KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/835
- Karar no
- 2024/713
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2021
- Esas no
- 2019/650
- Karar no
- 2021/82
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/11/2019
Karar Metni
2.500 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Araç Tanıma Sistemi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmesi için de üçüncü kişi ...
Bankası ile imzalanan sözleşme ile doğrudan borçlanma sistemi ile banka tarafından davacıya ödeme yapılmasının kabul edildiğini, sözleşme kapsamında davalının müvekkiline ait araçlara, Araç Tanım Sistemini kurmayı üstlendiğini ancak buna rağmen kurulumun yapılmadığını ve böylelikle sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin feshi üzerine davalının feshedilen sözleşmedeki cezai şarta ilişkin hükme dayanmak suretiyle 24.128,00 TL'yi bankadan tahsil ettiğini,
ancak davalının sözleşme kapsamında cezai şart alacağı oluşmadığını ve bu nedenle haksız yere tahsil edilmiş olan 24.128,00 TL'nin tahsilatın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin petrol ürünlerini dağıtım, pazarlama ve satış işleri yaptığını ve bu kapsamda davacı taraf ile yapılan 06/07/2018 tarihli Yakıt Matik Sözleşmesi ile davalının davacıya ait 33 adet araca yakıt matik kiti montajı yapılması taahhüdü altına girdiğini ve bu yükümlülüğün ifası için üçüncü kişi .... Tic.
AŞ'ye sözleşmeye konu araçlara yakıtmatik kiti takması için talimat verdiğini, ancak davacının araçlarını servislere götürmediğini ve bu nedenle montajın yapılamadığını, davacı taraf sözleşmenin hiç icra edilmediğini iddia etmiş ise de 31/08/2018 - 06/09/2018 tarihleri arasında davacıya ait ... plakalı aracın sözleşme kapsamında yakıt alımı yaptığını, çünkü davacının iddialarının aksine indirimli yakıt alması için mutlaka kit montajı yapılmasına gerek olmadığı,
nitekim ... plakalı aracın kit takılı olmadığı halde yakıt aldığını, dolayısıyla araçlara kit takılmamış olmasından kaynaklanan sorumluluğun davacı tarafın kendisinde olduğunu, sözleşmenin cari olduğu dönemde sözleşmenin 10. maddesi kapsamında davacı tarafın kendisinden talep edilen teminatları sağlamaması ve/ veya sağladığı teminatların yetersiz kalmasının DBS hesabının kapatılması için yeter sebep olarak kabul edildiğini,
ayrıca sisteme kayıtlı araçların sözleşmenin imza tarihinden itibaren birbirini izleyen 2 aylık süre içerisinde hiç alım yapmaması halinde ve/ veya sözleşmede belirtilen araç sayısında %30'dan fazla azalma olması halinin sözleşmeyi ihlal olarak kabul edildiği ve sözleşmenin ihlalinde de davacının taşıt başına KDV hariç 200,00 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, bu kapsamda davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmeyerek cezai şart borçlusu haline geldiğini ve bu nedenle (32 X 754,00 TL (200,00 USD X 3,77 = 24.128,00 TL)) oluşmuş olan 24.128,00 TL cezai şart alacağının davacı adına bankadan tahsil edildiğini,
bu nedenle haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, cezai şart alacağın mahsuben davalının banka hesabından tahsil edilen paranın istirdadı suretiyle tahsili davasıdır. İhtilaf, davacının sözleşmeyi ihlal edip etmediği, etti ise bu ihlal nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise davalının davacıdan tahsili mümkün cezai şart miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Davacı iddiaları ile davalının cevabı birlikte değerlendirildiğinde sözleşmeyi ihlalin sözleşmeye konu araçlara yakıtmatik kiti takılmaması noktasında meydana geldiği, sözleşme ile yakıtmatik kitlerini takma yükümlülüğünün davalı şirkete ait olması nedeniyle davalı bu yükümlülüğün ifa edilmemesinde 6098 sayılı TBK m.112 kapsamında kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat yükü altındadır.Tüm dosya kapsamı,
alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan ve bilirkişilerce sözleşmeyi davalı tarafın ihlal etmiş olduğu tespit edildiğinden ve taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davalı taraf kendisine bildirilen 33 araca yakıtmatik kiti takma borcu altında olduğu halde bu yükümlülüğünü ifa etmediği ve bu ihlale rağmen sözleşmeyi davacı taraf ihlal etmiş gibi sözleşmenin 10. maddesi kapsamında hesapladığı cezai şart alacağını doğrudan DBS hesabından tahsili haksız olduğundan davanın kabulü ile 24.128,00 TL'nin 23/01/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde öngörülen
avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalan yakıtmatik sözleşmesi kapsamında davalının cezai şart olarak davacının banka hesabından tahsil ettiği paranın istirdadına ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanmış bulunan Yakıtmatik başlıklı sözleşmenin 3/1-2. maddesinin "Total, müşteri tarafından ek-1 formunda listelenmiş bütün taşıtlarına ilgili yakıtmatik malzemesini ücretsiz olarak monte ettirecektir. Müşteri sisteme eklenecek veya sistemden çıkarılacak bütün taşıtlar için ek-1 formunu doldurarak Total'e yazılı olarak bildirecektir. Formda verilmiş bir yanlış bilgi taşıtın akaryakıt alımını engelleyebilir.
Böyle bir durumda elektronik ünitenin değişmesi veya yeniden programlanması gerekeceğinden bu uğurda yapılacak masraflar müşteri tarafından karşılanacaktır.
Müşteri, Total'in yazılı onayını alarak taşıt montajlarını 6 araç ve üstü ise kendi tesisinde, 6 araca kadar ise yetkili servisin tesisinde yaptırabilir." şeklindeki hükmü ile davalının, davacının araçlarına yakıtmatik kiti takma yükümlülüğünün ve 10.1 maddesinin "İş bu sözleşmedeki diğer hükümlere halel gelmemek kaydıyla müşteri, kendisinin talep edilen teminatları sağlayamaması ve/ veya sağladığı teminatların yetersiz kalması, DBS hesabının kapatılması,
sistemde kayıtlı araçlarının iş bu sözleşmenin imza tarihinden itibaren birbirini izleyen 2 (iki) ay süresince hiç alım yapmaması ve/ veya sözleşmede belirtilen araç sayısında %50'den fazla azalma olması ve/ veya ilk 6 aylık yakıt alımları baz alınarak hesaplanan aylık akaryakıt alımlarında %50 oranında azalma olması durumları da dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere iş bu sözleşme ve eki/ ekleri ile üstlendiği edimlere/ yükümlülüklere kısmen veya tamamen uymaması halinde,
hem Total'in herhangi bir bildirimde bulunmadan ve herhangi bir tazminat ödemeksizin derhal ve tek taraflı olarak bu sözleşmeyi feshetmekte serbest ve yetkili olacağını hem de iş bu sözleşme kapsamına alınan her taşıt başına KDV hariç 200,00 USD (200,00 USD'nin fatura tarihinde geçerli TC Merkez Bankası'nca ilan edilmiş döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak olan karşılığı tutarındaki Türk Lirasını cezai şart bedeli olarak Total'e peşinen ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.
Total erken fesih nedeniyle uğradığı her türlü kar kazanç kaybı ile vs. zararı müşteriden talep edebilecektir. " şeklindeki hükmü ile cezai şartın tahakkuk etme şart ve koşullarının öngörüldüğü ve sözleşmenin ekinde yer alan ek-1 formu ile davacının 33 aracın plakalarını davalı şirkete bildirmiş olduğu görülmektedir.
Davacının imzaladığı Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesine göre;Müşteri (... ) Firmadan (... ) DBS kapsamında mal ve hizmet alımı yaptığında bu alımın DBS kapsamında ödenmesi ile ilgili bilgi firma tarafından bankaya iletilir.
Bilirkişiler Serbest muhasebeci mali müşavir, medeni hukuk öğretim üyesi ve sektör (elektronik ve haberleşme mühendisi) bilirkişisinden oluşan heyetten alınan raporda özetle: taraf defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle taraflar lehine delil olma özelliğine haiz olduğu ve taraf defter kayıtlarına göre davalının 24.128,00 TL'yi doğrudan borçlanma sistemi hesabından tahsil ettiği, Davalının düzenlediği ... numaralı 24, 128,00T1. tutarlı "Ceza Bedeli” açıklamalı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
Ayrıca 31.08.2018 tarihinde 46,54TL ve 10.09.2018 tarihinde de 227 TL davacı şirket tarafından iki sefer akaryakıt alımının kayıtlı olduğu, Ancak söz konusu akaryakıt alımının taraflar arasındaki sözleşme kapsamı içinde mi yoksa sözleşme kapsamı dışında mi yapıldığına dair kayıtlarda açıklık olmadığı, dosya kapsamında, gerek davacının sistemin devreye sokulmasına ilişkin davalıya yapmış olduğunu iddia ettiği başvuruyu ispat eden, gerekse davalının dava dişi ... Sis. Tic.
A.Ş.'ye talimat verdiğine ve bunun neticesinde kitlerin hazır edildiğine yönelik iddialarını kanıtlayıcı herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında davalının, davacının 33 aracına yakıtmatik kiti takma yükümlülüğü altına girdiği ve ancak 6 araca araç kiti takmadığı ve takma teklifinde de bulunmadığı, bu nedenle sözleşmeyi davalının ihlal ettiği, sözleşmenin 10.2 maddesi ile cezai şart alacağı DBS hesabının kapatılması şartına bağlandığı halde davacının bu hesabı kapatmadığı,
bu nedenle cezai şart alacağının doğmadığı,Dava dilekçesinde ileri sürüldüğü ve cevap dilekçesinde açıkça ikrar edildiği üzere, davalı yan DBS hesabının kapatılması üzerine cezai şart alacağının tahsili için hareket etmiştir. Tüm taraf beyanlarından ve DBS Yetki Belgesi 2.14 hükmünden hareketle anlaşılmaktadır. Ki kronolojik olarak.
22.01.2019 tarihinde davacı tarafından Banka'ya DBS hesahımı kapatıma talimatı gönderildiği, bunun üzerine Banka davalıyı durumdan haberdar etmiş, davalı da 21.01.2019 tarihli cezai şart bedeli” açıklamalı faturayı tanzim etmiştir. Davalı yan. DBS hesabı kapanmadan DBS Yetki Belgesi 2.14 hükmünden faydalanabilmek için hareket etmişse de, fatura tarihi olan 21.01.2019 günü, DBS hesabı kapatılmış durumda olmadığı gibi henüz kapatılması talimatı dahi verilmemiştir.
Dolayısıyla fatura tarihi itibarıyla DBS hesabının kapatılması geciktirici şartının gerçekleşmemiş olduğu rahatlıkla anlaşılabildiğinden, cezai şart alacağı doğmamıştır ve bu nedenle talep edilebilmesi de mümkün değildir. Montaj yükümlülüğünü Sözleşmeye aykın biçimde yerine getirmediğini tespit ettiğimiz davalının.
Sözleşmenin 10, maddesinde cezai şartın doğumu için öngörülen ve özellikle zikredilen aykırılık hallerinden “sistemde kayıtlı araçlarının işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren birbirini izleyen 2 (iki) ay süresince hiç alım yapmaması ve/veya sözleşmede belirtilen araç sayısında %50'den fazla azalma olması” olguları meydana geldiğinde ceza alacağı işletmemesi veya en azından TTK m. 18/2'deki basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğüne ters düşecek şekilde bu konuda bir bildirimde bulunmaması,
daha sonra ise DBS hesabının kapatılması için talimat verilmesinin ardından sistemin çalışabilmesi için kit montajı yapılmasına dahi ihtiyaç olmadığını öne sürmesi, takdiri Mahkemenize ait olmak üzere.
TMK m. 2'de ifadesini bulan dürüstlük kuralına ve çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil etmektedir. bir an için cezai şartın oluştuğu kabul edilecek olsa bile bu alacağın doğrudan ... hesabından tahsilinin mümkün olmadığı, Zira DBS hesabının düzenlendiği sözleşmenin “Ödeme, Fiyat ve Faturalama” başlıklı 7. maddesi ile başlıklı 10. maddesi başta olmak üzere tüm hükümleri arasında, ceza alacağının dbs sisteminden tahsil edilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
DBS Yetki Belgesi de bütünüyle incelendiğinde, hesabın, davalı ile davacı arasındaki mal ve hizmel alımı bedellerinin ödenmesi amacıyla kullanılması konusunda mutabık kalındığı anlaşılmaktadır. bu nedenle yapılan tahsilatın haksız olduğu bu nedenle 24.128,00 TL'nin kesinti tarihi olan 23/01/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte iadesi gerektiği tespit edilmiştir. '' şeklinde mütalaa olunmuştur.TBK'nun 97. maddesinde.
"Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda, davacının davalıdan yakıtmatik kitinin montajını talep ettiği ve davalının olumsuz yanıt verdiğine dair bilgi, belge bulunmamaktadır.
TBK 97. Madde gereğince davacının öncelikle kendi yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekirdi. Davacı yükümlülüğünü yerine getirmemiştir, mahkemece TBK 112. Madde gereğince davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir.
Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Seçimlik cezai şart. 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f. I) hükmüne göre. “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”.
Bu hükme göre, taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi ya da ceza koşulunun ödenmesini kararlaştırmış olabilirler. Bu durumda, borçlu borca uygun hareketle yükümlüdür. Ancak, borçlu borca uygun hareket etmediği takdirde, kendisini bir yaptırım beklemektedir. Bu yaptırım, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun ödenmesidir.
Bu hüküm, borçluya borca aykırı davranarak ve böylece ifası gereken edim yerine kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek borçtan kurtulma olanağını vermemektedir. Borçlu borca aykırı davrandığı takdirde, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmasına rağmen, alacaklı borçludan aynen ifayı talep edebilir.
Bu nedenle, 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f I)’de borçlu ya borca aykırı davranarak bunun yerine ceza koşulu ödeyip borçtan kurtulma yetkisini değil, buna karar verme yetkisini alacaklıya vermiştir. Alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur.
Alacaklı aynen ifadan vazgeçip, ceza koşulunun ifasını talep ederse, borçlu artık ifada bulunamaz; bunun yerine, ceza koşulunu ifayla yükümlüdür. Şayet alacaklı, seçimini borçlunun aynen ifada bulunması yönünde kullandığında, artık ceza koşulunu talep edemez. Bu nedenledir ki, ceza koşulunun bu türüne “seçimlik ceza koşulu” (seçimlik cezai şart) adı verilmektedir.İfaya eklenen cezai şart.
6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.
Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez.
Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. TBK m. 179 f. II, ifaya eklenen ceza koşulu, borca aykırılığın iki haliyle sınırlı olarak öngörmüştür. Bunlar, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemiş olmasıdır.
Yasa koyucu, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemesini borca aykırılığın yaygın bir türü olduğu düşüncesinden hareketle böyle bir sınırlamaya gitmiştir.İfa yerine cezai şart (dönme cezası). 6098 s. TBK. m. l79 f. III (818 s. BK. m. 158 f. III) hükmüne göre “Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır”.
Yukarıda açıklamış olduğumuz gibi, ceza koşulunun amacı, borçlunun borca uygun hareket etmesini temindir. Halbuki, burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Bir başka ifadeyle, burada borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Bu nedenle, ceza koşulu ifanın yerini almaktadır (Ahmet M.
KILIÇOĞLU, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 984-990)Somut olayda, sözleşmenin 10. Maddesinde düzenlenen cezai şart, ifaya eklenen cezai şart olup, cezai şart talep edilebilmesi için sözleşmenin feshedilmesine gerek yoktur. Davacının 2 ay boyunca yakıt almadığı sabit olup, davalı taraf cezai şart talep etmekte ve cezai şart bedelini sözleşme gereği DBS hesabından tahsil etmekte haklıdır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/835, K. 2024/713, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama