İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1855 K.2023/1846

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası…

Esas2020/1855Karar2023/1846Tarih16 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.097 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Kasım 2023
Dosya no
2020/1855
Karar no
2023/1846
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/07/2020
Numarası
2017/931 E. - 2020/337K.
Davanın konusu
Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.097 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin %20 oranında hissedarı olduğunu, ancak davalı şirketin diğer ortağı olan ...

4 yılı aşkın bir süredir müvekkilini şirkete sokmadığını, yaptığı yasa dışı işlemlerle şirketi zarara uğrattığını, davacının bu süreçte şirketle irtibat kuramadığını, şirketin kayıt ve defterlerine ulaşmadığını, davalı şirket yetkilisi ... kendi şahsi işleri nedeniyle şirketi borçlandırması sonucu şirketin mal varlıklarının haczedilerek satıldığını, şirketin yetkilisi ... bir takım mali değeri olmayan ve şirket kayıtlarında bulunmayan A4 kağıdına basılı evraklarla davacı hakkında icra takibi başlattığını,

icra takibinin davacının taşındığı eski adresine gönderilerek kesinleştirildiğini ve davalının taşınmazlarının haczedilmesi ile takiplerden haberdar olunduğunu, davalı şirketçe İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 98.282,80 TL miktarlı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 117.638,26 TL miktarlı ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 147.327,72 TL miktarlı toplam 363.248,78 TL alacak talebinde bulunduğunu, takibe dayanak belgeler ile davalı şirketin hiçbir ilgisinin bulunmadığını, takiplerin dayanağı olarak gösterilen banka evraklarında alıcının davacı müvekkili olduğu,

havalenin ise ... unvanlı Alman şirketince yapıldığını, davalı şirketin bu dekontlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığı gibi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, havale göndericisinin yurt dışında anlaştığı gemilerin bakım ve onarım işlerini müvekkiline yaptırdığını ve davacının da Alman şirket adına bu onarım ve bakım işlerinin bedellerini kendisine gönderilen havaleler ile ödediğini, yabancı şirketin işlerinin müvekkilince yapıldığından ödemelerin müvekkiline yapıldığını, bu ödemelerin davalı şirket ile bir ilgisi bulunmadığı gibi banka dekontunun tek başına borç belgesi olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek,

müvekkilinin takipler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının çalışan olarak şirkette işe başladığını, şirketin diğer ortağı ... tarafından kendisine bedelsiz hisse verilerek şirket hissedarı yapıldığını ve sermaye koymadan şirket ortağı olduğunu, davacının 2012 yılı Kasım, Aralık ayları itibariyle şirket faaliyetleri ile aynı nitelikte kendi nam ve hesabına iş alarak şirkette çalışan diğer işçileri de kendi namına aldığı işte çalışmak üzere ikna ettiğini ve tüm işçiler ile birlikte işten ayrıldığını,

bu nedenle 2012/Aralık ayı itibariyle çıkışlarının yapıldığını, dava dilekçesindeki iddialarının asılsız olduğunu, davalı şirketin fatura alacaklarının davacı adına alınması ve şirket hesabına aktarılmaması nedeniyle şirketin davacı tarafından zarara uğratıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin, davacının şahsi hesabına yatırtıldığını, müvekkili şirketin dava dışı Almanya'da faaliyette bulunan ... firması ile ticari ilişkide bulunması nedeniyle müvekkili şirket tarafından faturalar düzenlendiğini ve dava dışı şirkete gönderdiğini, dava dışı ...firmasın da fatura ödemelerini davacının şahsi hesabına gönderdiğini,

davacının kötü niyetli olarak bu ödemeleri şirket hesabına geçirmediğini ve diğer ortaklardan bu fatura bedellerinin tahsil edildiğini gizlediğini, davacının şirketten ayrılmasından sonra fatura tutarlarının tahsilinin talep edildiğini, dava dışı ... firmasının ödemeleri davacının şahsi hesabına yatırdığını ve bu paraların şirket hesabına geçirilmediğinin tespit edildiğini, dava dışı ...şirketinden fatura bedelleri talep edildiğinde dava dışı şirketin bu bedelleri ödediğine dair dekont suretlerini gönderdiğini,

bu dekontlarda davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara istinaden yapılan ödemelerin açıklama kısmında her bir fatura numarasının yazıldığını, müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirket tarafından faturalar düzenlendiğini ve ödeme dekontlarında, bu faturalara karşılık ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, buna göre davacının şirket adına tahsil edip, kendi uhdesinde tuttuğu paraların tahsili için üç adet takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, ... E. sayılı dosyası ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası, davacının banka hesap hareketleri, ... başlıklı belgeler, ödeme dekontları, tanık beyanları ve özellikle davacı tanığı ... ile davalı tanığı ... beyanları ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirket ortağı ve bir dönem çalışanı olduğu,

davalı şirketin gemi bakım ve onarım işi yaptığı, Almanya'da kurulu bulunan ... şirketinin bir takım gemi tamir işlerini yapmak üzere davalı şirket ile sözlü olarak anlaştığı ve Alman şirketine ait gemilerin Tuzla'ya gelerek bakım ve onarımının yapıldığı ve Alman şirketinin buna karşılık ödemeleri davacı ... adına banka kanalıyla gönderdiği, buna göre ... şirketi ile ticari ilişkiye girenin davalı şirket olduğu, ... şirketi ile bakım onarım ilişkisinin kendisiyle yapıldığı hususunu davacının ispat edemediği,

davalı şirket tarafından yapılan işlere karşılık gönderilen bu bedellerin davacı tarafından davalı şirket hesaplarına aktarılmaması nedeniyle davalı şirket tarafından davacı aleyhine icra takipleri yapıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin davacıdan icra dosyalarından talep edilen miktarlar kadar alacaklı olduğu, ayrıca takip konusu yapılmayan 830 Euro ve 64.112 USD alacağının bulunduğu anlaşıldığından davacının borçlu olmadığına yönelik..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkemenizin kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin reddedilmesine rağmen, bu heyetin raporuna dayanarak karar verildiğini, müvekkilinin delillerinin toplanmadan karar verildiğini, mahkemenin iki kişi arasındaki adi yazışmadan 3.kişi (davalı şirket) lehine alacak yarattığını, davalı şirketin takibe dayanak yaptığı A4 belgesinin, fatura alacağı olarak işleme konulduğunu, deliller arasında bulunan davalı şirket defterleri incelenmediği gibi ilgili Vergi Dairesine bildirilen faturaların fatura niteliği taşımadığı ve vergisel bildirimin olmadığına dair dosyaya belge gelmesine rağmen müvekkilinin aleyhine karar verildiğini,

kısaca davalının fatura alacağı olarak takibe dayanak yaptığı belgenin, şirketin alacağının ve borcunun olduğu ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, vergi bildiriminin yapılmadığının ortaya çıktığını, bu nedende kararın incelenerek aşağıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmasını gerektiğini;Tek taraflı üretilmiş, mali değeri olmayan, vergi kaydı olmayan, herhangi bir ticari deftere kaydı yapılmamış, ticari bir alacak yada borç ikrarına havi olmayan bir belge ile 3. bir kişi lehine alacak yaratılıp yaratılmayacağı.

Antetli kağıtta davalı şirketin yetkilisine dair bir imza, kaşe yada davalı şirketi ima eden başka bir yazının bulunmaması halinde bu belgenin fatura yada alacak belgesi sayılıp sayılamayacağı;A adında bir kişi, B şirketine ait antetli kağıda, C şirketine hitaben masraf ve yaptığı işleri belirten raporları yazıp ödeme talep etmesi halinde B kişisine borçlanıp borçlanamayacağı;Ticari bir şirketin alacağı ve borcu defterlerinde kayıtlı olmasının gerekip gerekmediği,

bu husus incelenmeden karar verilmesinin doğru olup olmadığı ve deliller arasında bulunan davalı defterlerinin incelenmeden karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmeden;Banka kayıtlarında, gelen havalelerin açıklama kısmında bir fatura yada bir şirkete ödeme şeklinde açıklayıcı bir beyan bulunup bulunmadığı,

ödemeleri davalıya bağlanacak bir yazılı açıklama bulunup bulunmadığının araştırılmadan karar verilmesinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmeden verilen kararın hatalı olduğunu;Davalının fatura deliline dayandığını, bu nedenle faturaların yani alacak ve borçların ticari defterlerde gösterilmesi gerektiğini, HMK'nın 222/5.maddesi gereği karşı tarafın delillerini ibraz etmesi için ihtar edilmesi,

aksi halde şirketin takibe dayanak ettiği faturaların kayıtlarında olmadığı ve gerçek olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aksinin defterlerde çıkması halinde müvekkilinin u kayıtları kabul edeceği ve aleyhimize karar verilebileceğini hususunun kabul edildiğini, mahkemece borca batık davalı şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle mahkeme dosyasındaki teminat ile icra kasasındaki paraların alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketçe başlatılan takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...

Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında başlatılan takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Menfi tespit talebinin açıklamasına ise davacının, davalı şirketin %20 oranında ortağı olduğunu, ancak diğer ortakça şirket işlerinden uzaklaştırılması nedeniyle şirketin kayıtlarına ulaşamadığını, şirket tarafından tek yanlı düzenlenen ve resmi niteliği bulunmayan, vergi dairesine bildirilmeyen kayıtlarla usulsüz belge oluşturularak aleyhe takip başlatıldığını, takip dayanağı olan belgelerle davalı şirketin ilgisinin bulunmadığını, takip dayanağı olan banka belgelerinde alıcının davacı olduğunu, havalenin ise dava dışı Alman Şirketi tarafından yapıldığını,

davalının bu dekontlarla ilgisi bulunmadığı gibi davalı ile dava dışı yabancı şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, Alman şirketinin yurt dışında anlaştığı gemilerin bakım ve onarım işlerini müvekkiline yaptırdığını, müvekkilinin de Alman şirketi adına bu onarım ve bakım işlerinin bedellerini kendisine gönderilen havalelerle ödediğini, davacının bu şekilde Alman şirketinin işlerini yaptığını, davalı şirketin kayıt ve defterlerinde davacı ve Alman şirketi ile ilgili bir alacak bulunmadığını ileri sürmektedir.

Davalı vekili ise, şirket ortağı olan davacının bir kısım personel ile birlikte şirketten ayrılarak kendi nam ve hesabına çalışmaya başladığını, davacının hem ortağı hem muhasebe işlerini yürüttüğü şirket ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu işlerin karşılığında Almanya'da kurulu şirketçe yapılan ödemelerin davacı hesabına gönderildiğini, aslında şirket hesabına gelmesi gereken paraların davacı hesabına aktarıldığını ve şirket hesabına geçirilmediğini, müvekkilince Alman firmasından fatura bedellerinin talep edildiğinde, ödemelerin yapıldığına ilişkin dekontların gönderildiğini,

sunulan belgelerden ödemelerin davalı şirketçe yapılan hizmetlere istinaden yapıldığının anlaşıldığını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı Almanya'da kurulu ... şirketi ile hangi tarafın ticari ilişkisini bulunduğu ve bu şirketçe yapıldığı sabit olan ödemenin hangi tarafın hizmetleri nedeniyle yapıldığı noktasındadır.

Takip dosyalarındaki alacak herhangi bir belgeye dayalı olmadığından kural olarak, takip konusu alacağın varlığının davalı tarafından kanıtlaması gerekir. Zira HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince bir vakıadan kendisi lehine sonuç çıkaran tarafın bu vakıayı kanıtlaması gerekir. Bu arada HMK'nın 191. maddesi gereğince davacının ispat amacıyla bir iddiaları ileri sürmüş olması ispat yükünü de üstlendiği şeklinde değerlendirilmeyecektir.

Bu nedenle davalının alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekir. Mahkemece dosyadaki belgeler ve takip dosyaları üzerinde inceleme yapılmış, ancak davalının ticari defterleri üzerinde bir inceleme yapılmamıştır. Davalının açıklamalarına göre yurt dışında kurulu bulunan ... Şirketine yapılan hizmetler karşılığı (Invoice) düzenlendiği, bu belge ile alacağın tahsil edilmesinden sonra şirketçe fatura düzenlenerek vergi dairesine bildirileceği açıklanmıştır.

Özellikle davalı vekilince sunulan 03.04.2019 tarihli açıklama dilekçesinde bu husus belirtilmiş olup, dava konusu Invoice belesinin ve tahsilatlarının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı şirketçe bu tahsilatlar karşılığında fatura düzenlenerek vergi dairesine de bildirilmediği belirlenmiştir. Bu nedenle davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yeniden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Esasen davacının da davalı şirketin ortağı ve çalışanı olduğu, şirket tarafından düzenlenen faturalardan davacının hesap numaralarının yazıldığı ve yurt dışında kurulu ... Şirketinin davalı şirketten aldığı hizmetler karşılığı, davacının hesabına ödeme yaptığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.

Dinlenen tanık bu yönde beyanda bulunduğu, gibi davacı ortağın TTK'nın 613. maddesi dikkate alınarak şirketle aynı alanda ve şirketin faaliyette bulunduğu ... şirketi ile davacının ticari ilişkide bulunduğu ve alınan ödemelerin bu ticari ilişki kapsamında alındığı hususu hayatın olağan akışına da uygun değildir. Bu nedenle mahkemece bu ödemelerin şirket tarafından yapılan işlemlere karşılık, dava dışı...Şirketi tarafından davacıya gönderildiğinin kabul edilmesi yerindedir.

Davacının, davalı şirketin ortağı olduğu ve şirket tarafından yurt dışında kurulu bulunan şirkete gönderilen Invoice belgesine kendi hesap numarasını yazması suretiyle ödemeyi alması karşısında şirket ortağı olan davacının da şirketçe düzenlenen belge ile bağlı olduğunun kabul edilmesi yerindedir.

Davacının şirketteki ortaklık durumu dikkate alınarak şirket tarafından yapıldığı sabit olan bir işe ilişkin bedelin ortağın hesabına gelmesine rağmen bu paranın şirket hesabına aktarılmaması nedeniyle şirketçe düzenlenen belgelerin bağlayıcı olduğu değerlendirilmiştir. Şirket kayıtlarına paranın girmemesi nedeniyle fatura düzenlenmediği bildirilmiştir.

Esasen şirketin yapmış olduğu bir hizmete ilişkin bedelin ortak tarafından tahsil edilmesi halinde bu işe ilişkin bedelin ortaktan istenebilmesi için fatura düzenlenmesine de ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu tür bir alacak şirket ortaklarınca, şirketin defterlerine kayıt edilmemiş olması halinde dahi şirketin yapmış olduğu hizmetler karşılığı alacağa hak kazanacağı açıktır. Bu nedenle davacının istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.

Takip talebindeki işlemiş faizlere yönelik açık bir istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus HMK'nın 355.maddesi kapsamında görülmeyerek incelenmemiştir. Dairemizce yapılan değerlendirme sonucu varılan karar nedeniyle, tedbir talebi de yerinde görülmemiştir. HMK'nın 272. maddesi gereğince hakimler hakkındaki yasaklık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişi bakımından da uygulanır.

Böyle bir durumda mahkeme hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi bilirkişi de mahkemeden görevden alınma talebinde bulunabilir. Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi halinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi bilirkişi de kendisini reddedebilir.

Davacı vekili 25.09.2019 tarihli dilekçesinde, rapora itiraz ederek bilirkişileri reddetmiş, ancak ret konusunda somut bir neden ortaya konulmayarak bilirkişilerin sunulan fatura ve belgelere yüklediği anlamlar nedeniyle ret edildikleri açıklanmıştır. Mahkemece ret sebebi yerinde görülmeyerek 14.11.2019 tarihli oturumda ret talebinin reddine karar verilmiştir.

HMK'nın 272/4. maddesine göre redde esas kararların esas hükümle birlikte kanun yoluna tabi olduğu ve Dairemizce yapılan incelemede, yasada öngörülen bilirkişinin reddi sebeplerinin oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.16.11.2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1855, K. 2023/1846, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1855
Karar No
2023/1846
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1856 K.2023/1444
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1856 K.2023/1794
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/1856 K.2023/1621
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1857 K.2023/1340
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1859 K.2023/1358
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/1863 K.2023/1899

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.