İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/2045 K.2023/1966

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2020/2045Karar2023/1966Tarih7 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.234 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Aralık 2023
Dosya no
2020/2045
Karar no
2023/1966
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/06/2020
Numarası
2017/626 E. - 2020/241 K.
Davanın konusu
Çek İstirdadı ve Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.234 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın keşidecisi, diğer müvekkili şirketin ise son yetkili hamil olduğu ...

Bankası, Ümraniye Şubesi, ... nolu hesaba ait, ... nolu, 28/02/2017 tarih ve 10.000,00 TL bedelli çekin rızası hilafına elinden çıkmış olduğunu, çek hakkında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/58 Esas sayılı dosyası ile çekin zayii olması nedeni ile kıymetli evrakın iptali talepli olarak bir dava ikame edildiğini, çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, her iki müvekkilinin arasında organik bağ bulunduğunu, şahıs müvekkilinin şirket müvekkili namına dava konusu hatır çekini keşide ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ile diğer müvekkilinin kardeş olduğunu,

aralarında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmamakla birlikte müvekkili şirketin ticari hayatında kullanması amacı ile hatır çeki tanzim edilerek müvekkili şirket yetkilisine teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin diğer müvekkil tarafından namına tanzim edilen dava konusu çeki ticari ilişkilerinde kullanmak amacı ile ciroladığını fakat üzerinde taşıdığı sırada kaybetmiş olduğunu, çekin davalı şahıs tarafından bulunduğunu ve cirolanarak kullanıldığını, bu hususta davalı ... hakkında her türlü cezai işlem, dava ve tazminat haklarını saklı tuttuklarını,

müvekkilinin ne davalı şahıs ile ne de diğer davalı şirket ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bahsi geçen çekten dolayı herhangi bir borcunun olmadığını, zira zaten çekin hatır çeki olarak tanzim edildiğini ileri sürerek, ... Bankası, Küçüksu Ümraniye Şubesine ait ... no'lu, 28.02.2017 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli çekin istirdadına, mahkeme aksi kanaatte ise çekten dolayı borcun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd.

Şti. vekili, savunmasında özetle; keşidecisi ... ve lehtarı ... San. Tic. Ltd.

Şti. olarak düzenlenen dava konusu çek için lehtar şirket tarafından kayıp ve zayi edilerek rızası hilafın elinden çıktığı ileri sürülerek çek iptali davası açıldığını, çekin muhatap bankaya ibrazı üzerine konulan ödeme yasağı nedeniyle çekin tahsilinin mümkün olmadığını, dava konusu çeki ciranta ...'dan ciro ile devir ve teslim alan müvekkili şirketin yine ticari ilişki karşılığında ... şirketine verildiğini, ödeme yasağı nedeniyle bedelinin tahsili mümkün olmayan çekin bedelinin müvekkili şirket tarafından bu şirkete ödenerek çekin geri alındığını, daha sonra çek bedelinin ...dan tahsil edilerek çekin geri verildiğini,

davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, zira çekin müvekkili şirketin elinde olmadığını, çekin istirdatı mümkün olmadığı takdirde menfi tespit istemi ile açılan davanın kendi içinde çelişkili olduğunu, çek kaybedilerek zayi mi edilmiştir yoksa bedelsiz mi kalmıştır belli olmadığını, esasen çekin kaybedilmediğinin dolaylı olarak davacı tarafından kabul edilmekte olduğunu, ancak tüm bu çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı durumlara rağmen mahkemece tedbir talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı iddialarının meşru ve haklı hamil müvekkile karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını,

çekteki ciro silsilesinin muntazam olduğunu, eksiklik bulunmadığını, kötüniyetin ve ağır kusurunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava menfi tespit davası ise istirdat olarak görülmesi istirdat davası ise menfi tespit davası olarak görülmesinin kabul edilemeyeceğini, esasen iyiniyetli 3.şahıs olan müvekkil şirketin istirdat ya da menfi tespit davasının muhatabı olmadığın savunarak, davanın reddine ve haksız ve kötüniyetli davacıların %20'den az olmamak üzere icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin emekli milli istihbaratçı olduğunu, bu nedenle adres bilgisinin gizli tutulması ve kendisine yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, mesleği dolayısıyla birçok düşmanı bulunmakta olup adresinin bilinmesi halinde düşmanlarının açık hedefi haline geleceğini, müvekkilimizin tebliğatlara ilişkin mernis adresi "... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:...

Ümraniye/ İstanbul" olduğunu, ancak dava dilekçesinin müvekkilinin mernis adresinin bulunamadığı gerekçesiyle 12.07.2018 tarihinde gazetede ilanen tebliğ edildiğini, müvekkilinin işbu davadan 01.11.2018 tarihinde tamamen tesadüf eseri e-devlet vasıtası ile haberdar olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin mernis adresi bulunmasına rağmen ilanen tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, bu nedenle mahkemenizce müvekkile yapılan tebligatın usulsüz olması göz önüne alınarak tebliğ tarihinin e-devletinde öğrendiği tarih olan 01/11/2018 olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini, davanın keşideci ... tarafından açılmasıın mümkün olmadığını,

keşidecinin işbu davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davanın keşideci yönünden usulden reddi gerektiğini, dava konusu çekin davacıların iddialarının aksine rızası hilafına elden çıkmadığını, bilakis davacı ... San. Tic. Ltd.

Şti. tarafından müvekkiline iş ilişkisi karşılığında ciro edilerek devir ve teslim edildiğini, akabinde ise müvekkilimiz işbu çeki ticari ilişki karşılığında diğer davalıya ciro edilerek devir ve teslim ettiğini, çek üzerindeki ciro silsilesi muntazam olup eksiklik bulunmadığını, ayrıca davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkiline yine iş ilişkisi karşılığında ...

Bankası'na ait 31/03/2017 tarihli ve 17.000,00 TL bedelli çekin ciro edilerek devir ve teslim edildiğini, akabinde müvekkilinin işbu çeki de yine ticari ilişki karşılığında diğer davalıya ciro ederek devir ve teslim ettiğini, hayatın olağan akışına göre davacı şirket tarafından ikinci bir çekin müvekkimize ciro edilmesi dahi dava konusu çekin kaybolmadığını ve taraflar arasındaki iş ilişkisi gereği davacı şirket tarafından müvekkilimize cirolandığını ortaya koyduğunu,

ancak her iki çek de ibraz süreleri içerisinde son hamiller tarafından muhatap bankaya ibraz edilmesine rağmen ödeme yasağı nedeniyle çekler üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığını, bunun üzerine diğer davalı müvekkillerine başvurmuş olduklarını, müvekkillerinin aralarındaki ticari ilişki ve dostluğa binaen dava konusu ... Bankası, ... Cad.

Ümraniye Şubesine ait ... nolu ve 28/02/2017 tarihli çek bedelininin diğer davalıya ödendiğini, bu nedenle ilgili çekin halen müvekkilinde bulunduğunu, işbu çeke ilişkin her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu çekin kaybolduğunu ve müvekkili tarafından bulunarak kullanıldığını iddia eden davacıların müvekkileri aleyhine şikayette dahi bulunmadıklarını, oysa hayatın olağan akışına göre çekini kaybeden ve müvekkili tarafından bulunarak cirolandığını iddia eden davacıların müvekkili aleyhine derhal suç duyurusunda bulunarak işbu ceza dosyasını huzurdaki davaya delil olarak sunmaları gerektiğini,

başlı başına bu husus dahi davacıların davaya konu çeki ödememek için müvekkili aleyhine asılsız iddia ve ithamlarla bulunduklarını gösterdiğini, huzurdaki dava "istirdat, istirdat talebi yerinde görülmez ise menfi tespit" talebiyle terditli olarak açıldığını, ancak istirdat ve menfi tespit talepleri birbiriyle çelişmekte olduğunu, işbu taleplerin terditli olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu hususun da davacının çeki kaybetmediği, borcu ödemekten nasıl kurtulurum maksadı ile hareket ettiğini gösterdiğini savunarak,

davanın reddine ve davacılar aleyhine asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava hukuki niteliği itibari ile istirdat davası ve bu talep kabul olmadığı halde menfi tespit davasıdır. Davaya konu çek fotokopisi ( dava dilekçesi ekinde sunulan ) incelendiğinde çek keşidecisinin davacılardan ... - çek lehtarının davacı ... Tic.ltd.Şti olduğu ilk cironun lehdara ait olduğu ve sonrasında davalılardan ... tarafından ciro edildiği anlaşılmıştır.

Diğer davalı ... ve davalı ... beyanlarından ve banka cevaplarından çekin ... tarafından ... cirolandığı ... tarafından ... ciro edilerek teslim edildiği ordan da ... isimli firmaya ciro edildiği, ödeme yasağı sebebi ile ödenmemesi üzerine çekin tekrardan ...'a döndüğü anlaşılmıştır.

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/58 E ve 2017/593 K sayılı dosyası ile 2017/552 E 2019/1281 K sayılı dosyaları getirtilmiş incelenmiş, kararlardan bir örnek alınarak dosya mahkemesine iade edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının dava konusu ... Bankası'na ait 28/02/2017 tarihli ve 10000 TL bedelli çeki geri isteme noktasında hakkı olup olmadığı, eğer hakkı yok ise borçlu olmadığının tespitini istemede haklı olup olmadığı noktasındadır.

Davacıların beyanından çekin unsurlarının tamam olduğu imzanın keşideciye ait olduğu uyuşmazlık dışıdır.

6102 sayılı T.T.K.'nun 792. maddesine göre; "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." denmektedir.

Kural olarak çek bir ödeme aracı olup çekin davacıların rızaları hilafına ellerinden çıktığını kanıtlamaları gerekmektedir. Bu aşamada ispat yükü davacılarda olup yazılı delille ispat etmeleri gerekmektedir.

Davalının elinde unsurları tam ve ciro silsilesi bozuk olmayan çek mevcuttur.Davalı senedin bedelsiz olduğunu, elinden rızası hilafına çıktığını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın bir karar verildiğini, delillerinin yeterince incelenmediğini, çekin keşidecisinin lehdar olan şirkete bir hatır çeki düzenlediğin, lehdar şirket yetkilisinin söz konusu çeki ticari ilişkilerinde kullanmak amacı ile ciroladığını, ancak üzerinde taşıdığı sırada kaybettiğini, çekin davalı şahıs tarafından bulunup cirolanarak kullanıldığını, keşideci ile lehdar arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını, bununla birlikte,

davalı ... bir şekilde çeki ele geçirip cirolayarak kendisi de diğer davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkillerinin davalı ... ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmayıp, bu hususta ticari defter ve kayıtların incelenmesini talep etmelerine rağmen inceleme yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından iddianın yazılı delille ispatlanamadığından bahisle haklı davalarının reddine karar verildiğini, kaybedilen çekin başkaca nasıl bir yazılı delil ile ispatlanabileceğinin kendilerince anlaşılamadığını, ticari defterlerin incelenmesi ile iki müvekkilinin de ... ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığı,

çekin kendisine rızaen teslim edilmesini gerektirir bir durum olmadığının anlaşılacağını, davalıların kötü niyetli olduklarını ispat edebilmek için, delil listesinde belirttikleri tanık deliline dayanmış iseler de mahkeme tarafından tanık delilinin dikkate alınmadığını, Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/58 E. sayılı dosyası ile çek zayi nedeni ile açılan davaya konu diğer çek için davalı şirket tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...

Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde, borçlu olarak ismen ... da gösterilmekte birlikte başka bir kişiye ait kimlik numarası verilip bunun üzerinden ... isimli, çekle alakalı olmayan, başka bir şahsın Uyap kaydı yapıldığını, işlemlerin de bu şahıs üzerinden yapıldığını, icra dosyasından ... adına gönderilen ödeme emrinin bila dönmesi üzerine TC kimlik numarası üzerinden mernis adres sorgulaması yapıldığını, yapılan sorgulamada dosyada borçlu ... olarak kaydedilen TC kimlik numarasının ... isimli başka bir şahsa ait olduğunun evrak üzerinden görülmesine rağmen,

alakalı olmayan bu şahsa mernis adresi olması nedeni ile TK md. 21’e göre ödeme emri gönderilmek sureti ile icra dosyası çekle alakalı olmayan bir şahıs hakkında ...mış gibi gösterilerek işlemlere devam edildiğini, bu şekilde çek bedelinin sadece müvekkilden tahsil edilmeye çalışıldığını, icra dosyasında yapılan bu işlemlerin dahi davalı şirketin kötü niyetini gösterdiğini, ancak mahkeme nezdinde ifade ettiğimiz ve bizzat davalı şirket tarafından yapılan bu işlemler dile getirilmiş ise de, mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı, olmadığı takdirde menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar, dava konusu çekin keşidecisi ve lehtarı olduklarını, çekin kaybedildiğini, bu nedenle ellerinden rızaları dışında çıktığını ileri sürerek, öncelikle bu çekin istirdadını, aksi taktirde davalılara borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Dosyanın incelenmesinde, dava konusu çekin ...

Bankası, Küçüksu Ümraniye Şubesine ait ... no'lu, 28.02.2017 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin keşidecisinin davacı ...-..., çekin, lehtar diğer davacı ...Ltd. Şti.emrine düzenlendiği, lehdarın cirosu ile davalı ...'a, ondan davalı ... ... Ltd. Şti.'ne, ardından ... Ltd. Şti.'ne ve son olarak da ... AŞ'ye cirolandığı, ...

Bankasının yazısına göre çekin 01.03.2017 tarihinde ibraz edildiği, çekin iade edildiği ve ödeme yapılmadığı, söz konusu çekin iptali talebiyle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/58 Esas sayılı dosyası ile 16.01.2017 tarihinde çek iptali davası açıldığı, mahkemece çekin ibraz edilmesi ve istirdat davası açılması sebebiyle karar verilesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 792.maddesine göre.

"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.

Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.

Madde metninden de anlaşıldığı üzere çek istirdadı davası, çekin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden meşru hamili tarafından, yeni hamile karşı açılabilecek bir dava olup bu davada davacı meşru hamil olduğunu ispatladıktan sonra, yeni hamilin/ davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerekir. Somut olayda, dava konusu çekin keşidecisi davacı ... ile lehtarı davacı ... ... Ltd.

Şti., eldeki davada, çekin istirdadını, olmadığı takdirde davalılara borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin çek bedelini ödeyerek geri aldığını, daha sonra davalı ...'dan bedelini tahsil ederek çeki bu davalıya verdiğini belirttiği, yine davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde, çekin müvekkilinin elinde olduğunun belirtildiği görülmektedir.

Ancak mahkemece davacıların aktif dava ehliyetleri bulunup bulunmadığı, yine davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, çekin hamilinin kim olduğunun tespiti noktasında da herhangi bir araştırma ve tespit yapılmadığı, eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, öncelikle, dava konusu çekin hamilinin tespit edilip tarafların, taraf sıfatı (husumet) da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelermeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.12.2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/2045, K. 2023/1966, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2045
Karar No
2023/1966
Tarih
7 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2046 K.2023/1622
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2047 K.2023/1818
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/2047 K.2023/2073
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2048 K.2023/1534
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2049 K.2023/1556
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/2050 K.2023/2085

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.