KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/1425
- Karar no
- 2024/1336
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20.04.2021
- Numarası
- 2017/418 Esas - 2021/332 Karar
- Dava
- İstirdat
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.04.2013 tarih ve ... nolu faturaya istinaden 33,785,50 TL yem bitkisi tohumu aldığını, faturayı ... ve ...'in getirdiğini, bunun karşılığında başka bir firmanın müvekkili emrine keşide ettiği 30.01.2014 ibraz tarihli 35.000 TL bedelli çekin cirolanarak müvekkili ile davalının irtibatını sağlayan kişilere verildiğini, davalının daha sonra satım fatura borcunun tahsili amacıyla ... syılı dosyaı ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davalı ile yapılan görüşme sonrasında takibin durduğunu ancak 2016 yılında takibin yenilenerek ...
Esas nosuyla işleme devam edildiğini, müvekkilinin hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkili birliğin, üyelerini mağdur etmemek için icra dosyasına 52.932,71 TL yatırarak blokeyi kaldırdığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 52.932,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30.03.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu satıma ilişkin alacağın müvekkiline ödenmediğini, ödemenin yapıldığı ileri sürülen ...'ın müvekkilinin yetkilisi veya çalışanı olmadığını, satım bedelinin üçüncü kişiye ödenmesi hususunda davacıya bir talimat verilmediğini, bu nedenle başkasına yapılan ödeme ile borcun ifa edildiğinin kabul edilemeyeceğini, satım bedelinin ancak davalıya ödenebileceğini, davanın muhatabının, davacının yanlışlıkla ödeme yaptığı ... olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72/7 maddesi gereğince açılan istirdat davası olduğu, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, davaya konu olan ve davalı ...- ... Ortaklığı tarafından, davacı Burdur İli Damızlık Sığır Yetiş.
Birliği adına düzenlenen, 12/04/2013 tarih ve ...nolu 33.784,50 TL lik faturanın davalı firma olan ...-... ortaklığı'nın 2013 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tarafından tespit edildiği, yine davaya konu olan ve davacı Burdur İli Damızlık Sığır Yetiş.
Birliği tarafından davalıya verildiği iddia edilen 30/01/2014 keşide tarihli ... seri nolu 35.000,00 TL lik çekin davalı firma olan ..-... yılına ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davacı taraf her ne kadar ödemeyi çek ile yaptığını iddia etse de ispata yarar delil sunamadığı, ispat yükünün davacıda olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında yapılan yem bitkisi alış verişi neticesinde davalı tarafça 12.04.2013 tarihli ... no’lu fatura düzenlendiğini, faturada ... ... ve ..” ismi ile İs...-...isimlerinin bulunduğunu, bu faturaya istinaden dava dışı ...firması tarafından keşide edilen 31.01.2014 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin ciro edilerek ödendiğini, çekin davacı birlik ile davalının bağlantısını sağlayan, davalıya ait ürünlerin pazarlamasını yapan, davalının tüm mal siparişlerini alan ve davalıya ait faturayı teslim eden ...'a işletme faturasında ismi yer alan ... huzurunda teslim edildiği,
bu kişinin çeki ...oluru ile ... huzurunda alındığını beyan ettiğini, müvekkilinin kayıtlarına da bu şekilde ödeme yapıldığının yazıldığını, çek bedelinin 35.000 TL olması itibariyle .... tarafından birliğe aradaki 1.215,50 TL’nin ödendiğini, bu durumun da defterlerden anlaşılacağını, işlemlerin davalının onayı ile yapıldığın ve tanık beyanları bulunduğunu, buna rağmen ispata yarar delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında çek ile ödenen borcun, davalının haksız takibi sonucu ödenmesi nedeniyle ödenen bu miktarın İİK'nın 72. maddesi gereğince istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve takip konusu faturalara içeriği emtianın davalı tarafından satılarak, davacıya teslim edildiği sabittir.
Uyuşmazlık, davacının satım faturası bedelini ödeyip ödemediği ve özellikle dava dilekçesinde belirtilen 30.01.2014 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin, davalı adına para tahsil etmeye yetkili bir kişiye teslim edilerek, borcun ödenip ödenmediği ve bu kapsamda satım bedelinin ikinci kez takip yoluyla tahsil edilip edilmediği noktasındadır.
Taraflarca satım sözleşmesi ilişkisi kabul edilmiştir. .... sayılı dosyasında, 12.04.2013 tarihli ve ...nolu fatura takip konusu edilmiştir. Anılan faturanın davalı satıcı tarafından davacı adına düzenlendiği görülmüştür. Faturanın başlığında ...-...ç satışı ...-N... ibareleri bulunmaktadır.
Takip dosyasındaki alacaklı ...-... olup, takip konusu borç 29.03.2016 tarihinde 52.932,71 TL olarak ödenmiş ve İİK'nın 72.maddesinde belirlenen bir yıllık süre içinde eldeki istirdat davası açılmıştır.
Eldeki davada davacı vekili, takip konusu fatura bedelinin keşidecisi ...Şti olan ...Şubesine ait 30.01.2014 keşide tarihli,... seri numaralı ve 35.000 TL bedelli çekle ödendiğini, çekin faturada ismi yazılı olan ...'in huzurunda, davalı işletmenin alım satım ve para tahsilatı işleri ile uğraşan ...'a teslim edildiğini savunmuştur. Ödeme iddiasının HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince davalı tarafından ispatlanması gerekir.
Ödemenin miktarı dikkate alındığında HMK'nın 201. maddesi gereğince, tanık dinleme yasağı bulunmaktadır. Davacı tarafından teslim edilen çekin, davalı adına ödeme almaya yetkili bir kişiye teslim edilmesi gerekir.Mahkemece, dava dilekçesinde sözü edilen çeke ilişkin belgeler getirtilmiş ve çekin takas aracılığıyla ödendiği görülmüştür.
Çek suretinin incelenmesinde, çekte lehtar olan davalının cirosundan sonra başka bir şirketin bulunduğu, davalı veya çek teslim edilen kişinin ciro silsilesinde bulunmadığı görülmüştür. Çekin davalıyı temsilen ...'a teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge veya çek tevdi bordrosu bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan yazışmalarda ve araştırmalarda çekin teslim edildiği ileri sürülen ...n'ın davalının çalışanı veya temsilcisi olduğu kanıtlanmamıştır.
Bu durumda davacı satım sözleşmesiyle teslim aldığı, takip konusu fatura borcunu geçerli bir çek ödemesiyle yaptığını kanıtlayamamıştır. Bu hususta tanık dinlenemeyeceği gibi davacının defterinde tek yanlı oluşturulan kayıtların delil özelliği bulunmamaktadır.
Çek davalı defterinde kayıtlı olmadığı gibi, çekin davalı veya yetkili temsilcisine teslim edildiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1425, K. 2024/1336, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama