KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/2004
- Karar no
- 2024/1767
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2020/560 Esas - 2021/396 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında farklı tarihlerde teslim edilen mobilya için düzenlenen 23.12.2016 tarihli ve 2.950,00 TL bedelli, 19.08.2016 tarihli ve 1.180,00 TL bedelli, 29.03.2016 tarihli ve 6.136,00 TL bedelli fatura ile 10.03.2017 tarihli ve 15.984,00 TL bedelli faturaların ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında bir dönem ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davacıya güvenerek, bazen mal teslim edilmeden ödeme yaptığını, bazen mal teslim edilmemesine rağmen faturaları kabul ettiğini, müvekkilinin teslim aldığı emtia bedelini ödediğini ve davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, müvekkilinin güven duygusunun kötüye kullanılarak aslında teslim edilmeyen emtia bedelinin talep edildiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların iddia ve beyanları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında mobilya satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı taraf satılan mobilyaların parasının ödenmediği iddiasında, davalı taraf mobilyaların teslim edilmediği savunmasında bulunduğu, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığında, davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
icra takibine konu 6.136,00-TL, 1.180,00 TL ve 2.950,00 TL'lik faturaların 2016 yılı ticari defterlerinde, 15.984,00-TL'lik faturanın ise 2017 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan dolayı davacı tarafın toplam 26.250,00-TL alacaklı gözüktüğü, davalı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu 6.136,00-TL, 1.180,00-TL ve 2.950,00-TL'lik faturaların 2016 yılı ticari defterlerinde işlenmiş olduğu ancak ödeme yapıldığının yazılı belge ile ispat olunamadığı,
15.984,00-TL'lik faturanın ise ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı nazara alındığında..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin 6.136,00 TL, 1.180,00 TL ve 2.950,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 10.266,00 TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullarla devamına, 10.266,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemece, davacının herhangi bir delile dayanmayan ve faturadan kaynaklanan alacak talebininin kısmen kabul edildiğini, ancak tüm aşamalarda belirtildiği üzere, faturalara konu mal veya hizmetin müvekkiline teslim edilmediğini, fatura içeriği emtianın teslimine ilişkin bir belge bulunmadığını, fatura düzenlenmesinin başlı başına alacağın varlığına yeterli olmadığını, fatura içeriği mal veya hizmetin de teslim edildiğinin kanıtlanması gerektiğini, fatura dışında her hangi bir delile dayanmayan takip nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve takip konusu faturalara içeriği emtianın davacı tarafından satılarak, davalıya teslim edildiği ve fatura alacağının ödenmediği iddiasıyla takip başlatılmıştır.
Davalı ise, taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, satılarak teslim edilen emtia bedelinin ödendiğini, ancak taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle, müvekkilinin bazen teslim edilmeyen emtia için avans ödemesi yaptığını, bazen de teslim edilmeyen emtialara ilişkin faturaların alınarak kayıt edildiğini, fatura içeriği emtianın müvekkili şirket yetkililerine tesliminin kanıtlanması gerektiğini savunmaktadır.
Uyuşmazlık, sözleşme konusu emtianın davalıya teslim edilip edilmediği ve davalının satım bedelini ödeyip ödemediğine ilişkindir. Davacı, 4 adet satım faturasından kaynaklanan 26.500 TL asıl alacak ile 6.317,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.817,47 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmıştır.
Ödeme emrinin 17.09.2019 tarihinde tebliği üzerine süresinde 24.09.2014 tarihinde borç ve ferilerine itiraz edildiğinden takip durmuş, itiraz ve davasının yasal süresinde olduğu belirlenmiştir. HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince, bir vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafın bu vakıayı ispatlaması gerekmektedir. Satım sözleşmesinde emtianın teslim edildiğini satıcı, satım bedelinin ödendiğini alıcı/davalı kanıtlamalıdır.
İlk derece mahkemesince, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Sunulan bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin borç ve alacak konusunda mutabık olduğu, davalının kendi defterlerine göre 10.250,00 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi tespitlerine göre, takip konusu 23.12.2016 tarihli ve 2.950,00 TL bedelli, 19.08.2016 tarihli ve 1.180,00 TLbedelli, 29.03.2016 tarihli 6.136,00 TL bedelli faturalar davalının defterlerinde kayıtlıdır.
Bu durumda, satım konusu faturaların davcı tarafından düzenlenerek emtia ile birlikte davalıya teslim edildiği, davalının tebliğ aldığı faturalara süresinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine kayıt ettiği ve TTK'nın 23. maddesine göre süresinde, ayıp ihbarında bulunulmadığı açıktır. Davalının defterlerinde kayıtlı olan fatura içeriği emtiayı teslim aldığı kabul edilmelidir. Zira fatura malı temsil ettiğinden mal ile birlikte davalıya gönderilmiştir.
Bu nedenle ayrıca teslime ilişkin başka bir belgenin varlığına gerek bulunmamaktadır. Ticari defterlerde kayıtlı olan bir faturaya konu emtianın teslim alınmadığına ilişkin savunmaya ilişkin somut bir delil bulunmamaktadır. Soyut olarak emtianın teslim alınmadığının savunulmasına itibar edilememelidir.
Tarafların ticari defterlerinin bir birini doğruladığı ve borcun varlığının davalının kayıtları ile sabit olduğu, eksik bir inceleme bulunmadığı, gibi başka bir araştırmaya da gerek bulunmaktadır.
Davalının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/2004, K. 2024/1767, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama