KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2018
- Dosya n
- 2018/403
- Karar no
- 2018/866
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2018
- Numarası
- 2015/928 E.- 2018/54 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosya ile 13.873,26 USD (39.930,02) TL icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin dayanaksız olduğunu, müvekkili ile davalı arasında kur farkına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, buna rağmen davalının müvekkili adına 15.000,00 TL fatura düzenleyip gönderdiğini, faturanın sehven müvekkilinin muhasebe kayıtlarına işlendiğini, müvekkilinin icra dosyasında belirtilen borç kadar borcunun bulunmadığını belirterek menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini istemiş, ayrıca, icra takibinin kesinleşmiş olması nedeniyle müvekkilinin taşıt araçlarına, banka hesaplarına haciz konduğunu,
bir adet aracın bağlandığını belirterek teminat karşılığında haciz işleminin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan olan alacaklarının tahsili için İcra takibi başlattıklarım, davacının bu icra takibine itiraz edebilme imkanı varken itiraz etmediğini, borcunun olduğunu bildiğini, icra takibinden yaklaşık üç ay sonra icra takibini sürüncemede bırakmak için iş bu davayı açtığını, davacı aleyhine 39.930,02 TL üzerinden icra takibi başlattıkların], ancak davacının ise iş bu davayı 29.446,40 TL üzerinden açtığını, yani, davacının 10.483.62 TL'yi zımnen kabul ettiğini, 15.000,00 TL tutarlı faturanın kayıtlarına sehven alınmış olması iddiasının ise kabul edilemez olduğunu,
davacının 10.483.62TL ve 15,000,00TL olmak üzere toplam 25.483,62 TL borcu kabul ettiğini, anlaşmazlığın borcun geri kalanı üzerinde olduğunu, ticari defterler, fatura ve irsaliyeler ve taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinde davacıdan 13,873,26 USD (39.930,02) TL alacaklarının bulunduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek, haksız ve dayanaksız davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucunda; davacı taraf icra dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığını belirterek kur farkına itiraz etmiştir. Faturalar üzerinde "iş bu fatura döviz olarak tahsil edilecektir" şeklindeki ibare davacı kayıtlarında döviz kuru gözetilerek kayıt yapıldığını göstermektedir.
Davalının lehine delil sayılan ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 56.981,47 USD tutarındaki alacağına 13.397,08 TL+ KDV olmak üzere 15.808,56 TL kur farkı faturası ve aynı tarihte yapılan 14.331,05 TL tutarlı döviz değerlemesi açıklaması ile davacı adına borç kayıt edildiği dönem itibariyle mevcut döviz alacağı tutarının TL karşılığının kaydının yapıldığı, bu nedenle de 13.873,26 USD davalı alacağının mevcut olduğuna dair bilirkişi tespitleri ve faturalar üzerindeki döviz olarak tahsil edilir ibaresi dikkate alındığında menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra, ibraz edilen imza sürkülerinden de anlaşılacağı üzere davacı ..... Şirketi yetkilisi olduğu anlaşılan ... 23/07/2018 tarihli dilekçesi ile davadan ve istinaf başvurusundan feragat etmiştir.
Her ne kadar davacı şirket ilk derece yargılaması sırasında vekille temsil edilmiş ise de dosyaya ibraz edilen 20/02/2014 tarihli ... yevmiye numaralı Bakırköy ... Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamede vekile davadan feragat yetkisi verilmemiş, ancak, davacı şirket yetkilisi davadan ve kanunyolu başvurusundan feragat etmiştir.
Davadan ve kanun yolundan feragat edilmesi halinde, öncelikle davadan feragatin dikkate alınması gerekir. HMK 307. Maddesi ile feragat düzenlenmiş olup feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Bu nedenle istinaf aşamasında davadan feragat edilmesi mümkündür.
Davacı şirket yetkilisinin, hükümden sonra, istinaf incelemesi aşamasında davadan feragat etmiş olması nedeniyle, feragat hakkında Dairemizce bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK.362/1.a.maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/403, K. 2018/866, 20 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama