İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/833 K.2024/767

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava…

Esas2021/833Karar2024/767Tarih9 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.935 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Dosya no
2021/833
Karar no
2024/767
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/10/2020
Numarası
2017/499 E. - 2020/463 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Batım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.935 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinni, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesi kapsamında davalı şirketin ürettiği araçları satmaya yetkili olduğunu, müvekkilince ... satılan araçta üretimden kaynaklanan gizli ayıp bulunduğunun Ankara 4. Tüketici Mahkemesince verilen ve Yargıtay tarafından onanan karar ile belirlendiğini, ayıptan doğan zararın sorumluluğunun aracın ithalatçısı olan davalıya ait olduğunu, anılan ilama dayalı olarak İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip sonucu müvekkilinin ödeme yapmasının hakkaniyete aykırı olacağını, ayıplı mal nedeniyle ithalatçının müvekkiline karşı olduğu gibi tüketiciye karşı da akdi sorumluluğu bulunduğunu, takip dosyasında 18.724,99 TL ödeme emri gönderildiğini, anılan miktarın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürülüğünün...

Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazını iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;

davacının, dava dışı ... ödeme yaptığına ilişkin bir kanıt bulunmadığını, rücu hakkının kullanılabilmesi için TBK'nın 163/1. maddesi uyarınca borcun ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılıp yapılmadığı belli olmayan bir borç için takip başlatılarak dava açılamayacağını, TBK'nın 73/2.maddesi uyarınca ayıplı mal davasının müvekkiline ihbar edilmediğini ve müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, anılan madde uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, davanın ihbar edilmemesi nedeniyle dürüstlük kuralları gereğince zamanaşımının satım tarihi olan 05.07.2013 tarihinde başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımının dolacağını,

davacının likit bir alacağı bulunmadığından rücu şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı yan, davacının tüketiciye tam ve eksiksiz olarak ödeme yapmadığı takdirde iş bu davanın açılmasında hukuki yararının olmadığını ayrıca davacı talebinin TBK'nun 73. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını ileri sürmekle. Ankara 4. Tüketici Mahkemesi'nde tüketici lehine verilen karar akabinde İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacı aleyhine başlatılan ilamlı takipte 07/08/2017 tarihli kapak hesabı gereğince bakiye borcun icra dosyasına ödenerek borcun sona erdirildiği, bu nedenle başlangıçta kısmen mevcut olan hukuki yararın mahkememizin ön inceleme duruşmasının yapıldığı tarih itibarıyla tamamlandığı tespit edildiğinden HMK'nun 115/3. maddesi uyarınca davanın usulden reddedilmeyerek esasına geçildiği; zamanaşımı definin incelenmesinde, dava dışı tüketici ve davacı satıcı arasındaki uyuşmazlık satılan maldaki ayıba ilişkin olmakla sözleşme hukukundan kaynaklandığı,

bu nedenle davacı satıcının davalı ithalatçıdan olan eldeki talebinin de müteselsil sorumluluk ilkesi kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine dayandığı, TBK'nun 146. maddesi kapsamında davacı talebinin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu,

zamanaşımının tüketiciye son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, nitekim son ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığından zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, her ne kadar sonucu etkilemeyecek ise de davalı yanın beyanının aksine iş bu davada haksız fiillerdeki rücu davası için öngörülen TBK'nun 73. maddesi yerine sözleşme ilişkilerinde uygulanması gereken genel zamanaşımı süresinin geçerli olduğu tespit edilmiştir.Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması ilkesi gereğince mahkememizce yapılan hukuki değerlendirme kapsamında,

az önce ifade edildiği gibi TBK'nun 73/2. maddesine uygun ihbar yapılmamasının davalının sorumlu tutulmasına engel olduğu beyanının aksine iş bu davada HMK'nun davanın ihbarına ilişkin 61. maddesine göre dava dışı tüketicinin açtığı davada davacı yanca davalı yana uygun bir ihbarda bulunulup bulunmadığı hususu tetkik edilerek varılacak sonuca göre davalının sorumluluğunun tespit edilebileceği, bu kapsamda HMK'nun 61/1. maddesinin 'Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.' hükmünü içerdiği,

aynı kanunun 64. maddesine göre ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanacağından anılı maddeye bakıldığında. HMK madde 69/2 'Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez.

Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek,

yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.' düzenlemesinin mevcut olduğu saptanmakla, tüketici mahkemesinde açılan davaya cevap vermeyerek davayı takip etmeyen, savunma hakkını kullanmayarak aleyhine gelen bilirkişi raporlarına itiraz etmeyen ve ayıplı olduğu iddia edilen otomobil hakkında davalıyı davadan haberdar etmeyen davacı yanın,

HMK'nun 69/2. maddesinin mefhumu muhalifinden davalı yana yanında savunma yapma imkanı vermemesi nedeniyle tüketiciye yapmak zorunda kaldığı ödeme nedeniyle talepte bulunamayacağı anlaşıldığından mahkememizce ayıplı araç üzerinde inceleme yapılması gerekli bulunmaksızın tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince yerinde görülmeyen davanın reddine, takibin kötü niyetle başlatıldığı hususu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine.." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davada ödenen 18.742,99 TL ilama bağlı yargılama giderinin tahsili için takip başlatıldığını, mahkemece hatalı değerlendirme ile itirazın iptali davasının reddine karar verildiğini, davanın açılmasına, davalı tarafından ithal edilen araçtaki gizli ayıbın neden olduğunu, üretimden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle sorumluluğun aslında davalıya ait olduğunu, rapordaki tespitin aksine müvekkilince, dava dışı ...

İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki borcun ödendiğini, üretimden kaynaklı ayıptan, yetkili bayi olarak satışı yapan müvekkilinden önce ithalatçı ve üreticinin sorumlu olduğunu, TKHK'nın 11/2. maddesinde da ayıplı maldan dolayı bir takım hakların yerine getirilmesi konusunda tüketici karşısında, satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunun belirlendiğini, anılan ayıptan müvekkilinin kusur veya sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan, hatalı raporun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesi kapsamında satılan araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp nedeniyle, dava dışı tüketici tarafından açılan dava sonucu oluşan ilam giderlerini ödeyen satıcının, bu ödemelerin rücuen tahsili için davalı ithalatçıya karşı başlattığı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, avacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı .... A.Ş.’nin yetkili bayisidir.

Davacının, davalıdan satın alarak, dava dışı tüketiciye satmış olduğu bir aracın “üretimden kaynaklı olarak ayıplı” olması nedeniyle, araç sahibi ... tarafından, davacı aleyhine Ankara 4. Tüketici Mahkemesinin 2013/4010 Esas sayılı dosyasında 05.07.2013 tarihinde, sözleşmenin feshi ile satılanın iadesi talepli dava açılmıştır.

Dosya içinde bulunan ilam suretinden, satıcının/davalının anılan davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesine göre, davada ileri sürülen vakıaları inkar ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan inceleme sonucu davanın kabulü ile satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. İlamda, davalı satıcı yargılama giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmuştur. Anılan ilam tüketici tarafından İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında takibe konu edilmiştir. Davacı/satıcı, anılan dosyada ilam borcunun ödendiğini belirterek, araçtaki üretimden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle, aracı üretin ve ithal eden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, ödenen ilam bedelinin tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlatmıştır. Davalının süresinde takibe itiraz etmesi üzerine, süresinde eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.

Davalı, tüketici mahkemesinde, dava dışı tüketici tarafından açılan davanın kendisine ihbar edilmediğini, bu nedene davacının rücu talebinde bulunamayacağını savunmaktadır. Mahkemece de belirtilen gerekçe ile davacının rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin, davalı tarafından ithal edilen araçların satımına ilişkin bir bayilik ilişkisi bulunduğu açıktır.

Davalı tarafından ithal edilip, davacı tarafından dava dışı tüketiciye satılan araçta, üretimden kaynaklanan gizli ayıp bulunduğu, dava dışı tüketici tarafından satıcı aleyhine Ankara 4.Tüketici mahkemesinin 2013/4010 Esas sayılı dosyasında verilen 07.11.2014 tarihli karar ile belirlenmiştir. Anılan kararda, 08.07.2015 tarihinde satılan 2011 model ... marka sık arıza yaptığı belirlenmiştir.

6502 sayılı TKHK'nın 11.maddesi uyarınca, satılanın ayıplı olması halinde tüketicinin, satılanın ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkının bulunduğu belirtilerek TTK'nın 227. maddesine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ayıptan kaynaklanan uyumazlıklar bakamından, üretici, ithalatçı ve satıcı, tüketiciye karşı müteselsilen sorumludur.

Bir zarardan müteselsilen sorumlu olan kişilerden birinin zararı ödemesi halinde iç ilişkide ne şekilde işlem yapılacağı TBK'nın 167.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan davada, satıcı tarafından, satılandaki üretimden kaynaklı ayıp nedeniyle açılan dava sonucu ödenen ilama bağlı vekalet ücreti ile yargılama giderleri istenmiştir. Dosyadaki ödeme dekontları ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davacının ilamdan kaynaklı takip nedeniyle borcunu ödediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece diğer hususlarda yapılan değerlendirmeler yerinde ise de davanın ihbarı ve sonuçlarına ilişkin yapılan inceleme eksik olup, buna ilişkin delil ve savunmalar tam olarak değerlendirilmeden karar verilmiştir.

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, tüketici mahkemesinde alınan bilirkişi raporunu düzenleyenler arasında otomotiv kürsüsü bulunan bir üniversite öğretim üyesinin bulunmaması nedeniyle raporun hükme esas alınamayacağı ve davacının rapora itiraz etmeyerek, davayı da ihbar etmemek sureti ile eksik işlem yapması nedeniyle, araç üzerinde yeni bir inceleme yapılması istenmiştir. Davanın ihbarı ve şartları HMK'nın 61. maddesinde düzenlenmiştir.

"İhbar ve şartları" başlıklı 61/1.maddesinde "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Buna göre; taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.İhbarın şekli ise anılan Kanun'un 62. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.

Bunun yanında sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın ihbarı ile yargılamanın başka bir güne bırakılamayacağı açıkça öngörülerek, yargılamanın gereksiz uzaması ve kötü niyetli ihbarda bulunulmasının da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak, ihbarın tevalisi gibi zorunlu hâllerde bir süre verilerek yargılamanın başka güne bırakılması kabul edilmiştir.Davanın ihbarı mahkeme aracılığı ile yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla da yapılması mümkündür.

Davanın ihbarını mahkeme aracılığı ile isteyen taraf dilekçe ile mahkemeye başvurmalıdır. Mahkeme, davanın ihbarına ilişkin dilekçenin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbar şartlarının bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği gibi ihbar talebinin reddine ya da kabulüne de karar vermemelidir.

HMK'nın 64. maddesinde, ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır düzenlemesi nedeniyle anılan maddenin değerlendirilmesi gerekmektedir.HMK'nın 69/2.maddesinde, "Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez.

Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Buna göre, davanın ihbar edilmemesi halinde, rücu hakkının her halükarda sona ereceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu tür bir durumda, davanın ihbarı halinde esasa ilişkin haklılığı gösterecek hangi savunmanın ileri sürülemediği değerlendirilmeli ve bu savunmanın ilk davada ileri sürülmesi halinde kararın farklı olabileceği savunularak kanıtlanmalıdır.

Bu nedenle, tüketici mahkemesindeki ayıpla malın misli ile değiştirilmesi davasında, yapılan yargılama ve araçta saptanan eksikliklere göre, davalı olan ithalatçının hangi savunmayı getireceği ve bu savunmanın o davaya etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik delillerle ve soyut gerekçe ile sadece davanın ihbar edilmemesi nedeniyle rücu imkanının bulunmadığının kabulü yerinde değildir.

Mahkemece, buna ilişkin deliller toplanıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına ilişkin delillerin değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/833, K. 2024/767, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/833
Karar No
2024/767
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/833 K.2024/311
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/834 K.2024/833
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/835 K.2024/713
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/836 K.2024/464
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/836 K.2024/683
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/836 K.2024/674

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.