İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1897 K.2024/1742

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2021/1897Karar2024/1742Tarih5 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.730 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Aralık 2024
Dosya no
2021/1897
Karar no
2024/1742
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/10/2020
Numarası
2015/995 E. - 2020/496 K.
Davanın konusu
Alacak (Banka kredi sözleşmesinden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.730 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin davalı bankanın Kadıköy Çarşı Şubesinden ticari işletmesini genişletmek amacıyla muhtelif sayıda taksitli ticari kredi kullandığını, bu kredi kullanımları sırasında " ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu " ile " kredi tahsis ve istihbarat ücreti " adı altında toplam 47.928,47 TL tutarında haksız olarak davalı bankaca ücret/komisyon tahsil edildiğini, müvekkili ile imzalan sözleşmelerin matbu olarak ve tek yanlı düzenlenen sözleşme olduğunu, dolayısıyla imzalanan sözleşmelerin TBK 20 m. anlamında genel işlem şartı niteliği dahilinde kaldığını,

davalı bankanın bu yönde yaptığı tahsilat işlemlerinin 4077 sayılı TKHK 6. M. göre haksız şart oluşturduğunu, davacı bankanın tahsil ettiği ücretlerin müvekkili ile müzakere edilmeden tahsil edildiğini iddia ederek, şimdilik 47.928,47 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle müvekkili bankanın TTK'nın 20. maddesine göre ücret isteme hakkı bulunduğunu, bu hükme göre tacir olan veya olmayan bir kimseye ticari işletmesiyle ilgili münasip bir ücret isteyebileceğini, öte yandan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi ile davanın bağlantılı olduğunu, tarafların özgür iradeleri dâhilinde sözleşmenin konusunu ve koşullarını TBK'nın 1 ve 26 maddeleri uyarınca seçtiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle, davalı banka tarafından ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti, dosya masrafı ve sair adlar altında davacıdan haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.

Davacı, davalı bankadan ticari kredi kullandığını, toplam 47.928,47 TL dosya ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti, dosya masrafı ve sair adlar altında fazladan tahsil yapıldığını belirterek bu miktarın davalıdan tahsilini talep ettmiş olup davalı banka vekili ise davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeni ile kendisine verilen hizmet karşılığı bilgisi dahilinde sözleşme hükümlerine ve banka prosedürlerine uygun olarak tahsil işleminin yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı banka ile davacı şirket arasında 07.04.2010 tarihli, 12.11.2010 tarihli ve 09.01.2013 tarihli toplam 3 adet ticari Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmıştır.

Sözleşme öncesi bilgi formunda genel kredi sözleşmesi imzalanmadan bir gün önce 07.01.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu imzalanmış olup ilgili formda sözleşme altındaki kredilerin ticari kredi olduğu bu sebeple Tüketicinin Korunması Hakkındaki Mevzuat Hükümlerine tabi olmadığının yazılı olduğu görülmekle gerek genel kredi sözleşmelerinin taraflarının tüzel kişi tacir olmaları gerek sözleşme öncesi bilgi formu içeriğinden,

taraflar arasındaki kredilerin tüketici kredisi olmayıp ticari kredi olmasının yazılı olması sebebiyle somut uyuşmazlığa Tüketicinin Korunması Hakkındaki Mevzuat Hükümlerine uygulanamayacağı anlaşılmıştır.

Mahkememizce 3 ayrı bankadan 2010-2011-2012-2013-2014-2015 yılları kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu, kredi tahsis ve istihbarat ücreti, ekspertiz ücreti, tutar veya oranları celp edilmiş olup bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırladığı 13.06.2017 tarihli raporunda emsal dönemdeki ticari kredilerden tahsil edildiği bildirilen üç ayrı bankanın ortalama komisyon oranının 1,83 olarak hesaplanmış olup davalının bankanın oranının %2 olduğu ancak aynı oranda komisyon tahsil eden banka olduğu gibi daha düşük ve daha düşük oranda komisyon tahsil eden bankada bulunduğu bildirilmekle davalı bankanın tahsil etmiş olduğu ücret ve

komisyonların emsal bankaların uyguladıkları ücret ve komisyonların paralelinde olduğu sadece ücret ve komisyon tablosunun 16.sırasında 21.12.2012 tarihinde yapılan 11.550,00TL lik ücret ve komisyon tahsilatının geçerli bir dayanağı bulunmadığı bildirilmiştir.Bilirkişinin 10.05.2018 tarihli 3. Ek raporunda davalı banka ile davacı şirket arasında ticari genel kredi sözleşmesi akdedildiği,sözleşme kapsamında davacıya dosya içeriğina göre 48 adet BCH+Rotatif kredi ile 2 adet taksitli ticari kredi kullandırıldığı,davalı bankanın sunmuş olduğu 07.04.2010,02.11.2010 ve 09.01.2013 tarihli kredi sözleşmelernin T.C.

Merkez Bankasına bildirilen komisyon listeleri incelendiğinde her üç kredi sözleşmesi kapsamında krediler kullandırılıp ücret ve komisyon tahsil edilmiş olduğu davalı bankaca 21.12.2012 tarihinde yapılan 11.550,00TL lik komisyon tahsilatı hariç diğer ücret ve komisyonlarının sözleşmelere,emsal banka uygulamalarına,T.C. Merkez bankasına bildirilen ücret ve komisyon tarifelerine uygun oldukları belirtilmiştir.

Mahkememizin 8 nolu celsesinin 2 nolu ara kararında davalı banka vekiline 13.06.2017 tarihli ek raporda dayanağı belirtilen 21.12.2012 tarihli 11.550,00TL tutarındaki ücret ve komisyon tahsilatına ilişkin dayanak bir belge olup olmadığı hususunda beyanda bulunması ve gerekli belgeleri sunması için kesin süre verilmiş olup aksi halde dosya kapsamında bulunan delillere göre karar verileceği ihtar edilmiş olup davalı vekilince 21.12.2012 tarihli 11.550,00TL tutarındaki ücret ve komisyon tahsilatına ilişkin dayanak bir belge mahkememize sunulmamıştır.

Gerek 6762 sayılı TTKnın 22.maddesinde gerekse 6102 sayılı TTKnın 20.maddesinde tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir iş ve hizmet görmesi halinde münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup somut olayda da davalı banka,

davacıya ticari kredi kullandırdığından kural olarak ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir.Davalı tarafça dosyaya sunulan kredi sözleşmeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda mahkememizce denetlenebilir ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da da tespit edildiği üzere davalı vekilince dayanağı sunulmayan 21.12.2012 tarihli 11.550,00TL tutarındaki ücret ve komisyon tahsilatı dışındaki tahsilatlar gerek 6762 sayılı TTKnın 22.maddesinde gerekse 6102 sayılı TTKnın 20.maddesi gereğince ve emsal uygulamalar da gözetildiğinde bankacılık uygulaması gereğince davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olduğu yani

21.12.2012 tarihli 11.550,00TL tutarındaki ücret ve komisyon tahsilatı dışındaki tahsilatların sözleşme koşullarına ve diğer bankaların emsal uygulamalarına uygun olduğu görülmekle mahkememizce dayanağı sunulmayan 21.12.2012 tarihli 11.550,00TL yönünden dava kısmen kabul edilerek ... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.550,00 TL'nin 21/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Dava konusu uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili olarak müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında kullanılan ticari krediler nedeniyle alınan masraflar ve bu masrafların yasal düzenlemelere ve bankacılık uygulamalarına uygun olup olmadığı noktasında toplandığını, bilirkişi raporları alındığını, 31.10.2016 tarihli raporda davacı ile müvekkili arasında 2 adet ticari nitelikte genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, 26 adet krediden toplam 47.644,35 TL ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu, ekspertiz ve istihbarat ücreti tahsil edildiği,

oranların sektör ortalamasına uygun olduğu ve müvekkili banka tarafından yayınlanan ücret ve komisyon tarifesine uyulduğunun tespiti ile sonuç olarak TTK 18, 19 ve 20 maddeleri ile bankacılık kanunu Merkez Bankasının 2006/1 sayılı tebliği ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu, bankanın tahsil ettiği ücret/komisyonun iade koşullarının oluşmadığının mütalaa edildiğini, ek rapor alındığını, 13.06.2017 tarihli ek raporda sonuç olarak,

iade koşullarının oluşmadığının belirtildiğini, davalı bankanın 21.12.2012 tarihli 11.550,00 TL tutarında ücret ve komisyon tahsilatının bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemece kanaat getirilerek iade kararı verildiğini, müvekkili banka ile davacı şirket arasında ticari kredi sözleşmeleri ve sözleşmeler kapsamında davacıya 48 adet BCH - rotatif kredi ile 2 adet taksitli ticari kredinin kullandırılmış olduğunu, sözleşmelerin imzalanmasından önce ön bilgilendirme formunun davacı tetkikine sunulduğunun belirlendiğini, bankanın tahsil ettiği ücret/komisyonun iade koşullarının oluşmadığının raporda belirtildiğini,

mahkemece hükme esas alınan raporda belirtilen 11.550,00 TL tutarındaki ücret ve komisyon tahsilatının davacıya ne kadar bir kredi tahsisi ve kullandırılması sonucunda tahsil edildiği ve bunun bankacılık uygulamalarına uygun ve sektör ortalamalarında olup olmadığı belirtilmeden bilirkişinin banka kayıtlarını incelemek ve dayanak belgeleri görmek suretiyle hazırlanan rapora göre karar verildiğini, raporun maddi gerçeklikle uyuşmadığı için usul açısından uygun olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari nitelikteki kredi sözleşmelerine istinaden davacıdan alınan masrafların iadesine istemiyle açılmış bir alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Taraflar arasında, birden fazla genel kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu ve çok sayıda kredinin kullandırıldığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile kabul edilen bedelin davacıya ilgili mevzuat ve tebliğ kapsamında iade şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamından, davalı bankanın Çarşı Şubesi ile davacı şirket arasında 07.04.2010 tarihinde 225.000,00 TL bedelli, 09.01.2013 tarihinde 3.000.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 3.225.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, ücret ve komisyon olarak 22.12.2012 tarihinde 11.550,00 TL tutarında tahsilatın davalı banka tarafından gerçekleştirildiği, davacı tarafça söz konusu gerçekleştirilen tahsilatların haksız olduğu iddiası ile 47.928,47 TL'nin iadesi amacıyla iş bu alacak davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.

Dosya içerisine taraflar delillerini ibraz etmiş ve ilgili bilgi ve belgeler ile dava dışı bankalar tarafından uygulanan kesintilere ve tahsil edilen bedellere ilişkin cevabı yazılar celp edildikten sonra bilirkişi raporları alınmıştır.

18.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; genel kredi sözleşmesi, sözleşme öncesi bilgi formu, ödeme planı ve tüm dosya içeriği ile emsal Yargıtay kararları gereğince davacıdan alınan 47.937,80 TL'nin (BSMV dahil) nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek; bilirkişinin görevlendirmeyi anlamadığını, mahkemenin tüketici mahkemesi olarak algılandığını ve bu şekilde rapor hazırlandığını, ayrıca hukuki yorum yapılamayacağını belirtilerek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.

31.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın sözleşme öncesi bilgi formu, Genel Kredi Sözleşmesi akdi tarihinden bir gün önce 07.01.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formunun imzalandığı, işbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun yeni TBK 20.m ve devamındaki genel işlem şartları kapsamında imzalanmış olduğu, sözleşme öncesi bilgi formunun ilk giriş paragrafında; “... Bu sözleşme tahtındaki krediler TİCARİ KREDİDİR.

Bu sebeple, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Mevzuat Hükümlerine Tabi değildir. ...."; denildiği, davacı bankanın o dönemde geçerli olduğu düşünülen “Ticari Kredi Komisyonları “ tablosunun hemen altının “ imzalanmış olduğu, 09.01.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi tahtında kullanmış olduğu ve olacağı tüm krediler ile ilgili olarak yukarıda belirtilen listedeki komisyon tutarlarını anılan sözleşme hükümlerine tabi olarak ödeyeceğini gayrikabili rücu suretle kabul, beyan ve taahhüt ettiği" hemen altının davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı,

başka bir deyişle davacı şirketin imzalayıp kabul ettiği komisyon ve ücret tarifesine göre davalı bankanın komisyon tahsil ettiğinin anlaşıldığı, öte yandan sözkonusu ticari kredi komisyon tarifesinin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak imzalandığı, Genel Kredi Sözleşmesi, Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, kredi kullandırım talimatları (dosyaya sunulmamış), deklere edilen ticari kredi komisyonları tablosu içeriklerine göre kullandırılan kredinin bir ticari kredi olduğunun anlaşıldığı,

belirtildiği gibi muhtelif tarihlerde kullandırılan 26 adet kredi işleminden dolayı (BSMV dahil) toplam 47.644,35 TL (45.437,764*2.206,59-) tutarında ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu, ekspertiz ve istihbarat ücreti tahsil edildiği, tahsil edilen kredi tahsis ve değerlendirme komisyonun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ücret ve komisyonları düzenleyen 6. maddesinin (1) fıkrası;

“ Bankanın bu sözleşmeye dayanarak açtığı veya açacağı her türlü nakdi ve gayrinakdi krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara tarafların mutabakatı ile belirlenmiş olan ve kredi kullandırım talimatında ve işbu sözleşmenin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde/tablosunda belirtilen oranlarda/tutarlarda komisyon uygulanacağını; komisyonların azami kredi kullandırım talimatında belirtilen komisyonun %100 fazlası olabileceğini... taraflar kabul ve taahhüt ederler.”; denildiği,

mahkemenin bankalardan celp ettiği emsal dönemdeki ticari kredilerden tahsil edildiği bildirilen 3 ayrı bankanın ortalama komisyon oranı %1,83 (0,5+2+3=) olarak hesaplandığı, davalı bankanın oranı %2' olduğu, ancak aynı oranda tahsil eden banka olduğu gibi, daha yüksek ve daha düşük oranda komisyon tahsil eden bankanında bulunduğu, mevcut veriler ışığında davalı bankanın tahsil etmiş olduğu ücret ve komisyonların diğer bankalara göre hak ve nefaset bakımından makul ölçüler içinde kaldığının değerlendirildiği,

davalı bankanın belirtilen koşullar altında TCMB kamu oyuna deklere ettiği, ücret ve komisyon tarifesinin 8.bendi altında taksitli ticari kredilerden %2 nispi ve minimum 1.000,00 TL kredi tahsis komisyonu tahsil edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı bankanın anılan ücret tarifesi kapsamında davacının imzalayıp kabul ettiği ücret tarifesinin davacıdan BSMV dahil toplam 47.644,35 TL ticari kredi tahsis komisyonu tahsil ettiği, tahsil edilen ücretin TCMB bildirilip şubede görünen bir yerde kamuoyuna duyurulan ücret tarifesine göre nispi komisyon tarifesi dahilinde alındığı,

hatta davalı bankanın anılan ücret tarifesini ayrıca kendi web sitesinde deklere etmiş bulunduğu, dolayısıyla davalı bankanın tahsil etmiş olduğu ücret/komisyonun kamuoyuna deklere edilen tarifeye uygun olduğu kanaati edinildiği hatta davalı bankanın bu ücret ve komisyon tarifesinin çok altında kalan seviyelerde komisyon tahsil ettiği,

davalı bankanın TCMB bildirip şubelerinde halkın görebileceği bir alanda ve web sitesinde yayınlamış olduğu ücret tarifesinin mevcut olmasının anılan ücret tarifesinde açıkça ticari kredi tahsis ücreti/komisyon adı altında ayrı bir bölüm dahilinde bu ücretin gösterilmiş olması sözleşme öncesi ön bilgi formu düzenlenip sözleşme içeriğinin tetkik yönünden davacıya inceleme olanağı sağlanmış olması ve tarafların tacir olmaları gibi hususlar hep birlikte mütalaa edildiğinde TBK 20/25 maddeleri kapsamında genel işlem şartlarına göre değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü,

sonuç olarak takdir mahkemeye ait olmak üzere bankanın tahsil ettiği komisyon ve ücretin başta sözleşme, TTK 18,19 ve 20.maddeleri ile TBK ile Bankacılık Kanunu TCMB 2006/1 sayılı tebliği ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu bu yönden de davalı bankanın tahsil ettiği ücretin komisyonun iade koşullarının oluşmamış olduğu belirtilmiştir.

Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere ticari kredilerin kredi tahsis ve istihbarat ücreti vb gibi diğer tahsil edilmiş bedellerin kredi kullanana iadesinin mümkün olduğunu, kredi kullananın bankanın sunmuş olduğu sözleşmeyi kayıtsız bir şekilde imzalamış olsa bile sözleşmede bu hususları ödeyeceğinden bahisle bu bedellerin iadesinin mümkün olmadığı gerekçesinin ileri sürülemeyeceğini, sözleşmelerin tek taraflı sunulan ve kredi kullananların imzalamak zorunda olduğu sözleşmeler olduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.

13.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı bankanın Kadıköy Çarşı Şubesi ile davacı ... lehtarı şirket arasında toplam limit tutarı 3.250.000,00 TL'lik iki adet ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı, 48 adet borçlu cari hesap şeklinde işleyen BCH/Rotatif kredi kullandırıldığı, buna taksitli ticari kredilerde dahil edildiğinde toplam 50 adet kredi kullandırıldığı, muhtelif tarihlerde kullanılan 31 adet kredi işleminden dolayı BSMV dahil toplam 52.563,81 TL tutarında ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu ekspertiz ve istihbarat ücretinin tahsil edildiği,

sadece ücret ve komisyon tablosunun 16.sırasında 21.12.2012 tarihinde yapılan 11.550,00 TL'lik ücret ve komisyon tahsilatının geçerli bir dayanağı bulunmadığının tespit edildiği, bu miktarın davacıya iade edilmesi gerektiği,

sonuç olarak davalı banka ile şirket arasında gerçekleştirilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle bankanın tahsil ettiği komisyon ve ücretin TTK 18,19 ve 20 BK TCMB 2006/1 sayılı tebliği ile bankacılık teamüllerine uygun olduğu bu yönden davalı bankanın tahsil ettiği ücretin/komisyonun iade koşullarının oluşmadığı ancak bankanın 21.12.2012 tarihli 11.550,00 TL'Lik ücret ve komisyon tahsilatının geçerli bir dayanağının bulunmadığının tespiti nedeniyle iadesinin gerektiği belirtilmiştir.

23.10.2017 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda sonuç olarak önceki ek raporda herhangi bir revizyon yapılamadığı belirtilmiştir. 10.05.2018 tarihli 3.ek bilirkişi raporunda sonuç olarak; iade edilmesi gereken kısmi ücret ve komisyon miktarının 21.12.2012 tarihli 11.550,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtilen ve davalı banka tarafından tahsilata dair geçerli bir dayanak gösterilmediği belirtilen miktarın kabulüne dair karar verilmiştir.

Dava ticari nitelikteki kredi sözleşmesine istinaden davacı şirketten tahsil edilen masrafların iadesine istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacı şirketin davalı banka şubesi ile birden fazla ticari kredi sözleşmesi imzalayarak çok sayıda kredi kullandığı tartışmasızdır.

Hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda, genel kredi sözleşmesi ile ilgili olarak davalı bankanın TCMB'ye bildirip kamu oyuna açıkladığı ücret ve komisyon tarifesinin 8.bendi altında tahsis komisyonunun kararlaştırıldığı ve davacı taraftan tahsil edilen ücretin tarifeye uygun olduğu tespit edilmiştir. Hatta davalı bankanın ücret ve komisyon tarifesinin çok altında kalan seviyelerde komisyon tahsil ettiği belirlenmiştir.

Ve bu belirlemeler kapsamında davalı bankanın dava konusu edilen tahsile esas komisyon ve ücretin taraflar arasındaki sözleşme TTK7nın 18,19 ve 20 maddeleri ile Bankacılık Kanunu ile TCMB'nin 2006/1 sayılı tebliği ile bankacılık teamüllerine uygun olduğu tespit edilmiştir.

Ne var ki davalı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede ek bilirkişi raporunda ayrıntılı ve tablo şeklinde gösterildiği üzere, davalı bankanın 21.12.2012 tarihinde kredi tahsis ve istihbarat ücreti adı altında tahsil etmiş olduğu 11.000,00 TL ücretin ve komisyon bedelinin dayanağı davalı tarafça ortaya konulamamıştır.

Bilirkişi tarafından hazırlanan tahsile konu tabloda 11.550,00 TL haricindeki tahsilatların tamamının en fazla 2.000,00 - 2.500,00 TL civarında olmasına rağmen 11.550,00 TL kesintinin kaynağı anlaşılamamıştır. Bu nedenden dolayı mahkemenin söz konusu tahsilata ilişkin dayanak belirtilmediğinden bedelin kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalının savunmasının aksine bir tespitte bulunulmamıştır. Davalı vekili tarafından her ne kadar istinaf dilekçesinde ilgili mevzuat tekrar edilmiş ise de zaten mahkemenin hükme esas aldığı raporda kredi sözleşmeleri kapsamında yapılan kesintilerin uygun olduğu belirtilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.05.12.2024

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1897, K. 2024/1742, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1897
Karar No
2024/1742
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1899 K.2024/1743
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1900 K.2024/1744
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1906 K.2024/1858
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1909 K.2024/1745
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1911 K.2024/1799
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1914 K.2024/1746

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.