İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2179 K.2025/826

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davaların davacısı vekili tarafından istinaf yoluna…

Esas2021/2179Karar2025/826Tarih15 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.049 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mayıs 2025
Dosya no
2021/2179
Karar no
2025/826
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla
Tarihi
14.10.2019
Numarası
2019/196 Esas - 2019/415 Karar
Dava
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.049 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davaların davacısı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Şti. ye ait malların "Nakliyat abonman sigortası" müvekkili şirketin... Aş. isimli acentesi tarafından yapıldığını, ... şirketinden satın aldığı 334 çuval (20,04 ton) çiğ kahve çekirdeğinin gemiye yüklemesinin 24.05.2017 tarih ...limanından yapıldığını,Emtianın varış yerinin... Limanı olduğunu, taşınan emtianın konteynır içerisinde 21.06.2017 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bağlı ...

Limanına tahliye edildiğini, emtiaların ithalat ve gümrük işlemlerinin 12.07.2017 tarihinde tamamlandığını, bu taşıma için ... nolu ekli gümrük beyannamesi düzenlendiğini, Taşımaya konu emtianın içinde bulunduğu ... nolu konteynırın 20.07.2017 tarihinde ... plakalı tır ile ... Limanından sigortalı ...

İstanbul adresine taşındığını, malın alıcıya teslimi olan 20.07.2017 tarihinde bunların 26 çuvalının hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, talep üzerine 21.07.2017 tarihinde hasarın tespiti için sigorta eksperi ... ın görevlendirildiğini, eksper raporunda "...nolu konteynır numarası ile yapılan nakliyatta konteynırın delik olması sebebiyle içine yağmur suyu girdiğini ve emtianın ıslanmak suretiyle hasarlandığını, yurtdışından getirilen emtianın 21.07.207 tarihinde ...

Limanından sigortalının adresine sevkedilerek açılması esnasında bir kısım çuvalların ıslanmış olduğunun görülmesi üzerine Sigortalı ... ...ile limandan işyerine nakliyatı yapan araç sürücüsü ... ile birlikte hasar... sigortadan zararının tazminini talep ettiğini, müvekkil şirketin hazırlanan eksper raporu uyarınca hasarın nakliye/deniz nakliyesi esnasında oluştuğunu ve poliçe teminatı kapsamında kaldığını görerek ödeme yaptığını, ... müvekkil ... sigortadan aldığı ödeme karşılığında ibraname ve temlik belgesi verdiğini,

sigorta eden/acente ...Aş. nin davalıya 21 Temmuz 2017 tarihli hasar bildirimi ve tazmin talebinde bulunduğunu ancak davalının hasarı tazmin etmediğini, müvekkil şirket... sigortanın ödemesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı 05.06.2019 da kendisine yapılan tebligata karşılık 12.06.2018 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın doğrudan ... A.Ş.’ye husumet yönelttiğini, ... A.Ş.’ye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, Müvekkilinin İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, ... A.Ş. hakkında asaleten açılan bu davanın ...

A.Ş. açısından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, İşbu davada davacı sigorta şirketinin kimin halefi sıfatı ile dava açtığı taraflarınca anlaşılamamış olup, davacının işbu davayı ikame edebilmesi için halefiyetin gerçekleşmediği kanaatinde olduklarını, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK.

Md.1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve her iki tarafında katıldığı bir tespit bulunmadığını, taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarına bir zıya ve hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği yönünde bir karine oluştuğunu, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, davacı tarafından her ne kadar dava konusu hasarın emtiaların taşıma esnasında ıslanması nedeniyle oluştuğunu iddia etse de yüklerin ambar içinde taşındığını,

bu nedenle emtiaların müvekkili şirketin sorumluluğunda hasarlanmadığının aşikar olduğunu, davacı tarafından malların hasarlandığına ilişkin bir iddia olsa da konteynerlerin hasarlandığına ilişkin bir hasar kaydı bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 2019/197E. ve 2019/200 E. Sayılı dosyalarında tarafların aynı olması ve uyuşmazlığın aynı hukuki sebebe dayanması nedeniyle işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen 2019/197 E.sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...

Şti’ye ait malların nakliyat abonman sigortasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davalının 25/09/2017 tarihinde yaptığı yükleme ile Türkiye’den İngiltere’ye kuru üzüm taşıması yaptığını, eksper raporu ile taşıma belgelerinin incelenmesinden nakliye esnasında konteynerdeki delik sebebiyle 91 karton malın hasar gördüğünün tespit edildiğini, eksperin yaptığı incelemede hasar gören malların sovtaj değerinin olmadığının tespit edildiğini, emtiadaki hasarın malların tahliyesi esnasında tespit edilerek nakliye belgesine hasar notunun düşüldüğünü, taşıma senedine göre taşımanın ... olarak yapıldığını,

29/09/2019 tarihli e-faturaya göre taşıma hizmetinin davalı tarafından ... bedelle yapıldığını, alıcı firma ...

Şti ‘den zarar zarar talebinde bulunduğunu, davalının hasar bedelini ödememesi sebebiyle bu zararın müvekkili tarafından karşılandığını, davalının hasar bedelini müvekkiline de ödememesi sebebiyle aleyhinde... sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, borçlu davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın 6.374,00 TL ve fer’ileri için kaldırılmasına,

takibin reeskont avans faizi ile takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen 2019/200 E.sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...Ltd Şti’ye ait malların nakliyat abonman sigortasının ...AŞ tarafından müvekkili şirkete yaptırıldığını, ... Ltd... şirketinden satın aldığı çiğ kahve çekirdeğinin gemiye yüklenmesinin 08/04/2017 tarihinde Brezilya’nın ...

Limanından yapıldığını, emtianın varış yerinin İstanbul olduğunu, taşımanın ... numaralı konteyner ile yapıldığını, konteyner içerisinde taşımanın emtinanın ... tahliye edilirken hasarın tespit edildiğini ve hasar tutanağının düzenlendiğini, tespit edilen hasarın müvekkillerine bildirildiğini ve eksperin talep edildiğini, eksperin yaptığı incelemede hasar gören malların sovtaj değerinin olmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin 30/06/2017 tarihinde sigortalıya 2.677,01 TL ödemek suretiyle onun haklarına halef olduğunu, müvekkilinin davalı hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını,

davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın 2.919,00 TL ve fer’ileri için kaldırılmasına, takibin reeskont avans faizi ile takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Asıl ve birleşen dosyalarda dava; nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK 'nun 1472.maddesine göre taşıyana rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.TTK 'nun 105.maddesine göre acente aracılıkta bulunduğu işlemleri müvekkili namına yapmış olduğundan bu işlemler dolayısıyla doğrudan doğruya sorumluluğu bulunmadığından acenteye karşı dava açılması mümkün değildir.Eldeki dosyada,

ibraz edilen konişmentoların taşıyan sıfatıyla ... tarafından düzenlendiği konişmentoların ve navlun faturalarının acente sıfatıyla davalı ... AŞ tarafından imzalandığı, dolayısıyla davalı ... AŞ. nin taşıyan sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla, somut olay bakımından taşıyıcının ..., acentesinin ise ... A.Ş. olduğu, davacının davalı ...

A.Ş'ye dava açtığı, davacının bu halde davayı taşıyanın acentesine izafeten yöneltmesi gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine aykırılık teşkil ettiği, asıl ve birleşen dosyalarda davalının pasif husumetinin olmadığı görülmekle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların pasif husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davalarda davacısı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davalının icra dosyalarına yaptığı itirazlarda husumete ilişkin hiçbir beyanı bulunmadığını, aynı şekilde 08.05.2019'deki arabuluculuk görüşmelerinde de husumete dair beyan yada itirazı olmadığını, ...

Gemi dava aşamasına kadar sanki karşı taraf yada taşıyıcı gibi davrandığını, unutmamak gerekir ki acente aynı zamanda taşıyıcı da olabileceğini, ayrıca iki şirket arasındaki bu benzerliğin yanıltıcı/aldatıcı olduğunu, davalının unvanının... A.Ş.'nin taşımayı yapan firmanın ünvanının ise...olduğunu,... firması uyuşmazlığın tüm safhalarında sanki kendisi taraf imiş gibi hareket etmiş ve hiç bir safhada kendisi ile ...

Şirketinin iki farklı şirket olduğunu belirtmediğini, her iki şirketin ünvanıda ... ile başlamakta ve her iki firmanın da aynı logoyu kullandığını,Davalı ...

Gemi taşımayı yapan ... şirketinin ünvanını "..." kelimesi hariç aynen Türkçeye çevirerek aynen ünvan olarak kullanmakta olduğunu, mahkeme de 2019/196 E. sayılı dosyaya EK-4 olarak sundukları belgede taşıyıcının ... şeklinde bir logo kullandığı bu logonun aynısının EK-12 olarak sundukları davalının E faturasında da aynen ... şeklinde yer aldığının görüleceğini, Kendilerinin dava açmaktaki kastlarının taşımayı yapan şirketi muhatap almak olduğunun açık olduğunu, davalı ve taşımayı yapanın bu benzerliği üçüncü kişileri aldatmaya yönelik bir hareket olduğunu,

dosyaya itiraz eden yada arabuluculuk görüşmesine katılan vekilin bu hususta beyanda bulunmasının beklendiğini, HMK'nın 327. maddesi ile bu hareket müeyyidelendirildiğini,Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olanın gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf olduğunu, davada lehine karar verilmiş olsa bile,

karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceğini, bir kişi davada sıfatı olmadığı hâlde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, yanılgıya sebebiyet veren bu hareket taşıyıcı ve acentenin ortak hareketinin bir sonucu olduğunu, Yargıtay'ın bu konuda verilmiş kararları mevcut olduğunu, emsal nitelikteki yargıtay kararını eklediklerini,Bizim buradaki maksadımız davayı taşıyıcıya açmaktır.

Ancak taşıyıcı ile acentası arasındaki benzerlik yanıltıcıdır.Eksper dahi raporunda yanılgıya düşeren iki şirketin aynı firma olduklarını düşünerek raporunda oluşan bu hasar için navlun faturasını kesen/deniz nakliyesinden sorumlu nakliyeci ... A.Ş.’ye rücu edilebileceğini belirtmiştir.

Zira nakliyeci firmanın ünvanı Türkçeye çevrilerek buradaki acente tarafından aynen kullanılmaktadır.Ayrıca belirtmek gerekir ki velev ki davalı haklı olsun; üç davanın birleştirilip tek bir dava olarak görüldüğü durumlarda her bir dosya için ayrı ayrı maktu kanuni vekalet ücreti hükmedilmesi yerine toplam miktar üzerinden tek bir nisbi kanuni vekalet ücreti hükmedilmesinin doğru uygulama olduğunu, bunun kendilerinin davada uygulanmadığını,

karara bu yönü ile de itiraz etiklerini,Mahkemenin 14.10.2019 tarihinde karar verdikten bu defa 02.06.2021 tarihinde dosyayı tekrar ela aldığını ve bu defa daha önceki kararda olmayan arabuluculuk ücreti konusunda ek bir karar verdiğini, mahkeme karar vermekle dosyadan el çeker ve bundan sonra artık dosyayı tekrar ele alarak yeni bir karar veremeyeceğini, bunun istisnası yazım hataları olduğunu, ancak mahkemenin bu kararı ile müvekkilini yeni bir sorumluluk altına soktuğunu, buna itiraz ettiklerini, arabuluculuk kurumu tarafların dava açmadan önce başvurulması zorunlu olan alternatif bir çözüm yolu olduğunu,

yani müvekkilinin bu yolu tüketmeden mahkemeye başvurmasının mümkün olmadığın, bu durumda davacının başvurmaya mecbur olduğu bir alternatif uyuşmazlık uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulmuş olması sebebiyle arabuluculuk ücretine mahkum edilmesi hukuka ve kanunun amacına uygun olmadığını, çünkü burada bir seçimlik hak değil zorunluluk bulunduğunu, böyle bir uygulama kişilerin haklarını yargı makamları önünde aramasını kısıtlayıcı bir durum yaratacağını, karara bu yönü ile de itiraz ettiklerini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına,

asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen davalar, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesine göre taşıyana rücuu amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarfından asıl ve birleşen davalarda davalı ...

Şirketi'nin davalı olarak gösterildiği, ancak taşımanın ... tarafından gerçekleştirildiği, yani taşıyıcı sıfatının .... olup, davalı olarak gösterilen ...Şirketi nin taşıyıcının acentesi olduğu ihtilafsızdır.İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, TTK 'nun 105. maddesine göre acentenin, aracılıkta bulunduğu işlemleri müvekkili namına yapmış olacağından, doğrudan doğruya sorumluluğu bulunmadığından acenteye karşı dava açılması mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, asıl ve birleşen davalarda, davalı ... AŞ'nin taşıyan sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla, davacının bu hâlde davayı taşıyana izafeten acenteye yöneltmesi gerekirken, doğrudan acenteye dava yönelttiği anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalarda davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davaların bu nedenle reddine dair verilen karar isabetli olup, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin, taşıyan ve acentenin unvan benzerliği dikkate alınarak davaların asıl taşıyıcıya açıldığının kabulü gerektiği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.

Aynı gerekçe doğrultusunda, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin HMK'nın 327/2 maddesindeki düzenleme uyarınca müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu görülmemesi gerektiği yönündeki istinafı da yerinde değildir.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların davalının pasif husumeti yokluğundan ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin her bir davada maktu vekalet ücreti yerine, dava değerleri toplamı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Arabuluculuk ücreti HMK'nın 326. maddesi kapsamında yargılama giderlerinden olup,

HMK'nın 305/A maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince hükmün tamamlanması kapsamında resen karardan sonra ek karar ile bu hususta karar vermesi yasa ve usule aykırı görülmediğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

her bir dava için bakiye 556,10 TL olmak üzere toplam 1.668,30 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen davalarda davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.15.05.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/2179, K. 2025/826, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2179
Karar No
2025/826
Tarih
15 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2181 K.2025/960
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2182 K.2025/953
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2183 K.2025/546
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2188 K.2025/947
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2189 K.2025/554
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2190 K.2025/958

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.