KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Dosya no
- 2017/1050
- Karar no
- 2018/77
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2017
- Numarası
- 2016/347- 2017/708 E.K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, Küçükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasında haczedilen menkullerin 17/07/2009 tarihli yediemin teslim zaptı uyarınca günlük 5,50 TL yediemin ücreti karşılığında müvekkiline teslim edildiğini, 17.07.2009 ile 12.04.2016 tarihleri arasında tahakkuk eden 2.460 günlük yediemin ücreti olan 13.530,00 TL alacağın ödenmediğini ileri sürerek 13.530,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olmadığını ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından mahkemenin görevli olmadığını, müvekkilinin ikametgahı itibariyle davanın yetkisiz yerde açıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının hak ettiği yedieminlik ücretinin tamamını aldığını, depo ücretinin Bakanlığın tarifesine göre belirlenmesi ve ücretten hakkaniyet uygun indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu alacakla ilgili olarak; 17/07/2009 tarihinde yeddiemintik zaptı ve sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, yedieminlik zaptında yedieminlik ücretinin günlük 5,50 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için 13.535,50 TL yedieminlik ücretine hak kazandığı, ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.530,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazı konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmediğini, görev ve yetkiye yönelik itirazların reddinin de doğru olmadığını, yedieminlik ücretinin takip masraflarından olduğundan satış tutarından tahsil edilmesinin gerektiğinden işbu davada davacının hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin alacağın tahsil edip haczi kaldırdığından bu aşamadan sonra malların muhafazası için talebinin olmadığını, bu nedenle yedieminlik ücretinden sorumlu tutulamayacağını,
tutanağı imzalayan vekilin müvekkili şirket adına sözleşme imzalamak için vekil tayin edilip edilmediğinin araştırılmadığını, hacizli menkulün değeri ve talep edilen alacağın miktarı göz önüne alındığında ücretten hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TBK 561 vd maddelerine dayalı olarak istenen yediemin ücreti (saklama ücreti) alacağının tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır. Davalı şirket tacir olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TBK md. 89/1 ve HMK md.10 uyarınca, davanın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkili olduğu gözetildiğinde yetki itirazının reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gibi saklama sözleşmelerinde zamanaşımı süresi TBK 146. madde uyarınca 10 yıl olduğundan bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Somut olayda; icra takibi nedeniyle Küçükcekmece .. İcra Müdürlüğünün.... Talimat dosyasında haciz uygulaması yapıldığı ve haczedilen malların 17/07/2009 tarihli teslim zaptı ile davacının deposuna bırakıldığı, teslim zaptında yediemin ücreti olarak günlük 5,50 -TL olarak belirlendiği, zaptın davalının vekili olarak Av. ... tarafından vekaleten imzalandığı görülmüştür.
Bu durumda, davalı vekili Av. ... tarafından imzalanan sözleşme geçerli olup, hüküm ve sonuçları itibariyle davalıyı bağlamaktadır. Bu sözleşmede davalı yanın takip alacaklısı olduğu dosyada haczedilen bir kısım malların davacıya ait özel depoda muhafaza edilmesi kararlaştırılmış ve günlük 5,50 TL yedieminlik ve depo ücreti öngörülmüştür.
Sözleşme yapma özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 48. maddesi ile güvence altına alınmış olup, bu özgürlük ancak kanunla sınırlanabilmektedir. Açıklanan sebeplerle, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine geçerlilik tanınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır ( Bu konuda emsal karar için Bkz. Yargıtay 19. HD, 24.11.2016 tarih, 2016/8016 Esas-2016/15109 Karar sayılı ilamı).
İlk Derece mahkemesince, taraflar arasındaki yedieminlik sözleşmesi hükümleri gereğince hesaplama yapılarak, günlüğü 5,50 TL den 2461 gün için 13.535,50 TL yedieminlik ücretinin belirlendiği, davacının talebi ile bağlı kalınarak 13.530,00 TL'sına hükmedilmiştir.
Dosya kapsamına göre, esasen tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları yedieminlik sözleşmesi hükümlerini geçerli saymak ve bu doğrultudaki bilirkişi raporundaki hesaplamalar gereğince, davanın tamamen kabulüne dair karar vermek doğru gibi görünse de, borçlunun mağduriyeti, hacze konu hurda niteliğindeki gaz altı kaynak makinesi ve demir testerenin, 2461 gün gibi çok uzun bir süre davacı- yedieminde kalmış olması, hakkaniyet kuralları, haczedilen eşyanın fazladan özen yükümlülüğü gerektirmemesi,
emtianın haczedildiği tarih ve dava tarihi itibariyle cüzi bir ekonomik değere sahip olması vs. gibi nedenlerle, Borçlar Kanunu 51/1. maddesi kıyasen uygulanarak takdiri indirim yapılarak, yedieminlik ücretinde hakkaniyet indirimi yapılması, olayı çevreleyen hal ve şartlara daha uygun bulunmuştur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin emsal içtihadı da bu yöndedir ( Yargıtay 13. HD nin 21.01.2014 tarih 2013/19629 E. ve 2014/1362 K. Nolu kararı).
Yargıtay 13.HD'nin emsal nitelikteki kararlarına göre, hukuki ilişki Adalet Bakanlığı tarifesine bağlı olmasa bile hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Hakkaniyet indirimi konusunda Bakanlık tarifesinin aynen uygulanması söz konusu değilir. Mahkemenin, saklama sözleşmesine konu emtianın değerini kriter olarak alması yerinde bulunmuştur.
Bu değerlendirmeler ışığında, davacının yedieminlik ücretinden takdiren %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 6.765,00 TL'sına hükmedilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin, hakkaniyet indirimi yapılması halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti takdir edilemeyeceğine ilişkin içtihatları gözetilerek reddedilen kısım için, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemelidir (Yargıtay 17.HD nin 26.12.2016 tarih 2014/14866 E. Ve 2016/11906 K. Nolu kararı).
Davalı, haczin daha önce düştüğünü, bu tarihten sonra işleyen ücretlerden sorumlu olmayacaklarını savunmuşsa da, İİK 88/6. maddesi uyarınca haczin düştüğüne dair bir icra müdürlüğü işleminin davacı yediemine tebliğ edildiğine dair bir belge sunulmamıştır. Davalı, sözleşme muhatabı olan davacıya haczin düştüğünü bildirene kadar sözleşme ile bağlıdır. Bu konudaki istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b.2.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK. 362/1.a maddeleri uyarınca, dava değeri itibariyle karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/1050, K. 2018/77, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama