KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2018
- Dosya no
- 2017/1024
- Karar no
- 2018/81
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2017
- Numarası
- 2016/318 -2017/628 E.K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil ürünlerinin perakende ticaretini yaptığını, işi gereği belli aralıklarla İstanbul'a gidip mağazası için ürün almakta olduğunu, bu amaçla, 08/04/2015 tarihinde davalı şirkete ait otobüs ile İstanbul’a giden müvekkilinin aldığı ürünleri 4 büyük poşet ile birlikte yine davalı şirkete ait 09/04/2015 tarih 20:30 kalkış saatli ... plaka sayılı otobüse binmek için Esenler otogarına geldiğini, müvekkilinin beraberinde getirdiği içi ürün dolu 4 büyük poşeti muavine teslim ettiğini, karşılığında bagajı teslim ettiğine dair yolcu kuponlarını aldığını, 10/04/2015 tarihinde,
varış yerinde 3 poşet bagajının kaybolduğunun anlaşıldığını, zararının tazmini için aldığı ürünlerin fiyatlarını gösteren irsaliyeler ile birlikte davalı şirkete başvuruda bulunulmuş ise de bundan sonuç alınmadığını, zararın tazmini için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği ürünlerin poşetlerde bulunduğunu ispatla yükümlü olduğunu, ancak buna dair delil dosya kapsamına ibraz edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın yasal dayanağının 6102 Sayılı Kanunun 805.md kapsamında değerlendirilen taşıma işinden kaynaklandığı, buna göre, davalı tarafından taşınan bagajın davacı tarafa teslim edilmediği sabit olmakla davalının davacı tarafın zararını karşılamak zorunda olduğu, davacı tarafça ibraz edilen sevk irsaliyelerinin ve ürün talep formları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda zararın 3.231,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacının kaybolduğunu iddia ettiği ürünlerin ilgili poşetlerde olup olmadığına dair inandırıcı delil dosyaya ibraz edemediğini, yalnızca fiş ve sevk irsaliyelerinin ispat için yeterli olmadığını, bu yöndeki rapora itirazlarının da dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki taşıma akdine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, Antalya’da tekstil ürünlerinin perakende ticareti ile iştigal ettiğini, mal tedariki nedeniyle İstanbul’da bulunduğunu, İstanbul’dan Antalya'ya dönmek için davalı firma ile kurduğu seyahat sözleşmesi kapsamında beraberinde tedarik ettiği tekstil ürünlerini 4 adet poşet olarak davalı firma çalışanına teslim edildiğini, ancak varış yerinde poşetlerden 3 adedinin bulunmadığını iddia etmiş, davalı ise, kaybolan 3 adet poşet içerisinde eşyanın içeriğinin davacının ispatlaması gerektiğini savunmuştur.
Dolayısıyla somut olayda, davacı tarafından davalıya bagaj olarak teslim edilen 4 adet poşetten 3 adedinin zayi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık 3 adet bagajın içeriğinden kaynaklanmaktadır.
Davacı, her ne kadar gerçek zararı ispat edememiş ise de bagajın taşıma sırasında kaybolduğu sabit olduğuna göre, davacının statüsü, dosyada yer alan olay yerine ait CD görüntüsü, sipariş fişleri ve sevk irsaliyesi dikkate alınarak makul bir zararın belirlenmesi gerekir.
Bu bağlamda mahkemece, davacının uğradığı zararının tespiti için bilirkişiden rapor alınmış, anılan bilirkişi raporunda, davacının 4 adet poşet içerisindeki ürünlerin bedelinin 3.231,00 TL olduğu belirlenmiştir. Oysa ki, somut olayda 3 adet poşetten ibaret ürünün zayi olduğu sabit olduğuna göre, zararın belirlenmesi de buna göre olmalıdır.
Bu durumda, tarafların iddia-savunmaları, dosyaya sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde davacının gerçek zarar tutarı 2.424,00 TL olup, bu tutar somut olayın özelliklerine TBK'nın 114/2.maddesi atfıyla aynı Yasa'nın 50/2.maddesindeki düzenlemeye göre de makul kabul edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK 353/1.b.2.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi karının düzeltilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK. 362/1.a .maddesi uyarınca, dava değerine göre karar her iki taraf yönünden kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/1024, K. 2018/81, 26 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama