İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2168 K.2025/717

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2021/2168Karar2025/717Tarih30 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.118 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2025
Dosya no
2021/2168
Karar no
2025/717
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
24.05.2021
Numarası
2018/113 Esas - 2021/376 Karar
Dava
İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.118 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında 09.06.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereği borçluya şirket kredi kartı, ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, sözleşme ihlal edildiğinden 22.12.2017 tarihinde hesaplarının kat edildiğini, 25.12.2017 tarihinde kat ihtarnamesi gönderildiğini, bu tarih İtibariyle 30.982,62 TL nakdi kredi alacaklarının bulunduğunu, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü nezdinde takibe geçildiğini, borçlu davalının yetkiye, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, faiz türüne ve takibin tüm ferrilerini itiraz ettiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirdiğini, ama kredilerin davalı tarafından ödenmediğini, bu hususların ihtarnamede belirtildiğini, uygulanan faizin müvekkil bankanın TCMB ye bildirdiği faiz oranları olduğunu, teamül ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, dolayısıyla takibe itirazın haksız olduğunu, davalının borcunun bulunduğunun açık olduğunu,

dolayısıyla haksız itirazın kaldırılarak % 20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı veya vekili tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememiz dosyası arasına alınan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda taraflar arasındaki 09.06.2015 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından davalıya 200.000,00 TL limitli kredi imkanı tanınmış olduğu,

Bankanın 22.12.2017 tarihinde davalının kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarını kat ettiği ve bunu 25.12,2017 tarihli bir ihtarname ile borçlu davalıya bildirdiği ancak kat ihtarnamesinin içinde bulunduğu tebligat zarfına yetersiz/ hatalı adres yazıldığından kat ihtarnamesinin usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilememiş olduğu,

bu sebeple de davalının temerrüt tarihinin 05.01.2018 olarak kabul edilebileceği, TCMB'nin kredi kartları ve kredili mevduat hesapları için belirlediği aylık% 1,84 (yıllık % 22,08) akdi faiz oranı, aylık % 2,34 (yıllık % 28,08) temerrüt faiz oranı dikkate alınarak yapılması gerektiği hususundaki kanaatin muhafaza edildiği, takip tarihi İtibariyle vadesi geçmiş alacaklarından ötürü davacı bankanın davalıdan anapara + akdi faiz + bunun BSMV si dahil olmak üzere toplam 16.503,18 TL alacağı olduğu,

ancak tarafından dosyaya yeni sunulan ve yukarıda incelemesi yapılmış olan 04.01.2018 ve 05.01.2018 tarihli iki kalemde kredi kartına ödemesi yapılan 14.670,90 TL nin 05.01.2018 itibariyle hesap edilen alacak tutarından düşüldüğünde (16.503,18 - 14.670,90 =) 1,832,28 TL rakamına ulaşılabildiği, yani takip tarihi İtibariyle davalının, henüz vadesi gelmemiş taksit borçları hariç, davacı bankaya takip tarihi itibariye 1.832,28 TL borcu bulunduğu, kök raporda kat tarihi itibariyle iki adet taksitli harcama sebebiyle henüz vadesi gelmemiş olan taksit alacakları toplam tutarının 29,341,80 TL olduğu saptandığı,

davacı bankanın kat İhtarnamesinde talep ettiği (30787/71 - 16.116,91 =) 14,670,80 TL tutarlı farkın kaynağının, son kredi kartı ekstresinde bulunan taksitli iki adet harcama olduğu, Kredi kartı hesabının kat edildiği Aralık 2017 dönemine her iki harcamanın da ikinci taksitlerinin ekstreye yansıdığı ve bu taksitlerin 16.116,91 TL tutarının içinde bulunduğu, hesap kat edilmeseydi, Ocak 2018 ve Şubat 2018 ekstrelerinde (3.170,90 + 11.500,00 =) 14.670,90 TL lik toplam taksit tutarının bu ekstrelere yansıyacağı, taksitlerin toplamının ise (14,670,90 + 14.670,90 =) 29341,80 TL olduğu,

davacı bankanın ihtarnameyle henüz ödeme vadesi gelmemiş taksitleri de talep ettiği, bu durumda, davacının icra takibinde kredi kartı yönünden, vadesi geçmiş toplam 1.832,28 TL yi davalıdan talep edebileceği, ancak takip tarihi itibariyle vadesi gelmemiş toplam 29341,80 TL taksitli satın alımdan kaynaklanan alacağı olduğu,

icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın kredili mevduat hesabı yönünden, 83,87 TL yi davalıdan talep edebileceği, davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan toplam alacağının 1.916,15 TL olarak hesap edilebileceği, bu rakama takip aşamasında talep edilen 274,51 TL ihtar gideri de eklendiğinde, 2.190,67 TL tutarı üzerinden takibin devam ettirilebileceği, davalının dosyaya yeni sunduğu hesap ekstresinden 10.01,2018 ve 10.04,2018 tarihlerinde iki kalem halinde toplam 29.341,80 TL ödemede bulunduğu gözlenebildiği,

takip tarihinden sonra yapılan bu ödemelerin, kök raporda ve yukarıda tespit edilen ve takip tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş olan taksitler toplamını karşıladığı ancak taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin madde 21/2'ye göre " geri ödeme planına bağlı kredilerde, geri ödeme planı ihlal edildiğinde, herhangi bir ihbara veya ihtara gerek kalmaksızın, ödenmeyen taksit miktarı ile kalan anapara borcunun toplamının asıl alacağı oluşturduğunu, bunun ödenmeyen taksit tarihinden itibaren muaccel olacağını, ödenmeyen taksit tarihinden itibaren toplam asıl alacağı,

toplam asıl alacak üzerinden işleyecek temerrüt faizi ve gider vergisiyle birlikte bankaya ödenmesi kararlaştırıldığından vadesi gelmeyen taksitler de sözleşme kapsamında muaccel hale geldiğinden ve icra dosyasında davalı, borcun tamamına itiraz edip davacı dava dilekçenin sonuç ve istem kısmında itirazın tamamının iptalini talep ettiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 30.807,26 TL asıl alacak, asıl alacağın 05/01/2018 icra takip tarihinden itibaren %2,34 aylık temerrüt faiz oranı ile devamına, 83,87 TL mevduat hesabı asıl alacağın ve bu alacağa 05/01/2018 icra takip tarihinden itibaren %2,34 aylık temerrüt faiz oranı ile devamına, icra takibinden sonra yapılan 29.341,80 TL 'nin icra dairesince infazda dikkate alınmasına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporuna ve hukuka aykırı olarak verilen takibin devamına ilişkin karar hatalı olup kaldırılması gerektiğini, gerek bilirkişi raporunda belirtiliği üzere ve tarafımızdan dosyaya ibraz ettikleri beyanlarda ica takibinin dayanağnı oluşturan hesap kat ihtarnamesi tarafımıza tebliğ edilmediğini,

dosya kapsamı incelendiğinde hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediği sözleşmede yazılı adres ile tebligatın çıkarıldığı adreslerin farklı olduğu (sözleşme ve tebligat ve ihtarname incelendiğinde açıkça görülecektir.) dolayısıyla tarafımıza hesap kat ihtarnamesi usulüne uygun tebliğ edilmediği için buna ilişkin yapılan tüm hesaplamaların hatalı olduğunu, takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, nitekim konuyla alakalı Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/2889 E. 2016/585 K.sayılı kararını eklediklerini,

Müvekkilinin alacaklı bankaya takip tarihi itibari ile vadesi gelmiş hiçbir borcu bulunmamakta olup davacı tarafından vadesi gelmemiş taksit alacakları yönünden icra takibi yapıldığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının herhangi bir alacağı tespit edilemediğini, bilirkişi raporunda davacının icra takibinde kredi kartı yönünden vadesi geçmiş toplam 1.832,28 TL yi davalıdan talep edebileceği ancak takip tarihi itibarı ile vadesi gelmemiş 29.341,80 TL taksitli satın alımdan kaynaklanan alacağı olduğu ve bunu talep edemeyeceği kanaati uyanmakta dendiğini,

mahkemece icra takibi tarihi itibari ile vadesi gelmiş herhangi bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar vermesi gerekirken davanın kabulüne ilişkin kararı hatalı olduğunu, Davacı tarafın ilk bilirkişi raporunda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede yapılan ödemelere ilişkin bilgileri saklayarak hem mahkemeyi yanıltmaya çalışmış hem de bilirkişinin eksik rapor hazırlamasına sebep olduğunu, yine davacı taraf kötü niyetli olarak icra takibine girişmiş dava aşamasında da mahkemeyi ve bilirkişiyi yanıltma yoluna gittiğini, gerek takip tarihi gerek dava tarihi itibari ile davacının alacağının olmadığını,

hesap kat ihtarı usulüne uygun olmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini, dolayısıyla vadesi gelmemiş kredi kartı borçlarının tahsili amacıyla açılan takip ve davanın dayanağı bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalıya kullandırılan kredi borçlarının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının davalı aleyhine başlattığı İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takibiyle davalıdan asıl kredi borçları, temerrüt faizi, faizin BSMV si ve 274,51 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 31.527,18 TL alacağın tahsili için takip başlattığı anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince sunulu deliler kapsamında bilirkişi kök ve davalı yanın itirazlarını gidermek üzere ek rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak davacı dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyasında talep edilen alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmesine rağmen, dava dilekçesinde dava değerinin 16.856,28 TL gösterildiği ve bu tutarda harçlandırılarak dava açıldığı anlaşılmaştır.

HK'nun 30-32 maddeleri gözetildiğinde, bu durumda ilk derece mahkemesince davanın aydınlatılması ilkesi çerçevesinde davacı vekilinden bu konu izahat da istenerek ve alınacak izahata göre davacıya dava değeri üzerinden harcı ikmal ettirerek yargılamaya devam edilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu husus değerlendirilmeksizin ve kamu düzenine ilişkin olan harç ikmali yaptırılmaksızın hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Mahkemenin kabulüne göre ise; ilk derece mahkemesince alınan ek rapor içeriğinden, alacaklı banka tarafından 22.12.2017 tarihinde davalının kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarının kat edildiği ve 25.12,2017 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, ancak kat ihtarnamesinin içinde bulunduğu tebligat zarfına yetersiz/ hatalı adres yazıldığından kat ihtarnamesinin usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilememiş olduğu,

bu sebeple de davalının temerrüt tarihinin 05.01.2018 olarak kabul edilebileceği, buna göre yapılan hesaplama uyarınca, takip tarihi İtibariyle vadesi geçmiş alacaklarından ötürü davacı bankanın davalıdan anapara + akdi faiz + bunun BSMV si dahil olmak üzere toplam 16.503,18 TL alacağı olduğu, ancak davalı yanca kök rapora itiraz ile birlikte dosyaya yeni sunulan 04.01.2018 ve 05.01.2018 tarihli iki kalemde kredi kartına ödemesi yapılan 14.670,90 TL nin 05.01.2018 itibariyle hesap edilen alacak tutarından düşüldüğünde (16.503,18 - 14.670,90 =) 1,832,28 TL rakamına ulaşıldığı,

yani takip tarihi itibariyle davalının, henüz vadesi gelmemiş taksit borçları hariç, davacı bankaya takip tarihi itibariye 1.832,28 TL borcu bulunduğu, kök raporda kat tarihi itibariyle iki adet taksitli harcama sebebiyle henüz vadesi gelmemiş olan taksit alacakları toplam tutarının 29,341,80 TL olduğu saptandığı, davacı bankanın kat İhtarnamesinde talep ettiği (30787/71 - 16.116,91 =) 14,670,80 TL tutarlı farkın kaynağının, son kredi kartı ekstresinde bulunan taksitli iki adet harcama olduğu,

Kredi kartı hesabının kat edildiği Aralık 2017 dönemine her iki harcamanın da ikinci taksitlerinin ekstreye yansıdığı ve bu taksitlerin 16.116,91 TL tutarının içinde bulunduğu, hesap kat edilmeseydi, Ocak 2018 ve Şubat 2018 ekstrelerinde (3.170,90 + 11.500,00 =) 14.670,90 TL lik toplam taksit tutarının bu ekstrelere yansıyacağı, taksitlerin toplamının ise (14,670,90 + 14.670,90 =) 29.341,80 TL olduğu,

davacı bankanın ihtarnameyle henüz ödeme vadesi gelmemiş taksitleri de talep ettiği, bu durumda, davacının icra takibinde kredi kartı yönünden, vadesi geçmiş toplam 1.832,28 TL yi davalıdan talep edebileceği, ancak takip tarihi itibariyle vadesi gelmemiş toplam 29.341,80 TL taksitli satın alımdan kaynaklanan alacağı olduğu,

icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın kredili mevduat hesabı yönünden, 83,87 TL yi davalıdan talep edebileceği, davacının kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan toplam alacağının 1.916,15 TL olarak hesap edilebileceği, bu rakama takip aşamasında talep edilen 274,51 TL ihtar gideri de eklendiğinde, 2.190,67 TL tutarı üzerinden takibin devam ettirilebileceği, davalının dosyaya yeni sunduğu hesap ekstresinden 10.01,2018 ve 10.04,2018 tarihlerinde iki kalem halinde toplam 29.341,80 TL ödemede bulunduğunun anlaşıldığı,

takip tarihinden sonra yapılan bu ödemelerin, kök raporda ve yukarıda tespit edilen ve takip tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş olan taksitler toplamını karşıladığı tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince bilirkişi kök ve ek raporu içeriğindeki tespit ve hesaplamalar da dikkate alınarak, gerekçede işaret edildiği üzere, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 21/2 maddesinde "geri ödeme planına bağlı kredilerde, geri ödeme planı ihlal edildiğinde, herhangi bir ihbara veya ihtara gerek kalmaksızın, ödenmeyen taksit miktarı ile kalan anapara borcunun toplamının asıl alacağı oluşturduğunu, bunun ödenmeyen taksit tarihinden itibaren muaccel olacağını, ödenmeyen taksit tarihinden itibaren toplam asıl alacağı,

toplam asıl alacak üzerinden işleyecek temerrüt faizi ve gider vergisiyle birlikte bankaya ödenmesi kararlaştırıldığından" alınan ek rapor içeriğindeki tespit edilen vadesi gelmeyen taksitlerin de muaccel hale geldiği belirtilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Ancak davacı banka tarafından 05.01.2018 tarihinde takip başlatıldığı, alınan ek rapor içeriğinden, davalı yanca takipten önce 04.01.2018 ve 05.01.2018 tarihinde davalı bankaya kredi kartı borcu için toplam 14.670,90 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre yerleşmiş Yargıtay uygulaması kapsamında takipten önce yapılan bu ödeme tutarı bakımından dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı hususunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.

Yine alınan ek rapor içeriğinde tespit edildiği üzere, davalı yanca takipten sonra ancak dava tarihi 05.02.2018 tarihinden önce ve sonra olmak üzere 10.01.2018 ve 10.04.2018 tarihlerinde toplam 29.341,80 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.

Yine yargıtay uygulaması ışığında takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemenin, TBK'nın 100.maddesi uyarınca öncelikle faize ve masraflara mahsup edileceğinden, mahkemece bu yönde hesaplama yapabilecek bilirkişiden rapor alınarak, davalı ödeme tarihleri itibariyle yapılan ödemelerin hangi miktarının ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ile takibin ferisi niteliğinde olan icra harç ve giderleri için olduğu belirlendikten sonra, bakiye ana para ve varsa ferilenin miktarına denk gelen kısım belirlenerek bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken bu konuda ek bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/2168, K. 2025/717, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2168
Karar No
2025/717
Tarih
30 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2169 K.2025/645
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2173 K.2025/744
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2175 K.2025/746
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2176 K.2025/850
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2177 K.2025/796
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2181 K.2025/797

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.