İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/891 K.2025/1621

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize…

Esas2022/891Karar2025/1621Tarih16 Ekim 2025Okuma12 dk · 2.383 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ekim 2025
Dosya no
2022/891
Karar no
2025/1621
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
04.03.2022
Numarası
2020/837 Esas - 2022/221 Karar
Dava
Alacağın Konkordato Projesi Dahilinde Tahsili
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.383 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile davalıya kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredi borcunun ödemesi üzerine Üsküdar 16. Noterliğinin 07.12.2018 tarihli ihtarı ile borcun istendiğini, davalı hakkında Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas sayılı dosyasında 10.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilinin 08.01.2019 tarihli dilekçesi ile konkordato davasına müdahil olduğunu,

29.07.2019 tarihli dilekçe de ise ihtarname ile talep edilen 3.779.087,29 TL nakdi ve 60.800,00 TL gayrinakdi alacağın kaydı talebinde bulunduğunu, bu alacağın 143.769,81 TL'sinin davalı tarafından kabul edilip, kalan kısmı için borcun bulunmadığının iddia edildiğini, ancak davalı şirketin faiz ve masraflar hariç 416.522,08 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, komiser heyetince alacağın 143.769,81 TL'sinin kabul edildiğini, gayrinakdi alacakla ilgili herhangi bir karar verilmediğinden İİK'nın 308/b maddesi uyarınca bu davanın açıldığını,

hesabın kat edildiği 06.12.2018 tarihi itibariyle bankanın 3.779.087,29 TL nakdi ve 60.800,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu, davalının geçici mühletinin 10.12.2018 tarihinde başladığını, bu nedenle konkordato alacak kaydı yapılırken geçici mühlet tarihinin dikkate alınarak kayıtlara geçirilmesinin istendiğini, bankanın geçici mühlet tarihindeki alacağının itiraza uğrayarak sadece 143.769,81 TL'sinin kabul edildiğini, komiserin hesabında 110.000,00 TL tahsilatın anapara borcundan mahsup edilmediği,

98.355,00 TL bedelli çek için ise takip başlatıldığının belirtilmesine rağmen bu hesaplamanın doğru yapıldığını, çeke ilişkin takibin konkordato süreci nedeniyle ilerletilmediğinden alacağın eksik hesaplandığını, müvekkili bankanın takas mahsup yasağına uyulmadığı gerekçesiyle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/188 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından alacak davası açıldığını, bu davada aleyhe karar verilmesi halinde müvekkilinin alacağına kavuşmasının zorlaşacağından eksik kaydedilen alacağın bu dava da dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini,

müvekkili bankanın gayrinakdi alacağına ilişkin hiç bir karar verilmediğini, çeklerin iadesinin ya da bedellerinin depo edilmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik faiz ve masraflar hariç olmak üzere 416.522,08 TL nakdi ve 60.800,00 TL gayri nakdi alacağın tespitine, tespit edilen miktarın konkordato koşullarına uygun olarak ödenmesine, konkordatonun ortadan kalkması halinde alacağın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirkete Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas sayılı dosyası ile 10.12.2010 tarihinde geçici mühlet verildiğini, şirketin projesinin geçici mühlet tarihindeki anapara borçlarını ödemeye yönelik olduğunu, projenin ayrıca faizsiz ve vadeli olduğunu, bu nedenle işlemiş faiz ve ferilerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin sunduğu rotatif kredi ekstresi incelendiğinde 06.12.2018 tarihli 7041154 seri no.lu 110.000,00 TL' bedelli çekin düşülmediğini, tedbir tarihinden sonraki dönem için kredi borcundan mahsup-takas işlemleri yapıldığını ve faiz işletildiğini,

oysaki nakdi 3.328.342,19 TL alacağın rehinle teminat altına alınmadığından faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, İİK'nın 294. ve 288. maddeleri uyarınca geçici mühlet kararı tarihinden itibaren hiçbir alacağa faiz yürütülemeyeceğini, müvekkilin kredi borçlarına 10.12.2018 tarihinden sonra faiz işletilemeyeceğini, 10.12.2018 tarihi itibariyle müvekkilinin anapara borcunun 3.438.315,00 -110.000,00 TL = 3.328.315,00 TL olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya 30.000,00 USD ile 3.024.572,38 TL bedelli çekleri verdiğini ve bunların bedelinin tahsil edildiğini, bu nedenle müvekkilinin 416.522,00 TL borçlu olamayacağını savunarak,

davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, İİK 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacakların hüküm altına alınmasına ilişkindir.

Davacı bankanın konkordato komiserliğine sunduğu dilekçesi ile 3.839.887,29 TL'nin kaydını talep ettiği, bunun ise 143.769,81 TL'sinin konkordato nisabında dikkate alınmasına karar verildiği, davalı şirket hakkındaki geçici mühlet karar tarihinin 10/12/2018 tarihi olduğu, davacı bankanın alacağı rehinle teminat altına alınmaığından adi alacak niteliğinde olup geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi heyetince taraf kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın alacaklı olduğu tutarın 3.718.287,29 TL olduğunun tespit edildiği,

geçici mühlet süresince tahsil edilen çek bedelleri toplamının 3.294.679,38 TL olduğu, kalan alacak tutarının 423.607,91 TL olduğu, 143.769,81 TL'nin ise konkordato nisabında daha önce kabul edildiği, buna göre davacı bankanın bakiye alacağının 279.838,10 TL olduğu,

diğer taraftan davacı banka gayri nakdi risklerden kaynaklı alacak talebinde de bulunmuş ise de gayri nakdi riskin nakde dönüşmediği gibi alacağın varlığı ve miktarını ispata yarar bir delil de bulunmadığından davacı bankanın bu kaleme yönelik alacak talebinin yerinde bulunmadığı anlaşılmış olup hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının, davalı ... ...

Ekstrüzyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den 279.838,10 TL alacağının olduğunun tespiti ile davalıdan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2020 tarih ve 2018/1215 E. 2020/645 K. Sayılı dosyasında verilen konkordato tasdik projesine göre tahsil edilmek üzere projeye dahil edilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmesi..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı şirketten 279.838,10 TL alacaklı olduğunun tespiti ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2020 tarih ve 2018/1215 E. 2020/645 K. sayılı dosyasında verilen konkordato tasdik projesine göre tahsil edilmek üzere alacağın projeye dahil edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Dava dilekçesindeki kredi ve kat ihtarına yönelik beyanları tekrarla, borçlu şirketçe Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 Esas sayılı dosyasından açılan konkordato davasında 10.12.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilinin alacak kaydı talebinde bulunduğunu ve davalı şirketçe alacağın 143.769,81 TL'lik kısmının kabul edildiğini, oysa müvekkilinin faiz ve masraflar hariç olmak üzere 416.522,08 TL alacağı bulunduğunu, komiser heyetince yapılan hesaplama sonucu banka alacağının 143.769,81 TL olarak belirlendiğini,

mahkemenin bu raporu kabul ederek 06.03.2020 tarihli ara karar ile konkordato davasına özgü olmak kaydıyla banka alacağının 143.769,81 TL olduğunun belirlendiğini, gayri nakdi alacak konusunda bir karar oluşturulmadığını, konkordato projesinin tasdiki ile İİK'nın 308/b maddesi gereğince itiraza uğramış alacaklılara, dava açmak üzere süre verilmesi üzerine bu davanın açıldığını, Bilirkişilerce müvekkili bankanın 423.607,91 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, ancak konkordato davasında kabul edilen 143.769,81 TL'nin mahsup edilerek alacağın 279.838,10 TL olarak kabul edildiğini,

alacağın tamamı üzerinden açılan davada nakdi alacak yönünden tam kabul kararı verilerek müvekkili banka alacağının 416.522,08 TL olduğunun tespiti gerektiğini, Kararda yukarıdaki tespit doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplaması yapıldığını, talep edilen alacaktan daha yüksek bir alacak bulunmasına rağmen müvekkilinin yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Konkordato alacak kaydı talebi ile davada talep edilen gayri nakdi alacak hususunda bir karar verilmediğini, gerekçede buna ilişkin bir yön bulunmadığını,

gayri nakdi riskin nakde dönüşmediği gerekçesiyle banka alacağının dikkate alınmadığının raporda yazıldığını, oysa bankanın gayri nakdi alacağına konu çeklerin ne zaman nakde dönüşeceğinin belirsiz olduğunu, bankanın haklarının korunması bakımından, gayri nakdi alacak talebinin de belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı bankanın, komiser heyetince hazırlanan çekişmeli alacaklar raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle çekişmeli alacaklarının konkordato kapsamında tespiti ve ödenmesi için dava açtığını, mahkemece 279.838,10 TL'nin konkordato kapsamında ödenmesine karar verildiğini, mahkemece hükme esas alınan rapora yönelik itirazların karşılanmadan karar verildiğini, konkordato projesinin yalnızca anapara borcunun ödenmesini içerdiğini ve geçici mühlete kadar olan işlemiş faizlerin konkordato projesine sonradan dahil edilemeyeceğini,

tasdik olan konkordato projesinin anapara ödemeli olması nedeniyle herhangi bir faiz, masraf, veya avukatlık ücreti ödemesini kapsamadığını, banka kayıtlarıyla müvekkilinin 10.12.2018 tarihi itibari ile anapara borcunun sabit olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan mühlete kadar olan işlemiş faizin de hesaba dahil edilmesi gerektiğine ilişkin kabulün hatalı olduğunu, bu sonuca dayanak yapılan yönetmeliğin yasadan üstün tutulamayacağını, bilirkişilerin sadece tahsil olan çeklere ait bilgileri verdiklerini,

daha sonra icra yolu ile veya üçüncü kişiler tarafından ödenip alınan çeklerin bilirkişilere bildirilmediğini ve müvekkilin borç bakiyesinden düşülmediğini, tüm çeklerin bilgilerinin verilmesine rağmen bir kısım çeklerin mahkemeden saklandığını, çeklerin bankanın elinde olup olmadığının aydınlatılmadan karar verildiğini, bilirkişi raporlarında çekişmeli alacağın hatalı belirlendiğine ilişkin itirazlarının karşılanmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, konkordato davasında davalı tarafından itiraz edilen ve çekişmeli hâle dönüşen alacağın konkordatonun devamı süresince tasdik koşullarına göre tahsili istemli alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 308/b/1 maddesi "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler." hükmünü haizdir.İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

İİK 294/3 maddesi ise "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." hükmünü içermektedir.

Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı).

Konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dâhil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de İİK'nın 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır.

Somut olayda davacı banka, davacı tarafından bildirilen alacaktan 143.769,81 TL'sinin kabul edildiğini, fazla talebin reddedildiğini belirterek 416.522,08 TL alacağın konkordato projesi kapsamında tahsili için bu davayı açmıştır.

Davalı şirketin başvurusu üzerine başlayan konkordato yargılamasında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1215 esas sayılı dosyasında, davalı hakkında 10.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, 06.03.2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili konkordato yargılamasında alacak kaydı için yaptığı başvuruda, davacının 416.522,08 TL nakdî ve 60.800,00 TL gayrinakdî alacağı bulunduğunu belirterek genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tamamının konkordato nisabına dâhil edilmesini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak, yukarıda yazılan yasa hükümlerine göre davacının konkordato nisabına dâhil edilmesi gereken alacağı belirlenmiştir. Alacağın 143.769,81 TL'lik kısmı konkordato projesinde kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde kredi sözleşmeleri ve kefalet sözleşmeleri incelenmiştir.

Kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan nakdî ve gayrinakdî krediler belirlenmiş, nakdî kredi kapsamında kredi mevduat hesabı ile rotatif kredi nedeniyle kat tarihi olan 07.12.2018 tarihi itibariyle 3.438.315,32 TL ana para alacağı, 266.816,65 TL işlemiş faiz ve komisyon alacağı ve 13.155,32 TL BSMV olmak üzere toplam 3.718.287,29 TL nakdî alacak talep edildiği belirlenmiştir.

Bu tespitten sonra borçlu şirket hakkında 10.12.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği belirlenerek, çekişmeli alacaklara ilişkin komiser raporu değerlendirilmiştir. Kat ihtarından sonra yapılan tüm tahsilatlar dikkate alınarak davacının geçici mühlet tarihindeki toplam borcudan, tahsil olunan çeklerin çıkarılması ve nisaba kabul edilen 143.769,81 TL'nin mahsubu ile bakiye 389.838,10 TL alacağı bulunduğu belirlenmiştir.

İtiraz üzerine alınan ek raporda, daha önce dikkate alınmayan çek ve ödemeler de dikkate alınmış, tahsil olunan çek miktarının 3.184.679,38 TL olmayıp, 3.294.679,38 TL olduğu, bu durumda bankanın 423.607,91 TL alacağı bulunduğu, daha önce kabul edilen 143.769,81 TL'nin mahsubu ile bakiye banka alacağının 279.838,10 TL olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından belirlenen banka alacağı, taraflar arasındaki sözleşme, kat ihtarı ve yukarıda belirtilen mevzuat dikkate alınarak geçici mühlet kararının verildiği 10.12.2018 tarihi itibariyle belirlenmiştir.

Bu tarih itibariyle faiz dikkate alınmaksızın banka alacağı belirlenmiş olup, hükmedilen alacak içerisinden, daha önce konkordato projesine dâhil edilen banka alacağının dikkate alındığı, reddedilen alacak üzerinden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri belirlenmesinde HMK'nın 326. maddesine aykırılık bulunmadığı, tahsil edilmemiş çekler yönünden bankanın somut bir kanıt sunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili reddedilen gayrinakdî alacak yönünden mahkemece gerekçe oluşturulmadan talebin reddine karar verildiği belirtilmiş ise de davacının gayrinakdî alacak talebinin bilirkişi tarafından değerlendirildiği, ancak ibraz edilmeyen çekler bakımından bankanın gayrinakdî riskinin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için gerekli olan bilgilerin ve delillerin dosyaya sunulmadığı belirlenmiş ve mahkemece bu gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.

Gayrinakdî alacak bakımından davacının bir alacağının bulunduğunun ispatı hâlinde bu alacağın şarta bağlı bir alacak olarak konkordato projesine dâhil edilebileceği, ancak bunun için soyut beyan yerine gayrinakdî veya şarta bağlı alacağın varlığının delillerle kanıtlanması gerektiği, davacının soyut beyanı dışında gayrinakdî alacağın varlığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; ilk derece mahkemesince davalı bankanın kayıtları ve genel kredi sözleşmeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak kredi borcu belirlenmiştir. Kredi borcu belirlenirken taraflar arasındaki sözleşmeler dikkate alınmıştır. Özellikle faiz alacağının belirlenmesinde İİK'nın 294. maddesi hükmü ile konkordato projesine dâhil edilecek alacaklara ilişkin İİK'nın diğer hükümleri kapsamında alacak ve borç miktarı belirlenmiştir.

Bu kapsamda kredi borcuna mahsuben verilen ve ödenen kıymetli evrak bedelleri ödemede dikkate alınmıştır. Davalı vekili, bir kısım çek ödemelerinin dikkate alınmadığını ve HMK'nın 31. maddesi gereğince davanın aydınlatılarak davacıya teslim edilen bütün çeklerin akıbetinin araştırılmasını talep etmiştir.

Ancak hukuk davasının taraflarca hazırlanması ilkesi gereğince, ifa amacıyla verilen çekin ödenmesi ile borcun ödenmiş sayılacağı dikkate alındığında, davalının vermiş olduğu çekin bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırılarak mahkemeye sunulabileceği, davalı vekilinin buna ilişkin ispat yükünü yerine getirmemesi halinde mahkemece her bir çekin ayrı ayrı araştırılarak ödenip ödenmediğinin hukuk yargılamasındaki kurallara uygun olmadığı, tahsil edilen çeklerin tamamının dikkate alınması ile belirlenen alacağın, banka kayıtlarıyla da uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporunda İİK'nın 294/3. maddesine göre adi alacak olarak belirlenen banka alacağına 10.12.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmediği, bunun yanı sıra projeye dâhil edilen alacağın başka bir yargılama gideri, faiz, masraf veya avukatlık ücretinin de işletilmeden alacağın belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,

ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 14.336,04 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,

Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/891, K. 2025/1621, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/891
Karar No
2025/1621
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/891 K.2025/747
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/892 K.2025/794
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/898 K.2025/774
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/900 K.2025/895
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/900 K.2025/720
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/902 K.2025/729

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.