KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/339
- Karar no
- 2025/682
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18.11.2021
- Numarası
- 2020/345 Esas - 2021/859 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.617 kelime·8 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Ümraniye Şubesi ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Kartal ...
Noterliğinin 19.03.2019 tarihli ihtarı ile hesabın kat edilerek borçlulara bildirimde bulunulmasına rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin Devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip konusu borcun dava dışı ...
San. ve Tic. Ltd.
Şti. lehine bir kefaletten kaynaklanması nedeniyle kesin bir borç olmadığını, müvekkilinin borcu doğuran kişi olmadığını, kefalet ilişkisi sebebiyle bir icra takibi başlatılması ve dava açılabilmesi için geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunması gerektiğini, temerrüt faizinin istenebilmesi için kefilin temerrüde düşürülmesi gerektiğini, temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olduğunu, davalıya tebliğ edilen bir hesap kat ihtarı olmadığından temerrüt faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre uyuşmazlığa konu olayda İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalı hakkında genel kredi sözleşmesine müteselsil kefalete bağlı olarak borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığı ,takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflarca gösterilen gösterilen deliller toplanmış ve dosya bilirkişi raporu verilmesi için bankacılık konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapor ve ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. Bilirkişi tarafından dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu ek raporda özetle ; dava dışı borçlu ...
San. ve Tic. Ltd. Şti. İle banka arasında 11.04.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği ve 400.000,00 tl limitli kredi açıldığı, davalının kredi sözleşmesinde 10 yıl süreli müteselsil kefil olarak imzanın bulunduğu ve kefaletin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının davalıdan toplam 184.133.81 TL asıl alacak ve 542,83 TL masraf olmak üzere toplam 184.676,64 TL alacaklı olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunun denetimi yapılmış ve dosya kapsamıyla genel olarak uyumlu olduğu, davalının aynı zamanda kredi sözleşmesinin asıl tarafı şirketin ortağı ve münferiden yetkili temsilcisi olduğu, şirkete olan kefaletin hukuken geçerli olduğu, davacı tarafın davasını TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddeleri nazarında usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh, dosyaya mübrez bilirkişi ek raporunun da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına 184.133,81 TL asıl alacak ve 542,83 TL masraf olmak üzere toplam 184.676,64 TL kısmına yönelik yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin 184.133,81 TL miktara takip tarihinden itibaren % 39 oranında temerrüt faizi ve faize BSMV işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ve işlemiş faize ( 22.061,10 TL ) ilişkin davanın..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 184.133,81 TL asıl alacak ve 542,83 TL masraf olmak üzere toplam 184.676,64 TL üzerinden iptaline, 184.133,81 TL alacağa takip tarihinden itibaren % 39 oranında temerrüt faizi ve faize BSMV işletilmek suretiyle takibin devamına, takipteki faize ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin ve koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkil banka ile dava dışı borçlu ... İnş. San. Ve Tic, Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözlemesinin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kartal ...
Noterliğinin 19.03.2019 tarihli ihtarı ile borçlulara uyarı gönderildiğini ve ihtara rağmın borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın iptali için dava açıldığını, mahkemece alınan rapor ve ek raporda müvekkilinin 184.133,81 TL ana para, 8.095,16 TL işleyen akdi faiz, 6.338,89 TL işleyen gecikme faizi, 721,70-TL BSMV ve 542,83 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 199.832,39 TL alacağı tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece 184.133,81TL asıl alacak ve 542,83 TL masraf olmak üzere toplam 184.676,64 TL yönünden davanın kabulüne, fazlaya ve işlemiş faize ilişkin 22.061,10TL talebin reddine karar verildiğini,
raporda alacak belirlenmesine rağmen davanın kısmen reddedilerek karşı vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 198.834,59 TL asıl alacak, 6.995,55 TL işlemiş temerrüt faizi, 349,55 TL BSMV ve 542.83 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 206.722,74 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmıştır.
Ödeme emrinin tebliği üzerine 14.06.2019 tarihinde borçlular vekilinin borç ve ferilerine itirazı sonucu takibin durduğu görülmüştür. Diğer borçluların itirazının süresinde olmadığı, davalı ...'a gönderilen tebligat parçanın tebliğ edilemediği, alacaklı vekilinin 10.06.2019 tarihli dilekçesi ile yeniden tebligat yapılmasını talep ettiği ve bu durumda 14.06.2019 tarihli itirazın süresinde olduğu, davanın de bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka ile dava dışı ... İnş.San.Ltd.Şti arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine bankaca Kartal ... Noterliğinin 19.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ilehesap kat edilmiş ve kredi borcunun bir gün içinde ödenmesi istenmiştir.
Kat ihtarının borçlu şirket ile kefil ...'e takip öncesi tebliğ edildiği, davalı/ kefil ...'a ise takip öncesi kat ihtarının tebliğ edilmediği ve davalı yönünden temerrüdün takip ile başladığı anlaşılmıştır. Davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olması nedeniyle TBK'nın 585. maddesi gereğince önce borçluya başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. TBK'nın 586. maddesinde doğrudan kefile başvurulabileceği kabul edilmiştir.
Davalının, 400.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, el yazısıyla sorumlu olunan miktarın ve kefalet türünün yazıldığı ve davalının borçlu şirketin yöneticisi olduğu, TBK'nın 583/1 maddesine göre kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacaklı banka tarafından borçlunun temerrüdü üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderilmiştir.
Alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca keşide edilen kat ihtarının borçlu şirkete ve sözleşmenin diğer kefiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Kat ihtarının davalı kefile takip öncesi tebliğ edilmemiş olması, sadece kefilin takip öncesi temerrüt faizinden ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup olmadığı noktasında önem arz etmektedir. Takip öncesi kat ihtarının kefile tebliğ edilmemesi halinde, kefil bu kez kefalet limiti ve akdi faiz ile sorumlu olacak, kendi temerrüdüne kadar temerrüt faizinden sorumlu olmayacaktır.
Başka bir anlatımla, takip öncesi temerrüte düşürülmeyen kefiltemerrüt faizinden sorumlu olmayacak ise de kefalet limiti içinde genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan akdi faiz ve faizin ferisinden sorumlu olacaktır. Davacı tarafından gönderilen 09.03.2019 tarihli kat ihtarında işlemiş akdi faiz 14.296,21 TL olarak belirlenmiş ve 182.776,43 TL asıl alacağa eklenerek, BSMV ile birlikte toplam 198.510.82 TL asıl alacağın ödenmesi istenmiştir.
Ödenmeyen bu miktar takipte asıl alacak olarak istenmiş, bunun yanı sıra takip talebinde açıkça işlemiş temerrüt faizi talep edilmiştir. İtirazın iptali davası takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olup, takip talebinde istenmeyen bir alacağın, itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtildiği üzere takip öncesi akdi faizin asıl alacağa eklenerek istenilmesi ve takip öncesi temerrüt oluşması nedeniyle temerrüt faizinin davalı kefil yönünden oluşmaması nedeniyle mahkemece işlemiş temerrüt faizine yönelik davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan takip talebinin toplam değeri 198.834,59 TL'si asıl alacak olmak üzere 206.722,74 TL'dir.
Davacı vekili itirazın iptali davasını ise asıl alacak üzerinden açmış ve bu miktar üzerinden harç ödemiştir. Bu durumda işlemiş temerrüt faizinin esasen dava konusu olmadığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle, davarın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre paylaştırılması da HMK'nın 326/2.maddesine uygundur.
Son olarak bankanın kullandırdığı kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olmasına rağmen mahkemece davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekilinin bu hükme yönelik açık bir istinaf nedeni bulunmadığı ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle Dairemizce re'sen istinaf nedeni yapılamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/339, K. 2025/682, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama