İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/577 K.2024/808

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş…

Esas2021/577Karar2024/808Tarih16 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.142 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Dosya no
2021/577
Karar no
2024/808
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
28.11.2019
Numarası
2017/64 Esas - 2019/1264 Karar
Dava
İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.142 kelime·11 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında 01/03/2013 tarihinde yurt içi nakliye hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanın davalı borçlu firmaya ait yüklerin nakliyesini yapacağını ve karşılığında sözleşme ile belirlenen oranlara göre ücret hak kazanacağını, sözleşmenin 11.maddesinde hizmet bedeli hesaplamasının sözleşmenin ayrılmaz parçası görülen fiyatlandırma listesine göre yapılacağının belirtildiğini, fiyat listesinde Rumeli ve Trakya olmak üzere iki listenin bulunduğunu, müvekkili firmanın 2014 yılının Ocak,

Şubat ve Mart aylarında İstanbul ve Trakya bölgelerinde icra edilen işlerle alakalı olarak sabit oranda fatura kestiğini, ay sonunda desi barem farkı oluştuğunu ve fiyatlandırma esaslarına göre bu farkı da ayrıca davalı şirkete faturalandırıldığını, faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin aradaki farkı ödememesi nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile icra takibinin devamına, takip tutarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında taşımacılığa ilişkin sözleşmenin bulunduğu, davacı yan tarafından müvekkiline taşımaların yapılması konusunda anlaşıldığı konusunda bir ihtilaf'ın bulunmadığını, davacı yan tarafından her hangi bir bildirim olmaksızın fatura gönderildiğini, müvekkili şirketin Kadıköy ...

Noterliği'nin 24/06/2015 tarih, ... yevmiye no ile ihtarname ile faturaya ilişkin bilgi, belge ve açıklama olmadığı gerekçesiyle iade edildiğini, davalı tarafın bilgi ve belge vermek yerine bu defa söz konusu fatura ile ile icra takibi başlattığını, tebligattan haberi olmayan müvekkilinin söz konusu durumu iş yerine hacze gelinmesiyle öğrendiğini, tebligatın geçersizliğine dayanılarak İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/312 E. Sayılı dosyasıyla şikayette bulunulduğunu, karara davacı tarafın itirazı üzerine dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu,

kararın kesinleşmesinin beklemeksizin davacının huzurdaki davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, öncelikle söz konusu İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/312 E.sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve giderilmesi gerektiği düşünülse de; mali müşavir bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerde bir çelişkinin bulunmadığı, farklılığın sadece nitelemede olduğu ve hukuki değerlendirmenin hakime ait olduğu anlaşıldığından yeniden rapor aldırılması düşünülmemiştir.

Davacı ile davalı arasındaki 01/03/2013 tarihli Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi'nin 2.3.maddesinde "Nakliyeci (davacı) ekstra kilometre farkı veya farklı rota/spot taşıma faturası kesecekse; faturaların ekine operasyon sorumlusu ile yapmış olduğu e-posta onay yazısını ekleyecektir... Nakliyeci (davacı) irsaliye, fatura, nakliyat formu ve diğer belgeleri ... (davalı)'ya haftalık bazda düzenli olarak temin etmelidir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Yine Sözleşme'nin 11.maddesinde "Fatura tutar bilgisini ... (davalı), nakliyeciye (davacıya) haftalık olarak iletecektir. Bu veriye göre nakliyeci (davacı) tarafından haftalık faturalar çıkartılacaktır. Fiyatlar yıl sonuna kadar sabittir. Yeni fiyatlandırma karşılıklı mutabakat ile belirlenecektir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen her iki sözleşme maddesi uyarınca, davacının fark bedeli çıkarmasının ve bunu faturalandırmasının şartlara bağlanmış olduğu, somut olayda davacının açıklanan süre ve bildirim koşullarına uymaksızın tek taraflı olarak belirlediği fark bedelini tahsil etmek istediği, bunun taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırı olduğu anlaşıldığından, davacının fark bedeli istemine ilişkin başlatmış olduğu takibin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davalı tarafın müvekkili ile akdettiği sözleşmenin dosya içerisinde mevcut olup sözleşme gereği fark faturasının kesilmesi hususunda açık sözleşme maddesi mevcut olduğunu, nitekim yapılan taşıma miktarlarında ilişkin olarak da dosyada deliller mevcut olup kök bilirkişi raporunda buna göre hesaplama yapıldığını, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede fark faturanın 7 gün içinde düzenleneceğine dair hüküm bulunmadığını, dosya kapsamındaki tüm fatura ve taşımalar incelendiğinde tüm faturaların 7 günlük sürede değil sonrasında davalıdan onay için e-posta geldiğinde düzenlendiği de açıkça görüldüğünü,

mahkemenin gerekçeli kararında sözleşmenin 2.3.maddesinde her faturanın 7 günlük sürede kesileceğine dair hüküm tesis edilmiş ise de söz konusu maddede taşınan mallara dair irsaliye ve faturalardan bahsedilmekte olup, taşıma bedelinden bahsedilmemekte olup, 2.3.maddesinin 4.paragrafında açıkça fark faturası kesilmesinin yetkili onayına bağlandığı yazılı olduğunu ancak davalı taraf onayı kötü niyetli olarak geç verdiğini yahut hiç vermediğini, oysa sözleşme hükümlerine göre fark faturası kesilmesi taşımaya bağlı olarak değişen fiyatlar gereğince gerçekleştiğini,

Yargılama konusunda asıl önemli olan husus müvekkilin hak etmesine rağmen ve ticari defterlerine alacak kalemlerini işleyerek taşıma miktarını davalıya bildirmesine rağmen davalının alacağı reddetmesinin meydana getirdiği vahim durum olduğunu, Daha evvel düzenlenen ve hükme esas alınmayan raporda müvekkilinin, taşıma işini gerçekleştirdiği,

usulünce defterine kaydettiği ve davalı ile fatura bedeli kadar ticari ilişkisinin olduğu tespit edilmiş iken, daha sonra hazırlanan ve hükme esas alınan söz konusu yeni raporda tek bir ticari defter dahi incelenmeksizin dosya kapsamına aykırı ve çelişkili rapor hazırlanmasının hüküm kurmaya elverişli olmamasına rağmen hükme esas alınmasının isabetsiz olduğunu, somut uyuşmazlıkta fark faturası düzenlenmesinin sebebinin, davalı tarafından müvekkiline aylık taahhüt edilenden daha az taşıma yaptırılması nedeniyle yine taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirtilen fark taşıma bedeline ilişkin olduğunu, müvekkilinin muhasebe kayıtları,

defter ve faturaları kök bilirkişi raporunda incelenerek talep edilebilecek alacak miktarı hesaplandığını, nitekim müvekkilinin işin esasını, özünü oluşturan taşıma işini gerçekleştirmiş iken, hizmetin ifası ve bedeli ispat edilmiş iken faturanın süresi içinde tanzim edilmediğine dair hukuki görüşle rapor tanzim edilmesi açıkça abeste iştigal olduğunu, Bu nedenle dosyadaki 29/07/2019 tarihli raporun TTK hükümlerine aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Ekte davalı ile müvekkili arasında yapılan e-posta yazışmalarının bir kısmı sunulmakta olup,

taşıma miktarlarına itiraz olmadığı ve hatta geçmiş dönem faturalarının düzenlenmesinin talep edildiği de görüldüğünü, dolayısıyla davalı tarafın iş ilişkisinde üstün konumda olmasının ve müvekkilin alt taşıyıcı olması nedeniyle söz konusu faturaların kesilmesini engellediği ve müvekkilinin bu şekilde oyaladığı akabinde ise söz konusu faturalara kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin sarih olduğunu, Tarafların aylık belirli bir desinin taşınması hususunda anlaşma yapmakta ve desi birim fiyatı üzerinden faturalandırma yapıldığını, dosyada mevcut sözleşme eklerinden de görüleceği üzere bu birim fiyatı 0,205 TL olduğunu,

yani müvekkilinin 76.000 desi taşıma yaptığı bir ay içinde fark faturası düzenlenene kadar ay içinde her bir taşıma için 15.580 TL'lik fatura kestiğini, dolayısıyla aradaki fark olan 5.168 TL için ise davalıdan onay beklendiğini ve bu onay geldikten sonra fark faturası kesildiğini, benzer şekilde müvekkilinin 100.000 desi üstünde yaptığı taşımalarda da birim fiyatı düşmekte olup, 100.000 desi yerine 125.000 desi taşıdığında müvekkilinin ay içinde 25.625 TL'lik fatura kesmiş olduğunu, ancak 125.000 desi karşılığı hak edilen ödeme miktarı 20.625 TL olup bu kere 5.000 TL için davalı tarafın müvekkiline iade faturası kestiğini,

Davalı taraf faturalara itiraz ederek iade etmiş olup, zaten davalı ile müvekkili arasında farklara ilişkin uyuşmazlık olmasa idi söz konusu vakıanın mahkemelere taşınması da gerekmeyeceğini, dolayısıyla davalı taraf kötü niyetli olarak müvekkili ile mutabık kalmayarak alacak hakkını sürüncemede bırakmış ve neticeden usule ve hukuka aykırı karar ile de davalı tarafın kendi kötü niyetinden fayda elde ettiğini, Tarafınca izah ettikleri hususların ispatı için dilekçe ekinde sözleşme ve ekleri ile daha evvel bilirkişi aşamasında sunulan taşıma listeleri de ayrıca sunulduğunu,

taşıma listelerinde de görüleceği üzere tahmini para değeri üzerinden taşıma yapıldığını, zira müvekkilinin yine ekteki taşıma listesinden görüleceği üzere bir ay içinde yüzlerce taşıma işi yaptığını, dolayısıyla ayın başında ay sonu toplam taşınan desi miktarının belirlenmesi de mümkün olmadığını, bu nedenle tarafların cari usul çalıştığını, ekte sunulan e-posta yazışmalarında da tarafların aylarca fark faturası hususunda mutabık kalmadığı,

proforma faturalarla müvekkili tarafından düzenleneceği bildirilen fatura tutarlarının birbiri ile uyuşmaması nedeniyle fatura düzenlenemediği ve sürekli olarak yazışma yapıldığının görüleceğini, netice itibariyle müvekkili tarafından 2013 yılından doğan fark alacaklarını 2015 yılında talep etmesi ve ticari hayat gereği faturalandırma ve vergilendirme yapılmasının zorunlu olması hususları bir arada değerlendirildiğinde müvekkilin alacağını yasal olarak zamanaşımı süresinde talep ettiği bu hususta zaten dosya kapsamında zamanaşımına dair bir ihtilaf da bulunmadığını, Müvekkilinin ticaret erbabı olarak fatura düzenlemek zorunda olup,

davalı ile iş ilişkisinin devamı nedeniyle fatura düzenlenmesi işlemi geciktiğini, ancak söz konusu faturaların davalıdan onay alınmaksızın kesilmesi nedeniyle davalı taraf faturaları iade ettiğini ve defterlerine işlemediğini, oysa söz konusu dava bir alacak davası olup, müvekkilinin taşıma yaptığı halde eksik ödeme aldığı kök bilirkişi raporunda tespit edilmiş olmasına rağmen fatura tarihinin geç olmasından cihetle davanın reddine karar verilmesi hakkın özünü ortadan kaldıran ve hukuka aykırı bir karar olduğunun tartışmasız olduğunu, Kök rapor ile desi farkından kaynaklanan alacakların mevcut olduğu ve ödenmediği de sabit hale geldiğini,

ancak iş bu rapor faiz yönünden taraflarınca itiraza uğramış olmasına ve daha sonra düzenlenen ek raporun dosya kapsamını aydınlatıcı özelliği olmamasına rağmen hükme esas alındığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşımaya ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, davalı ile 01/03/2013 tarihli Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 11.maddesinde fiyatlandırmanın nasıl yapılacağının belirtildiği, sözleşmenin 11 maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Ek 1 de belirtilen Rumeli ve Trakya taşımalarına ilişkin fiyat listesine göre yapılan hesaba ilişkin kesilen 11.06.2015 tarihli 2014 yılı ocak- şubat ve mart ayı desi farkı açıklamalı faturanın davalıya tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını ileri sürmüş, davalı ise taşıma ve sözleşme ilişkisini kabul etmekle birlikte,

takip dayanağı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye ve usule aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle davacıya borçlu bulunmadıklarını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan 01/03/2013 tarihli Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti karşılığı, davacının desi fark bedeline dayalı alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.

İlk derece mahkemesince, sözleşmenin 2.3 ve 11. Maddesindeki düzenlemeler kapsamında, davacının desi fark faturası düzenlemesinin şartlara bağlı olduğunun anlaşıldığını, davacının sözleşme hükümlerinde belirtilen süre ve bildirim koşullarına uymaksızın 11/06/2015 tarihli faturayı düzenlediği, bunun taraflar arasındaki sözleşmeye ve eki fiyatlandırma listesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İlk derce mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere taraflar arasındaki ihtilafsız olan 01/03/2013 tarihli Yurtiçi Nakliye Hizmetleri Satış Sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği, sözleşmenin 2.3 maddesinde nakliyeci davacının faturasını bilgisayar ortamında kesip göndereceğinin düzenlendiği,

davalı ... tarfından davacıya gönderilen haftalık proforma fatura kontrol edilerek ve sorun yoksa faturanın proformaya göre kesileceği, nakliyeci davacının ekstra km farkı veya farklı rota/spot taşıma faturası kesecekse faturalarının ekinde sorumlu ile yapmış olduğu mail onay yazısını ekleyeceği, yine sözleşmenin 11. Maddesinde iş bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Ek 1 de belirtilen bedellerin KDV hariç tutarlar olduğu,

ödeme için ... nakliyeci davacıya haftalık olarak faturalandırılacak taşımaları ve faturalama tutar bilgisini ileteceği, bu veriye göre nakliyeci davacı tarafından ...ya haftalık faturalar çıkarılacağı, ... faturanın ... tarafından alınmasından teslim alınış tarihinden itibaren 30-35 günün sonundaki ilk ödeme gününde davacı nakliyeciye fatura bedelini ödeyeceğinin düzenlendiği,

yine aynı maddede faturaların Nakliyece davacı tarafından bilgisayar çıktısı veya belgesi olarak düzenlenip ... ya yollanacağı, nakliyeci davacının taşımanın yapılmasından itibaren en geç 7 gün içinde sevk irsaliyesi ve taşıma irsaliyesini ...ya teslim edeceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Yine sözleşmenin 11 maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu kabul edilen Trakya ve Rumeli taşımalarının fiyatlandırılması başlıklı belgede ise, " ay sonunda ilgili hatta toplam Desi miktarı çalışılan gün sayısına bölünür ve ortalama Desi miktarı bulunur. Bu miktarın ilgili olduğu barem dikkate alınır.

Ay sonuna kadar tüm faturalar Rumeli taşımaları için 0.066 TL den Trakya taşımaları için 0,205 TL den kesileceği, ay sonunda farkların fatura edileceği veya alınacağının" düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davacının ise takip ve alacağına dayanak gösterdiği 11.06.2015 tarihli fatura içeriğinde, 2014 yılı ocak- şubat ve mart ayı desi farklarının açıklama olarak yer aldığı, buna göre ve az yukarıda sözleşmenin 11 maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu kabul edilen Trakya ve Rumeli taşımalarının fiyatlandırılması başlıklı belgede yer verilen düzenleme uyarınca davacının ocak-şubat - mart 2014 yılına ilişkin iş bu Desi farkı faturasının 11.06.2015 tarihinde düzenlendiği gözetildiğinde,

fatura dayanağı desi farkı alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme ve özellikle sözleşmenin 11 maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu kabul edilen Trakya ve Rumeli taşımalarının fiyatlandırılması başlıklı belgede yer verilen düzenlemeye aykırı olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derce mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK 35/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.05.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/577, K. 2024/808, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/577
Karar No
2024/808
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/585 K.2024/716
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/591 K.2024/322
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/592 K.2024/395
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/593 K.2024/335
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/594 K.2024/297
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/594 K.2024/343

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.