KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/418
- Karar no
- 2024/396
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23.09.2020
- Numarası
- 2016/796 Esas - 2020/392 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalı taraf arasında 23.06.2015 tarihinde mermer alım sözleşmesinin imzalandığını, davacı taraf sözleşme bedelinin %25'i peşin olmak üzere 97.000,00-USD ödediğini, davalı tarafın son dönemlerde gönderdiği mermerlerin ayıplı olduğunu, ve davacı tarafı zarara uğrattığını, davalı çalışanları tarafından yapılan tahsilatlar kapsamında 13.01.2016 tarihi itibariyle 21.338,90-USD borçlu olduklarına dair döküm gönderildiğini, davalı çalışanı ... isimli kişi ile 28.01.2016 tarihli mailde,
taraflar arasında yapılan toplantıda varılan mutabakat sonucu talep edilen iş sözleşmesinin gönderildiğini, söz konusu iş sözleşmesi incelendiğinde malzeme bedellerinin toplam değerinin 169.344,90-USD olduğunu, davalının uhdesinde bulunan 46.241,15-USD ön ödeme olarak aldığı, davalının gönderdiği malzemelerin ayıplı ve kullanılamaz vaziyette olması ve bedelini almış olmasına rağmen malzemeleri göndermemiş olması nedeniyle davalıya Büyükçekmece ...
Noterliğinden 17.03.2016 tarihli ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin fesih edildiğini ve ihtarnamede davalının uhdesinde bulunan 46.785,60-USD ile ayıplı çıkan ve kullanılmayan ürünlerin bir kısım ürünlerin bedelinin ödenmiş olan kısmı 42.900,00-USD 'nin davalıdan talep edildiğini, davalı tarafın uhdesinde bulunan bedeli haksız olarak ödememesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve anılan icra takibinin durduğunu belirterek,
sonuç olarak davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında imzalanan 23.05.2016 tarihli sözleşme gereği olası uyuşmazlıklarda Azeri Mahkemelerinin yetkili olacağı ve Azeri Hukuku'nun uygulanacağının belirtilmiş olduğu halde, davacı tarafın davalı tarafa İstanbul ...
İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, takibe konu herhangi bir belge sunulmadığını, dava dışı ... firmasının ... projesinde otel binasının mermer işlerini davacı ...
Ltd Şti'nin üstlendiğini söz konusu işlemlerin yapımına ilişkin ... firması ile anlaşma yapıldığını, davacı tarafın davalı şirkete 31.07.2015 tarihinde l.Tır 458,44 M2, 31.08.2015 tarihinde 2.Tır 415,94 M2, 18.09.2015 tarihinde 3. Tır 415,03 M2 olmak üzere İstanbul'dan sevkiyatların yapıldığını, davalı tarafın 23.06.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden tüm malzemeleri 30.09.2015 tarihinde davacı tarafa sevk edilecek şekilde başka bir şirketten mermer plakaları tedarik ettiğini, davacı ...
30.09.2015 tarihinde 52.625-USD ödemeyi yapmadıklarını 01.10.2015 tarihinde davacı tarafından gönderilen maillerde projenin 1 ay uzatıldığını 30.10.2015 tarihinde gerçekleşeceğini taahhüt ettiğini, davalı tarafa davacı taraftan, sıkıntı yaşanan mermerlerin iadesini istediklerini, buna rağmen davacı taraf mermerleri iade etmediğini, davacı tarafın kusurlu mermerler ile ilgili davalı tarafa ihtarname gönderilmediğini, davacı tarafın Azerbaycan yabancı uyruklu olduğunu ticari defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığını, talep edilen borç miktarının davalı defterleri ile bağdaşmayacağını,
davacı taraf ile imzalanan sözleşme gereği imal edilmesi gereken 260.998,40-USD'lik malzemenin tamamının sevkiyata hazır olduğunu, davacı tarafın ödeme yaptığına dair hiçbir dekont vb belgeleri sunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, %20'den aşağı az olmamak üzere karşı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekaleti ücretin davacı tarafa yüklenilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında mermer satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, davacı vekilince sözleşme gereği müvekkilinin sürekli davalı uhdesinde para bulundurduğu, sipariş edilen ürünlere karşılık davalıya 46.785,60-USD ön ödeme yapıldığı, ön ödemeye ilişkin sipariş edilen malzemeler gönderilmediği gibi, yapılan ödemenin de iade edilmediğinden bahisle ön ödeme olarak gönderilen 46.785,60-USD'nin geri ödenmesine yönelik icra takibinde bulunulmuş ise de, davacı tarafından davalıya ön ödeme yapıldığını gösteren yazılı delil sunulmadığı... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesince, taraflarınca 46.785,60-USD'lik ön ödemenin yapıldığını gösteren yazılı delil sunulmadığından davanın reddine karar verildiğini, ancak dosya içeriği incelendiği zaman görüleceği üzere verilen karar eksik inceleme sonucu verildiğini, zira dava dilekçesi ekinde yer alan EK-3 ve EK-4'de bulunan delilleri incelendiği zaman; davalı tarafın çalışanı ... isimli kişinin, davacı müvekkili şirkete 28/01/2016 tarihli mailinde, 28/01/2016 tarihli toplantıda varılan mutabakat sonucu talep edilen iş sözleşmesini gönderdiğini, söz konusu iş sözleşmesi incelendiğinde malzeme bedellerinin toplam değerinin 169.344,90-USD olduğu,
davalının uhdesinde bulunan 46.241,15-USD'nin ön ödeme olarak yer aldığı, 61.500,00-USD'nin en geç 01/02/2016 tarihinde kendilerine ulaşması gerektiği, 61.603,75-USD'nin ise en geç 28/02/2016 tarihinde kendilerine ödenmesi gerektiğinin yer aldığını, Anlaşılacağı üzere 46.241,15-USD'nin davalının uhdesinde bulunduğu,
davalının çalışanı tarafından, davacı müvekkili şirkete gönderilen mail yazışmalarında yer aldığını, buna rağmen mahkemenin ön ödemenin yapıldığını gösteren yazılı delil sunulmadığından davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, görüldüğü üzere mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca davalıya gönderilen ödemeler kapsamında davalı uhdesinde kalan 46.241,15 USD'nin tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı davalı ile mermer alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalının son dönemde gönderdiği mermerlerin ayıplı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin Büyükçekmece ...
Noterliğinin 17.03.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile feshedildiğini, davalı uhdesinde ön ödeme olarak kalan 46.241,15 USD nin taraflarına ödenmediğini ileri sürmüştür. İlk derce mahkemesince sunulu deliller toplanmış, tanıklar dinlenilmiş ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmış ve tahsili talep edilen tutarın ön ödeme olarak gönderildiğinin usule uygun delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince 28.01.2016 tarihli davalı çalışanı ... tarafından gönderilen ve toplantıda varılan mutabakat sonucu gönderilen mail ekindeki iş sözleşmesinde, takip ve davada talep edilen 46.241,15 USD nin ön ödeme olarak yer aldığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin ön ödeme yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin delil olarak ileri sürdüğü 28.01.2016 tarihli davalı çalışanı ... tarafından gönderilen mail ekindeki İş sözleşmesi başlıklı imzasız belgede yapılacak işler ve malzemeler ile ödeme- teslim şartlarını ihtiva ettiği görülmektedir. İş bu belgede ödeme planı- teslim şartları başlığı altında 46.241,15 USD ön ödeme olarak belirtilmektedir.
Davacı bu tutarın davalıya daha önce yapılan ve gönderilmeyen mermerlerin bakiyesi olarak davalı uhdesinde kalan tutar olup bu belgede ön ödeme olarak kabul edildiği ileri sürülmüşse de ön ödeme olarak yazılı 46.241,15 USD'nin davacı tarafça yapılan ve karşılığı alınmayan mermer bedeli olarak davalı uhdesinde kalan tutar olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir.
Bu tutarın ön ödeme olarak yazılı olması bu ödemenin yapıldığını ya da davalı uhdesinde önceden bedelsiz kalan tutar olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Dolayısıyla davacı vekilinin bu konuda aksi yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvuru nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/418, K. 2024/396, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama