İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/666 K.2025/1084

Taraflar arasındaki itirazı iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/666Karar2025/1084Tarih19 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.092 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2022/666
Karar no
2025/1084
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/12/2021
Numarası
2020/346 E. - 2021/939 K.
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.092 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazı iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...-...

Kozmetik ile davalı arasında yapılan satım sözleşmesi gereği olarak yıllardan beri süre gelen ticaret ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihlerinde yapılan ticareti gösteren toptan satış faturası kayıtları ve toptan satış iade faturası gereği mevcut cari hesap özetine göre davalının müvekkiline 313.607,93 TL borcu bulunduğunu, taraflar arasında borç-alacak bakiye ilişkisini gösteren ve gelen paralar ile kesilen faturaları gösteren hesap özeti dayanak yapılarak Beyoğlu ...

Noteriliğinden 24/06/2019 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek davalının 313.607,93 TL borcu olduğunun bildirildiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe dayanak olarak hesap özetinin eklendiğini, davalı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konsinye satış sözleşmesi özelliğini taşıdığını, müvekkilinin bir pazarlama şirketi olduğunu, kendisine gönderilen ürünleri çeşitli şahıslara ve marketlere pazarlayarak gelir elde ettiğini, davacının bu amaçla müvekkiline ürün stoğu sağladığını, ürünleri satıldıkça, satışı yapılan ürünlerin bedellerini ürün sağlayıcı olan davacıya aktarıldığını, davacı tarafın faturalandırılmış bulunan ürünleri de müvekkiline teslim etmediğini,

taraflar arasında 16/01/2019 tarihinde imzalanmış bulunan sözleşme uyarınca 337.665,00 TL'lik ürünlerin karşılığı olarak 6 adet her biri 50.000 TL bedel ile çek verildiğini, buna karşılık davacının ürünleri teslim etmediğini, sözleşmenin 3.maddesine göre anılan tarihte yani sözleşmenin 2. Maddesine göre ürünlerin sözleşme imza tarihinden 16/01/2019 - 15 gün içinde teslim edilmesi gerektiğini, teslimin zamanında yapılmaması halinde çeklerin iade edileceğini ve ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararların karşılanacağının kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak ödeme talebinde bulunduğunu,

müvekkilince davacının bu talebinin yerine getirildiğini, dilekçeye ekli dekonttan da görüleceği üzere 10/04/2019 tarihinde müvekkiline banka vasıtasıyla davacıya 50.000 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davacıdan faturalandırılmış alacağının mevcut olup ayrıca davalı müvekkilinin müşterisine söz verdiği halde yerine getirmediği tatil borcu da bulunduğunu, müvekkili tarafından davacıya kesilen ancak ödenmeyen 7.824,00 TL bedelinde 2 adet fatura bulunduğunu, yine davacının kendisini promosyon olarak davalının müşterisine söz verip ancak daha sonradan bu sözünü yerine getirmediği tatil borcu da mevcut olduğunu,

davacının göndermesi gerektiği halde göndermemiş olduğu ürünler sebebiyle müvekkilinin ödemiş olduğu 129.273,01 TL bedelinde bayi karlılığı ve raf bedelinin mevcut olduğunu, bu bedelin davalıya faturasız anlaşma yaptığı market tarafından hemen kesildiğini ve ödemesinin yapıldığını, ancak davacının ürünleri göndermemesi nedeniyle satış yapılamadığını bu nedenle büyük maddi zararların en önemlisi de itibar kaybı söz konusu olduğunu belirterek sonuç itibariyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit ettiği, aradaki farkın nedenine ilişkin olarak davalı tarafın defterlerinde yer alan ancak davacının defterlerine yer almayan 3 adet faturadan kaynaklı olduğu, yukarıda da anlatıldığı üzere davalı tarafça bu 3 adet fatura konusu alacağın usulünce ispat edilmediği anlaşılmıştır.

Bu 3 adet fatura hesaba katılmadığında davacının defterlerine göre davacının 313.607,93 TL alacaklı , davalının defterlerine göre ise (176.480,78 TL + 137.097,01 TL=) 313.577,79 TL alacaklı olup davalı tarafın defterine itibar edilerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 313.577,79 TL alacağı olduğu kabul edilmiş, söz konusu ihtarnamede (Beyoğlu ...

Noterliğinin 24/06/2019 tarih ... yevmiye nolu) ödemeye ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığından takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği sonucuna varılarak..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 313.577,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, 62.715,55 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Davacının faturalandırılmış bulunan ürünleri teslim etmediğini, ürünlerin teslim tesellümünü yapmamış olduğunu, teslim etmiş olduğunu ispatla mükellef bulunduğunu, taraflar arasında 16.01.2019 tarihinde imzalanmış bulunan sözleşme uyarınca 337.665,00 TL'lik altı adet 50.000,00 TL bedelli çek verildiğini buna karşılık teslim edilmesi gereken teslim edilmediğini, teslimi ispat yükünün davacıda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünler nedeniyle davalı şirketin uğramış bulunduğu zararların giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan faturalandırılmış alacağının olduğunu,

müvekkilinin müşterisine söz verdiği halde yerine getirmediği tatil borcununda bulunduğunu, davacıya kesilen ancak ödenmeyen 7.824,00 TL bedelinde iki adet faturanın mevcut olduğunu ayrıca davacının kendisinin promosyon olarak davalının müşterisine söz verip ancak daha sonradan bu sözünü yerine getirmediği tatil borcununda bulunduğunu, işin maddi ve ticari boyutunun bir kenara bırakılması halinde yapılan bu hareketin davalının davacıya karşı olan güvenini oldukça sarstığını, davalının müşterisi karşısında ticari ve manevi itibarının zedelenmesine yol açtığını,

davacının göndermesi gerektiği halde göndermemiş olduğu ürünler sebebi ile müvekkilinin ödemiş olduğu 129.273,01 TL bedelinde bayi karşılığı ve raf bedeli mevcut olduğunun bu bedelin müvekkiline anlaşma yaptığı market tarafından hemen kesildiğini ve ödemesininde yapıldığını ancak davacının müvekkiline ürünlerin göndermediğinden satış yapılamadığını, müvekkilinin oldukça büyük zararları olduğunu, delil ve beyanlarının adeta hiç sunulmamışcasına dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklanan açık hesap bakiye alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Taraflar arasında, ticari satım ilişkisinin mevcudiyeti hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.

Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından fatura konusu ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davacının iddiasını yasal delillerle ispatlayıp ispatlayamadığı, davalı şirketin savunmasında ileri sürmüş olduğu zarara dair iddialarının değerlendirilip değerlendirilmediği ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında 16.01.2019 tarihinde sözleşme imzalandığı,

sözleşme konusunun KDV hariç toplam 337.665,00 TL tutarındaki siparişin imza tarihinden itibaren 15 gün içerisinde davacı Demre Kozmetik tarafından imal edilip davalıya fatura edileceği ve belirttiği adrese teslimine dair olduğunun ifade edildiği, sözleşmenin 2.maddesinde, siparişin kısmi ödemesi olarak 300.000,00 TL tutarında toplam 6 adet çekin davacıya imza tarihinde verileceği, 3.maddede malların anılan tarihte teslim edilememesi durumunda davacının bu sipariş için kendisine verilmiş olan çekleri iade etmeyi ve malların teslim edilmemesinden dolayı doğacak zararı tazmin etmeyi taahhüt ettiğinin belirtildiği,

davacı şirket tarafından davalı şirket adına 10.04.2019 tarihli irsaliyeli fatura düzenlendiği, fatura tutarının 119.911,99 TL olduğu, 11.04.2019 tarihli faturanın davalı şirket tarafından dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete Kadıköy ...

Noterliğinde düzenlenen 18.06.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamede sözleşmeye göre edimlerin yerine getirilmediği nedeniyle çeklerin iadesinin talep edildiği, içeriğinde ise sözleşme kapsamında ürünlerin 15 gün içerisinde müvekkili şirkete tesliminin yükümlendiği ancak teslim edilmemiş olduğu, sözleşme uyarınca 300.000,00 TL bedelli olarak 5 adet çekin teslim edilmiş olduğu, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle iadesinin istendiği ayrıca sözleşmenin 3.maddesinde ürünlerin zamanında teslim edilmemesinden doğan zararında karşılanacağının açıkça düzenlendiği, doğan zararında karşılanacağının ifade edilerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 160.094,88 TL bedelin iki iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davacı şirket tarafından davalı şirketin ihtarnamesine cevaben Beyoğlu ...

Noterliğinde 24.06.2019 tarihli cevabı ihtarname ile 16.01.2019 tarihinde cari hesap borç bakiyesinin 417.404,40 TL olduğu, bu borcun bir yıl geriden gelerek oluşturulan bir borç olduğu, verilen çeklerin tarihlerinin ise 8 ay sonrasından başlamak üzere bir yıl sonrasına ait çekler olduğu,

müvekkilinin 06.02.2019, 08.02.2019, 02.03.2019 ve 10.04.2019 tarihinde olmak üzere toplam 270.347,68 TL tutarında siparişi imal edip teslim ettiğini, sözleşme gereği teslim edilmesi gereken kalan sipariş tutarının 10.04.2019 tarihi itibariyle 67.317,32 TL olduğunu ancak ihtarnamede ürünlerin tamamının teslim edilmemiş olduğunun yazıldığını, taahhüdün 4/5'inin %80'nin üç ay içinde tamamlandığını bazı ham madde sipariş kutusu, üretim sıkıntıları ve piyasadaki dalgalanma nedeniyle sipariş tamamlanamamış ise de en kısa sürede 15 gün içinde siparişin bakiyesinin sıfırlanacağı , 313.607,93 TL borç bakiyesinin mevcut olduğu,

bakiye kalan 67.317,32 TL taahhüdün yerine getirilmesini talep etmenin iyi niyetle bağdaşmadığının belirtildiği ve davacı tarafça davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 12.11.2019 tarihinde 313.607,93 TL asıl alacak ve 28.620,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.257,95 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe karşı itiraz edildiği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince arabuluculuk aşaması sonrasında iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.

Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. 25.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ...'a ait Ba ve Bs Formları Ankara Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilmiş ve yapılan incelemede ... davalı ... Ltd. Şti. adına 2019 yılında 8 adet fatura karşılığı (KDV Hariç) 335.838 TL satış beyan ettiği, 3 adet fatura karşılığı 16.675 TL alış beyan ettiği, davalı ...

Ticaret Ltd.Şti. ne ait Ba ve Bs Formları İstanbul Yenibosna Vergi dairesi Müdürlüğünce gönderilmiş ve yapılan incelemede ... Ltd.

Şti. davacı ... adına 2019 yılında 6 adet fatura karşılığı (KDV Hariç) 16.675 + 3 adet fatura karşılığı 117.335 TL satış beyan ettiği, 8 adet fatura karşılığı 244.838 TL alış beyan ettiğinin görüldüğü, davalının davacı tarafından düzenlenen 6 adet faturanın defterlere kayıt edildiği, BA formunda tam beyan edilmediğinin görüldüğü, davacı ile davalı arasında sözleşmeli ticari ilişkinin bulunduğu, davacının 313.607,93 TL alacağı için İstanbul ... İcra Dairesinin ...

E. Nolu dosyasında icra takibi yaptığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali davası açıldığı, davacı ve davalı ticari defter kayıtlarının incelendiği, ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Md. ve 213 sayılı VUK 221. Md. göre açılış ve e-defter beratlarının usulüne uygun olduğu, kendi lehine delil vasfını taşıdığı (HMK 222.

Md. ), mahkemenin takdirinde olduğu, incelenen davacı ticari defterlerinde davalıdan 11.11.2019 takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 313.607,93 TL alacaklı olduğu, incelenen davalı defter kayıtlarında davacı cari hesabının 11.11.2019 tarihi itibariyle 176.480,78 TL borçlu olduğu, davacı vekili İcra takibinde 28.650,02 TL işlemiş faiz talep ettiği, davacının faiz talebinin kabulü halinde 27.794,88 TL olarak dikkate alınması gerektiği, tarafların diğer talep ve delillerinin hukuki değerlendirme ve takdiri mahkemeye ait olduğu,

tarafların, vekalet ücreti ve yargılama harç ve giderlerine taleplerinin mahkemenin takdirinde kaldığı belirtilmiştir.

Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; dosyaya taraflar arasındaki alacak borç bakiye ilişkisini gösteren ve kesilen faturaların hesap özetinin eklendiğini, davalının hiçbir borcu olmadığını beyan etmesine rağmen hesap özetindeki ödemeleri ne zaman ya da ne şekilde yaptığını gösteren bir belge ve dekontu ibraz etmediğini, sözleşme gereğince 6 adet çekin müvekkiline teslim edildiğini, hesap özetinde açık ve net şekilde görüldüğünü, sözleşme tarihinden önce davalının 417.404,40 TL borcu bulunduğunu, çekle birlikte 337.667,00 TL tutarında sipariş verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini,

itiraz süresi içerisinde davalının faturalara itiraz etmediğini, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi alacaklı olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle beraber taraf ticari defterlerinin birbirleri ile uyuşmadığını, davacı ürünleri faturalandırdığını ancak teslim etmediğini, teslim edilmeyen ürünler nedeniyle zararının giderilmesi gerektiğini, davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasında ticari satıma konu yazılı sözleşme gerçekleştirilmiştir. Sözleşme kapsamında ürünlerin davacı tarafça davalı tarafa üretilerek teslim edildiği, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında sözleşme tarihinde davacının davalıdan alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Taraflara ait BA ve BS formları ile davalı şirketin usulüne uygun şekilde düzenlenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan kabul edilen miktarda fatura alacağının olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar sözleşme kapsamında ürünlerin teslim edilmediği ve bu nedenle zarara uğradığı ve bu zararın karşılanması gerektiği savunması ile birlikte mahsup talebinde bulunmuş ise de iddialarını geçerli delillerle ispatlayamamıştır.

Bu nedenle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 16.065,34 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, 6-Karar kesinleştikten sonra, dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyizi kabil olarak karar verildi. 19.06.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/666, K. 2025/1084, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/666
Karar No
2025/1084
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/668 K.2025/469
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/669 K.2025/1093
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/670 K.2025/997
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/671 K.2025/1092
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/674 K.2025/369
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/674 K.2025/567

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.