İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/787 K.2025/1105

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2022/787Karar2025/1105Tarih19 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.670 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2022/787
Karar no
2025/1105
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
09.03.2022
Numarası
2020/887 Esas - 2022/233 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.670 kelime·13 dk okuma

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin çeşitli tarihlerde davalıya makine satışı ve teslimi yaptığını, satıma ilişkin faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin satım sözlemesinden kaynaklanan 812.931,69 TL alacağı bulunduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, davalının dava konusu malları teslim aldığını kabul ettiğini, ancak emtianın ayıplı olduğunu savunduğunu, ancak buna ilişkin bir ihtarname göndermediği gibi bir tespit de yaptırmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın ... ve ...’a ihbar edilmesini, borcun ödendiğini ve ödemeye ilişkin dekontların cevap dilekçesine eklendiğini, müvekkili adına kurulan firmanın uzun yıllar müteveffa babası ile birlikte yönetildiğini, dava konusu işlemlerin müvekkilinin babası ile davacı arasında gerçekleştirildiğini, ancak dava konusu fatura bedellerine ilişkin ödemelerin müvekkilinin banka hesabından yapıldığını, ödeme sırasında davacı şirketin yöneticilerinden ...'ın şirket hesabında sorun olduğunu belirtmesi nedeniyle 400.000 TL’sinin şirket hesabına,

kalan 800.000 TL’nin ise davacı şirket yetkilisinin verdiği hesaplara yatırıldığını, buna ilişkin taraflar arasında yapılan yazışmaların ve davacı şirket yetkilisinin talimatının dilekçe ekinde sunulduğunu, ödeme yapılan kişilerin ... ve ... olduğunu, ödeme yapılan kişiler ile ticari ilişkilerinin bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin Iban numarasını paylaştığı WhatsApp mesajları bulunduğunu, müvekkilinin bu kişilerle dava konusu satım dışında hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu kişilere ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, anılan kişilerin şirketle olan organik ilişkilerinin araştırılması gerektiğini,

davalı şirket yetkilisinin yazışma programı üzerinden hesap numarası gönderilen 12.06.2020 tarihinde bu kişilerin hesabına ödeme yapıldığını, makinelerin ayıplı olduğuna dair ihbarın da WhatsApp üzerinden yapıldığını, davacı şirketin tek hissedarına gönderilen ses kaydında detaylı olarak makinelerin ayıplı olduğunun bildirildiğini ve ayıbın giderilemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının yaptığı 400.000 TL ödemenin mahsup edilerek takip başlatıldığını, müvekkiline ait alacağın başka kişilere yapılmasına ilişkin bir talimatının bulunmadığını, böyle bir istek olsa dahi davalının basiretli bir tacir olarak gerçek alacaklıya ödeme yapmakla yükümlü olduğunu veya yazılı talimatla işlem yapması gerektiğini, müvekkilinin yazılı veya sözlü talimatının bulunmadığını, davalı iddiasının aksine müvekkilinin ödeme yapılan kişileri tanımadığına ve bu kişilerle gayri resmi bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş ve davacının ödemeye ilişkin iddialarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkememizce celbedilen Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/43535 soruşturma sayılı dosyanın tetkikinde, savunması alınan davacı şirket yetkilisi ...'ın '3 adet ikinci el maske makinasını 800.000 TL'ye satmak konusunda ...'la anlaştım. Bu makineleri kendisine teslim ettim. Bu ikinci el makineleri ben kendi adıma sattım.

İkinci el makinelerin şirketle ilgisi yoktur. ... da bunların bedelini ... ve ...'ın hesaplarına gönderdi..... ve ...'a gönderilen ödemeler yukarıda da belirttiğim üzere benim haricen 2.el olarak sattığım 3 adet maske makinesinin bedelidir.

Şirketle ilgisi yoktur...Şirketimizin ithal edip faturalı olarak sattığı sıfır makinaların bedeli henüz ödenmemiştir' demek suretiyle davalı tarafından dava dışı ... ve ... hesabına yapılan ödemelerin makine bedeli olarak gönderildiği hususunu ikrar etmiştir. Davacı şirket yetkilisinin beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğindedir.

Davalı tarafça sunulan dekontlar ile ... tarafından ... hesabına 12/06/2020 tarihi saat 19:02'de 100.000 TL, 12/06/2020 tarih saat 18:51'de 100.000 TL, 13/06/2020 tarihinde ... hesabına 200.000 TL, 16/06/2020 tarihinde 200.000 TL, ... hesabına 200.000 TL, 17/06/2020 tarihinde davacı şirket hesabına 400.000 TL gönderildiği, davacının mahkeme dışı ikrarı ile bu ödemelerin makine bedeli olarak davalı tarafça davacıya gönderildiği hususunun sabit olduğu,

davalı taraf mahkeme dışı ikrarında bu ödemelerin davacı şirket yetkilisinin kendi adına davalı tarafla arasındaki başka bir ticari satıma ilişkin olduğunu iddia etmiş ise de, işbu dosyadaki yargılamada bu ödemelerin davacı taraf ile ilgisinin bulunmadığını, ödeme yapılan kişiler ile arasında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını belirttiği, iddiasına konu ticari satıma ilişkin fatura, delil ibraz etmediği,

ödeme tarihleri ile fatura tarihleri uyumlu olup taraf beyanları, dosya kapsamı ve toplanan deliller ile faturalara konu satım bedelinin davalı tarafça ödendiğinin mahkememizce kabul edildiği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davalının borcu açıkça kabul ettiği halde ve bu kabul duruşma zaptına yazıldığı halde mahkemece bu açık kabulün görmezden gelinerek davanın reddine karar verildiğini, davalının takibe yönelik itirazında "...Muhatap tarafından satılan ürünler halen çalışamaz durumda olup, makineler çalışır duruma getirilmeden alacak talep edilmesi haksızdır.

Bununla da kalmayıp borçlu müvekkile herhangi bir ihtarda bulunmadan icra takibi başlatan alacaklının bu fiili haksız ve kütüniyetlidir.

Muhatap tarafından satılan ürünlerin ayıplarının giderilmesi halinde müvekkil bakiye borcunu hemen ödemeye hazır olup öncelikle ayıplı edimin giderilmesi gerekmektedir..." ibarelerinin bulunduğunu, itiraz dilekçesinde ödeme iddiasının bulunmadığını, borcun kabul edildiğini, ancak makinelerin kurulumu yapılmadığından ödeme yapmadığının beyan edildiğini, bu kabulün 02.06.2021 tarihli duruşma tutanağına yazılmasına karşın bu kabulün dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece davacı şirket yetkilisinin soruşturma aşamasında verdiği beyanının hatalı şekilde değerlendirilerek,

makine borcunun ödendiğinin ikrarı niteliğinde olduğunun kabul edildiğini, oysa bu beyanın ikrar niteliğinde olmadığını, anılan ifadede ödemenin, dava dışı ikinci el olarak satılan makinaların ödemeleri olduğu, davacı şirketin sattığı malların ise yurtdışından ithal sıfır makinalar olduğunun açıkça beyan edildiğini, Anılan ifadenin, "3 adet ikinci el maske makinasını 800.000 TL'ye satmak konusunda ...'la anlaştım. Bu makineleri kendisine teslim ettim.

Bu ikinci el makineleri ben kendi adıma sattım. İkinci el makinelerin şirketle ilgisi yoktur. ... da bunların bedelini ... ve ...'ın hesaplarına gönderdi..... ve ...'a gönderilen ödemeler yukarıda da belirttiğim üzere benim haricen 2.el olarak sattığım 3 adet maske makinesinin bedelidir.

Şirketle ilgisi yoktur...Şirketimizin ithal edip faturalı olarak sattığı sıfır makinaların bedeli henüz ödenmemiştir " şeklinde olduğunu ve ifadeden dava konusu borcun ödendiği anlamının çıkmadığını, bunun yanı sıra, mahkemece bu beyanlar nedeniyle şirket yetkilisinin dinlenmediğini, davanın reddine zemin oluşturmak için zorlama yorum yapıldığını, dava konusu bedelin alındığına ilişkin bir ikrar veya beyan bulunmadığını, Şirket yetkilisinin kendi adına beyanda bulunmasına rağmen bu beyanların şirkete ilişkin olduğunun değerlendirildiğini, şirketin ortakları ile tüzel kişiliğinin farklı olduğunu,

bu karara göre şirket tüzel kişiliğinin ortaklardan bağımsız bir alacağı bulunamayacağını, Dava dışı kişilere yapılan ödemelerin borçtan mahsup edilmesi gerektiğinin davalı tarafından savunulduğunu, oysa müvekkilinin buna ilişkin bir talimatı bulunmadığını, şirket hesabına gönderilen 400.000 TL dışında ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu şekilde talimatı olsa dahi basiretli bir tacir olarak yazılı talimat istenmesi gerektiğini, bir kısım ödemenin şirket hesabına yapılmasına rağmen, aniden şirketle ilgisi bulunmayan kişilere ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanarak bir hakka sahip olamayacağını,

borcun gerçek alacaklısına ödemeyen davalının kusurlu olduğunu, şirket yetkilisinin Savcılıkta verdiği ifade ile davalının cevap dilekçesinde, davalının babası ... ile ticari ilişki içinde oldukları beyanlarının bir biri ile örtüştüğünü, anılan ifadede davalının babası ...'a ikinci el makina satıldığının ifade edildiğini, Müvekkilinin dava dışı kişilerle gayri resmi borç ilişkisi bulunduğunun savunulmasına ve cevaba cevap dilekçesinde bu hususun doğru olmadığının belirtilmesine karşın, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini,

Davalı tarafından sunulan WhatsApp yazışmalarında da 23.06.2020 tarihi itibariyle davalının babası ...'ın 6.232,00 USD borcu kaldığını ikrar ettiğini, davalı tarafından sunulan yazışmalarda "... beyin bakiye tahsilatlardan önce 56.232 USD", " 50.000 düşünce 6.232 kaldı" şeklinde olması nedeniyle bu ödemelerin davalının babasının aldığı ikinci makinelere ait olduğunun anlaşılacağını, sunulan WhatsApp yazışmalarının bir biriyle çeliştiğini, davalının bir yandan ödemelerin şirket borcuna karşılık yaptığını, son ödeme tarihi 17.06.2020 tarihi itibariyle borcu kalmadığını iddia ettiğini,

bir yandan da 23.06.2020 tarihli WhatsApp yazışmalarında 6.232,00 USD borcun kaldığını kabul ettiğini, davalının ikinci el makinalara karşılık, makinaları aldığı kişilere yaptığı ödemeleri, davacı müvekkilden sıfır olarak aldığı makina borcuna karşılık yaptığını iddia ettiğini, Davalının iddialarına göre son ödeme yaptığı tarih olan 17.06.2020 tarihi itibariyle borcu kalmaması gerekirken bu tarihten sonra 23.06.2020 tarihi itibariyle hala borcu kaldığını kabul etmesine ilişkin yazışmaların çelişkili olduğunu ve davalının savunmasını çürüttüğünü,

davalının sunduğu yazışmaların şirket yetkilisinin savcılıkta verdiği ifadeyi doğrular nitelikte olduğunu, zira şirket yetkilisinin, davalının babasına ile ikinci el makina sattığını ve 6.232,00 USD'nin dava dışı ikinci el makinelerin bakiye borcu olduğunu,Mahkemece, tarafların delil olarak sunduğu ticari defterlerin WhatsApp yazışmaları ve diğer delillerin incelenmeden, takip dosyasındaki açık kabulü değerlendirilmeden karar verildiğini, dava ve cevap dilekçelerinde belirtilen fatura, irsaliye, ticari defterler, tanık beyanları gibi hiçbir delil mahkemece incelenmediğini, ticari defterler üzerinde bilirkişi nicelemesi yapılmadığını,

davalının savunmalarının ticari defterleri ile uyuşup uyuşmadığının incelenmediğini, sunulan yazışmaların çözümlenmesi yapılmadan ve uyuşmazlığa etkisi değerlendirilmeden karar verildiğini, Bir an için 800.000 TL ödeme yapıldığı kabul edilse dahi bakiye 12.931,69 TL borç kaldığını, takibin 812.931,69 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı ve davalının 800.000,00 TL ödediğini savunmasına rağmen kalan 12.931,69 TL'nin mahkemece değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, taraflar arasında satım ilişkisi kapsamında davalıya satılarak teslim edilen makinelerin borcunun ödenmeyen 812.931,69 TL kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istenmiştir.

Davalı vekili ise taralar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun ödendiğini, davaya konu fatura bedellerinin 400.000 TL’sinin davacı şirket hesabına, kalan 800.000 TL’nin ise davacı şirket yetkilisinin talimatıyla ... ve ...'ın hesabına ödendiğini, müvekkilinin ödeme yapılan kişilerle ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin Iban numarasını WhatsApp mesajıyla bildirdiği müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığı şahıslara ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, makinelerin ayıplı olduğuna dair ihbarın da aynı yazışma programı ile davacıya iletildiğini,

davacı şirketin tek hissedarına gönderilen ses kaydında detaylı olarak makinelerin ayıplı olduğunun bildirildiğini, ayıbın giderilemediğini savunduğu görülmüştür.

Davalı tüm aşamalarda, taraflar arasında, dava konusu makinelerin satışı dışında bir ticari ilişki bulunmadığını, ödemelerin dava konusu faturalara ilişkin davacı şirket yetkilisinin bildirdiği hesaplara yapıldığını, davalı şirket yetkilisinin bir kısım yakınları ile birlikte kendisinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını savunmaktadır.

Davacı ise yapılan ödemelerin davalı şirketin yetkilisi ile davalının babası arasındaki başka bir ikinci el makine alım satımına ilişkin olduğunu, esasen davacının ödeme yaptığını ve borcunun kapattığını iddia ettiği 17.06.2020 tarihinden sonra gönderilen 23.06.2020 tarihli mesajda, davalının bakiye 6.232 USD borcunun kaldığının belirtilmesinin de bu hususu doğruladığını ileri sürmektedir.

İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri ve davalı tarafından sunulan mesajlar incelenmemiş, anılan mesajların delil özelliği ve mesajların kim tarafından kime gönderildiği değerlendirilmemiştir. Tarafların ticari defterleri incelenerek, taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalının ödeme yaptığı kişilerin davacı şirket ile olan ilişkileri değerlendirilmemiştir.

Davacı tarafından 23.09.2020 tarihinde 812.931,69 TL asıl alacak ile 31.542,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 844.474,55 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç sebebi ile ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince, davacı şirket yetkilisinin soruşturma dosyasında verdiği beyanını mahkeme dışı ikrar olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ise, davalı vekilinin takibe yönelik itirazında ödeme olgusunun kabul edilmediğini, makinelerin ayıplı olması nedeniyle ödeme yapılmadığını belirttiğini ifade etmiştir.

Davalı vekilinin takibe yönelik itirazında, satılan emtianın çalışmadığını, ayıp ihbarında bulunulmasına rağmen ayıbın giderilmediğini, davalıya ihbarda bulunulmadan takip başlatıldığını, satılan ürünlerdeki ayıpların giderilmesi halinde borcun ödeneceğini beyan ettiği görülmektedir. Mahkemece davalı vekilinin bu beyanı üzerinde durularak değerlendirilmemiştir.

Davacı şirket temsilcisinin 14.09.2021 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/43535 sayılı dosyasında verdiği beyanında, ... ve ...'a gönderilen paranın kendisinin, davacı şirketten ayrı olarak davalının babasına sattığı ikinci el makine bedeli olduğu, dava konusu faturalara ilişkin olmadığının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece anılan beyan mahkeme dışı ikrar olduğu kabul edilmiştir.

Oysa bu beyan bağlantısız birleşik ikrar niteliğinde olduğundan, davacının savunduğu ikinci ticari ilişkinin ve bu ödemelerin bu ikinci el makinelerin satışına ilişkin olduğunun kanıtlanmasına izin verilmesi gerekmektedir. Davalı vekili, taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığını savunmasına rağmen, davacı vekili, özellikle davacı şirketin yetkilisi ile davalı arasında başka ticari ilişkilerin bulunduğunu belirtmektedir.

Her iki tarafın kabülünde olduğu üzere, taraflar arasındaki bir kısım ticari ilişkilerin davacı şirket ve yetkilileri ile davalının babası arasında gerçekleştirilmiştir. Bu durumda davacı şirket vekilinin soruşturma aşamasındaki beyanını tam olarak dava konusu faturalara ilişkin olup olmadığının tespiti için bir kısım araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Öncelikle taraflar tacir olduğundan, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin tarafların ticari defter ve faturalarının bilirkişi aracılığıyla incelenerek ortaya konması gerekmektedir. Bu kapsamda taraflar arasında bu ticari ilişki dışında başka bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve özellikle ödemenin başka bir ikinci el makine satışına ilişkin olduğuna dair davacı vekilinin delillerinin toplanarak incelenmesi gerekmektedir.

Daha sonra, davalı tarafından sunulan WhatsApp mesajları kronolojik olarak incelenmeli bu yazışmaların dava konusu makinelere ilişkin olup olmadığı, makinelerde ayıp bulunup bulunmadığı, HMK'nın 199. maddesindeki belge tanımına uygun şekilde incelenmesi gerekmektedir. Zira takip dayanağı faturaların 11.06.2020 tarihli 70.800 USD bedelli, 03.06.2020 tarihli 23.600 USD bedelli,01.06.2020 tarihli 83.999,99 USD bedelli olduğu görülmektedir.

Dosya kapsamındaki havale makbuzlarına göre ise davalının 400.000 TL ödemeyi davacı şirketin hesabına yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının sunduğu yazışmalarda davacı şirket yetkilisi ...'ın 13.06.2020 tarihli mesajda paylaştığı hesap numarasına 12.06.2020 tarihinde 200.000 TL ve 13.06.2020 tarihinde 200.000 TL ödendiğin beyan etmiştir.

Davacı şirket yetkilisinin 16.06.2020 tarihli ses kaydı üzerine aynı tarihte 200.000 TL'nin ...'ın hesabına, 200.000 TL'nin ise ...'ın hesabına gönderildiğini, 17.06.2020 tarihinde 400.000 TL'nin ise davacı hesabına yatırılarak borcun ödendiğini savunmuştur. Sunulan mesajlarda ise 23.06.2020 tarihinde davalının bakiye 6.232 USD borcunun bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, davacı şirket yetkilisinin soruşturma aşamasındaki beyanın bağlantısız birleşik ikrar olması nedeniyle, tam olarak dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi için, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin detaylı bir şekilde belirlenerek, takip konusu faturalar dışında davacı şirket, davacı şirketin yetkilisi ve davalı ile babası arasında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu hususta bilirkişi raporu alınarak tarafların sunduğu delillerin toplanması gerekmektedir.

Daha sonra, tespit edilecek duruma göre davalı vekilinin takibe yönelik itirazındaki beyanları ile davacı vekilinin soruşturma aşamasındaki beyanlarının değerlendirilmesi, bu değerlendirme sırasında sunulan yazışmaların çözümünün yapılarak, yazışmalarda kimin hangi hususu kabul ettiği ve paranın ne amaçla gönderildiğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Bu inceleme sırasında davalının son ödemesini 17.06.2020 tarihinde, davacı şirket hesabına yapmasına rağmen 23.06.2020 tarihli mesajda davalının bakiye 6.232 USD borcunun bulunduğunun açıklanmasının ne anlama geldiğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mahkemece tarafların hiç bir delili toplanmadan, ticari ilişkilerin kronolojik şekilde incelenerek, sunulan mesajlarla irtibatı kurulmadan, davalı vekilinin beyanı ve davacının iddiaları değerlendirilmeden, davacı vekilinin beyanını ikrar olduğu kabulü ile eksik inceleme ile karar verildiği açıktır.

Mahkemece, ödemeye ilişkin iddiaların yerinde olmadığının kabulü hâlinde bu kez, taraflar arasındaki yazışmalarda ve ses kayıtlarında ayıp ihbarı bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ihbarın süresinde ve usulüne uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Satılanda ayıp bulunması halinde ayıbın niteliğine göre bedelin ne kadar indirilmesi gerektiği de bilirkişi aracılığıyla değerlendirilerek bir karar verilmelidir.

Davacının asıl alacak ve faiz alacağı için takip başlattığı, itiraz üzerine açılan davada asıl alacağın 812.931,69 TL olduğunun belirtildiği, ancak davadaki talep sonucunun itirazın iptali olduğu belirlenmekle, davacının talebinin açıklattırılarak işlemiş faize yönelik bir talebinin olup olmadığı belirlenmeden, buna ilişkin talebinin bulunması hâlinde harcının tamamlanmadan yargılamaya devam edilmesi de hatalıdır.

Son olarak, davacının talebinin 812.931,69 TL olduğunun dikkate alınması hâlinde davalının ödemesinin bu miktarda olmadığı ve tüm ödemenin takip konusu borç için yapıldığının kabulü hâlinde de bakiye alacak yönünden hangi gerekçe ile davanın reddine karar verildiği açıklanmamıştır.

Bu durumda mahkemece, tarafların uyuşmazlığın esasına önemli derecede etki edecek deliller toplanıp değerlendirilmeden verilen karar istinaf incelemesine uygun olmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair.

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/787, K. 2025/1105, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/787
Karar No
2025/1105
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/788 K.2025/559
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/789 K.2025/475
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/791 K.2025/481
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/796 K.2025/567
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/797 K.2025/1247
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/800 K.2025/406

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.