi ile bu ödemelere hukuki görünüş kazandırılmaya çalışıldığı, sözleşme 2022 tarihli olmasına rağmen 2021 yılından bu yana düzenli ödemeler yapılmasının, sözleşmenin gerçeği yansıtmayan, muvazaalı bir belge niteliğinde olduğunu ortaya koyduğu, 28.12.2022 tarihli hisse devir sözleşmesinde, davalı borçlunun eşi .......'ye ait hisselerin ........’e bedelsiz devredildiği,

bu bedelsiz devrin perde arkasında, hissedarın eşi ..... adına 27.12.2022 tarihli bir iş sözleşmesi düzenlenerek kendisine 80.000 TL ücret taahhüt edildiği, beş yıllık ücret güvencesi ve araç tahsisi sağlandığının anlaşıldığı, bu işlemin, hisse devri karşılığında şirket kaynaklarının dolaylı biçimde kullanılması amacıyla yapıldığı, davalının, şirket sisteminde hiçbir kullanıcı kaydının bulunmaması, uzaktan çalışma izlerinin olmaması, şirkete giriş-çıkış kayıtlarının bulunmaması;

ayrıca yönetim kurulu üyelerinin davalı borçlunun görevi ve yaptığı işlere ilişkin somut açıklama yapamamasının, davalının şirketle hiçbir fiili bağının bulunmadığını kesin olarak gösterdiği, bu şekilde davalıya yapılan ödemelerin herhangi bir sebebinin bulunmadığı ve davalının sebepsiz zenginleştiği, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğuna ilişkindir. Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri.

Yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin emsal kararları ile aynı doğrultuda olduğu ancak mahkemenin dosyayı görev yönünden reddetmeden önce davanın esasına girerek lehlerine davanın reddi kararı vermesi veya yargılama giderlerine hükmetmesi gerektiğine ilişkindir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, davalıya iş sözleşmesi kapsamında ödenmiş gibi gösterilen ancak davalının eşi tarafından yapılan hisse devrinin karşılığı olduğu iddia edilen ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davada İş Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Dosya kapsamından; taraflar arasında 28/12/2022 tarihli iş sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalının, çalışan kurumsal satış koordinatörlüğü bölümünde temsilci olarak istihdam edildiğinin ve sözleşmenin süresinin 01/01/2023 tarihinde başlayacağnın kabul edildiği, davacı şirket tarafından SGK'ya davalı adına 27/10/2020 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği ve davalıya 2020 yılından itibaren ücret ödemesi yapıldığı,

davalının eşi tarafından davacı şirketteki 8.000.000 adet hissesinin dava dışı ......A.Ş.'ye 22/12/2022 tarihinde bedelsiz olarak devredildiği, davacı şirket hakkında ...... tarafından düzenlenen raporda; davalının eşi tarafından bedelsiz olarak yapılan hisse devri nedeniyle davalı ile davacı arasında iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında herhangi bir çalışması olmamasına rağmen davalıya ücret ödemesi yapıldığı ve araç tahsis edildiğine ilişkin tespitlere yer verildiği,

davacı tarafça bu tespitlere dayanılarak davalının esasen herhangi bir çalışması olmamasına rağmen kendisine ücret ödendiği ve bu ödemelerin sebepsiz olduğu ve iadesinin gerektiği iddia edilerek takip başlatıldığı ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra,

tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir.

TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir.

Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup, uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması yahut yalnızca taraflardan birisinin ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia veya fikri haklara ilişkin bir davanın bulunması gerekmektedir.

Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca.

5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşme veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında İş Mahkemeleri görevlidir.4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine,

çalışma konularına bakılmaksızın bu kanunun uygulanacağı kabul edilmiş ve aynı Kanunun 2. maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davalının davacı şirketin ortağı olmadığı gibi davalı tarafından yapılmış bir hisse devrini de olmadığı, davalının tacir sıfatının da bulunmadığı, bu hali ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak veya nispi nitelikte bir ticari dava olmadığı,

davalının, SGK nezdinde 2020 yılından itibaren davacının çalışanı olduğu ve davalıya ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle ücret ödemesi yapıldığı, iddianın ileri sürülüş şekline göre, yapılan bu ödemelerin davalının herhangi bir çalışması/hizmeti olmamasına rağmen haksız olarak yapıldığı ve sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesinin gerekip gerekmediğini değerlendirmekle görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu, bu minvalde İlk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri ile,

görev dava şartı olup HMK'nın 137. maddesi uyarınca işin esasına girilmeden Mahkemece öncelikle görevli olup olmadığı hususunda karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/64, K. 2026/517, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/64
Karar No
2026/517
Tarih
12 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/64 K.2026/245
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/64 K.2026/165
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/64 K.2026/152
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/64 K.2026/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2026/64 K.2026/348
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/64 K.2026/237

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.