İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/50 K.2025/371

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/50Karar2025/371Tarih6 Mart 2025Okuma11 dk · 2.183 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mart 2025
Dosya no
2022/50
Karar no
2025/371
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/11/2021
Numarası
2021/183 E. - 2021/1123 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.183 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mimarlık ve inşaat şirketi olduğunu, davalıya akdi ilişki çerçevesinde 2019 yılı içerisinde 7 ayrı fatura ile birçok defa mal ve hizmet verdiğini, bu hizmetlere ilişkin yasal irsaliyeli faturalar ve beraberinde mallar ile ilgili şirket yetkililerinin imzası ile davalı şirkete teslim edildiğini, davalının almış olduğu faturaları kendi ticari defterine kaydettiğini, davalı tarafın 2019 yılında aldığı hizmetlere ilişkin itirazının bulunmadığını, davalının ödeme yapmayacağının anlaşılması üzerini,

Gaziosmanpaşa ...İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyada 1.143.421,54 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile takibin durduğunu, davalı tarafın malların teslim alındığını kabul ettiğini, bazı ürünlerin teslim edilmediği, bazılarının eksik veya istenilen evsafta olmadığını iddia edilmiş ise de bu hususun açıklanmadığını, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, müvekkiline çek görüntülerinin gönderildiğini ancak teslim edilmiş çek bulunmadığını, iade faturası kesilmediğini iddia ederek,

itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; alacaklı tarafından satılan ve teslim edilen mallara ilişkin fatura ve irsaliyeler üzerindeki imzaların kimlere ait olduğunun ispat edilmesinin gerektiğini, bir kısım malların hiç alınmadığını, bir kısım malların ise evsafının bozuk ve istenilen gibi olmadığını icra takibine itiraz dilekçesinde belirttiklerini, aradan geçen süre içerisinde malların tamamlanmasını bekleyen müvekkilinin mağdur edildiğini,

dava dilekçesinde ispat yükünün davalı tarafa geçtiği belirtilmiş ise de teslim alınmayan malların teslim edildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğunu, alacaklı ile eksik mallarla ilgili görüşme yapıldığını ancak taahhütlerinin yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle;

dava konusu faturaların irsaliye faturası olup üzerlerinde davalı şirket lojistik müdür yardımcısı ...’ün imzası bulunduğunu, irsaliyeli faturanın malların sevkedildiğini gösterdiğini, bu faturaların davalı şirket kayıtlarında yer aldığını, SGK’dan ...’ün sigortalı çalışan bilgilerinin celbini talep ettiklerini, davalı tarafın bir kısım malların eksik alındığını belirtmiş ise de, faturaların üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen ilk defa itiraz dilekçesinde eksik teslim itirazında bulunan davalının savunmalarının hukuk düzenince kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

Davalı tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle: teslim alınmayan mallara ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davanın temelini oluşturan faturalar üzerinde isim ve imza bulunmadığını, davacı tarafça asıllarının ibraz edilmesinin gerektiğini, davacının taahhütlerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık fatura konusu malların teslim edilip edilmediği, eksik teslim edilen mal olup olmadığı, teslim edilen mallarda ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunmakta ise sözleşmenin niteliğine göre ayıp iddiasının usulüne uygun ve süresinde ileri sürülüp sürülmediği hususlarında toplanmaktadır.

Tarafların ticari defter ve belgeleri bilirkişi refakatinde incelenmiş olup, her iki tarafın ticari defterlerinde takibe konu faturaların kayıtlı olduğu ve davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan 962.765,76 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davalı taraf, bir kısım malların hiç teslim alınmadığını, teslime ilişkin evraktaki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia etmiş ise de, incelenen BA-BS kayıtları ile takip dayanağı faturaların tamamının davalı tarafça beyan edildiği tespit edilmiştir.

HMK'nın 222. maddesi ve müstekar Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlayacak, malların teslim edildiği kabul edilecektir.

Davalı tarafça malların ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, taraflar arasında satım akti bulunduğu nazara alınarak ayıp iddiasının yasal süresinde ve usulüne uygun olarak davalıya bildirildiğine dair delil sunulmadığı, davalı tarafça bu hususta yaptırılmış tespit ya da kesilmiş iade faturasının da bulunmadığı, bu haliyle fatura konusu malların tam ve eksiksiz şekilde davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Davalı tarafça ödemelerin yapıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu sebeplerle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Gaziosmanpaşa ... İcra Müd.nün ...

E sayılı dosyasında davalının 962.765,76 TL'lik kısma itirazının iptaline, takibin asıl alacak 962.765,76 TL üzerinden devamına, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığı anlaşılmakla işlemiş faize yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında 192.553,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Gaziosmanpaşa ...

İcra Müd.nün ... E sayılı dosyasında davalının 962.765,76 TL'lik kısma itirazının iptaline, takibin asıl alacak 962.765,76 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkâr tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında 192.553,12 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, rapora yönelik yapmış oldukları beyanlarının göz ardı edildiğini ve gözetilmediğinin anlaşıldığını, davacı şirket tarafından alacaklı olduğuna ilişkin düzenlenen faturaların müvekkili şirket adına teslim alanların imzaları ile havi olmadıklarını, ...'ün imzası bulunan faturaların ise müvekkili şirket adına mal teslim almaya yetkili şirket çalışanı olduğunun tespit edilemediğini,

mahkeme tarafından BA/BS kayıtları ile takip dayanağı faturaların tamamının davalı tarafça beyan edildiğinin tespit edildiği belirtilerek irsaliyeli faturalarda yetkili kimsenin imzasının bulunmadığı hususunun gözetilmeden yüksek yargı kararlarına aykırı hüküm kurulduğunu, faturaların deftere kaydedilmiş olmasının malın teslim alındığı anlamına gelmemekle beraber teslim edildiğine ilişkin ispat yükününde davacı şirketin üzerine bırakıldığını,

taraflar arasında ticari ilişkinin var olmasının düzenlenen her faturanın malın tam ve eksiksiz teslim edildiği anlamına gelmediği gibi faturanın deftere kaydının malın teslim alındığının kabulü anlamına gelmediğini, nitekim satış sözleşmelerinde malın teslim edildiğini, teslim makbuzu sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edildiğini, belgelerde alıcının veya alıcının yanında çalışan yetkili kişinin imzasına havi olması gerektiği, yetkili olduğu ispatlanmayan kişi tarafından atılan imzanın bu belgelerde bulunması halinde ispatın davacı üzerinde olacağını,

bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.

Uyuşmazlık, istinaf sebepleri kapsamında davacı tarafın davalı adına düzenlemiş olduğu irsaliyeli faturalardaki malların teslim edilip edilmediği, irsaliyedeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti yapılmadan BA/BS belgeleri ve ticari defter ve kayıtlara göre davalı şirket itirazı dikkate alınmaksızın verilen kararın isabetli olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına değişik tarihli ve tutarlarda faturalar düzenlendiği, irsaliyeli faturalardaki teslim alan ve teslim eden kısımlarda yer alan imzaların okunaklı olmadığı,

davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen toplam 7 adet faturadan dolayı 985.939,14 TL fatura bedeli ile 157.482,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.143.421,54 TL alacağın tahsili amacı ile Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 14.01.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takip konusu faturaların 04.11.2019 düzenleme tarihli 61.598,36 TL bedelli, 12.11.2019 tarihli 159.536,00 TL, 20.11.2019 tarihli 180.626,14 TL, 01.12.2019 tarihli 123.063,24 TL bedelli, 07.12.2019 tarihli 173.893,50 TL bedelli, 15.12.2019 tarihli 108.813,11 TL bedelli ve 20.12.2019 tarihli 178.408,79 TL bedelli olduğu, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, itirazda fatura içeriğinde borçlu şirkete teslim edilmesi gereken malların bir kısmının teslim edilmediği, bir kısmının ise eksik ve istenilen vasıfta olmadığı,

alacaklı şirket ile bu hususların görüşüldüğü, eksik olanların teslim edileceği, fiziken gönderemediği malları en kısa zaman içinde göndereceği, evsafı bozuk olanları değiştireceğini ifade ettiği ve taahhüt etmesine rağmen fatura içeriğindeki malların tarafların teslim edilmediğini, herhangi bir vadesi gelmiş borcun olmadığını, takip öncesinde ihtar yapılmadığını belirttiği,

davacı şirket tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya biraz etmesi ve talep edilen delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelenmesi gerçekleştirilmiştir.

11.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, 2019 yılı öncesine dayanan 2020 yılında sona eren taraflar arasında açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin icra takibine dayanak yaptığı 7 adet toplamda 985.939,14 TL tutarlı faturaların davalı şirket hesabını borçlandıracak şekilde defterlerine kaydettiği, defterlerde takibe konu faturalara birebir karşılık gelecek herhangi bir ödeme kaydı, iade fatura kaydı, herhangi bir mahsup kaydının bulunmadığı,

faturalardaki malların teslim edilmediğine, eksik teslim edildiğine ya da ayıplı olduğuna dair herhangi bir muhasebe kaydının olmadığı, davacı şirket defterlerinde takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu faturaları da kapsayan açık hesap/cari hesap bakiyesi nedeni ile davalı şirketten 962.765,76 TL alacaklı durumda olduğu, davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ait defterlerinin usul ve esaslara uygun tutulduğu,

davalı şirketin icra takibine konu 7 adet toplamda 985.939,14 TL tutarlı faturaları davacı şirket hesabını alacaklandıracak şekilde defterlerine kaydettiği, davalı şirket defterlerinden icra takibine dayanak faturalara birebir karşılık gelecek herhangi bir ödeme kaydının, iade kaydının ya da başkaca herhangi bir mahsup kaydının bulunmadığı,

davalı şirket defterlerinde icra takip ve dava tarihi itibari ile takip konusu faturaları da kapsayan açık hesap/cari hesap bakiyesi ile davacı şirkete 962.765,76 TL borçlu durumda gözüktüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ancak açık hesap şeklinde yürütülmüş olan ticari bir ilişkinin olduğu, davacı tarafından takip dosyasına ya da dava dosyasına işlemiş faiz hesabına dayanak hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, tarafların ticari, defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 962.765,76 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği, işlemiş faiz talebinin ispata muhtaç olduğu,

faiz talep edebileceğinin kabulü durumunda işlemiş faiz tutarının 157.482,40 TL olabileceği belirtilmiştir.

Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; raporda belirtildiği üzere müvekkili faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, ticari defterlere kaydedilmiş olmasının faturada belirtilen malın alındığına karine teşkil edeceğini, malın alınmadığını ispatın davalıya ait olduğunu, yazılı delille ispat edilebileceğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; bir kısım faturalarda şirket adına teslim alanların imzalarının olmadığı, bir kısım faturalarda ise imzası bulunan ...'ün davalı şirket adına mal teslim almaya yetkili şirket olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, malların tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin ispatlanamadığını, belirterek ek rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu kapsamında davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında, açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Fatura düzenlenmesi fatura konusu alacağın varlığını tek başına ispata yeterli olmayacaktır.

Ayrıca TTK 21 maddesi gereğince fatura içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmamış olması sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi anlamını ifade etmektedir. Yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu anlamına gelmeyecektir. Davalı malların davalı adına hareket eden kişiye teslim edilmediği savunmasında bulunmuştur.

Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.

HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.HMK'nın 222. maddesinde ise, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması düzenlenmiştir.

HMK 22/2.fıkrada; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğuna yer verilmiştir.

3.fıkrada , 2.fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ifadelerine yer verilmiştir.

Somut olayda, her iki şirketin ticari defter ve kayıtları usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş olup, yasa kapsamında delil mahiyetindedirler. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafça davacının takibe konu etmiş olduğu faturalar usulüne uygun şekilde düzenlenen ticari defterlerinde yer almaktadır. Fatura tarihleri 2019 yılına ait takip ise 2021 yılında gerçekleştirilmiştir.

Bu tarihe kadar davalı tarafça ticari defterlerinde kayıtlı faturalarla ilgili herhangi bir itiraz ve/veya iade faturası vb düzenlenmemiştir. Davalı tarafça her ne kadar faturaların ticari defterlerde kayıtlı olmasının tek başına fatura konusu malların teslim edildiğini ispat edemeyeceği savunmasında bulunulmuş ise de BA ve BS formları ilgili vergi dairesine bildirilmiştir.

Bu durumda davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu alacak iddiasını ispat ettiğinin kabulü yerinde olacaktır. Karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 49.324,89 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.03.2025 tarihinde, oybirliğiyle temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/50, K. 2025/371, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/50
Karar No
2025/371
Tarih
6 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/50 K.2025/413
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/50 K.2025/274
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/52 K.2025/185
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/55 K.2025/372
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/56 K.2025/179
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/56 K.2025/373

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.