İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1182 K.2026/85

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/1182Karar2026/85Tarih22 Ocak 2026Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Dosya no
2022/1182
Karar no
2026/85
Mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/11/2021
Numarası
2018/125 E. - 2021/696 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların davacı ile akdettiği bireysel kredi sözleşmesi ve ödeme planı, temel bankacılık sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandığını, ancak kredi borcunu ilişkin olarak taksitleri ödememeleri üzerine hesabın kat edildiğini, davalılardan ...'nın sözleşme ve kefaletname gereği, diğer davalı şirketin müştereken ve müteselsilen kefili olduğunu, sözleşmeye uygun olarak kredinin kullandırıldığını, borç ödenmediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, savunmasında özetle; kredi sözleşmesinin davalının banka kobi uzmanı ..... tarafından düzenlendiğini, kredi ve kefalet sözleşmelerindeki imzanın davalılara ait olmadığını, davalı şirketin imza ve kaşesinin taklit edildiğini, yine davalı gerçek kişinin imzasının taklit edildiğini, davalı ...'ın kendi bilgisi dahilinde yapılmış herhangi bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, kredi kullandırıldığı iddia olunan .. şubesinde benzer olaylar yaşandığını, bazı davacı çalışanlarının görevlerini kötüye kullandığını, zimmet suçu işlediğini, görevlerinden uzaklaştırıldığını,

bunun neticesinde de davacı banka tarafından iç denetim mekanizmasının harekete geçirildiğini, söz konusu şube işlemlerini üzerinde inceleme amacı ile müfettiş görevlendirildiğini öğrendiklerini, davacının basiretli tacir ilkesine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen ve kefalet sorumluluğuna da dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde imzaya itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir.Mahkememizce İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilip incelenmesinde özetle:" alacaklısı ...A.Ş. tarafından, borçlular .... Şti.

Ve ... aleyhine 9.771,20-TL asıl alacak, 105,04-TL kat öncesi işlemiş %23,22 gecikme faizi, 5,25-TL kat öncesi işlemiş gecikme faizinin % 5 gider vergisi, 88,23-TL işlemiş %23,22 temerrüt faizi, 4,41-TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 377,77-TL masraf toplamı 10.351,90-TL'nin icra takip tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %23,22 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ..../10/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı,

yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Dava dosyasının yargılamasının devam eden sürecinde davacı ...A.Ş. ile ...Anonim Şirketi arasında .....

Noterliği'nden ... yevmiye numarasıyla ..../12/2018 tarihli devrolunan tahsili gecikmiş alacaklar için devir beyanı üzerine davacı ...vekilinin davaya konu alacağına daire vekaletname sunulduğu anlaşılmış bunun üzerine davacı tarafın UYAP kaydı değiştirilmiştir.

Mahkememizce atanan grafolog uzmanı..... tarafından sunulan .../10/2019 tarihli imza incelemesine dair bilirkişi raporunda özetle: inceleme konusu .../04/2015 tarihli ...genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi asıllarındaki ....

Şti.'ne atfen atılı imzaların ...'nın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığını, ...'nın eli ürünü olmadığını, tetkik konusu imzaların ...'nın mukayese imzaları ile benzer olmadığını, şahsın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığını, bu nedenle imzayı atan kişinin grafolojik özelliklerini taşımadığından kimin tarafından atıldığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığına..."dair görüş bildirmiştir.Mahkememizce atanan Mali Müşavir.... tarafından sunulan ../08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"...Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında İstanbul .....İcra Müdürlüğü’nün ...

Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğunu, davalı ticari defterlerinin 2015 yılına ait defterlerini ibraz etmediğini, 2016 ve 2017 yıllarına ait yevmiye defterlerinin noter kapanışlarının olmadığını, 2016 ve 2017 yıllarına ait defteri kebir defterlerini ibraz etmediğini, envanter defterinin yazılı olmadığını, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğrulayacak defterler ibraz edilmediği ve yazılı olmadığından,

defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığını, davacının mahkeme kasasına sunduğu davalıya ait kredinin davalının hesabına geçtiğini, kredinin ... tarafından çekildiğini, ...04.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığı yönünde olduğunu, davalının sunduğu defterler üzerinde yapılan incelemede ...A.Ş. den kredi kullandığına dair kayda ve belgeye rastlanmadığı-nı, takdir davacının davasında haklı olduğu yönünde ise talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğuna..."dair görüş bildirmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme neticesinde; anlaşıldığı üzere, akacağı bankadan temlik alan davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, borca dayanak gösterilen kredinin kullandırılıp kullandırılmadığı, bir başka ifadeyle söz konusu kredi sözleşmesindeki imzaların davalılara ait olup olmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamına yansıyan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, kredi sözleşmesinde bulunan imzaların davalıların eli ürünü olduğu kesin olarak ortaya konulamadığı gibi söz konusu kredi işlemi sonucu banka tarafından yapılan ödemenin davalılar tarafından tahsil edildiği hususu da ispatlanamamıştır. Nitekim, ilgili işlemi yapan banka görevlisi hakkında ayrıca idari ve cezai işlemler yürütüldüğü de görülmektedir.

Dolayısıyla, davacının, alacağına dayanak gösterdiği kredi sözleşmesinin altında bulunan imzaların davalılara ait olduğu ve kredinin kulladırıldığı iddiasını yani alacağın varlığını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Uyuşmazlık konusu yargılamayı gerektirdiğinden taraflar lehine veya aleyhine icra inkar ve/veya kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir. " gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, temlik alan davacı ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Temlik alan davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların imza taklidine dair davaya konu borca ilişkin herhangi bir ceza davası ya da menfi tespit davası açmamış olmalarının irdelenmediğini, grafoloji incelemesinin eksik olduğunu, imza incelemesinde, itiraz dilekçesinde beyan edildiği üzere, mukayese belgelerin kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte veya bu tarihten önce imzalanmış belgeler olması gerektiğinin gözetilmediğini, dosyaya ibraz edildiği halde imza incelemesine konu edilmeyen belgeler olduğunu,

...01.2011 havale tarihli Eminyet Müdürlüğü yazısı ekinde dosyaya sunulan ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü kasasına alınan .....02.2011 tarihli 2 adet araç satış sözleşmesi ve araç trafik tescil müracaat işlem formunun incelmeye konu edilmediğini, mevcut mukayese imzalarının basit yapıda (bir çizgiden, bir hareketten ibaret ), tespit ve teşhis için yeterli kaligrafik ve grafolojik tanı unsurlarını ihtiva etmeyen ( şahısla irtibatlandıracak yapıya sahip olmayan), kolaylıkla tersim edilebilecek (herkes tarafından rahatlıkla atılabilecek/kopyalanabilecek) tarzda atılmış imzalar olduklarının irdelenmesinin de tam yapılmadığını,

tüm bu hususlar dile getirilerek, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden heyet raporu alınması taleplerinin dikkate alınmayarak, eksik ve yetersiz inceleme ile alınan rapora itibar edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğunu, 23.08.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davalıya ait kredinin davalının hesabına geçtiğinin tespit edildiğini, temlik alınan bankadan davalılara kredi ödemesi yapıldığı tespiti irdelenmeksizin, eksik imza incelemesi ile hüküm tesisinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan incelemede müvekkil adına verildiği iddia edilen 29.750,00 TL tutarındaki kredinin, 07.04.2015 tarihinde ... tarafından çekildiği ve davacı bankaya kredi karşılığı yatırılan dekontlarda ..., ...ve ...’nın isim ve imzalarının bulunduğunun tespit edildiğini, adı geçen şahıslardan hiçbirisinin müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, şirket adına adına ne borçlandırıcı işlem yapmaya ne de para tahsil etmeye yetkili olan şahıslar ile kredi ilişkisi içinde olan davacı bankanın, bu borçtan müvekkillerini sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini,

davacının kötü niyeti sübuta erdiğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı temlik alan vekili ve davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan İstanbul .......İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı ...AŞ tarafından davalı takip borçluları aleyhine 9.771,20 TL TL asıl alacak, 105,04 TL işlemiş faiz, 5,25 TL gider vergisi, 88,23 TL temerrüt faizi, 4,41 TL gider vergisi, 377,77 masraf olmak üzere toplam 10.351,90 TL alacak yönünden 18.10.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak kredi üyelik sözleşmesi, ihtarname ve hesap özetinin gösterildiği, ödeme emrinin 27.10.2016 ve 28.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 28.10.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği,

itiraz üzerine takibin durduğu, davacı vekiline itirazın tebliğ edildiğine dair bir tebligatın dosya kapsamında olmaması sebebiyle davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı temlik eden vekilince sunulan dava dilekçesinden ve dosya kapsamında bulunan belgelerden; davacı banka tarafından davalı şirkete kredi kullandırıldığı, davalı ......'ın da bu krediye .....04.2015 tarihli kefalet sözleşmesi ile müteselsil kefil olduğu, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından .... ......Noterliğinin ...... yevmiye sayılı ve ..01.2018 tarihli kat ihtarının düzenlenerek davalılara gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalıların sözleşmelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle takibe itiraz edildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ticaret Sicil Gazetesi'ne göre davalı şirketin yetkililerinin davalı ... ve dava dışı ..... olduğu görülmektedir.

Mahkemece, aynı zamanda müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı ...'ın ve diğer şirket yetkilisinin imza örnekleri toplanarak imza incelemesi yaptırılmıştır. ....10.2019 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından sunulan raporda söz konusu sözleşmelerde ...'ya atfen atılı imzaların davalının eli ürünü olmadığı, imzaların .....nın mukayese imzaları ile benzer olmadığı kanaati bildirilmiştir.

Mahkemece her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de hesap bilirkişisinden alınan ....08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın defter kayıtlarına göre dava konusu kredinin davalı şirket hesabına yatırıldığı, ... tarafından çekildiği tespit edilmiş; davalı defterlerinde ise krediye rastlanmadığı, davalı şirketin 2015 defterlerini sunmadığı, sunduğu defterlerinin onaylarının bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı belirtilmiştir.

Ancak mahkemece, davalı şirketin bu krediyi alıp almadığı, benimseyip benimsemediği, benimemiş ise geri ödenmesinden sorumlu olup olmadığı üzerinde durulmadan karar verilmiştir.

Öte yandan, davalı ... tarafından ...02.2019 tarihinde söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sahte olduğundan bahisle davacı banka yetkilileri ile kredi ödeme dekontlarında adı bulunan ..., ... ve ...hakkında şikayetçi olduğu, İstanbul CBS'nın 2019/.....soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiği, UYAP sistemi üzerinde inceleme talebine istinaden incelenen soruşturma dosyasında, şüphelilerin sahte evrak ile ...AŞ'den müşteki ..... ...'nın yetkilisi olduğu şirketi adına kredi kullanıp para almaları sebebiyle özel belgede sahtecilik suçu kapsamında ...12.202023 tarihinde iddianame düzenlendiği,

iddianamenin iadesine yapılan itiraz üzerine İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesinin ..01.2024 tarihli ve 2024/.... D. İş sayılı kararı ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, İstanbul CBS'nın 2019/.... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, gerekirse sonucu beklenerek, dava konusu kredinin davalı şirketin hesabına davalı banka tarafından yatırıldığı, bir kısım ödemelerin yapıldığı belirtilmesi karşısında, söz konusu kredi miktarının davalı şirketin hesabına girip girmediği, şirketçe benisenip benimsenmediği hususu değerledirilerek davalı şirket yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davalı şirket yönünden deliller toplanmadan, eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Temlik alan davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,

4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.01.2025

KANUN YOLU

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1182, K. 2026/85, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1182
Karar No
2026/85
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1186 K.2026/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1186 K.2026/71
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1186 K.2026/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1201 K.2025/1895
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1216 K.2026/28
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1217 K.2026/29

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.