KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/752
- Karar no
- 2024/1136
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15.02.2021
- Numarası
- 2020/12 Esas - 2021/112 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.892 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... San ve Tic.
A.Ş.’nin İstanbul'da mukim 1993 yılından bu yana her nevi plastik ve bu maddelerden yapılmış eşya ve malzemenin, hastanelerde, gıda ürünlerinde kullanılan hijyen ürünlerin alım satımını, ithalat ve ihracatım yaptığım, sektörün öncüleri arasında olduğunu, Ülke ekonomisine de önemli katkılar sağladığını, müvekkilinin müşterisi İngiltere'de mukim ...Ltd. şirketine teslimi yapılacak ürünlerin komple tam tır yükleme işi için davalı ile anlaştığını, davalının yetkilisi ...’in ....com.tr mail adresinden müvekkilinin yetkilisi ...'un ....com adlı mail adresine 10.10,2016 tarih 2:07 PM saatinde gönderilen mailde.
Yurtdışına parsiyel taşımacılığın yapılması halinde 2.525,00 Euro bedel ödeneceğinin belirtildiğini, aynı gilnde 3:32 PM saatinde ise; gönderilen mail ile de komple tam tır tahsis edilmesi halinde ise 4.050,00 Euro bedel İle taşıma yapılabileceğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili yetkilisinin 12.10.2016 tarihli cevabi mailinde tınn komple tır olarak müvekkile tahsis edilmesini, müşterisinin süz konusu Ürünleri acilen talep ettiğini, bu nedenle de zaman kaybına uğramaması için derhal yükleme iğinin yapılmasını belirterek davalı İle 4.050,00 Euro bedel İle anlaşma yapıldığını,
davalının 17.10.2016 tarihinde 4.050,00 Euro bedelli faturayı müvekkiline keserek gönderdiğini, müvekkilinin taşıma bedelini peşin olarak davalının banka hesabına gönderdiğini, davalıca alt taşıyıcı olarak görevlendirilen... Hizmetleri Tic. Ltd.
Şti.'nin düzenlediği 15.102016 tarihli CMR belgesi ve Tl belgesindeki kayıtlardan ve arasındaki farklılıktan da görüldüğü üzere davalının komple tır İçin anlaşma yaptığını, tır tamamen müvekkiline tahsis edilmesine rağmen, davalının buna aykın olarak başka ürünleri de aynı tır içinde taşıdığını, bunun üzerine muhatap şirket çalışanları ile yapılan görüşme ve mail yazışmalarında açıkça hatalı davrandıklarını kabul ettiklerini, müvekkili ile müşterisi arasındaki anlaşmaya göre navlun bedelini müvekkilinin müşterisinin ödediğini, ancak ürünlerin taşınması için tam tır bedeli alınmasına rağmen parsiyel taşıması yapıldığını öğrenen müşterinin,
müvekkili sanki davalı firma ile birlik olup kendisini dolandırmaya çalıştığım düşündüğünü, bu nedenle müşteri nezdinde itibarı yok olan müvekkilinin navlun bedeli olarak fazla tahsil edilen 1.525,00 Euro'yu müşterisine iade etmek zorunda kaldığını, davalı firma adına müvekkilince 16.11,2016 tarihli 244222 sayılı 1.525,00 Euro bedelli "..." ismi ile fatura düzenlendiğini ve davalıya Beyoğlu ...
Noterliği 24,11.2016 tarih ... yev. no.lu İhtarnamesi İle tebliğ edildiğini, davalının bu faturayı müvekkiline Bakırköy 21. Noterliği 29.11.2016 tarihli ... yev. no.lu İhtarnamesi ile iade ettiğini, akabinde süresi içinde davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açma gereği hasıl olduğunu, davalının müvekkili ile yaptığı anlaşmaya aykın davranarak tam tır taşıma yerine parsiyel taşıma yaptığını, davalının müvekkilden haksız bir şekilde 1.525.00 Euro fazladan taşıma ücreti aldığını ve bu nedenle müvekkilinden fazla alman bedelin iade edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya tam tır taşıma bedelinin tamamını eksiksiz ödediğini, ancak CMR kayıtlan ve ilgili gümrük kayıtlan ile de sabit olduğu üzere davalının parsiyel yük taşıma» yaptığını,
müvekkilinden bunu gizleyerek 1.525.00 Euro fazla bedel tahsil ettiğini, taraflar arasında yapılan tam tır taşıma anlaşmasına rağmen davalının parsiyel taşıma yaparak fazladan aldığı 1.525,00 Euro'yu müvekkiline geri ödemediğinden İstanbul ... icra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına vaki itirazların tümden reddine ve 16.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte alacağın tahsiline, takibe yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...6102 sayılı TTK m. 850/I'e göre. "Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar." Bu madde kapsamında taraflar arasındaki hukuki ilişki taşımacılık sözleşmesidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık davacının tam taşıma için ücret ödemiş olmasına karşılık davalının taşıma faaliyetini parsiyel / kısmi taşıma yapması ve davacının yükünün taşındığı araçta başka bir şirketin de yükünü taşımış olmasından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK m. 866'ya göre. "Taşıyıcı, taşınması kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmiş olmasa bile, gönderenin istemi üzerine yola çıkmak zorundadır.
Bu durumda taşıyıcı; a) Sözleşmede kararlaştırılmış olan taşıma ücretinin tamamını, b) Doğmuş bekleme ücretini, c) Eksik yükleme sebebiyle yapmak zorunda kaldığı giderleri ve uğradığı zararı, d) Alacakları, eksik yükleme sebebiyle kısmen veya tamamen teminatsız kalmışsa, kendisine ek teminat gösterilmesini, isteyebilir.
Ancak, kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, (a) bendine göre istenecek ücrete mahsup edilir." Bu maddeye göre davacı taraf kısmi taşıma için ön görülen tam taşıma ücretini davalı tarafa ödemiş olup bu konuda bir anlaşmazlık yoktur. Davalı taraf ise kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmış olup bunun karşılığında da dava dışı şirketten navlun bedeli almıştır.
Dolayısıyla davacı tarafından bedeli ödenmiş olan kısım için davalı ikinci bir taşıma faaliyeti yürütmüş ve davacıya yönelik olarak haksız olarak kazanç elde etmiştir.
Mahkememizce gerek önceki yargılamada gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafın fazladan aldığı navlun bedelini iade etmesi gerektiği açıkça tespit edilmiş, davacının yansıtma faturasının da yapılan taşıma işine göre uygun olduğu...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına, davalının itirazının iptali ile takibin takip talebindeki 0,73-Euro işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık %1,75 oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. TTK m.866/1 son cümlesinde “….
Başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, (a) bendine göre istenecek ücrete mahsup edilir...” hükmü yer aldığını, müvekkilinin TIR tedariki yaptığı dava dışı ... isimli firmanın, müvekkiline 3950 Euro bedelli fatura kestiğini, müvekkili firmanın da, davacıya 4050 Euroluk fatura kestiğini, bunun dışında müvekkilince üçüncü firmalara bu taşıma ile ilgili kesilmiş bir faturanın, elde edilmiş bir kazancın söz konusu olmadığını, Dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin defterlerinin lehine delil olacağı hususunu tespit ettiğini,
1525 EURO bedelli bir faturanın davalı defterlerinde bulunmadığı, davalıya tebliğ edilen faturanın Noter Kanalı ile iade edilerek itiraz edildiği, zararın kapsamı ile ilgili olarak verilen görevlendirmeye göre hesaplama yapılması mümkün olmadığı, dosya kapsamında davalının davalının menfaat sağlayıp sağlamadığı sabit olmadığı hususlarının tespit edildiğini, bu tespitler kapsamında dava reddedilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, Dosya kapsamındaki sorunun davacının dosya dışı üçüncü kişiye 1.525,00 Euro’yu müşterisine iade edip etmediği,
edildi ise bu bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği olduğunu, dosyada bu bedelin iade edilip edilmediği konusunda bir tespit söz konusu olmadığını, kaldı ki, böylesi bir iade var ise bu iadenin neye dayandığı, bunun ile ilgili dava dışı üçüncü kişi tarafından bir dava açılıp açılmadığı ve/veya tam TIR taşımacılığı yerine parsiyel taşımacılık yapıldığı yönünde gerek malın yüklenildiği Türkiye'de gerekse malın varma yerinde herhangi bir hukuki tespit (Noter, mahkeme , gümrük memurları vs) yaptırılmadığını, Ortada yansıtılan bir zararın olup olmadığı,
var ise ne kadar olduğu hususu bile ispat edilemediğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinde, TIR tedariki yaptığı ... isimli firmanın, müvekkiline 3950 Euro bedelli fatura kesdiği, müvekkili firmanın da davacıya 4050 Euroluk fatura kestiğinin tespit edildiğini, kaldı ki, müvekkilince aynı TIR ile ilgili üçüncü firmalara bu taşıma ile ilgili kesilmiş bir fatura söz konusu olmadığının tespit edildiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşıma ve sigorta uzmanı bilirkişi tarafından dosya kapsamında zararın kapsamı ile ilgili olarak verilen görevlendirmeye göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı,
davalının 4.050 Euro bedelle tam araç yükü olarak taşımaya aldığı yükün yanından başkaca yük taşımış ise sözleşmeye aykırı davranmış olduğu, ancak bunun zarar verip vermemesi, gecikmeye sebebiyet verip vermemesi önemli olduğu, taşımaya aldığı yükün yanında başkaca yük taşımış ise sadece elde ettiği menfaati iade etmesi gerektiği, ancak somut olayda söz konusu taşıma alt taşıyıcı ... Ltd.
Şti tarafından yapıldığı; davalının menfaat sağlayıp sağlamadığının sabit olmadığı tespitlerinin yapıldığını, bu tespitlere göre de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davada taraf teşkili yapılmadan karar verildiğini, ... isimli şirkete dava açılmadan salt müvekkili şirkete, dava açılması ve davanın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından dava hatalı olarak sadece müvekkiline karşı açıldığını, taşıma yapan ... isimli, üçüncü kişiye dava açılmadığını, ... isimli şirketin defterlerinde de bu konuda bir fatura bulunmaması ve/veya menfaat temini olmaması durumda,
davalı müvekkilinin bu zararının kimden alabileceğinin de meçhul olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...yansıtma alacağının fatura ile talep edilmesine karşın, tartışmalı olduğunun..." göz önüne alındığında davanın reddi gerektiğini, zira davalı tarafından bu şekilde bir taşıma yapılsa ve menfaat elde edilseydi, bu rakamın yansıtılması (kabul anlamına gelmemek üzere), bilirkişi tarafından hesaplama yapılabilmesi durumunda mümkün ise de, dosya kapsamında böylesi bir menfaat elde edilmediği gibi hesaplama da yapılmadığını, Bununla birlikte, dava konusu yükün,
parsiyel farkının neye istinaden belirlendiği ve tespit edildiği de belli olmadığını, parsiyel farkının tespiti göreceli bir kavram olduğunu ve o hafta ki araç sayısına göre parsiyel fark hesaplanabileceğini, mahkemece bu hususlar araştırılmadan karar verildiğini, Taraflarınca davanın ihbarı talep edimiş ise de, bu konuda karar verilmediğini, bu hususun kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, Davacının harca esas değer olarak 1.525,00-Euro üzerinden harç yatırdığını, işlemiş faiz ile ilgili harç yatırmadığını, buna rağmen mahkemenin 0,73-Euro işlemiş faizin kabulune karar verdiğini, öte yandan taraflarınca yemin deliline de dayanıldığını,
bu hususta mahkemenin olumlu ya da olumsuz karar vermediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı akdi taşıyıcının, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranarak tam tır taşıma yerine parsiyel taşıma yaptığı, buna göre fazladan tahsil edilen taşıma fiyat farkının tahsili için başlatılan takibe davalı yanca ileri sürülen itirazın haksız olduğu iddiasıyla, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış bir itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranına göre, hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle 5.880,00 TL'ye baliğ olmuştur.
Davacı yanca davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 1.525 Euro ile 12,49 Euro işlemiş faiz olmak üzere 1.537,49 Euro' nun tahsili için takip başlatılmış, takipte kur karşılığı 5.628,29 TL gösterilmiş, itiraz üzerine duran takibin devamı için açılan eldeki itirazın iptali davasında ise dava değeri 5.849,59 TL olarak gösterilerek dava açılmıştır. Bu durumda dava değerinin, yasal kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır.
HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak, aynı Kanun'un 352/1.b. maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilmesi mümkündür.
Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/752, K. 2024/1136, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama